Mutluluğun KıyısındaDostoyevski

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.858
Gösterim
Adı:
Mutluluğun Kıyısında
Baskı tarihi:
Ağustos 2012
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752544444
Çeviri:
Ersin Yıldırım
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Neden Kitap
Uzakdoğu'da bir budist tapınağı, bilgeliğin gizlerini aramak için gelenleri kabul ediyordu. Burada geçerli olan incelik; anlatmak istediklerini konuşmadan açıklayabilmekti.

Birgün tapınağın kapısına bir yabancı geldi. Yabancı kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada sezgisel buluşmaya inanılıyordu, o yüzden kapıda herhangi bir tokmak, çan veya zil yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı. İçerdeki budist, kapıda duran yabancıya baktı. Bir selamlaşmadan sonra sözsüz konuşmaları başladı. Gelen yabancı, tapınağa girmek ve burada kalmak istiyordu.

Budist bir süre kayboldu, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yabancıya uzattı. Bu, yeni bir arayıcıyı kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti.

Yabancı tapınağın bahçesine yöneldi aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. İçerdeki budist saygıyla eğildi ve kapıyı açarak yabancıyı içeri aldı.

Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman ihtiyaç vardı.
(Tanıtım Bülteninden)
Dostoyevski ile tanışmak için doğru kitap değildi maalesef.Beyaz Geceler dışında hiçbir öyküyü beğenmedim. 3 tane öykü var kitabın içinde.Yine de klasik öyküleri seviyorsanız bir şans verebilirsiniz.
Okuduğu her sayfadan bir sonuç, bir anlam çıkarmak isteyenlere bu kitabı kesinlikle tavsiye etmiyorum. Naçizane fikrimdir 2. Gün bitirdim sırf elimden cıkarmak icin şuan aklımda kalan sadece zaman kaybı...
Uzakdoğu'da bir Budist Tapınağı, bilgeliğin gizlerini aramak için gelenleri kabul ediyordu. Burada geçerli olan incelik; anlatmak istediklerini konuşmadan açıklayabilmekti.
Bir gün tapınağın kapısına bir yabancı geldi. Yabancı kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada sezgisel buluşmaya inanılıyordu. O yüzden kapıda herhangi bir tokmak çan veya zil yoktu. Bir süre sonra Kapı açıldı, içerideki Budist i, kapıdaki yabancıya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yabancı tapınağa girmek ve burada kalmak istiyordu.
Budist bir süre kayboldu sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yabancıya uzattı. Bu yeni bir aracıyı kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yabancı tapınağın bahçesine döndü aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. İçerideki Budist saygıyla eğildi ve kapıyı açarak yabancıyı içeri aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman ihtiyaç vardı..
Böylesine güzel bir gökyüzünün altında gerçekten kötü, öfkeli ve hırçın insanlar nasıl bulunabilir diye düşünürsünüz....
"Zavallı kedicik, onu tartaklayan, korkutan, her türlü eziyeti yapan çocukların elinden kurtulur kurtulmaz gelip karanlıkta bir sandalyenin altına sinmiştir. Artık orada istediği kadar tüylerini kabartıp tırnaklarını gösterecek, utançtan biçimden biçime giren yüzünü patileriyle yıkayacak, ondan sonra da uzun bir zaman dünyaya, insanlara hatta sahibinin evinde ona acıyan sofracı kadının verdiği yemek artıklarına bile düşman gözüyle bakacaktı."
İnsanların dünyaya küskünlüğüde çoğu zaman bir insan yüzündendir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mutluluğun Kıyısında
Baskı tarihi:
Ağustos 2012
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752544444
Çeviri:
Ersin Yıldırım
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Neden Kitap
Uzakdoğu'da bir budist tapınağı, bilgeliğin gizlerini aramak için gelenleri kabul ediyordu. Burada geçerli olan incelik; anlatmak istediklerini konuşmadan açıklayabilmekti.

Birgün tapınağın kapısına bir yabancı geldi. Yabancı kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada sezgisel buluşmaya inanılıyordu, o yüzden kapıda herhangi bir tokmak, çan veya zil yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı. İçerdeki budist, kapıda duran yabancıya baktı. Bir selamlaşmadan sonra sözsüz konuşmaları başladı. Gelen yabancı, tapınağa girmek ve burada kalmak istiyordu.

Budist bir süre kayboldu, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yabancıya uzattı. Bu, yeni bir arayıcıyı kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti.

Yabancı tapınağın bahçesine yöneldi aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. İçerdeki budist saygıyla eğildi ve kapıyı açarak yabancıyı içeri aldı.

Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman ihtiyaç vardı.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 109 okur

  • M. Beldek
  • booklover_
  • Sedef Özer
  • Fyodor Amcaaaa
  • Merve Ceyhan
  • cehennem kraliçesi
  • Serhat Candan
  • ,
  • Mnmnm
  • S.SÖYÜNMEZ

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.1
14-17 Yaş
%12.8
18-24 Yaş
%36.2
25-34 Yaş
%25.5
35-44 Yaş
%14.9
45-54 Yaş
%4.3
55-64 Yaş
%4.3
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%57.8
Erkek
%42.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.7 (4)
9
%16.7 (4)
8
%16.7 (4)
7
%8.3 (2)
6
%20.8 (5)
5
%12.5 (3)
4
%4.2 (1)
3
%0
2
%0
1
%4.2 (1)