Mutluluğun Kıyısında

7,3/10  (17 Oy) · 
83 okunma  · 
15 beğeni  · 
1.534 gösterim
Uzakdoğu'da bir budist tapınağı, bilgeliğin gizlerini aramak için gelenleri kabul ediyordu. Burada geçerli olan incelik; anlatmak istediklerini konuşmadan açıklayabilmekti.

Birgün tapınağın kapısına bir yabancı geldi. Yabancı kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada sezgisel buluşmaya inanılıyordu, o yüzden kapıda herhangi bir tokmak, çan veya zil yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı. İçerdeki budist, kapıda duran yabancıya baktı. Bir selamlaşmadan sonra sözsüz konuşmaları başladı. Gelen yabancı, tapınağa girmek ve burada kalmak istiyordu.

Budist bir süre kayboldu, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yabancıya uzattı. Bu, yeni bir arayıcıyı kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti.

Yabancı tapınağın bahçesine yöneldi aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. İçerdeki budist saygıyla eğildi ve kapıyı açarak yabancıyı içeri aldı.

Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman ihtiyaç vardı.
(Tanıtım Bülteninden)
Yeşim Gökyıldız 
 18 Haz 01:09 · Kitabı okudu · 2 günde · 6/10 puan

Dostoyevski ile tanışmak için doğru kitap değildi maalesef.Beyaz Geceler dışında hiçbir öyküyü beğenmedim. 3 tane öykü var kitabın içinde.Yine de klasik öyküleri seviyorsanız bir şans verebilirsiniz.

Mutluluğun Kıyısında benzeri kitaplar

Kitaptan 6 Alıntı

Büşraa 
26 Ağu 00:02 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Uzakdoğu'da bir Budist Tapınağı, bilgeliğin gizlerini aramak için gelenleri kabul ediyordu. Burada geçerli olan incelik; anlatmak istediklerini konuşmadan açıklayabilmekti.
Bir gün tapınağın kapısına bir yabancı geldi. Yabancı kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada sezgisel buluşmaya inanılıyordu. O yüzden kapıda herhangi bir tokmak çan veya zil yoktu. Bir süre sonra Kapı açıldı, içerideki Budist i, kapıdaki yabancıya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yabancı tapınağa girmek ve burada kalmak istiyordu.
Budist bir süre kayboldu sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yabancıya uzattı. Bu yeni bir aracıyı kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yabancı tapınağın bahçesine döndü aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. İçerideki Budist saygıyla eğildi ve kapıyı açarak yabancıyı içeri aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman ihtiyaç vardı..

Mutluluğun Kıyısında, DostoyevskiMutluluğun Kıyısında, Dostoyevski

"Bak! Etrafımızda ne çok insan, ne çok gözyaşı, neşesiz ve bayramsız ne çok gündelik hayat var."

Mutluluğun Kıyısında, DostoyevskiMutluluğun Kıyısında, Dostoyevski
Nazelin 
07 Eyl 18:17 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Böylesine güzel bir gökyüzünün altında gerçekten kötü, öfkeli ve hırçın insanlar nasıl bulunabilir diye düşünürsünüz....

Mutluluğun Kıyısında, Dostoyevski (Sayfa 71 - Arkhe)Mutluluğun Kıyısında, Dostoyevski (Sayfa 71 - Arkhe)
Mehmet Başyiğit 
14 Eyl 18:49 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ama unutmayınki insan kalbi eski şeylerden çabuk bıkar, yerine yeni şeyler ister!!

Mutluluğun Kıyısında, DostoyevskiMutluluğun Kıyısında, Dostoyevski

"Zavallı kedicik, onu tartaklayan, korkutan, her türlü eziyeti yapan çocukların elinden kurtulur kurtulmaz gelip karanlıkta bir sandalyenin altına sinmiştir. Artık orada istediği kadar tüylerini kabartıp tırnaklarını gösterecek, utançtan biçimden biçime giren yüzünü patileriyle yıkayacak, ondan sonra da uzun bir zaman dünyaya, insanlara hatta sahibinin evinde ona acıyan sofracı kadının verdiği yemek artıklarına bile düşman gözüyle bakacaktı."
İnsanların dünyaya küskünlüğüde çoğu zaman bir insan yüzündendir.

Mutluluğun Kıyısında, DostoyevskiMutluluğun Kıyısında, Dostoyevski