·
Okunma
·
Beğeni
·
2944
Gösterim
Adı:
Hiç İçin Metinler
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755392400
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Stories and Texts for Nothing
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
İrlandalı yazar Samuel Beckett, "başarısızlık yoksunluk sanatı" olarak tanımladığı edebiyat anlayışını ilk şiirlerinden son düz yazılarına kadar inatla sürdürmüştü. "Sanatçının nedenini bilmeden, hiçbir şeye sahip olmadan ahiçi anlatmak zorunda kalışı" biçiminde açabileceğimiz "başarısızlık yoksunluk" kavramı dört uzun öyküsünde yoğun bir karamizahla yoğrulur. Bu öyküler Beckett'ın edebiyat serüveninde bir kilometre taşı oluşturur, ilk ben öyküsel anlatı olmasının yanında İrlandalı yazarın yabancı bir dilde (Fransızca) verdiği ilk yapıttır. "Hiç İçin Metinler"de ise iyice yoksunlaşan, öznel ve nesnel tüm duyumlarını yitirmiş, sanrısal bir kimliği bile kalmamış anlatıcı, çelişkilerle, karşıtlıklarla dolu söylemini "hiçliğin içini oyarak" sürdürür. Beckett bu metinlerden, her türlü noktalama işaretini, söz dizimini, kısacısı klasik edebiyatla tüm bağlarını koparacağını, anti-edebiyatın başyapıtı "Acaba Nasıl"a ulaşacaktır. Edebiyatın bu ödünsüz yaarıyla yüz yüze gelmeye cesaret edenlere.
139 syf.
·13 günde·8/10
Elimizdeki kitap iki bölümden oluşuyor: ''Uzun Hikayeler'' başlıklı birinci bölümde, evsiz kalan bir insanın veya birden fazla bazı insanların hikayeleri var. Hikayeler, evsiz yaşamak durumunda kalan veya bu şekilde yaşamak isteyen hikaye karakterimizin, evsiz kalmadan önce normal bir hayat yaşadığı mekandan ayrılışını veya kovuluşunu veya kendi isteğiyle terk edişini anlatarak başlıyor her seferinde, bu mekanlar her daim aynı mekanlardır veya bu mekanlar tamamıyla farklı farklı mekanlardır; evsiz hikaye karakteri veya karakterleri ise her daim aynı kişidir veya bunlar aslında farklı farklı kişilerdir. Neyse ney, hikayelerde yazar, her zaman olduğu gibi varoluşu sorgulama bahanesiyle yine lugatleri parçaliyor sonra da ortaya bir şaheser çıkıyor...

'' Hiç İçin Metinler'' başlıklı ikinci bölümde ise yazar, rüya görürken veya görmezken, uyuyorken veya uyanıkken, sarhoşken veya ayıkken, aklı karışmış iken veya aklı selim iken düşündüğü veya yazdığı; varoluşun gerekliliği veya gereksizliği meselelerinin veya insanların yaşam tarzlarını eleştirme telaşelerinin veya herşeyin bir yanılsama olup olmadığı meraklarının veya bilginin kaynağının ne olduğu fikirlerinin veya doğru bilginin mümkün olup olmadığı polemiklerinin veya ölümden sonrası hikayelerinin ve bunlar gibi muhtelif komplikasyonların bulunduğu metinlerdir. On üç adet metin vardır, okumaya son metinlerden başlayıp, ilk metinlerden devam edip, ortadaki metinlerde bitirebilirsiniz. Zira bu metinler arasında bir bağ yoktur...

Zihninizi bulandırma niyetindeyseniz okuyunuz derim, böyle bir isteğiniz varsa tavsiye edeceğim...

İyi okumalar...
139 syf.
·Beğendi·10/10
Böylece yaşlı bedenime sığınmış ,yol alıyordum acımasız aydınlığın içinde ;bir çıkış yolu bulmaya çabalıyor,ama sağımdakileri de, solumdakileri de görmeden geçiyordum;düşüncelerim bir oraya ,bir buraya sürükleniyordu,sonra 'HİÇLİĞİN' üzerine gelip dayanyordu.
160 syf.
·Puan vermedi
SAMUEL BECKET-HİÇ İÇİN METİNLER
çev: uğur ün....ayrıntı yay./140 sayfa

beckett, çağımız insanının içerisinde bulunduğu anlamsız boşluğu ve tekdüzeliği en iyi anlayan ve anlatanlardandı.

deneysel edebiyatın ve varoluşçuluğun en büyük yazarı beckett, ''godot'yu beklerken'' eserinde hepimizi godot'uyu bekleyişin ortasında bırakmıştı da bir türlü gelmemişti godo...

benim açımdan 'hiçbir şeyi' anlatmayı seçen, hiçlik metinlerini anlamlandırmak/okumak; bir şey anlatmayı ilke edinenleri okumaktan daha zordu. hiçliğin içini oyan ve insansız krallığında öznel-nesnel tüm duyumlarını yitirmiş,sanrısal bir kimliği bile kalmamış anlatıcı, çelişkilerle,karşıtlıklarla dolu bir söylem içinde sunar öykülerini.

kitapta, 'ilk aşk' ile başlar öyküleri beckett'in. ilk aşk,insansız krallığında sessiz ve dingin bir hayatı amaçlayan genç bir şizofrenin karşı cinsle yaşadığı tuhaf deneyim anlatılır.aşk dedikleri bir sürgündür...kadınları pek tanımıyordum o günlerde. hala tanıdığım pek söylenemez ya. erkekleri de . hayvanları da. en çok acılarımı tanıdığımı söyleyebilirim, derinlemesine olmasa da...bir evliliktir aslında bahsettiği ama o derece yabancı,ayrıksı,soğuk,duygusuz,insani olandan uzaktır ki anlatma biçimi, beckett insanın kendinde birikmiş biçimine isyan etmekte ve yadsımaktadır. bu anlatma biçimi anti-edebiyatın parlak bir sürümüdür de aynı zamanda.

samuel beckett, yer altı edebiyatının,anti kahramanların ve anti edebiyatının parlak yazarıdır... klasik söz diziminin,bütün noktalama kurallarının,öykü tekniklerinin dışına taşarak yeraltı edebiyatının başyapıtı 'acaba nasıl?' a ulaşacaktır bu kitabıyla.

'atılmış' öyküsünde amaçsızca bindiği faytonla bütün gün gezmeyi isteyecek,ardından fayton sürücüsüyle sohbeti geliştirip akşam evine gidecektir ama illa da ahırda atın yanında yatmak isteyecek ve şafakla birlikte bilmediği bir ufka doğru yola çıkacaktır.

'yatıştırıcı' da buz kesmiş yatağında yapayalnız uzanan anlatıcı çürüyüşünü dinlemekten korktuğu için öyküler uydurur kendine.

'son'un akıl hastanesinden salınan kahramanı,tek kürekli sandalıyla sulara açılırken bıçağıyla döşemeyi deler.

hiç için metinler başlığı altında rakamlarla adlandırdığı 13 öykü vardır. öyküler başlamaz ve bitmez bir uzamın-zamanın herhangi bir yerinden alınır bir süre götürülür ve bir sonuca,bir yere ulaşmadan alındığı biçimiyle terk edilir.

irlandalı yazar samuel beckett, “başarısızlık/yoksunluk sanatı” olarak tanımladığı edebiyat anlayışını ilk şiirlerinden son düz yazılarına kadar inatla sürdürmüştür. “sanatçının nedenini bilmeden, hiçbir şeye sahip olmadan hiçi anlatmak zorunda kalışı” biçiminde açabileceğimiz “başarısızlık/yoksunluk” kavramı dört uzun öyküsünde yoğun bir karamizahla yoğrulur.

postmodern,minimalist,hiç'çi,kötümser olarak adlandırılan beckett, 1969'da nobel ödülü de almıştır...

iyi okumalar...
Yakın zamanlara kadar, kolayca ağlardım hep, bir çıkar sağlamak için yapmazdım bunu. Şimdi kendimi ne kadar zorlasam da tek damla bile çıkmıyor gözpınarlarımdan. Ne hale geldim demek!
Samuel Beckett
Sayfa 22 - Ayrıntı Yayınları
Mezarlıklar kötü şeyler çağrıştırmıyor bende, hava almam gerektiğinde, başka yerlerden daha çok, orada hava almayı yeğliyorum. Birbirine karışmış toprak ve çimen kokuları arasında kolayca algıladığım ceset kokuları hiç de kötü gelmiyor burnuma, belki biraz mayhoş, biraz yapışkan ama canlıların ayak, diş, koltukaltı, kıç, kaygan penis uçları ve düşkırıklığına uğramış yumurtalıklarından yayılanlara oranla kat kat güzel bence.
Samuel Beckett
Sayfa 10 - Ayrıntı Yayınları
Benim insansız krallığımda önemli olan düşünsel dinlence, tinsel uzanış, benliğin ve benlikdışı denen iğrenç aldatmacadan geride kalan tortunun, hatta kısacası dünyanın silinip gitmesiydi; bedenin rahatlamasına gelince, çok basit ve gereksiz bir olaydı bu.
Samuel Beckett
Sayfa 16 - Ayrıntı Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hiç İçin Metinler
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755392400
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Stories and Texts for Nothing
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
İrlandalı yazar Samuel Beckett, "başarısızlık yoksunluk sanatı" olarak tanımladığı edebiyat anlayışını ilk şiirlerinden son düz yazılarına kadar inatla sürdürmüştü. "Sanatçının nedenini bilmeden, hiçbir şeye sahip olmadan ahiçi anlatmak zorunda kalışı" biçiminde açabileceğimiz "başarısızlık yoksunluk" kavramı dört uzun öyküsünde yoğun bir karamizahla yoğrulur. Bu öyküler Beckett'ın edebiyat serüveninde bir kilometre taşı oluşturur, ilk ben öyküsel anlatı olmasının yanında İrlandalı yazarın yabancı bir dilde (Fransızca) verdiği ilk yapıttır. "Hiç İçin Metinler"de ise iyice yoksunlaşan, öznel ve nesnel tüm duyumlarını yitirmiş, sanrısal bir kimliği bile kalmamış anlatıcı, çelişkilerle, karşıtlıklarla dolu söylemini "hiçliğin içini oyarak" sürdürür. Beckett bu metinlerden, her türlü noktalama işaretini, söz dizimini, kısacısı klasik edebiyatla tüm bağlarını koparacağını, anti-edebiyatın başyapıtı "Acaba Nasıl"a ulaşacaktır. Edebiyatın bu ödünsüz yaarıyla yüz yüze gelmeye cesaret edenlere.

Kitabı okuyanlar 183 okur

  • Nuniko
  • İbrahim Varelci
  • Ezgi
  • Ahmet İlhan
  • MEHMET CERAN
  • Sita
  • Merve Kızılırmak
  • Müge yedinci
  • Deniz
  • Furkan Erdil

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.1
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%18.8
25-34 Yaş
%50
35-44 Yaş
%21.9
45-54 Yaş
%3.1
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%3.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%30
Erkek
%70

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%27.5 (11)
9
%20 (8)
8
%15 (6)
7
%27.5 (11)
6
%10 (4)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0