Mehmed

Mehmed
@Teodor_Kasab
''Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine...bu hasret bizim...'' MED→KİLİKYA→TROYA...
Mad.Müh
Çanakkale
Adana
65 okur puanı
Şubat 2017 tarihinde katıldı
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2019 6. kitabı
Klasik eserleri okuyup bitirdikten sonra eserin odak noktasına alınmış sorunların kendi yaşadığımız dönemin sorunları ile neredeyse benzediğini, yüzyıllar öncesinin kronikleşmiş sorunlarının günümüzde de devam ettiğini klasik severler dikkat edecektir. Eserde bir mesleğin nasıl yozlaştırıldığı, insan hayatının hiçe sayılarak nasıl da kişisel kazanca kurban edildiğini Molière dram-komedi oyunuyla gözler önüne seriyor.17 yy'da yaşanan bu çarpıklığın 21.yy'ı yaşadığımız şu dönemde had safhaya gelmiş olması gelecek günlerin insanlık tarihini hiç de hoş karşılamayacağına işaret belkide. Yönümüzü çağımıza çevirdiğimizde eserde geçen mesleğin yanı sıra diğer tüm alanlarda bulunan çarpıklığı aşağı yukarı birçoğumuz görmüş hatta bazılarımız iliklerine kadar hissetmiştir. Çağımızda artık herkesin normal karşıladığı bir durumu Argan'nın kardeşi Beralde somutlaştırmaya çalışıyor.''Nasıl oluyor da kendinizi bu hekim ,eczacı takıntısından bir türlü kurtaramıyor,insanlara ve doğaya rağmen hasta olmakta inat ediyorsun ?'' [S.90] Çağımıza dönecek olursak sağlığın 'ticaret'e teslim olduğu bir yerde Hekim-Hasta ilişkisinin Hasta-Müşteri olarak dönmesini gayet normal(!) buluyorum.(Hatta bu ülkede en tepeden biri yeni yapılan hastanelere gelecek hastalar için 'MÜŞTERİ'demişti :) ) Moliere'nin bu eserde eleştirilerin odak noktasına sistem çarpıklığı yerine daha çok meslek ahlakını (kişisel ahlak da diyebiliriz) koyduğunu görüyoruz. Eser bittikten sonra beynim bazı sorular ile meşgul olmaya başladı:) İnsan ahlakını sistem bozukluğu mu yaratır yoksa insanın kendisinde ortaya çıkan bir özelliği mi ? Moliere'nin taaa 1600'lerde yakındığı olaylar günümüzde zirve yapmaya doğru giderken sanki bu durumda sitemin kendisi -bir zincir misali- daha mı çok etkin ? Yoksa biz de mi
Hastalık HastasıMolière · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20258,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Mehmed

, bir kitap okudu
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2019 6. kitabı
Molière
8.1/10 · 8,1bin okunma
8/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2019 5. kitabı
20.yy'ın en önemli sanat eleştirmenlerinden biridir. Önemli olması onun sadece okunmasından kaynaklanmıyor. Aslında bir Ressam olan John Berger'i okuyanların genel olarak görebileceği bir Ressamın yaptığı eleştirilerden çok sanatın her alanı için yapmaya çalıştığı eleştirilerdir okuyanın gözüne çarpacak olan. Yani eserlerini okurken sanat eleştirmenliği mesleğini sadece belli kalıpların içinde sıkıştırmayan ,okuyanda anlaşılmayacak bir etki bırakmayan bir yazardır John Berger. 'Görme Biçimleri' eserini okuyanlar John Berger'in salt sanat eleştirisinin aksine bir sanat eserinin sıradan bir insanın gözü ile dünyaya nasıl göründüğünü yazar çok güzel anlatmış. 'Bento'nun Eskiz Defteri' eserinde genel olarak önemli kişilerin portreleri üzerinden sanatın, hep bizim hem de portre sahibinin gözünden nasıl göründüğünü ''Spinoza''nın 'Ethica' eserinden çıkarımlar yaparak anlatmış yazar.Yazarın Spinoza'nın 'Eksiz Defteri'ni merak etmesindeki tek amaç Spinoza'nın yaptığı çizimler değil. ''Eksiz Defteri bulunsaydı eğer,pek öyle ahım şahım çizimlerle karşılaşacağımı düşünmedim hiç.Sadece yazdığı bazı notları ve bir filozof olarak şaşırtıcı önermeleri yeniden okumak,bir yandan da gözlemlediği şeylere onun gözüyle bakabilmek istiyordum.'' [Sayfa:13] Eserde gerek J.Berger'in gerekse Spinoza'nın not edilecek kalitede çıkarımları mevcut. ''Kısaca dediğim gibi,mükemmelden genel anlamda gerçekliği anlıyorum,yani şu ya da bu şekilde varolan ve etki eden herhangi bir varlığın özünü; ve onun mükemmelliğin yaşam süresiyle hiçbir bağlantısının olmadığını.Çünkü hiçbir bireye varoluşunu daha uzun sürdürdü diye daha mükemmel diyemezsiniz...''[Sayfa:98(Ethica eseri)]
Bento'nun Eskiz DefteriJohn Berger · Metis Yayıncılık · 2012192 okunma

Mehmed

, bir kitap okudu
8/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2019 5. kitabı
John Berger
8.6/10 · 192 okunma
9/10
·127 syf.··
Beğendi
·
2019 4. kitabı
Tolstoy'un varoluşsal sancı çekmesine sebep olan etmenleri görünce aynı sancılardan müzdarip olanların kitabı okuduktan sonra pek bir şeylerin değişmediğini görecek olmaları kendileri için pek şaşırtıcı olmayacaktır. Tolstoy'un kitapta söylediği üzere kendiyle yaşadığı çelişkinin temel sebebi sadece dinden kaynaklı değil.Yaşadığı çevrenin Rus toplumu ile baştan beri bir çelişki içinde olması yazarı kendine sorular sormasına itiyor.Eserin bazı bölümlerinde yazar hakikatı arama yolunda neden doğru yolu bulamadığını geçmişinden örnekler vererek açıklıyor. ''...Bir sanatçı olarak ben yazıp çiziyor ve insanları eğitiyordum.Ama ne öğrettiğimi ben de bilmiyordum ve bu işin karşılığında belli bir ücret alıyor,nefis yemekler yiyor,harika bir yerde kalıyor,muhteşem kadınlarla birlikte oluyor ve mükemmel bir camianın içinde yer alıyordum.Ünlü biriydim , bu da öğrettiklerimin doğru şeyler olduğunu gösteriyordu.''[S.15] Tolstoy geçmişinde -kendince- anlamsız bir yaşamdan örnekler sunarken sanatın-sanatçanın nasıl yozlaştığını gözler önüne seriyor. Bu yüzyıla bakınca durumun içler acısı halini anlatmamıza gerek yok sanırım. Tarihin en sonundan başlayıp günümüzü inceleyecek olursak bazı değerlerin insanlık için hiç değişmediğini görebiliriz. İnsanlar tarafından şekilden şekile sokulan din olgusu ile gelen gücün getirdiği yozlaşma Tolstoy'da ilk zamanlar dinden nefret etmesine sebep olmuş. Tarihi incelediğimizde egemen güçlerin dini, toplumu dizginlemede bir araç olarak nasıl kullandığını görebiliriz. Tolstoy'un dikkatini çeken; kilisenin inandığı din çizgisi ile dışarıda gördüğü fakir köylünün inandığı din aynı çizgide olmasın rağmen proleter dediğimiz halkın, inandığı dine uygun bir yaşam sürmüş olması. Tolstoy'un da asılında aradığı,sadece Hiristiyanlık dinine inanıp
İtiraflarımLev Tolstoy · Mutena Yayınları · 201429,2bin okunma