Haksızlığa uğradığımızda bunu birine gösterme/anlatma ihtiyacımız, karşımızdakinden “evet, sen haklısın. Haksızlığa ugramıssın. Burada sana yapılan şey yanlış .” Cümlelerini duymaya bu kadar derinden ihtiyacımız, kökünü çocukluktaki bu “haksızlığa uğrama ve haksızlık karşısında tamamen yapayalnız kalma “ durumundan alır.
Çocuk bir yetişkin tarafından mağdur edildiğinde diğer tüm yetişkinler de mağdur eden yetişkinin arkasında durur ve çocuğu acısıyla yapayalnız, bu acıyı yaşama ve ifade etme imkanından da mahrum bırakırlar.
Bizim sırf bir başkası istedi diye öyle veya böyle davranmaya meyletmemiz, bizden istenildiği gibi davranmadıgımızda kendimizi suçlu, rahatsız hissetmemiz, başkalarının ne düşündüğünü çok önemsememiz, kökenini çocukken bize “başkaları” nın, her büyüğün her söylediği ve yaptığının üzerimizde etkisi olmasına izin verilmesinden alır ve sağlıksızdır.