Hanife Topaloğlu

Her ilişkide minnetin veya gururun o kadar büyük rolü var ki yeni doğmuş bir sevgiyi başıboş bırakmaya gelmez. Başta hepimiz özgürüzdür .Ufak bir gönül kayması kadar doğal ne olabilir ki? Ancak karşısındakiden cesaret almadan gerçekten aşık olabilecek kadar cesaret gösterebilen azdır
Reklam
Anne sevgisinin gerçekten başarılı olup olmadığı küçük bebeğe gösterdiği sevgide değil, büyümekte olan çocuğa gösterdiği sevgide ortaya çıkar
Olgunlaşan insan kendisini, dışındaki anne ve babadan kurtarmış, onları içinde yeniden yaratmıştır. Ama bunu kendi içinde anneyle babayı birleştirerek değil, (Freud‘un üst-ben’inin tersine)  sevebilme yetisine göre bir annelik bilinci, akıl ve yargı yetisine dayanarak da bir babalık bilinci yaratarak yapar. Bundan başka olgun kişi , birbirleriyle çatışsalar da hem annelik gem de babalık yanıyla sevebilmeyi başaracaktır.
Sayfa 48·Kitabı okuyor
Bir kadın bize çiçekleri sevdiğini söylese ama onları sulamasa çiçekleri sevdiğine inanmayız .Sevgi sevdiğimiz şeyin yaşaması gelişmesi için duyduğumuz etkin ilgidir .
Bireyselliği ortadan kaldıran bu eşitlik fikri gittikçe yayılmaktadır; çünkü sürçmeden , takılmadan, kitle olarak çalışacak , birbirinin aynı insan atomları aranmaktadır; bu insanların hepsi aynı buyruklara uyar ; oysa herkes kendi gönlüne göre davrandığını sanır. Çağımızda kitle üretimi nasıl eşyaların tek tip olmasını gerektiriyorsa, toplumsal süreçte insanların tek tip olmasını ister ve buna eşitlik adı verilir.
Sayfa 23·Kitabı okuyor
Reklam