Hayatımda ilk kez hatalarımdan pişman olmayı öğrendim.
29 yaşındayım, daima hatalarım beni ben yapan güzel tecrübelerimdir derdim. Ölürsem, hayatımdan pişman olmadan, onu dolu dolu yaşamanın verdiği huzurla giderim derdim. Bugün neleri neler uğrunda heba ettiğimi, yanlış seçimlerimin beni nelerden mahrum ettiğini düşündükçe içimde yalnızca hüzün duygusu kalıyor. Su testisi su yolunda kırılır ya hani, biz o testiyi nerde kırmak istedik de hangi testilerle ne yollara girdik?
İnsanın gerçekten öleceğini, hayatın biteceğini anladım. Komik öyle değil mi? Aslında herkes bilmiyor mu bunu? Evet. Ama ben anladım. Anlamak ve bilmek birbirinden çok farklı şeylerdir. Şu cümleleri yazarken, siz de okurken, çok basit ezbere birkaç cümle gibi gelmiyor mu insana? Ama her zerrenle anladığında bir başka oluyor. Kelimeler bile büyüyor, büyüyor... Ne içine ne dışına sığmıyor...
Hangi çocuğa söylesem, hangi gence öğüt versem işe yarar ki? Kişi yaşamadan bilebilir mı her tecrübeyi? Belli bir noktaya gelmedikçe, nerden bilsin neyin nerden geldiğini... Evlatlarim... Onları yetiştireyim, onlara öğreteyim desem ne kadar işe yarayacak.
Ne desem, hangi cümle bu aydınlanmamı ifade edebilecek?
Ziyan olduk... Ziyan oluyoruz...