Biliyor musun, bazen güzel bir yalanın içinde kaybolur insan, kendini kandırır. Yüzleşmek istemez gerçeklerle. Yüzleşmeye cesareti olmaz çünkü. Canının yanacağını bildiği için, düşünmek istemez eskileri. Özlediği halde, önemsemez o duyguyu. Kapatır kendini eve, çıkmaz o anı dolu sokaklardan geçmemek için.
Severek dinlediği müzikleri teker teker siler
telefonundan. Siler anlam yüklediği fotoğrafları. Ve hiçbir şey yaşanmamış gibi,
hayatına devam eder. Unutmak ister.
Aslında unuttum diyip, kendini kandırır.
çünkü sadece kendisi bilir, geceleri yatmadan önce yüreğinin nasıl yandığını.
Ansızın aklına gelince hatıralar, gözlerinin nasıl
dolduğunu, sadece kendisi bilir. Biliyor musun, bazen insan kendini bilerek kandırır. Mutlu olabilmek için. Ayakta durabilmek için..
Bazen insan, sırf sevdiği insanlar üzülmesin diye, mutlu gözükmek zorunda kalır.
Dedim ya çocuk, bazen güzel bir yalanın içinde
kaybolur insan. Hemde öyle bi kaybolur ki, "unuttum, acımıyor artık"
der. Yaralar kabuk bağladı derken, bi bakarsın; taze haliyle öylece duruyor yerinde..
Bazen öyle bi yaralanır ki insan,
bir daha asla sevmeye cesaret edemez..
Bazen öyle bi sever ki insan,
yaşadığı acılara bile aşık olur.