Hinchcliffe'in her insanın değerini saptamakta kullandığı basit yöntemi çoktan çözmüştüm. Kendisine şu soruyu soruyordu:
Ona ihtiyacım var mı?
Yokluğu fark yaratır mı?
Kısıtlı imkanları arasında sadece alıp hiç vermeyenlerle zaman kaybetmek istemiyordu.
" Sabır Sinancığım, sabır " diyordu Serap. Sinan da derin derin nefes alıp veriyordu. Serap devam ederek; " sabır acının azalacağı bilgisini idrak etmektir, kabul de hiç bitmeyeceği halde devam etmek " dedi.
Sinan, Amàlia'nın yüz çizgilerini hüznün derinliği, diye okşar, Amàlia da Sinan'ın düşünceli hallerini derinliği bilinmeyen krater gölüne benzetir içine girmeye hem çekinir hem de imrenir yakınına kadar ürkek yaklaşırdı. " Aynı şarabı içiyor ayrı tadlar duyumsuyoruz " diye düşünürdü.