yansımalarıdır; özellikle bizi üzen insanlara bizi ne kadar üzdüklerini, bize nasıl acı verdiklerini söyleyemiyorsak. Sesimizle söyleyemediğimiz ya da söylemek istemediğimiz şeyleri genelde vücudumuzla ifade ederiz.
Bu yüzden adeta vücudunu duygusal bir zırhla donatmıştı. Kimsenin ona yaklaşmasına, yakınlaşmasına izin vermiyordu. Fakat bu zırh onu koruyacağına kendi bedeni içerisinde hapsetmişti.
Kendileri sağlayamadıkları istikrarı çocuklarından bekler, aile dengesini kurma ve sağlamlaştırma yükünü onlara yüklerler. Doğal olarak çocuk bu konuda başarısız olunca da ailenin günah keçisi rolünü üstlenir.
Sayfa 115 - İletişim Yayınları - Beşinci Bölüm·Kitabı okudu