Ben sonsuza dek bu sahillerde yürüyorum,
Kum ve köpükler arasında,
yükselen sular ayak izlerimi silecek,
Ve rüzgar köpüğü üfürecek,
Ama sahil ve deniz kalacak orada,
Sonsuza dek.
"Bir kum tanesi bir çöldür ve her çöl bir kum zerresidir; o zaman hadi hepimiz sessiz kalalım yine."
Kişi gecenin peşi sıra yürümeden gün doğumuna eremez.
İnsanın hayal gücüyle becerebildiklerinin arasında, yalnızca istekli olmakla geçilebilecek bir uçurum vardır.
Bir insanın kıymeti yaptıklarında değil; ama daha çok yapmak istediklerine duyduğu büyük arzuda yatar.
Kimilerimiz mürekkep, kimilerimiz de Kağıt gibiyizdir. Eğer kimilerimizin siyahlığı olmasaydı, diğer kimilerimiz dilsiz kalırdı. Kimilerimizin beyazlığı olmasaydı, diğer kimilerimiz kör kalırdı.
Bir insan sana açıldığı kadar değil; içinde sakladığı, sana açılamadığı kadardır.
Kurbağalar öküzlerden daha yüksek sesle böğürebilirler ama ne tarladaki Karasabanı çekebilirler, ne değirmenin taşını döndürebilirler ve ne de onların derisinden ayakkabı olur.
Kış, "İlkbahar Benim ta yüreğimde" dese Kışa kim inanırdı?
Sözcüklerin dalgaları hep üzerimize gelse de, derinliğimiz hep suskun kalacaktır.
Ağaçlar toprağın göklere doğru yazdığı birer şiirdir. Biz onları kesip yıkar ve hiçliğimizi yazmak üzere Kağıt yaparız.
Sözlerimizin hepsi aklımızdaki ziyafetten dökülen kırıntılardan başka bir şey değildir.
Sırtınızı güneşe çevirdiğinizde göreceğiniz şey gölgenizden başka bir şey değildir.