Haşim Aytunç

Haşim Aytunç
@Hasim83
Babadan yaralı birinin yarası ömür boyu açık kalır, hiçbir merhem çare olmaz
Reklam
Bir yerde okumuştum, çocuklarının cesur olmasını isteyen babalara onları dağlara çıkarmalarını tavsiye ediliyordu. Babam bunu bir yerden okumuş değildi, duyduğunu da sanmıyorum fakat insiyakî olarak bunu biliyordu. Bir çeşit babalık içgüdüsüyle, yavrularını güçlü, savaşçı olması için onları dağa ve silaha alıştırıyordu.
Babaanne tarafı Ahıska muhaciriydi. Babası o kundaktayken köylerini basan Ermeni süvarileri tarafından katledilmişti. Babasını hatırlamıyordu, belki bu yüzden onu gülerken kimse görmemişti. Babası Hasan için "Hepimiz Hasan'ız" "Hepimiz Türk'üz, Kürt'üz" sloganları atılmayacak, hiçbir tazminat talebinde, özür metninde adı anılmayacaktı.
Paranoyadan muzdarip dedem, devletten korktuğu kadar kimseden korkmazdı. Polis, Jandarma kelimelerinin geçtiği cümle bitmeden oradan sıvışırdı. Zor zamanlar için ezberinde Kemalist marşları tutardı. Evham ve sataşmalardan dolayı devamlı kavga eder, karakollardan damadı ve bu marşlar sayesinde kurtulurdu.
Hicaz demiryolu, bizim hâlâ inkişaf edebilecek kabiliyette olduğumuzu ve işimize mani olmak için her türlü çareye başvuran İngiltere'yi muvaffakiyetsizliğe uğratabileceğimizi ispat etti. İnşaallah inşaatı bitmek üzere olan demiryolu tamamlandıktan sonra Süveyş kanalına ihtiyacımız kalmayacak. İstanbul mukaddes Mekke ve Medine şehirlerine demiryoluyla bağlanmış olacak. Sultan II. Abdülhamid