Kamp yatağı omzumuzda
alüminyum tabak torbada
bütün evimiz barkımız koltuğumuzun altında
bütün dünya sırtımızda. Yürüyoruz.
Bazen ekmeğin üstünden yakınıyor
bazen sigara dumanının arkasına saklanıyoruz
bazen birlikte bekliyor
bazen ayrı ayrı korkuyoruz.
Çok uzun yok katettik.
Bu saatte kim gelebilir.
Gece boyunca ölüler
aydan buz parçaları kemiriyor.
Artık ne yapacağımızı bilmiyoruz
duymamak için.
Fareler de ekmeğimizi yiyor.
Korku öfkeden daha büyük.
''Romancı tarihçiye sadık kalmak zorunda değil'' tümcesini; ''Romancı cahil olup istediğini uydurur'' hükmüne çevirenlerin ortamında Reşad Ekrem, sağlam tarihi bilgisiyle nesillere tarihi sevdirip tarih öğreten biridir.