“Eve döner insan hep” mottosuyla yola çıkılan bu kitapta her sayfasında kendinizden bir iz bir parça bulmak mümkündür. Yaşanmışlık içerisinde kendimize bazen söyleyemediğimiz cümleleri kitap sayfalarında görmek mümkündür. Dil olarak gayet sade, samimidir. İnsanın ev dediği, ev bildiği yerin neresi olduğu sorusunun üzerinde durulmaktadır. Biraz aşk, çokça hayal kırıklığı barındıran cümleler içerisinde kendine yer buluyor insan. Okumanızı tavsiye ederim. Her şeye rağmen “Çünkü ev seni göğsüne bastırır.”
İnsanı öldürmeyip süründüren, permeperişan eden yegâne şey zannetmektir. İnsanı hep zannettiklerinden vururlar. Zannetmek, göğüs kafesinin üzerindeki kanayan yarayı, beyaz gömlek giyerek kapatmaya çalışmaktır.