"..O'nun kitabı sözlerin en güzeli ve etkilisidir. Allah'ın sevdiğini sevin.Allah'ı bütün kalbinizle sevin. Allah'ın kelâmından ve zikrinden usanmayın.Kalbiniz ondan uzak durarak katılaşmasın.."
Hz. Ebû Bekir Bilal b.Rebâh'e(Bilal i Habeşi) sahip olup onu azad etmiştir .
Hz Ebû Bekir ondan başka Âmir b.Füheyre,Ümmü Ubeys,Zinnîre,Nehdiyye ve kızı gibi dininden sebep işkence gören daha başka köleleri de özgürlüklerine kavuşturmuştur.
Babası Ebu kuhâfe ona, "oğlum hep zayıf köleleri azad ediyorsun güçlü adamları da etsen, seni koruyup kollasalar?" deyince ,Hz Ebû Bekir şunu söyledi:" Babacığım ben bunu sadece Allah rızası için yapıyorum"
"Ebu Süfyân, Ebu Cehil ve Ahnes b.Şerik bir gece Peygamberimizi(sav) namazda Kur'ân okurken dinlemek için niyetlendiler.Hepsi birbirinden habersiz,gizlice bir yere oturup bütün geceyi Kur'ân'ı dinlemekle geçirdi.Şafak söküp dağıldıklarında yolda karşılaştılar ve 'Sakın bir daha böyle yapmayalım.cahil insanlar bizi bu halde görürse şüpheye kapılır.' diyerek birbirlerine kızıp uyarıda bulundular. Ne var ki üç gece aynı şeyi yapmaktan kendilerini alamadılar.."
..bu sırada karşıdan Peygamberimiz göründü. Hep birlikte seğirtip etrafını çevirdiler ve 'İlahlarımızı ve dinimizi ayıplamak için şunları şunları söyleyen sen misin?' diye sordular. Peygamberimiz 'Evet. Bunları ben söyledim.' dedi. Bunun üzerine içlerinden biri Allah Resulünün yakasına yapıştı. Orada bulunan Ebû Bekir kendisini hemen Peygamberimize siper etti. Gözyaşları içinde şunu söyledi:
'Rabbim Allah, diyor diye bir adamı öldürecek misiniz?'
Bu uyarıdan sonra onu bıraktılar. Hz. Ebû Bekir o gün eve döndüğünde yüzü yara bere içindeydi.
Yüreğim çok dar,halsiz,mecalsiz.Her ân değişip başkalaşan,değişimlerinden de memnun ve mesrur olmayan..
Üzüntüye sımsıkı sarılıp kalan,sevinci ise ürkütüp kaçıran..
Sonra durup şöyle diyor ya; biz oyun oynamıyoruz.