Kitapların yası tutulur mu diye sormayın hiç bayım, bazen en çok kitapların yası tutulur. Ve içinden ağlayacaksın,biliyorsun;dinleri ayırabilirsin,dilleri ayırabilirsin,renkleri ayırabilirsin ama bütün insanlar aynı dilde ağlar. Aynı dilde çekeriz acımızı,bundan kaçamazsın...
Siz bir orman görüyorsunuz baktığınızda bayım, ben o ormanın içinde düşmüş hâlâ yanan ve biraz sonra tüm dünyayı ateşe verecek kıvılcımı görüyorum. Siz kocaman iri gövdeli yeşil ağaçlar görüyorsunuz;ben, kaybolmuş bir çocuk görüyorum anne diye ağlayan ama annesine bir türlü sesini duyuramayan. Söyleyin şimdi bana siz de o çocuk değil misiniz? Siz de ağlamıyor musunuz ancak Baba diye, siz de benim gibi sesini bir türlü duyuramayanlardan mısınız? Boş versenize bayım...