Demek çırak yaşta bir çocuktum artık.
Demek, şimdi sıra bende, diye düşündüm. Ellerime baktım ilkin, ellerim bana hâlâ küçük bir çocuğun elleri gibi geliyordu. Ellerimden kendime bir yaş, bir iş biçmeye çalıştım. Ellerim bana hiçbir şey söylemedi.
Ne gidebiliyorsun, ne kalabiliyorsun; ne gecede, ne gündüzde bir hayat kuramıyorsun kendine. Dünyada bir yer edinemiyorsun. Sancını bana da yaşatıyorsun üstelik. Benim hanidir üstesinden geldiğim, aşıp geçtiğim sorunları, sıkıntıları bana yeniden yaşatıyorsun. Senin yüzünden bir kez daha yaşamak zorunda kalıyorum bütün onları. Beni üzerinden atlayıp geçtiğim şeylere yeniden sarıyorsun. Beni yoruyorsun Necdet. Anlamak yorgunu olduğum şeylerle yoruyorsun.