Geri Bildirim
Adı:
Cenk Hikayeleri
Baskı tarihi:
Ekim 2011
Sayfa sayısı:
266
ISBN:
9789753420525
Kitabın türü:
Yayınevi:
Metis Yayınları
Eskiden, çok eskiden, uzun kış gecelerinde, kısık lambaların puslu camlarda titrek ışıltılarla kıpraştığı köy kahvelerine gece masalcıları, dengbejler, aşıklar gelirlermiş... Dışarıda dondurucu bir fırtına ortalığı kasıp kavurur, şiddetli bir tipi dünyanın bütün kış kahvelerini tehdit ederken, onlar, üzerlerindeki karları silkeleyip, kalın abalarını ocağın kenarında kurutup, kendilerine sunulan kahveden ve tütünden kısmetlerini alıp; eskilerde kalmış, geçmiş zamanların güzelleştirdiği masalların yırtık, sökük yerlerini onararak; belleklerine gömülmüş imgeleri bulup çıkararak, üzerlerindeki çöl tozunu silkeleyip, parlatıp, canlı kılarak yeniden anlatırlarmış. Zamanın küllerinin savurduğu insanları, öyküleri, destanları, masalları, kahramanları, sevdaları camları puslu kış kahvelerinde, ölü mangal ateşinin ışıyan gözlerine baka baka yeniden anlatmak, yeniden dinletmek kolay değildir.
Hiçbir yeniden kolay değildir.
(Arka Kapak)
Kitabın arka kapağını kapattı. Düşündü. İçi daralmıştı. İnsan her zaman bir Cenkte miydi? Yaşamla ,ölümle, başkalarıyla, kendisiyle, geçmişiyle, geleceğiyle, töreyle, ait olduklarıyla, ait olduklarına yakınlığıyla, uzaklığıyla, vuslatıyla.. Cenksiz yaşam olur muydu? Cenk dediğin her zaman mücadeleydi. Hayat mücadeleydi. Mücadelesiz hayat olmazdı. Herkesin mücadelesi başkaydı, herkes kendi cenkini en büyüğü sanırdı başkalarınınkini bilmeden. Herkes kendi cenkine ayrı isyan ederdi oysa bilmezlerdi ki hayatın manası bu mücadelededir. Mücadele dışı olanlarda vardı. Kendini bu mücadele dışında tutanlar. Tam teslimiyet halinde olanlar. Mücadeleden yorulanlar. Cenkinin olması mı daha iyiydi yoksa cenksiz olmak hayata karşı bir duruş muydu?

Hikaye nelerden beslenir, nerelerden ilham alır, neleri işler, diye düşündü. Hikaye hayata dair her şeyden beslenir. Edebiyat hayata dair her şeyden beslenir. Sanatta. İnsanları besleyen yine insanın, insanların, farklı coğrafyalarda yaşayanların yada kendi coğrafyasında yaşananların hikayeleridir, yaşadıklarıdır. Her zaman yaşanmışlar da değildir elbet. Bazen mitostur bazen efsanedir bazen mistik hikayelerdir ne olduğunu bilmediğimiz. Edebiyat benimdir, sizindir, çocuklarımızındır, torunlarımızındır. Edebiyat hayattır, insanın ta kendisidir. Geleceğe kalandır geçmişten gelendir.

Mungan kimdi, insana ait duygulara nasıl bu kadar bilebiliyordu, kelimelere nasıl bu kadar hakimdi, diye düşündü. Mungan, nesirciye göre kadim bir hikayeci, şiir düşkünlerine göre duygulara hakim bir şair, tiyatroculara göre bir nirvanaydı. O bir entellektüeldi bir aydındı. Türk toplumunun son zamanlarda yetiştirdiği en büyük aydınlardan.

Bu kadar kadim hikayeyi nereden biliyordu, İran kültürüne nasıl bu kadar hakimdi, töreleri nasıl bu kadar iyi biliyordu, diye düşündü. O bir Mardinliydi. Sema Kaygusuz da bir Dersim’li değil miydi, o da işlememiş miydi kadim hikayeleri, yaşadığı coğrafyanın kültürünü? Demek ki doğu insanı kültürüne daha hakim, onların içine daha bir işliyor, kültürü, töresi. Biz Çanakkaleli, İzmirli olarak daha mı az sahip çıkıyoruz kültürümüze? Ninemin anlattığı hikayeler vardı ama onlar hikaye sayılmaz daha çok masal. Büyüklere saygı, küçüklere davranış, düğünlerdeki alışılmışlar kültür sayılmaz mıydı? Sayılsa da içimize işlememişti. Ucunda ölüm yoktu, hiçbir zaman kültürümüzden korkmadık. Korkmadığımız için töre olmadı. Töre korkulan bir şey miydi? Bize yansıtıldığı kadarıyla öyle, bildiğimiz kadarıyla. Yaşamadığımız için bilemeyiz. Belki de gidip yerinde yaşamalı. Yabancıya ne kadar töre olursa.

Belki de biz her zaman bir geçiş coğrafyasıydık, rahatına düşkün. Ne Pers dik ne Eski Yunan. Biz sadece kendimizi yaşadık. Bugünümüzü. Bilmek ister miydim, törem olsun, kültürüm olsun? Belki ama hiçbir zaman ölüm korkusu, başkalarının elinden öldürülmek korkusu yaşamak istemezdim yada ya öleceksin ya öldüreceksin seçimi.

Herkese keyifli okumalar dilerim.
Kısa öykülerden oluşuyor. Murathan Mungan kalemini beğendiğim bir yazar. Bu kitapta da kaleminin gücünü hissettirmiş.Roman seven bir okur olmama rağmen, keyifle okuduğum bir kitap oldu.

Benzer kitaplar

Kesinlikle en iyi Murathan mungan öykü kitabı. Diğer öyküleri bir yana ilk baştaki şahmeran hikayesi bir yana. Halk Arasında anlatılan ve bir sürü anlatım şekli olan bir hikaye ancak bu kadar şiirlesebilirdi . Mungan hikaye anlatmıyor bir şiir yazıyor. Günümüz bir hikayeyi kadim bir hikaye ile harmanlanması mükemmel. İnsanoğlunun ihaneti, cikarciligi , aç gözlülüğü çok güzel resmedilmiş.
Altı farklı hikayenin, hikaye içinde hikayenin anlatıldığı mükemmel bir kitap. Şahmeran’ın Bacaklarıyla başlayan hikaye serisi Yılan ve Geyiğe Dair ile son buluyor ve her biri defalarca okunabilecek öykülerden fikrimce. Bir kitabı okurken onun içine girebilmek, o anı yaşayabilmek önemlidir. Murathan Mungan’ın sade ve incelikle işlediği dili, eski kelimeleri ustalıkla kullanması, gereksiz diyaloglardan kaçması kitabın çekiciliğini iyice arttırıyor. Sona yaklaştıkça bitmesin istedim...
Murathan Mungan; öyle güçlü ki dili, içine çekiyor anlattıkları.
hep bir hüzün... her kelimesinde hissettiğim hüzünlü bir romandı. 6 öyküden oluşuyor. en etkilendiğim öykü 'Binali ile Temir'
Kitapta anlatilan hikayeler daha cok epik bir cagda gectigini hissettiren destansi bir dille yazilmis olsa da, anlatilardaki mistik havadagitildiginda aslinda cok da uzak olmayan bir gecmiste gectigi gorulebilir. Hikayelerin kahramanlari cogunlukla erkekler ve aralarindaki (usta-cirak, yoldaslik, dusmanlik) degisik dokusu olan iliskilerdir. Anlatilanlarin yaninda, kullanilan kelimeler ve ifadelerdeki o muazzam ozen kendisini hic bir cabaya gerek kalmaksizin hissettirir. Bu acidan Murathan Mungan, belki en bilindik seyleri bile anlatirken, daha once hic secilmemis bir yoldan yurur kitap boyunca.
Sevda bölücü bir duygudur;insanı ilkin kendinden,sonra da başkalarından ayırır...
Zaten bilmeyi göze alan, yalnızlığı da, kargınmayı da göze almak zorunda değil miydi?
Murathan Mungan
Sayfa 24 - Metis Yayınları, 3.Basım, Aralık 1993
İnsanoğlunun bütün dramı kendi tarihiyle başkalarının tarihinin kesişmemesinden kaynaklanır.
Murathan Mungan
Sayfa 75 - Metis Yayınları, 3.Basım, Aralık 1993
Camsap: "Size ihanet etmeyecegime söz veriyorum." Şahmeran: "Gelecekteki sen adına nasıl söz verebilirsin? O başka biri, şimdiki senin tanımadığı biri."
Herkesin içindeki hayvan uyuyor. Bütün gündüzler upuzun bir kış uykusu. Gecede gören, geceyle gören, karanlıkta yaşayan o yaralı hayvan günlük, gündelik maskelerimizin kovuğuna çekilmiş uyuyor. Kendini biriktiriyor. Bir maskenin gerisinde kendini biriktiriyor.
"Her tuzak yalnızca bir kez içindir," dedim. Sonra ekledim: "Fırsatlar da tuzaklar gibidir."
Murathan Mungan
Sayfa 52 - Metis Yayınları, 3.Basım, Aralık 1993

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Cenk Hikayeleri
Baskı tarihi:
Ekim 2011
Sayfa sayısı:
266
ISBN:
9789753420525
Kitabın türü:
Yayınevi:
Metis Yayınları
Eskiden, çok eskiden, uzun kış gecelerinde, kısık lambaların puslu camlarda titrek ışıltılarla kıpraştığı köy kahvelerine gece masalcıları, dengbejler, aşıklar gelirlermiş... Dışarıda dondurucu bir fırtına ortalığı kasıp kavurur, şiddetli bir tipi dünyanın bütün kış kahvelerini tehdit ederken, onlar, üzerlerindeki karları silkeleyip, kalın abalarını ocağın kenarında kurutup, kendilerine sunulan kahveden ve tütünden kısmetlerini alıp; eskilerde kalmış, geçmiş zamanların güzelleştirdiği masalların yırtık, sökük yerlerini onararak; belleklerine gömülmüş imgeleri bulup çıkararak, üzerlerindeki çöl tozunu silkeleyip, parlatıp, canlı kılarak yeniden anlatırlarmış. Zamanın küllerinin savurduğu insanları, öyküleri, destanları, masalları, kahramanları, sevdaları camları puslu kış kahvelerinde, ölü mangal ateşinin ışıyan gözlerine baka baka yeniden anlatmak, yeniden dinletmek kolay değildir.
Hiçbir yeniden kolay değildir.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 103 okur

  • Kemal Aslan
  • Arzu Beyaz
  • Burak Akcan
  • Aslı Erdoğan
  • Fatmanur
  • Leyla Leyla
  • Galip
  • Ela K.
  • Rumeysa Y
  • Güler Yazıcıoğlu

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%7
14-17 Yaş
%1.8
18-24 Yaş
%14
25-34 Yaş
%22.8
35-44 Yaş
%45.6
45-54 Yaş
%7
55-64 Yaş
%1.8
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%69
Erkek
%31

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%32.4 (11)
9
%26.5 (9)
8
%14.7 (5)
7
%8.8 (3)
6
%2.9 (1)
5
%5.9 (2)
4
%2.9 (1)
3
%0
2
%5.9 (2)
1
%0