Büyülü Dağ (2 Cilt Takım)Thomas Mann

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.009
Gösterim
Adı:
Büyülü Dağ (2 Cilt Takım)
Baskı tarihi:
Nisan 2018
Sayfa sayısı:
881
ISBN:
9789755108722
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Der Zauberberg
Çeviri:
İris Kantemir
Yayınevi:
Can Yayınları
Dünya edebiyatının çağdaş klasikleri arasında anılan Büyülü Dağ, tam bir çağ romanıdır. Kişisel deneyimlerinden yola çıkarak yazdığı ve 'zaman' ve 'psikanaliz' üzerine denemelerin de yer yer kendini gösterdiği bu büyük romanın yayınlanmasından sonra Nobel Edebiyat Ödülü'ne değer görülen Thomas Mann, yirminci yüzyıl Alman edebiyatının en önemli adlarından. Hamburglu genç gemi mühendisi Hans Castrop, üç haftalığına kuzenini ziyarete gittiği bir İsviçre sanatoryumunda, kendisinin de tedaviye ihtiyacı olduğunu öğrenerek yedi yıl kalır. Bu süre içinde doktorlar ve hastalar dünyasını, Batı felsefesinin iki kutbunu, platonik bir aşk serüveninin sarhoşluğu içinde ve yaşayarak tanır. Sanatoryumda kaldığı süre içinde hastalık ve ölüm gibi deneyimlerin ötesinde hayatın mucizesini kavrayan Castrop'un yalın ruhu bir değişim geçirir. Thomas Mann, roman sanatının bütün incelikleriyle yarattığı, ironik üslupla sunduğu bu yapıtında, zaman, karşıt kültürler, aşk, hastalık, ölüm gibi evrensel temaları işliyor. Birinci Dünya Savaşı öncesinde çağın dünya sorunlarını, bir uygarlığın çöküşünü inceleyen, burjuva geleneğini ve ahlakını yer yer sertçe, ironik bir dille eleştiren Büyülü Dağ, çağa tutulan bir ayna.
Kuzenini ziyaret için gittiği sanatoryumda kendisinin de rahatsızlığı ortaya çıkan ve bir müddet daha kalması ilk başlarda doktora göre zaruri olan fakat zaman ilerledikçe dünyasını aşağıdakiler ve sanatoryumun düzlükten yukarıda olması sebebiyle yukarıdakiler diye ayırabilecek kadar, kalışı kendinden kaynaklanan genç gemi mühendisi Hans Castorp ‘ un zamansız zamanlarının anlatıldığı bir roman Büyülü Dağ.
Kuzeni Joachim’i ziyaret amacındaki Hans Castorp sanatoryumdaki ilk zamanlarında, kuzenini ve diğer hastaları gözlemlerken, hastalıkların insanlara saygınlık kazandıran bir yönü olduğunu düşünmesi Hans Castrop’un düşünsel anlamdaki ilk çalışmasını oluşturmakta. Bu ilk düşünsel çalışması Hans’ın hastalığının ortaya çıkması ile beraber sanatoryumda tedavi amacıyla kalması gerekliliğinin devamında daha bir çok alanda düşünsel çalışmalara yol açıyor ve Hans kendini içsel bir dönüşüm sürecinde buluyor. İçsel yolculukların anlatıldığı bu gibi romanlar bildungsroman geleneğiyle yazılmış romanlar olmaktaymış.
......................
geniş yorumum için
#ThomasMann in #büyülüdağ #kitap i için Zamanı Zamansızlaştırabilmek yorumuma ziyaretlerinizi beklerim http://wp.me/p4iYTe-6f
Hans Castorp hasta olduğunun farkında olmayan ve çıktığı yolculuğun hayatını değiştireceğini hiç bilmeden bir sanatoryumu ziyarete gider. Işte bu noktadan sonrası felsefi tartışmaların önünün kesilmediği roman sanatının en ince tekniklerinin özenle sergilendiği muazzam bir yapıtın genel çerçevesini oluşturdu. Kesinlikle ikinci kez okuyacağım bir eser Mann'in da iddia ettiği gibi bu kitaptan farklı hazlar almak için ikinci kez okunması gerekiyor. Çok katmanlı, derinlikli ve çarpıcı bir eser.

Benzer kitaplar

Hikaye, bizimde yakından bildiğimiz Van Münit diyaloğunun geçtiği İsviçre’nin Davos kasabasında bir senotoryum da geçiyor. Alman gemi Mühendisi Hans Castrop sağlık sorunları nedeniyle 3 haftalık iznini Alplerde geçirmeye karar veriyor. Davos’ta senotoryum da kalan kuzeni Joachimi ziyaret etmesi ile başlar. 3 haftalık ziyaret 7 yıla uzar. Yedi yıllık sürece Hans ruhsal ve bedensel bir değişime uğrar. Hikaye Birinci Dünya Savaşının hemen öncesinde geçer.
Yazarın tıp alanında kendi deneyimlerini aktardığı bir roman olduğu hakkında tanıtım bilgileri mevcuttur. Kitap hakkında acizane kendi düşüncelerimi aktarmaya çalışırsam;
Kitap çevirmeninden mi kaynaklı yada yazarın tarzımı böyle edebi dili pek çekici gelmedi. Kitap okuyucuyu kendine çekemiyor ne yazık ki. Ayrıca çeviriden kaynaklı İngilizce ve Fransızca cümleler olduğu gibi bırakılmış ve dipnot düşülmemiş. Haliyle okuyucu hikayeden kopuyor. Çok fazla ansiklopedik bilgi ve açıklamalar var. Tıp romanı dense de yeridir.
Kitabın adındaki çekicilik ne yazık ki roman kahramanları arasında geçen diyaloglarında ve Alpleri ve doğasını anlatmada aynı çekicilik yok.Edebi bir romandan öte bir anlatı dense belki daha doğru bir yaklaşım olur. 1929 Yılı Nobel Edebiyat Ödülü almış. Çok keyif alarak okumadım. Üstelik iki cilt yaklaşık 900 sayfa . Epey zorladı. Belki tıp la ilgilenenlerin ilgisini çekebilir.
Kurgusu ve diliyle şüphesiz başarılı bir roman. Ancak eski roman yazım tarzından dolayı olsa gerek kitabın sonuna kadar kayda değer şeyler olmadı. Neticeye varışını incelemek istesem de ikinci ciltte de aynı tutumla karşılaşmaktan endişe duyduğumdan olsa gerek devam etme fırsatı bulamadım.
"Zaman hiç kesintiye uğramadan hep aynı şekilde akarsa, elimizden kaymaya başlar ve zaman duygumuz, yaşam duygumuzla öylesine bağlantılı ve iç içedir ki, bu duygulardan birinin zayıflaması demek, öbürünün de acı ve yıpratıcı bir deneyimden geçmesi demektir. can sıkıntısının kaynağı ile ilgili bir yığın yanlış düşünce dolaşır ortalıkta… can sıkıntısı denen şey, aslında, zamanın tekdüzeliğinin neden olduğu sağlıksız bir kısalmadır … Alışkanlık, zaman duygusu uykuya yatarsa ortaya çıkar ve insana gençlik yılları yavaş yavaş, daha sonraki yıllar ise gitgide hızlanarak akıp gidiyor gibi gelirse bu alışkanlık yüzündendir. yeni alışkanlıklar edinmenin ya da eskilerini değiştirmenin altında yatan şey, yaşamı korumak, zaman duygumuzu yoğunlaştırmak, zaman deneyimimizi yavaşlatmak ve böylece yaşam duygumuzu yenilemek arzusudur. "
Panik içindeki Frau Stöhr, yüksek sesle dua etmede bir sakınca görmedi.
"Tanrım, ne olur bir kez!" diye dua ediyor,
Tanrı'ya adil olması için değil de, merhametli olması için yalvarıyordu,
Oysa, cehennemle oynaşıyordu.
Hans Castorp her sofraya oturuşunda âdeti olduğu üzere az önce yıkadığı ellerini hevesli bir bekleyişle ovuşturdu – bu belki de ataları her yemekten önce dua ettikleri içindir.
Thomas Mann
Sayfa 24 - Can Yayınları - 7. basım - 1.Cilt
… tarih gibi, öyküler de eski zamanlarda geçmiş olmalıdırlar ve bir öykü ne kadar eskiyse bu, hem öykü açısından hem de geçmiş zaman kipleriyle mırıldanan sihirbaz anlatıcısı açısından o kadar iyi olur.
Thomas Mann
Sayfa 9 - Can Yayınları - 7. basım - 1.Cilt - Önsöz
Genç yaşta, ölümle birçok kez karşılaşmak insanın dünyada var olan acımasızlığa ve katılığa karşı bir tutum geliştirmesine neden olur
Prometheus’un yaptığı da iblisçe bir şeydi ve onun İskit kayalıklarında bizim adımıza çektikleri bir azizlikti.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Büyülü Dağ (2 Cilt Takım)
Baskı tarihi:
Nisan 2018
Sayfa sayısı:
881
ISBN:
9789755108722
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Der Zauberberg
Çeviri:
İris Kantemir
Yayınevi:
Can Yayınları
Dünya edebiyatının çağdaş klasikleri arasında anılan Büyülü Dağ, tam bir çağ romanıdır. Kişisel deneyimlerinden yola çıkarak yazdığı ve 'zaman' ve 'psikanaliz' üzerine denemelerin de yer yer kendini gösterdiği bu büyük romanın yayınlanmasından sonra Nobel Edebiyat Ödülü'ne değer görülen Thomas Mann, yirminci yüzyıl Alman edebiyatının en önemli adlarından. Hamburglu genç gemi mühendisi Hans Castrop, üç haftalığına kuzenini ziyarete gittiği bir İsviçre sanatoryumunda, kendisinin de tedaviye ihtiyacı olduğunu öğrenerek yedi yıl kalır. Bu süre içinde doktorlar ve hastalar dünyasını, Batı felsefesinin iki kutbunu, platonik bir aşk serüveninin sarhoşluğu içinde ve yaşayarak tanır. Sanatoryumda kaldığı süre içinde hastalık ve ölüm gibi deneyimlerin ötesinde hayatın mucizesini kavrayan Castrop'un yalın ruhu bir değişim geçirir. Thomas Mann, roman sanatının bütün incelikleriyle yarattığı, ironik üslupla sunduğu bu yapıtında, zaman, karşıt kültürler, aşk, hastalık, ölüm gibi evrensel temaları işliyor. Birinci Dünya Savaşı öncesinde çağın dünya sorunlarını, bir uygarlığın çöküşünü inceleyen, burjuva geleneğini ve ahlakını yer yer sertçe, ironik bir dille eleştiren Büyülü Dağ, çağa tutulan bir ayna.

Kitabı okuyanlar 46 okur

  • Mehmet Ozsahin
  • Burak Erdoğdu
  • Alin
  • pina
  • Uğur Bulut
  • Hans Castrop
  • Serap Özbek
  • mustafa siso
  • Marguerite
  • Necmettin Zafer

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%9.7
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%6.5
25-34 Yaş
%29
35-44 Yaş
%32.3
45-54 Yaş
%22.6
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%45.2
Erkek
%54.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%26.3 (5)
9
%10.5 (2)
8
%31.6 (6)
7
%15.8 (3)
6
%10.5 (2)
5
%5.3 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları