Başkaldıran Kurşunkalem

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.018
Gösterim
Adı:
Başkaldıran Kurşunkalem
Baskı tarihi:
Ağustos 2012
Sayfa sayısı:
540
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757904137
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ortaoyuncular Yayınları
bir ırmak kıyısında doğdum ben
bu yüzden
bir ırmak romandır bu özgeçmişsel
hem el yazması
elle tutulan
elde var ikinci cilt
sapını gülle donattığım kalem
başkaldırıyor
kurşun olarak dağlardan geliyor ırmak.
(Tanıtım Bülteninden)
Bayıla bayıla okuduğum Ferhan Şensoy'un hayatını anlattığı iki kitabından biri. 70'lerde 80'lerde neler yaşadığı, tiyatroya nasıl başladığı Yıldız Kenter'i ve daha bir çok anısını bizimle paylaşmış oyuncu. Önümüzdeki yıllarda tekrar okuyacağım bir kitap.
Fazlasıyla spoiler içermektedir.

Ferhan Şensoy'un kendi ağzından hayatını okuduğunuz bir kitap. Bu ikincisi. İlki Kalemimin Sapını Gülle Donattım'dı. Gülle donattığı kalemi bu sefer başkaldırmış. İlk kitabı Galatasaray Lisesi'ndeki öğrencilik hayatı, çocukluğu üzerineyken bu kitap Fransa dönüşünden sonra tiyatro serüvenini ele alıyor. Tabi ara ara geçmiş yıllara dönüş yok diyemeyiz, nasıl ki tam Şensoy'un tiyatro macerasını okurken birden annesiyle babasının tanışma hikayesini de okuyabilirsiniz. Tabi gönül ilişkileri başınıza da döndürebilir, gerçi ilk kitaba göre Gizem Kıza gerçekten de abayı yakmış görünüyordu bu kitapta.
Benim hoşuma giden ayrı bir nokta da; bu kitapta Adile Naşit, Haldun Taner, Zeki Alasya, Metin Akpınar, Perran Kutman, Münir Özkul gibi sayısız o zamana damgasını vuran tiyatroculara dair satırları okuyabilmenin dayanılmaz keyfiydi.
Hiç ummadığı anda Yaşar Kemal ya da Turgut Uyar ile karşılaşabilmesi ve onları yazdığı satırlardaki hayranlığı okuyabilmek benim için güzel bir ayrıntıydı.
Anadolu turnesini onunla beraber yaptım, onunla beraber oyunlar yazdım, bazı zamanlar ona kızdım ama bir o kadar da saygı duydum.
Son olarak da Haldun Taner'in bir sözü vardı: "Birinci perdeyi herkes yazar, ikinci perdeyi 'yazar' yazar." Ferhan Şensoy hayatını anlatan hem ilk hem de ikinci kitabı yazmış, asıl üçüncüyü bekler bu gözler, çünkü tam kendi tiyatrosunu kurma çalışması yaparken kitap bitiyor. Asıl bence onun hayatı şimdi başlıyor. Umarım bir gün kaleme alır ve ben de okuyabilirim.
Kalemimin Sapını Gülle Donattım'ın devamı niteliğinde yazarın otobiyografik ikinici kitabı.

Kitap yazarın Fransa'dan dönüşüyle kendi tiyatrosunu açıncaya kadar ki zamanı ele alıyor. Zaten ilk kitabı okuduysanız muhtemelen peşi sıra elinizin gidebileceği bir kitap.
Kitap bazı ünlü Yeşilçam yıldızlarıyla süslenmiş. Yıldız Kenter, Nisa Serezli, Metin Akpınar. Zeki Alasya, Perran Kutman gibi.Yeşilçam'a ilginiz varsa daha da hoşunuza gideceğine eminim. Ayrıca ilk kitaptaki hareketli özel hayatının aksine neredeyse kitap boyunca tek kadın olarak Gizem Kız'ın geçmesi baya baya aşık bir Ferhan Şensoy çıkarıyor karşımıza. - Hala Gizem Kız'ın kim olduğunu çözebilmiş değilim meraktayım, bilen varsa bir mesaj kutusu uzağınızdayım -

Kitap yazarın kendi tiyatrosunu kurmadan bittiği için işin asıl başladığı kısmın da anlatıldığı bir kitap daha yazılacağını düşünüyorum. Bir kez Ferhan Şensoy okumaya başladıysanız devamı hızlıca geliyor ve işin kötü tarafı kitapların yeni basımı olmadığı için çok zor bulunuyor olması. Kazancı Yokuşu kitabını 20 nin üzerinde sahafa sormama rağmen bulamamış olduğum gerçeği bu düşüncemi destekliyor.

Konudan biraz saptığımı fark ediyor ve sadede geliyorum. Eğer ilk kitabı okumadıysanız kesinlikle ondan başlayın derim çünkü zincirler birbirini tamamlıyor. Tiyatroya veya Ferhan Şensoy'a biraz ilginiz varsa ilk kitabıyla beraber elinizden düşmeyecek ve kütüphanenizden eksik etmeyeceğiniz bir kitap. Ancak kendilerini edebi anlamda bir şeyler katmak için okuyanları kesinlikle tatmin etmeyecektir.
Şahsen ben bayılarak okudum iki kitabı da ve gözlerim yollarda üçüncü kitabın yazılmasını bekliyorum.
Vira Bismillah!

Uyarılarla başlayalım.

Etanşın pilizzzzzzzzz!!!

Hayata karşı ödemem gereken çok faturam var deyip, bir yandan statükosuna sımsıkı sarılan, bir yandan da idealistliğe, sanki anasına küfretmiş gibi bakanların çatır çatır çatlayarak okuyacakları bir özgeçmiş.

Ayrıyettennnn!!!

Geyik arasında konu tiyatroya geldiğinde “Ben de” ile başlayan cümleler kurup zamanında amatörce sahne tozunu yuttuğunu anlatan tipler vardır ya.
Bu insanlar dahi anlamındaki o iki harfin arasına sıkıştırırlar; tüm hayal kırıklıklarını, mutsuzluklarını, olmak istemediklerini bir yerde nefes alıp vermek zorunda olduklarını, her şey çok daha farklı olabilirdi düşüncesini…

Yukarıdaki tanıma uyanların, günah benden gitti, hüzün; hep eşlik edecek bu eğlenceli kitabı okur iken, yüzlerindeki tebessümlere…

Bir şey yok ya! Toz kaçtı sadece. Yukarı doğru bak, ne biliyim, hızlı hızlı kırp geçer.

Tamam, tamam! Kitabın içeriğine geçiyorum.

Özgeçmiş deyüp geçme, tanı!

Sadece üslubu değil, hayat hikayesi de nevi şahsına münhasır olan bir Donkişot tarafından yazılmış bir hatırat.
Bu, özgeçmişin ikinci kitabı ve en az birinci kadar doyurucu. Durma öyle, biraz daha yanaş böyle, diyen “içeridekilerin” hepsi tanıdık. Hiyerarşi falan da yok, anlatılan olayların tarihi arasında. Bol bol cümbüş var.

Bir Türk Büyüğünden indiragandi yaparak son sözü söylemek gerekirse: Festival gibisin be kitap İnsan sana katılmak istiyor.

https://www.youtube.com/watch?v=F-MuTqfUr_g
" Şakır şakır yağıyor yağmur. Şapkasız, şemsiyesizdir Fransa'dan gelen çocuk, ama sıklaştırmaz adımlarını. Ara sokaklardan Madamefendi Sokağına yürümektedir, kafasının içi bulaşık teli...
Her ayın başı hem nihilist, hem umut dolu. Bu ne biçim komposto lan Apostol? Tabağımız bile yok, bizde gökyüzü ne gezer? Bu ne biçim marksizmdir ki dört yanından ayrı biçim sündürülür? Kimi tarihler önemlidirler! Kime göre? Neye göre? Diyalektik açıdan çıkmaz ayın son perşembesi hiçbir şey ifade etmezken altı çizili yazarız biz o günü defterimize... Bir işe; - Biz güzeliz! diye başlamanın yanlışı, iş boyunca yaşanacaktır. Oysa biz güzeliz.
Ben babamı severim, babam beni severse. Bu kolaydır. Ben babamı severim, babam beni sevmese de. Bu şiirdir. Babam beni seviyor, ben babamı n'eyleyim? Bu büyük bir yangındır. Babamla biz iki kişiyiz...
Hani bir güzel boyarsın gökyüzünü istediğin renge. Deniz görünür iki evin arasından. Ayın başında bu ne perhiz, bu ne ilkbahar turşusu?"
Ferhan Şensoy
Sayfa 104 - Ortaoyuncular Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Başkaldıran Kurşunkalem
Baskı tarihi:
Ağustos 2012
Sayfa sayısı:
540
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757904137
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ortaoyuncular Yayınları
bir ırmak kıyısında doğdum ben
bu yüzden
bir ırmak romandır bu özgeçmişsel
hem el yazması
elle tutulan
elde var ikinci cilt
sapını gülle donattığım kalem
başkaldırıyor
kurşun olarak dağlardan geliyor ırmak.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 53 okur

  • Nuray Cimbil
  • Emre Alemdar
  • Güneş Erem
  • Atakan Gökgöz
  • Meşrebi Kalender
  • Mooncatcher
  • Ferda
  • Aylak Adam
  • Mehmet Kurter Tokaç
  • Çağdaş Ağyol

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%0
25-34 Yaş
%44.4
35-44 Yaş
%50
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%5.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%37.5
Erkek
%62.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%21.1 (4)
9
%52.6 (10)
8
%15.8 (3)
7
%10.5 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0