Hasan

Sabitlenmiş gönderi
" İnsanoğlu, bu dünyayı, düşünce yoluyla, tümlüğü içinde ( ve içre ) kuşatabilecek... derinlemesine bir görüşe sahip olacak tarzda yaratılmamıştır." ( belki de ) ".
Sayfa 5 - Yapı Kredi·Kitabı okudu
Edebiyat
Hasan tekrar paylaştı.
İnsanın ölüm duygusunu, hatta ölüm korkusunu dahi kaybetmesi yanlış. İhtiyacımız olan sınırı ölüm oluşturmuyor mu? Yaşama değerli bir doku, bir tanım duygusu katmıyor mu? Kendi kendine sormalısın: İçinde taşıdığın bitiş, hudut ya da son nokta bilgisi olmasaydı, bu hayatta yapacağın herhangi bir şey güzel ve anlamlı olabilir miydi?
Sayfa 289 - Siren Yayınları
Cehennem Günlüğü
Önümde yükselen duvarları delip geçme ya da yıkıp yerle bir etme isteğiyle kuduruyorum. Akıl, varlık karmaşasını, yani kaosu bizden gizlemek için yükseltiyor bu duvarları. "Niye?" derseniz, bu duvarların ardında evrensel kaos ve yokluk, " hiçlik" var da ondan, Hiçbir şey yok arkasında duvarların. Onlar, birşeyler yapmayı başarabildiğimiz şu dünyayla " boşluk" arasına çekilmiş sınırlardır. İçimin cehenemidir bu. Artık bunun bir cehennem olduğunu biliyorum.
Alıntı
Hasan tekrar paylaştı.
...İnsan öleceğini bilip dururken şundan bundan nasıl söz edebilir? Azrail öyle başımıza dikilmiş dururken insanca davranabilmenin, ölümün verdiği öfke ve korkunun utancından almalı bu. İnsanın eziyet etme ve eziyetten tat alması, kendini ve başkalarını yok etmesi, savaşlar, ihtilaller, devrimler, birbirlerine diş bilemeler; biz farkında olsak da, olmasak da ölümle burun buruna olma duygusunun kışkırtmalarıdır sadece. Korkuyla ölümün kılık ve yer değiştirmesi bu. Kendimizi hiç de iyi hissetmiyoruz, kendimizde değiliz. Ölümsüzlükten emin olmadıkça içimiz rahatlamayacak; sevmeye öylesine muhtaçken birbirimize diş biliyoruz. Ne kadar yazık! Bunca zulmü kusanlar bütün öteki zorbalardan nasıl olup da korkmayabileceklerdi ki? Her insan, bizzat kendisi olan bir başka insanoğluna kin güdüyor. Darbımeseldir: " yavrum birbirinizden sakının, insanoğlu çiy süt emmiş."
Sayfa 113·Kitabı okudu