Morötesi Requiem

Ece Ayhan
Yazar:
Ece Ayhan
Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 57 dk.
Sayfa Sayısı:
104
Basım Tarihi:
Mart 2000
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
ISBN:
9789753636704
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·104 syf.··
Beğendi
·
2023 5. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mart 2023 00:31
Morötesi. Requiem. Aslında her şeyi anlatmak bu kadar kısa. Ve aslında bu kadar uzun. İlk incelememi -ki neyi neye karşı inceliyorum bilmeden- bu kitap üzerine yapacağımı düşünmezdim, düşünmedim. Ece Ayhan ağbimizin 8 bölüm içeren anlatısı, 8 bölüm daha istiyor. 8 bölüm ancak birbiriyle bağıntılı, asla kopmayan 8 bölüm. “İşbu romanı üç numara tıraşlı kafanın içine yazmıştım. Şimdi saçlar büyüdü.” Okuduğunuzda, gerek kalemiyle, gerek içeriğiyle, gerek betimlemeleriyle gerekse kendi diliyle savuran bir kitap. Eğlenceliydi, üzücüydü. İncelikliydi, paldır küldürdü. Spoiler olmasın için çok detaya girmeden-ki girmek isteyerek- noktalamak en mantıklısı. İncelemem bitti, bitsin.
Edebiyat
Morötesi RequiemEce Ayhan · Yapı Kredi Yayınları · 2000173 okunma
Puan vermedi·100 syf.··
2020 42. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2020 12:46
Ece Ayhan'ın yer yer anı, yer yer duyum, yer yer aforizma, yer yer de saçmaladığı ( benim düşüncem ), keyifle okunan bir kitaptı. Kitap sayesinde, Aktedron Fikret, Cihat Burak, Fikret Ürgüp gibi isimlerle tanışma olanağı buldum. Okuyunuz efenim :)
Edebiyat
Morötesi RequiemEce Ayhan · Yapı Kredi Yayınları · 2000173 okunma
10/10
·104 syf.··
2020 41. kitabı
"ve düğme satan karmakarışık, üstüste, insanlar demekti İstanbul'da ve özellikle Beyoğlu'nda gerçekten sırılsıklam yaşanan 'fuhuşun bir altın çağı'ydı. Yani kısacası meyhanelerin, ve de şiirin -birbirlerine iç içe geçmiştir, ayıramazsınız!- en tantanalı zamanı." Üzerinde çok fazla oynandığı için ilk 15 20 sayfa boyunca kaybolmuşum hissi verdiren cümleler, kendimi serbest çağrışımlara bıraktığım anda, yerini inanılmaz bir edebi hazza bıraktı. Yazmak kadar okumanın da bir çabaya bağlı olduğunu fısıldadı. Cinsel içgüdüler ve 'kara duygululuğun anlaşılmazlığı' dildeki değişimi beraberinde getirdi. Bu değişimi benim için keyifli kılan hem kuralların ötesinde hem de gelenekselliğin sınırlarında geziyor olmasıydı.
Morötesi RequiemEce Ayhan · Yapı Kredi Yayınları · 2000173 okunma
3/10
·104 syf.··
2024 76. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2024 19:25
Ece bey, sanki karışık bir rüya görmüş de sabah uyanıp rüyanın hatırladığı kadarını -aralarında herhangi bir bağlantı olmasını önemsemeyerek- bir kağıda dökmüş. Bu anlatısını beğenmiş olacak ki, ''yahu ben bunu kitap diye bastırayım nasıl olsa okurlar'' diyerek yayınevine göndermiş. Yusuf diye biri de internette gezinirken merak edip bu ''ağzı bozuk bir minyatür'' şeklinde sunulan kitabı almış ve 30 ekim 2024 gününün bir kısmını ona ayırıp okumuş, haddi olmayarak beğenememiş, e bazen böyle olurmuş.
Morötesi RequiemEce Ayhan · Yapı Kredi Yayınları · 2000173 okunma
10/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2023 196. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2023 15:07
1940’lar, elliler, küçük ziba, Beyoğlu, Sakızağacı, Panayot, Cumhuriyet meyhanesi, Nisuaz, Gelibolu, Acı-Ece.. Önce kısa pantollu ve yalnayak sonra bıçkın, Çakır pençe ve bitirim….
Hayata Dair
Morötesi RequiemEce Ayhan · Yapı Kredi Yayınları · 2000173 okunma

Yazar Hakkında

Ece AyhanYazar · 33 kitap
Ece Ayhan Çağlar, Türk şair, etikçi. İkinci Yeni şiir akımının öncülerindendir. Tam adı Ece Ayhan Çağlar'dır. Babasının mal müdürlüğü göreviyle bulunduğu Datça'da, ailenin ikinci çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası Behzat Çağlar, Geliboluludur. Annesi Ayşe Hanım'ın baba tarafı Gelibolu'nun Kavak köyünden göçerek Eceabat'ın Yalova köyüne yerleşmiştir. Behzat Bey'in babası ağır ceza mahkemesi başkatipliği, dedesi de Gelibolu müftülüğü görevlerinde bulunmuşlardır. Ayşe Hanım'ın babası Hafız İbrahim Deniz, yarı çiftçilik, yarı tüccarlıkla uğraşmış, Eceabat'a bağlı Sivli Köyü halkının imam istemesi üzerine, atandığı bu köyde imamlık yapmıştır. 1932'de Küre'ye mal müdürü olarak atanan Behzat Bey, 1933'e kadar sürdürdüğü bu görevinden istifa edip Çanakkale'ye yerleşmiş ve bir avukatın yanında arzuhalcilik yaparak ailesini geçindirmeye çalışmıştır. Ece Ayhan, ilkokula 1938'de Eceabat'ta başlar, ikinci sınıfı Çanakkale'nin İstiklâl İlkokulu'nda okur. Ailesinin 1940 Kasım'ında Çanakkale'den ayrılarak İstanbul'a yerleşmesi üzerine, üçüncü sınıfa Karagümrük / Atikkale'de bulunan '19. İlkokul'da [daha sonraki adı Hırka-i Şerif İlkokulu] devam eder ve ilk öğrenimini bu okulda tamamlar. Orta okulu, Vefa Lisesi'nin karşısında bulunan Zeyrek Ortaokulu'nda; lise öğrenimini de Taksim Lisesi'nde [daha sonraki adlarıyla Beyoğlu Lisesi, İstanbul Atatürk Erkek Lisesi] tamamlar. Yüksek öğrenimine 1953'te Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde başlar ve 1959'da mezun olur. Aynı yıl, İstanbul maiyet memurluğunda başladığı stajını ve kaymakamlık kursunu tamamlar. 1962'de Deniz Hafize Hanım'la evlenir ve kaymakam olarak atandığı Gürün'de (Sivas) göreve başlar. 1963'te Alaca'da (Çorum) kaymakamlık ve belediye başkanlığı görevlerine atanır; aynı yıl tek çocuğu olan Ege dünyaya gelir. 1964'te Tuzla Piyade Okulu'nda yedek subay öğrenci olarak başladığı askerlik hizmetini tamamlar ve 1965'te Çardak (Denizli) kaymakamlığına atanır. Disiplinli bir yaşam tarzı ve memurluk hayatı, edebiyat çevrelerinde bugün de 'hırçın şair', 'huysuz şair' olarak anılan Ece Ayhan'ın yaradılış özelliğiyle bağdaşmayacak olgulardır. Ece Ayhan, 1966'da devlet memurluğu görevinden ayrılarak 'soluk alıp verdiğini gerçekten duyduğum tek kent' dediği İstanbul'a yerleşir. Kısa aralıklarla birçok işe giren sanatçının İstanbul'da yaptığı başlıca işler arasında; Meydan Larousse ansiklopedisinde yazarlık, Sinematek'te ve Yeni Sinema Dergisi'nde müdürlük, Genç Sinema Grubu'nda yöneticilik, Ağaoğlu Yayınevi'nde çok kısa bir süre redaktörlük sayılabilir. Kansere yakalanan eşi Deniz Hafize Hanım'ı 1968'de kaybeder. Ekonomik durumunun çok kötü olması ve yaşının küçüklüğü gibi nedenlerle oğlunun bakımını eşinin ebeveynine bırakır. Ece Ayhan, 1974'ten ölümüne kadar, beynindeki tümörün yol açtığı birtakım hastalıkların sıkıntılarıyla yaşamıştır. Sağ kulağının ileri derecede işitme engeline ve sağ gözünde de hasara sebebiyet veren tümör, dünyaca ünlü beyin cerrahı Prof. Dr. Gazi Yaşargil'in ameliyatlarıyla ölümcül olmaktan çıkarılmıştır. Ancak, tümörün diğer organlarda meydana getirdiği hasarlar, sanatçıya yaşamı boyunca sıkıntı vermiştir. Büyük bir ekonomik sıkıntı içinde yaşayan sanatçı, Çanakkale Belediye Başkanlığının yardımlarını görür. Belediyenin geçici işçi kadrosuna alınarak sosyal güvenliğe kavuşması sağlanır ve böylece SSK hastanesinden ücretsiz olarak yararlanır. Ancak, sağlığının günden güne bozulması ve bacaklarının felç olması üzerine, yakın dostu şair Metin Üstündağ'ın yardımıyla Ağustos 1999'da Çapa Tıp Fakültesi'ne yatırılır. Buradaki tedavi giderleri SSK tarafından karşılanır. Sigorta kapsamı dışında kalan kurumlarda gördüğü tedavilerin giderleri ise, arkadaşlarının ve eserlerinin yayın hakkını alan Yapı Kredi Yayıncılık'ın yardımlarıyla karşılanır. İstanbul'da önce Maltepe Huzurevi'ne, daha sonra da şair arkadaşı (dönemin başbakanı) Bülent Ecevit'in isteğiyle bakım şartları ve fiziki kapasitesi daha iyi olan Özel Acıbadem Huzurevi'ne yerleştirilir. Bu süre içinde, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Haseki Hastanesi, Haydarpaşa Hastanesi, Şişli Osmanoğlu Kliniği (2 defa), Central Hospital ve en son da Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde yatılı tedavi görür. Bütün bu tedavilerin sonucunda felçten kurtulup ayağa kalkabilen sanatçı, Nisan 2001'de tekrar Çanakkale'ye yerleşir ve geçimini telif hakkını Yapı Kredi Yayınları'na verdiği eserlerinin geliriyle sağlar. Düzenli ve yerleşik bir yaşam tarzını bir türlü sevemeyen Ece Ayhan, adeta tüm sevenlerini ve dostlarını terk ederek tedavi görmekte olduğu Çanakkale'den Temmuz 2002'de ayrılır. İzmir Büyükşehir Belediyesi Gürçeşme Huzurevi'ne yerleşir ve 13 Temmuz 2002'de burada vefat etti. 16 Temmuz 2002'de, Çanakkale'nin Eceabat ilçesi Yalova köyünde toprağa verildi. Şiir Kitapları Kınar Hanım'ın Denizleri (1959) Bakışsız Bir Kedi Kara (1965) Ortodoksluklar (1968) Devlet ve Tabiat (1973) Yort Savul (Toplu Şiirler, 1977) Zambaklı Padişah (1981) Çok Eski Adıyladır (1982) Çanakkaleli Melâhat'a İki El Mektup ya da Özel Bir Fuhuş Tarihi (1991) Sivil Şiirler (1993) Son Şiirler (1993) Bütün Yort Savul'lar! (1994) Bütün Yort Savul'lar! (1999, Gen. 2. Baskı)