Bütün Yort Savul'lar (1954-1997)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.512
Gösterim
Adı:
Bütün Yort Savul'lar
Yazar:
Alt başlık:
1954-1997
Baskı tarihi:
Şubat 2004
Sayfa sayısı:
260
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753632782
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Kınar Hanımın Denizleri'nden Son Şiirler'e Dek Bütün Yort Savul'lar!

Cumhuriyet şiirinin 'etikçi' şairi Ece Ayhan'ın Bütün Yort Savul'lar!ının genişletilmiş ikinci baskısı Yapı Kredi Yayınları şiir dizisinden çıktı.

Bütün Yort Savullar!'ın bu baskısında, şairin 1993 yılında yine Yapı Kredi Yayınları arasından çıkmış olan Son Şiirler'i, Yeditepe arşivinde bulunan sekiz şiiri ve Öküz dergisinde yayımladığı iki şiiri de bulunuyor.

"Ne türden olursa olsun, gerçek şiirin, çağdaş toplumlarda, öyle "ayrılmış" bir yeri filan yoktur, söylenenlerin, yalanla başlayıp yalanla bittiği dillere destan olmuş bütün bayram demeçlerinin aksine.

Eh, toplumdan topluma göre değişebilir biraz bu, kötülüğün koyuluğundan iyiliğin açıklığına kadar, iyilik de olanaksızlığın iyiliğidir. Kimi cemiyetlerde hapisanelerdedir şiir. Kimi sosyetelerde tımarhanelerde teşhir olunur. Kimi kanunlarda sürgüne gönderilir. Kimi toplumlarda sivil ölüm takılır peşine. En açık renklisinde, bir gündem eline verilerek yazlığa yollanır, giderleri karşılanmıştır. (...)" Bizim onun şiiri hakkında bir şey söylememize gerek olmasın, o, şiir hakkında bunları düşünür...

"Hangi çocukların neye imrenmesi yalınayak şiirdir?" diye sormuştu bir zaman ... Bulur muyuz bunu bilmem!
%22 (55/260)
·1/10
Hayat, kötü bir kitap okuyamayacak kadar kısa.

Ece Ayhan, hiçbir şekilde beklentilerimi karşılamadı. Kitap 260 sayfa ve yaklaşık 90 sayfasını okumuş olmama rağmen estetik zevk alamadım. Bunun için kalanını okumaya da gerek duymuyorum.

Bu dizeleri herhangi biri yazsaydı eminimki kimse okumaya yanaşmazdı. Ki böyle anlaşılma amacı gütmeden ve okurları düşünmeyen şairlerin kitaplarını okumak bana bir o kadar da saçma geliyor. Zaten kitap çok saçma yazılmış. Ece Ayhan yaşasa ve bu yazımı görse ne derdi merak ediyorum. Yazarken o beni iğrenç şiirlerin içine gömeceğini umursamayarak yazdıysa benim de onu önemseyecek gibi bir halim yok.

Keşfedilecek o kadar şair varken Ece Ayhan okumaya devam mı edeceğim? Sanmam. Üzerinde kafa yoracak daha kaliteli şiirler olduğunu biliyorum.

Tavsiyem bu kitabı okumamanız yönünde. Anlamadığınız bir kitabın sonunda 'Okudum' demek nasıl olacaktır acaba?
260 syf.
·Beğendi
Dikkat spoiler çıkabilir.
Ece Ayhan okursanız, kalebent neymiş diye internete göz gezdirir önce anlamına sonra ekşi sözlüğe bakarsınız. Cevat Şakir Kabaağaçlı'nın bir kalebent olduğunu da ekşiden öğrenirsiniz. Aa ne ilginçmiş der duygusal öğrenme yaşarsınız. Yani ki, Ece Ayhan genel kültürün ta kendisidir.
Anlaşılmayı hedeflemeyen, okuru önemsemeyen bir şair ile karşı karşıyasınız. ''Kurduğum şiirde okuru tamamen siliyorum'' demiş adam. Daha ne desin? ''Okuru sarsmalıyız, şımartılmıştır.'' diyen bir şair ile karşı karşıyasınız. Sanat çevreleri tarafından bile benimsenmemiş, takdir görmemiş, eleştiri yağmuruna tutulmuş bir şairle karşı karşıyasınız.
Benim okumam son derece keyifli oldu ve onu çok iyi anladım diyebilirim. Çünkü önce hayatını okudum. Günlüklerini okudum. Çıktığı tv programını izledim. Söyleşilerde hangi soruya ne cevap vermiş inceledim. Kitaba başlamadan önce sanat dünyasının onu neyle suçladığını, ne sebepten bu suçlamaya gittiğini, Ece Ayhan'ın da ''bu suçlamaları reddediyorum çünkü sebeplerini anlamaya çalışmıyorlar'' dediğini öğrendim. A bu adamın böyle bir eğilimi var ama bunu şu sebeple yapmış, anlaşılamadığı için de şununla suçlanmış; ama ben onu anlayabiliyorum dedim okurken. Böyle olunca şiirin kapıları aralanıyor. Şiirinde tarih, doğa, müzik, argo, din, mitoloji gibi alanlarla alakalı ayrıntı terim ve özel isimler var. Yani tarihten birinin adı geçmiş şiirde ama siz o adamı tanımıyorsunuz. Şairin sizi göndermek istediği alana varamazsınız. Orada size bir şey hatırlatmaya çalışmış, siz bilmediğiniz için hatırlayamıyorsunuz. Bu şu açıdan eğlenceli olabilir. İkizler burcu, kova burcu falansınızdır. Bilmediğiniz bir şeyi araştırmak sizin için eğlencedir. Kimmiş bu ya der dalar okur da okursunuz. Sonra hiç unutmazsınız çünkü lisedeki tarih öğretmeniniz değil Ece Ayhan öğretmiştir size bu tarihsel bilgiyi. Misal ben askerî terimleri pek bilmem. Ama öğrenmek keyif verir. Pençik kelimesini belki lisede anlattılar bir sistemin adı ama unuttum ya da bilmiyordum belki. Penç ve yek kelimelerinin birleşiminden oluşmuş. Farsça. mmm nefis bayılırım böyle şeylere. EE bu beş ve bir ne oluyor yani? kimin beşte birini ne yapıyorlar okudum ve lisede çook sıkıcı tarih öğretmenimin bana öğretemediği (çünkü adam sıkıcı bi kere) terimi Ece Ayhan bana öğretti (çünkü karizmatik ve hiç sıkıcı değil on numara adam be). Şiirinde halk söyleyişleri (örnek: ışkırlak. fes, külah,başlık, şapka anlamlarına geliyor) ve terimler olduğundan eğer kitap okurken şu kelimenin anlamı neymiş diye bakmaya üşeniyorsanız hiç okumayın. Bilakis böyle şeylerden keyif alıyorsanız benim gibi, o zaman bayılacaksınız. Ece Ayhan, çaba göstermeyen okuyucudan kendisi hoşlanmıyor zaten. Nasıl bir şairle karşı karşıyasınız biraz ipucu vereyim: bu adam lisede Ezra Pound, Elliot, Beckett, Cummings gibi şairlerin şiirlerini ORİJİNALİNDEN okumaya çalışıyor. Lisede!
Sonra, aklıma gelenler, farklı bir söz dizimi var şiirinde, kelime deformasyonu var, soyutlama var, uzak çağrışımlı kelimelerin bağdaştırılmasından doğan çözülmesi güç imgeler var. Bir Sosyal Bilimler Lisesi öğrencisi ya da bir Türk Dili ve Edebiyatı lisans öğrencisi su gibi içer, kana kana içer, keyif alır, coşar. Ama altyapısı ya da çaba göstermeye, araştırmaya, emek harcamaya gücü olmayan bir lise öğrencisi mesela okumasın derim. Çünkü muazzam eserleri okuyan bazı öğrencilerim kitabı hiç anlamadan geliyor. Başyapıt diyebileceğim bir film izletiyorum öğrencime ''hocam çok sıkıcıydı ne yani sonunda çocuk ölüyor'' diyor. Diyorum ki bu çocuk bunu okumasın ya, bu çocuk bu filmi izleyeceğine gitsin soldat oynasın onun olayı o çünkü. İzlese de olmuyor, okusa da o kapı ona aralanmıyor. Alice kapıdan geçebilmek için boyunu küçültecek bir hap içiyordu değil mi? Çünkü o hap olmadan denediğinde eğilip bükülse de o kapıdan sığmıyordu. Ece Ayhan şiirinin size kapı aralaması için de gerekli şartlar var. Zaten Ece Ayhan bir ''şiir okumaya giriş şairi'' değildir. Ne bileyim bazıları Erzurumlu Emrah okusa daha doğru belki o aşamada.
Ece Ayhan, 2. yeni şiirine LOGARİTMALI ŞİİR diyor. Nasıl logaritma cetvel olmadan çözülemezse bu şiir de kolay anlaşılmaz diyor. Şahsen bütün 2. yeni şairleri için bunun geçerli olduğunu düşünmüyorum ama bu kitap için fazlasıyla geçerli. Cetvelini alan buyursun efendim. İnanılmaz keyifliydi, bayıldım. Hayal dünyamın ve beynimin geliştiğini hissettim. Çoğu şiirde kahkaha patlattım. Hatta kahkahaların biri belediye otobüsünde denk geldi. (Uyarı: kamuya açık alanlarda okumayınız.) Bir de epey yerde ''vayy canına adam nası bişey kurmuş yahu, bunu 250 sene yaşasam hayal edemezdim, vay be'' falan dedim. Belli kavramları evde sürekli tekrar edip durdum kendime, on numara yahu falan dedim duvarlara bakıp. Duvarda Ece Ayhan'ın alışılmamış bağdaştırması bana bakıyordu. Apartman değil aparthan demişti mesela bir şiirde. Çok iyiydi ya. Bir sapma bu kadar işlevsel olabilir. Kuş bakışı demiyor da anka bakışı diyor. 'Adamsın Ece Abi'' diyorum. Ece zaten onların memleketinde ağabey manasında kullanılıyormuş yerel söylemde. Bir de önyargılı bir insansanız, şiirde terbiye arıyorsanız bu kitabı da, Bukowski'yi falan da okumayın. Çünkü Ece Ayhan şiir hayatın her alanını kurcalamalıdır diyen bir şair ve her türlü konuyu işlemiş şiirlerinde. Kim ne der bakmamış. Misal ben bu kitabı okurken annem ne okuyorsun bakayım sen diye bir çıkıştı. Aa ne terbiyesiz adam ayol diyecek insanlara okutulacak bir şiir değil onunkisi. Fakat önyargısız, hayal dünyasını geliştirmeyi seven biri için de hayatının kitabı olabilir. Vaktim olsa da bir daha okusam dediğim kitaplardan. Kütüphaneye de henüz iade etmedim. En iyisi biraz okuyayım.
260 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Ece Ayhan görüş olarak şiirin anlaşılmasıyla ilgilenen bir şair değil. Görüntücü imge ustası olarak anılan Ece Ayhan cümleleri alt üst etmiş, kendine göre bir şekil belirlemiş. Dili sizi içine çekiyor ustalığına diyecek bir şey yok ama anlama konusunda büyük sıkıntı çekeceğiniz bir eser.
246 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Belki yaşımdan, belki cahilliğimden pek anlayamadığım için fazla bir şey söyleyemeyeceğim. Bazi şiirleri çok güzeldi ama genel olarak pek keyif alabildiğimi de söyleyemem. Keşke anlayabilseydim...
Şunlar da anlamını bilmeyip öğrendiğim kelimeler:

Pazen: pamuktan, kalın ve sık ve yumuşak dokunmuş bir tür basma

Yort savul: Padişah geçerken askerler halka söylermiş, yoldan çekil anlamına geliyormuş

Kostak: İyi giyimli, zarif, kibar, yürekli, kabadayı, yiğit

Mavna: yakın kıyılara ya da limanın uzaklarında demirlemiş gemilere yük götürüp getiren, güvertesiz, büyük tekne.

Dragoman: tercüman(!)

Nefti: Siyaha yakın yeşil

Fakfon: bakır, çinko ve nikelden oluşan, gümüş görünüşünde, kuyumculukta da kullanılan bir alaşım

Pejmürde: eski püskü, yırtık pırtık, üstü başı dağınık, perişan

Riyaziye: matematik

Neft: organik maddelerin ayrışmasından oluşan tutuşur sıvıların birçoğuna verilen ortak ad.

Sanduka: Mezarın üzerine yerleştirilmiş, tabut büyüklüğünde tahta veya mermer sandık
260 syf.
·11 günde·10/10
Ayrıksı Bir Şair

İkinci Yeni'nin imge'ye ve dilin bilindik kurallarina aykırı yazma konusunda İlhan Berk'le beraber başı ceken en önemli şairlerindendir Ece Ayhan.

Ece Ayhan şiiri, metinlerarası iliskiye, imgelere, dilin kurallarinin distorsiyonuna/bozuluşuna, bazi kelimelerin tersten okunusuna-asi isa v.b.gibi- dayanan bir siirdir. Anlam bu siirde ikinci plandadir.
Her okur şiirden farkli yorumlar cikarabilir. Bununla beraber Ece Ayhan'ın son siirleri daha bir anlasilir cinstendir ve de toplumsaldir/muhaliftir.

Diger sailere nazaran Ece Ayhan daha az şiir yazmıştır.

Ece Ayhan siirine gecmeden evvel sirasiyla Cemal Süreya'dan-Edip Cansever'den ve Turgut Uyar'dan baslanılabilir. Bunlarin siiri Ece Ayhan'a göre daha bir anlasilirdir. İlhan Berk ve Ece Ayhan'a bu üçlüden sonra gecilirse şiirlerinin mantigi daha bir anlasilabilir kanisindayim.
260 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Şairin kendine özgü bir dili var. II. Yeni'nin en özgün dilli şairi diye bilinir zaten, Ece Ayhan. Yani dil karmaşık. Gelgelelim, yine kendine özgü bir dili olan diğer şairlerin aksine -mesela Zarifoğlu-, okuması zor değil. Kelimeler o kadar düzensiz bir düzen içindeki; şiirlerde aykırılığı yadsımıyor, kabulleniyorsunuz. Ayrıca Meçhul Öğrenci Anıtı şiirine gelince yine yutkundum... Velhasılı okuyun okutun...
260 syf.
Şair bir şey anlatmayı da seçebilir, hissettirmeyi de. Ece Ayhan’ın çabasının bir ruh halini aktarmak olduğuna inanıyorum kendimce. Şahsıma dair bir şeyler bulabildiğim şiirleri sebebiyle kütüphanemin güzel bir yerinde duruyor. Yine de benim için, şiir kitapları arasında öncelik sahibi değildir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bütün Yort Savul'lar
Yazar:
Alt başlık:
1954-1997
Baskı tarihi:
Şubat 2004
Sayfa sayısı:
260
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753632782
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Kınar Hanımın Denizleri'nden Son Şiirler'e Dek Bütün Yort Savul'lar!

Cumhuriyet şiirinin 'etikçi' şairi Ece Ayhan'ın Bütün Yort Savul'lar!ının genişletilmiş ikinci baskısı Yapı Kredi Yayınları şiir dizisinden çıktı.

Bütün Yort Savullar!'ın bu baskısında, şairin 1993 yılında yine Yapı Kredi Yayınları arasından çıkmış olan Son Şiirler'i, Yeditepe arşivinde bulunan sekiz şiiri ve Öküz dergisinde yayımladığı iki şiiri de bulunuyor.

"Ne türden olursa olsun, gerçek şiirin, çağdaş toplumlarda, öyle "ayrılmış" bir yeri filan yoktur, söylenenlerin, yalanla başlayıp yalanla bittiği dillere destan olmuş bütün bayram demeçlerinin aksine.

Eh, toplumdan topluma göre değişebilir biraz bu, kötülüğün koyuluğundan iyiliğin açıklığına kadar, iyilik de olanaksızlığın iyiliğidir. Kimi cemiyetlerde hapisanelerdedir şiir. Kimi sosyetelerde tımarhanelerde teşhir olunur. Kimi kanunlarda sürgüne gönderilir. Kimi toplumlarda sivil ölüm takılır peşine. En açık renklisinde, bir gündem eline verilerek yazlığa yollanır, giderleri karşılanmıştır. (...)" Bizim onun şiiri hakkında bir şey söylememize gerek olmasın, o, şiir hakkında bunları düşünür...

"Hangi çocukların neye imrenmesi yalınayak şiirdir?" diye sormuştu bir zaman ... Bulur muyuz bunu bilmem!

Kitabı okuyanlar 125 okur

  • Aykut Temel
  • rozax
  • Hatip ergül
  • Emre Akkol
  • Rosax
  • süleyman
  • Sevde Sena Aydın
  • NARI AŞK
  • Dervişmisali
  • Yeşil Bitki

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%20.9
25-34 Yaş
%51.2
35-44 Yaş
%20.9
45-54 Yaş
%4.7
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%2.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%34.3
Erkek
%65.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%27.6 (8)
9
%27.6 (8)
8
%24.1 (7)
7
%10.3 (3)
6
%0
5
%3.4 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%6.9 (2)