Adı:
Beşpeşe
Baskı tarihi:
Ağustos 2012
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753424677
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayıncılık
Beş yazar, Murathan Mungan, Faruk Ulay, Elif Şafak, Celil Oker ve Pınar Kür, birbirlerinin ardından, birinin bıraktığı yerden bir sonraki devam ederek bir roman yazdılar. Beş yazar, kendi sıraları geldiğinde, daha önce yazılmış olanları okuyarak yazdılar. Her metin son hali verilmiş halde bir sonraki yazara geçirildi ve sonradan geriye dönük olarak herhangi bir düzeltme yapılmadı. Bir romanın beş ayrı yazar tarafından yazılması, ülkemizde ilkti. Okurların romanın niteliği dışında, bir edebi tür olarak roman üzerine de düşünmeleri arzulanıyor Beşpeşe ile..
İlk kez 2004 yılında yayımladığımız kitabın ikinci baskısı kapak ve iç tasarımı değiştirilmiş yeni haliyle okurların beğenisine sunuluyor. Bu yeni tasarım da Bülent Erkmen'e ait.
(Tanıtım Bülteninden)
Öncelikle kitaba büyük heveslerle başladım . Projenin yapılış fikri çok hoşuma gitti lakin daha en başından kitap biraz kendinden soğuttu beni Murathan Muganın oluşturduğu çatı hoşuma gitmedi eğer bi kitaba en başından alışamadıysam devamı gelmez Benin için, ama diğer dört yazarın daha oluşu hızlı hızlı okuttu kendini bana Faruk ulay ve Celil okerlu bölümleri o kadar beğenerek okudum ki .. amaaaaa gelgelelim dört yazarın ilmek ilmek işlediği işi, o güzelim güçlü karakteri bir kalemde ergen bir kıza bağlayan Pınar kür sana çok küfür ettim bilmiş ol. Bu kitabın en büyük eksisi benşm için Pınar kür ün aşırı ergence ve o öyle değildi böyleydi finali oldu . Üzüldüm
Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine aldığım bir kitaptır... Tabiki ilgimi çeken en önemli kısmı beş farklı yazarın önce yazılanları hiçbir değişiklik yapmadan yazmasıdır. Olay örgüsü de fena değildi. Her bir yazar kendi bakış açısını olayın içine katınca farklı bir eser ortaya çıkmış.
Bu kitabı bir proje olarak yorumlamak pek doğru değil gibi hissettirse de bir proje "roman" aslında. Ilk defa böyle bir roman okudum ve iyi ki de okudum!
Hikayeye başlama, karakterin ve hikayenin çatısını kurma zorluğu Murathan Mungan'a düşmüş ve o da bir çocuk oyunu yerleştirmiş hikayeye. Sakin sakin hikayeye girerken siz beklenmedik bir virajla hikaye bir diğer yazara teslim ediliyor! Hadi bakalım derken Bambaşka bir üslupla yeni virajlara giriyorsunuz. Ilk defa okuduğum iki yazar vardı roman yazarları arasında: Faruk Ulay Kasım ve Celil Oker. Üslupları farklı, rahat ama sizi hikayeden koparmayacak kadar da hikayeye hakimlerdi. Beni en çok yoran Elif şafak oldu. Hareketli anlatımlardan sonra şafak Zehra'nın iç Dünyasına dalıyor ki dalıyor ve yoruyor sizi, yine de o da bir viraj dönerken teslim ediyor hikayeyi Celil Oker'e. Tüm yazarlar kendilerine ayrılan bölümlerin sonlarına doğru diğer yazara zorlu bir top atıyor ve her yazar da bunun altından başarı ile kalkıyor! Hele de Pınar Kür! Türlü türlü yollardan geçen hikayeyi toparlayışı ve sunuşu o kadar naif ve özenli ki! Aslında herşey basit ama yol çok dikenli hayatlarımızda diyor ve bitiriyor sanki!
Bu kadar yorumdan sonra özetle: bu farklı deneyimi tüm kitap severler tatmalı!
Beş yazarın birbirinin yazdıklarını izleyerek oluşturdukları bir kitap olduğu için merak ederek okudum.Yazarların hepsi kendi alanında güçlü kalemler.Ama birlikte istenen tadı bulamadım.Belki beklentim yüksekti,bilemiyorum.Ancak bende hiç iz bırakmadı.Bu kitabı oluşturan yazarları sanırım kendi başlarına yazdıkları kitaplarda değerlendirmek daha doğru.Bu kitap bende içmeyi hiç sevmediğim meyve kokteyli hissi uyandırdı.Ancak hiçbir kitaba ve emeğe saygısızlık etmek istemem.Belki Boğa burcu olmam nedeniyle herşeyi sek içmeyi tercih ettiğimden beğenemedim.
Daha evvel de denildiği gibi kitap beş yazarın devamını getirerek kurdukları bir hikayeden oluşuyor. Murathan Mungan'ın başlattığı gayet şahane bir kurguyu sonraki yazarlar kendi üslupları ile devam ettirmeye çalışmış olup Pınar Kür ile noktayı koymuşlar. Ben kitaptan çok sıkıldım. Sanki her yazar konuyu daha da karmaşıklaştırmış ve kafalarındaki sona göre yazmışlar ve bu okuyucuda karmaşaya yol açmış. Belki de seçilen yazarlar çok yanlıştı bilemiyorum. Hele ki Pınar Kür'den beklediğim o sürpriz son yerine basitleştirilmiş yani hiçbir şey olmayan bir son hiç beklemiyordum. Hayal kırıklığım anlatılamaz.
Kitap beni kendine yazılış şeklinden dolayı çekti. Her yazar kendinden önceki yazarın yazdığı yerden sonrasını tamamlıyor. Değişik olacağını düşündün. Murathan Mungan Pınar Kür ve Elif Şafak zaten yakından tanıdığım yazarlardı. Diğer iki yazarla da bu kitap sayesinde tanışmış oldum. Sayfaların alt kısmında yazarların isminin olduğu mühür logo gibi işaret var okuduğunuz bölümü hangi yazar yazdıysa onun ismi koyu olarak belirtmiştir. Her yazar kahramanımızın farklı özellikleriyle tanıştırmış bizi. Daha çarpıcı bir sonla bitsin isterdim açıkçası çünkü sonlara doğru okurken çok heyecanlanmıştım. Ama bana göre çok farklı bir kitaptı yazılış şekli işlenen konu. Her bölümde farklı üslupla yazılan bölümler hatta yeni karakterler tanıyıp daha sonra o karakterlerin farklı yönlerini görüyorsunuz. Fikir gerçekten çok başarılı olmuş. Keşke böyle şeyler çok daha sık yapılsa demekten kendimi alamadım. Tüm yazarların emeğine sağlık.
çok keyifli bir kitap. Acaba bir sonraki yazar ne yazdı? Nasıl yazdı? derken çok çabuk bitirmiştim. Pınar kür e bir kez daha hayran oldum.
Diğer kitaplardan farklı bir çalışma olmuş. Her yazar diğerinin bıraktığı yerden hikayeyi anlatmaya devam ediyor.
Beş yazarın peşpeşe yazdığı hikayelerin derlenmesiyle oluşan bir kitap. Her yazarın tarzı farklı olduğu için kopukluklar yaşanıyor yer yer. Aşure tadında.
Kız çocukları ister ki babaları sıradışı olsun. Kiralık katil, sirk cambazı, aslan terbiyecisi... fark etmez, yeter ki başkalarının babalarına benzemesin onlarınki.
"Her şeyi kendi haline mi bırakmalı? Zaman nasılsa her şeyi iyi eder, öyle mi?" dedi.
"Arayan bulamazmış. Ama sadece arayanlar bulabilirmiş, değil mi Zehra?"
''Yaratmanın yolu, yoktan var etmekten değil, yoklukları telef etmekten geçer. Yani, tanımı gereği, yıkıcıdır var etmek.''
Elif Şafak
Sayfa 102 - Metis Yayınları
Baba gel konuşalım. Öldüğünde çok geç olacak. Zamanın yaraları sardığı acıklı bir yalan. Hayatını değiştirmeye niyeti, kendini dönüştürmeye cesareti olmayanların inanabileceği türden cılız bir teselli. Zaman bir ölü yılan. Kendine dahi hayrı yokken deva olmaz hiçbir yaraya. Geç kalınır insan ilişkilerinde. İltihap çabuk yayılır. Giderken bıraktığın köşede, bir gün döndüğünde bulacağını sandığın yerde bulamazsın kızını. Sen yokken, senin yokluğunda beklemiş, beklemekten sıkılmış, daha fazla bekleyememekten değil döneceğine dair inancını hala kaybetmemiş olmaktan acı duyarak çekip gitmiştir en nihayetinde. Yol yordam bilmeden karışarak bu şehri kalabalıklarına. Sen saatler seneler asırlar sonra dönersin aynı kör noktaya, onu bulabilmek için vaktiyle terk ettiğin yerde. Binalar sokaklar ağaçlar bulursun aynı köşede ama insan bu ne binalara ne sokaklara ne ağaçlara benzer. İnsan bıraktığın yerde sabit durmaz baba, su gibidir kız evlat, akar gider. Geç kalınmıştır çoktan.
Elif Şafak
Metis yayıncılık
"Kadınlar, annelerine yöneltemedikleri haklı öfkeyi kendi bedenlerinden çıkarırlar. Babalarına yöneltemedikleri haklı öfkeyi ise onları seven erkeklerden."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Beşpeşe
Baskı tarihi:
Ağustos 2012
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753424677
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayıncılık
Beş yazar, Murathan Mungan, Faruk Ulay, Elif Şafak, Celil Oker ve Pınar Kür, birbirlerinin ardından, birinin bıraktığı yerden bir sonraki devam ederek bir roman yazdılar. Beş yazar, kendi sıraları geldiğinde, daha önce yazılmış olanları okuyarak yazdılar. Her metin son hali verilmiş halde bir sonraki yazara geçirildi ve sonradan geriye dönük olarak herhangi bir düzeltme yapılmadı. Bir romanın beş ayrı yazar tarafından yazılması, ülkemizde ilkti. Okurların romanın niteliği dışında, bir edebi tür olarak roman üzerine de düşünmeleri arzulanıyor Beşpeşe ile..
İlk kez 2004 yılında yayımladığımız kitabın ikinci baskısı kapak ve iç tasarımı değiştirilmiş yeni haliyle okurların beğenisine sunuluyor. Bu yeni tasarım da Bülent Erkmen'e ait.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 181 okur

  • Lettie Hepmstock
  • Meliha İpek
  • Yaprak
  • Berna Ç
  • Zeynep
  • Çağla Taşdemir
  • Güneş smyrna
  • Hakan Tuna
  • Nalan S.
  • Aysun Yıldırım

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.8
14-17 Yaş
%4.7
18-24 Yaş
%22.1
25-34 Yaş
%39.5
35-44 Yaş
%24.4
45-54 Yaş
%2.3
55-64 Yaş
%1.2
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%77.6
Erkek
%22.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.9 (19)
9
%10.7 (6)
8
%12.5 (7)
7
%17.9 (10)
6
%8.9 (5)
5
%5.4 (3)
4
%1.8 (1)
3
%3.6 (2)
2
%1.8 (1)
1
%3.6 (2)