7,6/10  (28 Oy) · 
119 okunma  · 
22 beğeni  · 
2.388 gösterim
Beş yazar, Murathan Mungan, Faruk Ulay, Elif Şafak, Celil Oker ve Pınar Kür, birbirlerinin ardından, birinin bıraktığı yerden bir sonraki devam ederek bir roman yazdılar. Beş yazar, kendi sıraları geldiğinde, daha önce yazılmış olanları okuyarak yazdılar. Her metin son hali verilmiş halde bir sonraki yazara geçirildi ve sonradan geriye dönük olarak herhangi bir düzeltme yapılmadı. Bir romanın beş ayrı yazar tarafından yazılması, ülkemizde ilkti. Okurların romanın niteliği dışında, bir edebi tür olarak roman üzerine de düşünmeleri arzulanıyor Beşpeşe ile..
İlk kez 2004 yılında yayımladığımız kitabın ikinci baskısı kapak ve iç tasarımı değiştirilmiş yeni haliyle okurların beğenisine sunuluyor. Bu yeni tasarım da Bülent Erkmen'e ait.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2012
  • Sayfa Sayısı:
    256
  • ISBN:
    9789753424677
  • Yayınevi:
    Metis Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
GÜL ŞEKER 
Dün 00:56 · Kitabı okudu · 5 günde · 3/10 puan

Öncelikle kitaba büyük heveslerle başladım . Projenin yapılış fikri çok hoşuma gitti lakin daha en başından kitap biraz kendinden soğuttu beni Murathan Muganın oluşturduğu çatı hoşuma gitmedi eğer bi kitaba en başından alışamadıysam devamı gelmez Benin için, ama diğer dört yazarın daha oluşu hızlı hızlı okuttu kendini bana Faruk olay ve Celil okurlu bölümleri o kadar beğenerek okudum ki .. amaaaaa gelgelelim dört yazarın ilmek ilmek işlediği işi, o güzelim güçlü karakteri bir kalemde ergen bir kıza bağlayan Pınar kür sana çok küfür ettim bilmiş ol. Bu kitabın en büyük eksisi benşm için Pınar kür ün aşırı ergence ve o öyle değildi böyleydi finali oldu . Üzüldüm

Ebru Hacıalioğlu 
25 May 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Bu kitabı bir proje olarak yorumlamak pek doğru değil gibi hissettirse de bir proje "roman" aslında. Ilk defa böyle bir roman okudum ve iyi ki de okudum!
Hikayeye başlama, karakterin ve hikayenin çatısını kurma zorluğu Murathan Mungan'a düşmüş ve o da bir çocuk oyunu yerleştirmiş hikayeye. Sakin sakin hikayeye girerken siz beklenmedik bir virajla hikaye bir diğer yazara teslim ediliyor! Hadi bakalım derken Bambaşka bir üslupla yeni virajlara giriyorsunuz. Ilk defa okuduğum iki yazar vardı roman yazarları arasında: Faruk Ulay Kasım ve Celil Oker. Üslupları farklı, rahat ama sizi hikayeden koparmayacak kadar da hikayeye hakimlerdi. Beni en çok yoran Elif şafak oldu. Hareketli anlatımlardan sonra şafak Zehra'nın iç Dünyasına dalıyor ki dalıyor ve yoruyor sizi, yine de o da bir viraj dönerken teslim ediyor hikayeyi Celil Oker'e. Tüm yazarlar kendilerine ayrılan bölümlerin sonlarına doğru diğer yazara zorlu bir top atıyor ve her yazar da bunun altından başarı ile kalkıyor! Hele de Pınar Kür! Türlü türlü yollardan geçen hikayeyi toparlayışı ve sunuşu o kadar naif ve özenli ki! Aslında herşey basit ama yol çok dikenli hayatlarımızda diyor ve bitiriyor sanki!
Bu kadar yorumdan sonra özetle: bu farklı deneyimi tüm kitap severler tatmalı!

Burcu Bergen 
12 Tem 11:28 · Kitabı okudu · 4 günde · 7/10 puan

Daha evvel de denildiği gibi kitap beş yazarın devamını getirerek kurdukları bir hikayeden oluşuyor. Murathan Mungan'ın başlattığı gayet şahane bir kurguyu sonraki yazarlar kendi üslupları ile devam ettirmeye çalışmış olup Pınar Kür ile noktayı koymuşlar. Ben kitaptan çok sıkıldım. Sanki her yazar konuyu daha da karmaşıklaştırmış ve kafalarındaki sona göre yazmışlar ve bu okuyucuda karmaşaya yol açmış. Belki de seçilen yazarlar çok yanlıştı bilemiyorum. Hele ki Pınar Kür'den beklediğim o sürpriz son yerine basitleştirilmiş yani hiçbir şey olmayan bir son hiç beklemiyordum. Hayal kırıklığım anlatılamaz.

ÜMİT YILMAZ 
04 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Beş yazarın birbirinin yazdıklarını izleyerek oluşturdukları bir kitap olduğu için merak ederek okudum.Yazarların hepsi kendi alanında güçlü kalemler.Ama birlikte istenen tadı bulamadım.Belki beklentim yüksekti,bilemiyorum.Ancak bende hiç iz bırakmadı.Bu kitabı oluşturan yazarları sanırım kendi başlarına yazdıkları kitaplarda değerlendirmek daha doğru.Bu kitap bende içmeyi hiç sevmediğim meyve kokteyli hissi uyandırdı.Ancak hiçbir kitaba ve emeğe saygısızlık etmek istemem.Belki Boğa burcu olmam nedeniyle herşeyi sek içmeyi tercih ettiğimden beğenemedim.

Yigit Dal 
01 Eyl 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

çok keyifli bir kitap. Acaba bir sonraki yazar ne yazdı? Nasıl yazdı? derken çok çabuk bitirmiştim. Pınar kür e bir kez daha hayran oldum.

Asiye Yıldız 
24 Şub 2015 · Kitabı okudu · 4 günde · 8/10 puan

Diğer kitaplardan farklı bir çalışma olmuş. Her yazar diğerinin bıraktığı yerden hikayeyi anlatmaya devam ediyor.

Kitaptan 15 Alıntı

Ebru Hacıalioğlu 
22 Eyl 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

"Hayat sizi çok kırdıysa, hep bir başkası olmak istersiniz."

Beşpeşe, Elif Şafak (Sayfa 28)Beşpeşe, Elif Şafak (Sayfa 28)
Azam 
11 Eyl 00:20 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Aramaktasın. Arayıştasın. Ne aradığını ancak bulunca anlayacaksın.

Beşpeşe, Elif Şafak (Metis yayıncılık)Beşpeşe, Elif Şafak (Metis yayıncılık)
Azam 
 11 Eyl 00:22 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Baba gel konuşalım. Öldüğünde çok geç olacak. Zamanın yaraları sardığı acıklı bir yalan. Hayatını değiştirmeye niyeti, kendini dönüştürmeye cesareti olmayanların inanabileceği türden cılız bir teselli. Zaman bir ölü yılan. Kendine dahi hayrı yokken deva olmaz hiçbir yaraya. Geç kalınır insan ilişkilerinde. İltihap çabuk yayılır. Giderken bıraktığın köşede, bir gün döndüğünde bulacağını sandığın yerde bulamazsın kızını. Sen yokken, senin yokluğunda beklemiş, beklemekten sıkılmış, daha fazla bekleyememekten değil döneceğine dair inancını hala kaybetmemiş olmaktan acı duyarak çekip gitmiştir en nihayetinde. Yol yordam bilmeden karışarak bu şehri kalabalıklarına. Sen saatler seneler asırlar sonra dönersin aynı kör noktaya, onu bulabilmek için vaktiyle terk ettiğin yerde. Binalar sokaklar ağaçlar bulursun aynı köşede ama insan bu ne binalara ne sokaklara ne ağaçlara benzer. İnsan bıraktığın yerde sabit durmaz baba, su gibidir kız evlat, akar gider. Geç kalınmıştır çoktan.

Beşpeşe, Elif Şafak (Metis yayıncılık)Beşpeşe, Elif Şafak (Metis yayıncılık)
Ebru Hacıalioğlu 
24 May 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

"Kadınlar, annelerine yöneltemedikleri haklı öfkeyi kendi bedenlerinden çıkarırlar. Babalarına yöneltemedikleri haklı öfkeyi ise onları seven erkeklerden."

Beşpeşe, Elif Şafak (Sayfa 126)Beşpeşe, Elif Şafak (Sayfa 126)
Ebru Hacıalioğlu 
24 May 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

"Bazı kadınların erkeklere karşı duyduğu bağlılıkta, sevgiden, aşktan önce, hatta bunlardan bağımsız olarak köklü bir kölelik duygusunun yattığını düşündü. Belki bu, aşk değildi. Bazı kadınlar, bazı erkeklerdeki tahakküm edebilme gücüne bağlanıyor ve bunu aşk sanabiliyorlardı."

Beşpeşe, Elif Şafak (Sayfa 27)Beşpeşe, Elif Şafak (Sayfa 27)
Ebru Hacıalioğlu 
24 May 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

"Yakışıklı olan ya da paralı ya da eğitimli ya da kaymak ailelerinden gelen erkekleri Türkiye'nin, kafalardaki ortalama erkek tiplemesine öylesine uzaktan bakarlar ki, onunla aralarındaki ortak yanları görmekten acizdirler."

Beşpeşe, Elif Şafak (Sayfa 132)Beşpeşe, Elif Şafak (Sayfa 132)
Ebru Hacıalioğlu 
24 May 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

"Bana hiçbir zaman karışamayacak, yaşamımı etkilemeyecek, beni herhangi bir oyuna katmayacak insanların arasında olmaktan hoş bir huzur duyuyorum."

Beşpeşe, Elif Şafak (Sayfa 219)Beşpeşe, Elif Şafak (Sayfa 219)
Ebru Hacıalioğlu 
24 May 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

"Seksekte tek ayaktan çift ayağa geçerken duyulan rahatlama çoğu kez yanıltır. Hiçbir adımda durum tam güvenli değildir; seksek ayakla, çizgiyle, taşla oynanan bir güven oyunudur. Adıma, çizgiye, taşa, dönüşlere, rastlantılara güven. Kısaca hayatın güvenilmezliğine duyulan güven. Bu yüzden yalnızca bir çocuk oyunu değildir, bir hayat oyunudur. Kız çocuklarını tek ayak üstünde hayata hazırlar, erkekler dünyasındaki hayata. Seksekte ayak kendi kaderini adımlar, oysa taşın kendi kaderi vardır. Onu taş yapan kaderi."

Beşpeşe, Elif Şafak (Sayfa 46)Beşpeşe, Elif Şafak (Sayfa 46)
Ebru Hacıalioğlu 
24 May 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

"Güzel insanlar, hayatlarındaki, sevgilileri dahil olmak üzere her tür oyun arkadaşlarını, bir prodüksiyon için "kast yapar" gibi seçme hakkına sahiptiler."

Beşpeşe, Elif Şafak (Sayfa 33)Beşpeşe, Elif Şafak (Sayfa 33)
Azam 
11 Eyl 00:17 · Kitabı okudu · Puan vermedi

'Anneni mi daha çok seviyorsun babanı mı?' Yetişkinlerin çocuklara eziyet olsun diye sıklıkla sordukları bu kalıp özünde sevgiye değil, öfkeye dairdir sanılanın aksine. İleride, büyüdüğünde, çocukluğunun arızalarından anneni mi sorumlu tutacaksın, yoksa babanı mı sorusudur özünde. Hangisini bağışlama kayığına alıp batmaktan kurtaracak, hangisini geride bırakıp çırpınmaya terk edeceksin resmi hatıralarında. Hangisi aynı ışıltılı yüzü olacak, hangisi karanlık yüzü çocukluğunun amel defterinde.

Beşpeşe, Elif Şafak (Metis yayıncılık)Beşpeşe, Elif Şafak (Metis yayıncılık)
2 /