Tutunamayanlar'ı 15 yıl sonra yeniden okudum. İlk okuduğumdaki zevki de hatırlıyorum elbette ama ikinci okumuşum daha çok zevk verdi.
Postmodern ilk eserimiz olan Tutunamayanlar'ı önemli kılan başta anlatım teknikleri ( pastiş, parodi...)Çoklu metin türlerinden yararlanılışı ( şiir, tiyatro, ansiklopedik bilgi, ninni, mektup), çoklu bakış açısıyla anlatılması.
Elbette en önemli yanı da burjuva eleştirisi. Bütün bu olgulara ironik yaklaşım. Selim Işık'ın aydınlattığı yolda Turgut Özben'in öz benliğini arayışı.
İlk defa bir kitabı altını çizerek okudum, önceden beğendikleri ayrı deftere not alıyordum. Bu defa ikisini de yaptım. Bende bu eserin ve Oğuz Atay'ın yeri hep başkadır.
Turgut'un kendi içinde yarattığı onu destekleyen bir karakterle konuşması, kimseyle dertleşememesi... Herkesin bir Olric'i var aslında.
Romanda 76 sayfalık kısımda hiçbir noktalama işareti kullanılmamış. O bölümleri okumak biraz zor oldu.
Güneş Dil Teorisi eleştirisi de yapılmış.
Eserde Dostoyevski, Tolstoy, Geothe, Gogol gibi yazarlara ve Hegel, Kafka gibi düşünürlere de yer verilmesi Oğuz Atay'ın ne kadar donanımlı bir yazar olduğunu da gösteriyor.
İronileri anlamak için engin bilgilere ihtiyaç var.