Olmayacak Şeylerin Romanı ismiyle müsemma, ilk sayfasından itibaren bizi absürtlüğün tam ortasına bırakan ama bir o kadar da insan psikolojisinin en çıplak haliyle yüzleştiren bir eser. Yazardan daha önce okuduğum Mahya İblisi eserindeki o akıcı üslubuna hayranlığım bu kitapla birlikte katlandı diyebilirim.
3 ana karakterle ilerliyor kitap:
-Sadece varlığıyla ve yüzüyle etrafına nefret dalgası yayan maskeli bir yazar.
-Özgürlüğün yükünden kaçıp kendi rızasıyla gönüllü köle olan bir kadın.
- Başkalarının acısını alan ama o acılarla kendini içten ice çürüten bir adamın hikayesi.
Bu karakterlerle aslında içimizde sakladığımız en ilkel ve karanlık duygularımızı ironik bir dille bize anlatiyor- bir anlamda ayna tutuyor. Bu dünyanın koşturmacasında insanın gittikçe kendine ve topluma yabancilaşmasına ve varolussal sorunlara odaklanan şahane bir metin çıkmış ortaya.Yazarın kendi deyimiyle o “Hoşkusur” estetiği, kitabın her cümlesinde kendini hissettiriyor.
@ogan_1010 editörlüğünde okuması inanılmaz keyifli, bittikten sonra da zihinde dönüp duran cinsten. Ben ısrarla tavsiye ediyorum.