Ay Sarayı

7,6/10  (8 Oy) · 
48 okunma  · 
5 beğeni  · 
677 gösterim
"Ay Sarayı", yeni Amerikan romanının en ilginç, en yetenekli yazarlarından biri sayılan "Paul Auster"ın en beğenilen romanı. Romanın başkişisi olan "Marco Stanley Fogg", artık kıpırdamamaya, çalışmamaya, yemek yememeye ve bütün bunların doğuracağı tehlikeleri göze almaya karar verir. Böylece, nereye kadar gidebileceğini, bu süreç içinde neler olup biteceğini merak eder. 60'lı yılların çocuğu olan Fogg, yorulma nedir bilmeden geçmişinin anahtarlarını arar, yazgısının temel bilmecesinin yanıtlarını bulmaya çalışır. Manhattan'ın kanyonlarından Utah'ın çöllerine yolculuk yapan Fogg, şaşırtıcı ve zengin olaylarla ve kişiliklerle karşılaşır. Roman, insanların ay'da ilk kez yürüdükleri yaz mevsiminde başlayıp zaman içinde ileri geri hareket ederek, üç kuşağı kapsar. Rastlantı ve belleğin yönlendirdiği "Ay Sarayı"nda trajedi ve kefareti ödeme, lirizm ve mizah iç içedir. Bu roman, korkunç hayal gücü olan bir yazarın şimdiye kadar yazdığı en eğlendirici yapıtı sayılıyor...
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    2009
  • Sayfa Sayısı:
    302
  • ISBN:
    9789755102696
  • Orijinal Adı:
    Moon Palace
  • Çeviri:
    Seçkin Selvi
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Merve 
 17 Oca 20:21 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 8/10 puan

Paul Auster çağdaş Amerikan edebiyatının önemli yazarlarından. Ülkemizde romanlarından çok 'Türkiye'nin demokratik bir ülke olmadığı' gerekçesiyle ülkemize gelmemesiyle daha çok gündem olmakta ne yazık ki.

Yazarın okuduğum dördüncü romanı ve okumalarımın devamı da gelecektir. Birkaç kitabını bitirdikten sonra yazarın herhangi bir kitabı elinize geçtiğinde evet bu Auster romanı diyebilecek noktaya geliyorsunuz. Kitapları benzer şekilde tesadüfler üzerine kurulu olmasına rağmen kendisini tekrarlamayıp okuduğum her kitabında beni kalemine biraz daha hayran bırakıyor.

Ay Sarayı tesadüfler ya da bir başka deyişle bir kader romanı. Kimine göre de yazarın en başarılı kitabı ama benim favorim hala Son Şeyler Ülkesinde. Bu kadar basit bir konu nasıl bu denli canlı bir hale getirebilir? İşte onun kitapları sıradanlığın çarpıcılığı!

Auster romanlarının sanırım bir ortak noktası da karakterlerin yalnızlık duygusu. M.S Fogg hayattaki tek akrabası olan dayısını kaybettikten sonra yaşadığı boşluk, delirme ve yaşamın anlamını bulma arasındaki o ince çizgide gidip gelmesiyle başlıyor kitap ve bundan sonrası okuyucuyu tahmin edemeyeceği bir kurguyla sürüklüyor.

Paul Auster kitaplarının sonlarından genellikle hoşlanmasam da kitapları daima en sevdiklerim arasında olmuştur; herhalde bu açıdan sonunu en beğendiğim kitabı bu diyebilirim.

Ay Sarayı M.S Fogg un yalnızlığına, kendini keşfedişine gerçek bir yaşam öyküsü okur gibi eşlik edeceğiniz klasik bir Auster romanı. Eğer yazarın daha önce eserlerini okumadıysanız bu roman iyi bir başlangıç olabilir.

Murat Kaya 
27 Şub 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Kitap bir akşam eve geldiğimde eşimin elindeydi. Çok övgü ile bahsedince okudum....Bir kaç gün sonra Kartal'da yöneticilik yaptığım bir okulda "Asperger Sendromu Tanısı" olan bir öğrencim bir sabah koşarak odama geldi....Bana hep "Komserim" derdi.Yine aynı hitap ile "Komserim Katili buldum.Katil Ay Sarayında Paul Auster dedi.Garip ama şaşırtıcı gelmişti.

Kitaba gelince elinize aldığınızda okuyucu olarak tatmin olacağınız.Yarıda bırakmayacağınız bir kurgu diyebilirim.

ahmet yakar 
02 Ara 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Ay Sarayı, babalığı hüsrana uğratabilecek engeller üzerine bir roman: Müstakbel veya fiili babalıkları konusunda kayıtsız, aşırı hevesli ya da zıt duygular yaşayan erkeklerle dolu. Başkahraman Marco Stanley Fogg, babasını hiç tanımamış ve 11 yaşındayken ölen annesi tarafından büyütülmüştür. Daha sonra, Victor Amcasının yanında, canayakın ama duygusal açıdan ilgisiz olan ev halkıyla yaşamaya başlar. Victor ölünce büyük kitap koleksiyonu Fogg'a miras kalır ve evsizlik, iflas gibi olaylardan kurtulmak için kitapları parça parça satar.

Oldukça yaşlı, çokeşli bir babanın çocuğu olan Kitty Wu, Fogg'u kurtarır ve birbirlerine aşık olurlar. Garip, münzevi bir ressam olan Thomas Effing'in yaşam hikâyesini kaydetme işini bulur ama bu istikrar dönemi kısa sürer. Fogg, Effing'le tuhaf bir bağ kurar ve onu manevi akıl hocası olarak benimser. Ardından Fogg, Effing'in aslında baba tarafından dedesi olduğunu keşfeder. Effing'in isteği üzerine, Fogg sonunda biyolojik babasıyla kavuşur ve onunla yoğun ama kısa bir ilişki paylaşır.

Kitty'nin hamileliği, kendi moral bozucu deneyimlerini telafi etmek için bir fırsat yakalayan Fogg için sembolik bir boyut kazanır ancak aşkları, boğucu tutumunun sebep olduğu karşılıklı ihanet hissini atlatamaz. Sonunda Fogg yalnız kalır ama elinde yeni keşfedilmiş berrak bir kavrayış gücü vardır belki de.

Kitaptan 9 Alıntı

Merve 
16 Oca 16:18 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

İnsanlara, istemedikleri şeyleri yapmaya zorlamayacak kadar büyük saygı besliyor.

Ay Sarayı, Paul Auster (Sayfa 86 - Can Yayınları)Ay Sarayı, Paul Auster (Sayfa 86 - Can Yayınları)
Merve 
 15 Oca 14:54 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Uçurumdan atlamıştım ve son anda bir şey uzandı, beni havada yakaladı. O bir şeyin adına sevgi diyorum. İnsanı düşmekten alıkoyacak tek şey, yerçekimi yasalarını yok edecek kadar güçlü tek şey sevgidir.

Ay Sarayı, Paul Auster (Sayfa 55 - Can Yayınları)Ay Sarayı, Paul Auster (Sayfa 55 - Can Yayınları)
Merve 
15 Oca 14:50 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Dünyanın suratına tükürmek, akla gelebilecek en aykırı şeyi yapmak istiyordum. Gereğinden fazla düşünüp gereğinden fazla kitap devirmiş bir gencin coşkusu ve idealizmiyle, yapmam gereken şeyin hiçbir şey yapmamak olduğuna karar verdim: Eylemim, herhangi bir eylemde bulunmayı kesinlikle reddetmek olacaktı. Bu estetik önerme düzeyine çıkartılmış nihilizmdi. Yaşamımı bir sanat yapıtına dönüştürecek, her solukta felaketimden tat almayı öğrenecek ölçüde paradokslara feda edecektim kendimi.

Ay Sarayı, Paul Auster (Sayfa 26 - Can Yayınları)Ay Sarayı, Paul Auster (Sayfa 26 - Can Yayınları)

Hep yanlış zamanlarda doğru yerde, doğru zamanlarda yanlış yerdeydik. Hep kıl payı kaçırmıştık birbirimizi. Gerçeği yakalamaya hep birkaç santim uzakta kalakalmıştık. Bence işin özeti bu. Bir dizi kaçırılmış fırsat. Bütün parçalar baştan beri ortadaydı, ama kimse onları nasıl birleştirip bütünleştireceğini bilemiyordu.

Ay Sarayı, Paul AusterAy Sarayı, Paul Auster
elif dinç 
06 Mar 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Her şeye hazırlıklı olmazsan, hiçbir şeye hazırlıklı değilsin demektir.

Ay Sarayı, Paul AusterAy Sarayı, Paul Auster
ozakiabi 
26 Eyl 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

On sekiz, berbat bir yaştır; sınıf arkadaşlarımdan daha olgun olduğumu sanarak dolaşıyordum ama işin gerçeği, toyluğun, yalnızca ötekilerden değişik bir yolunu bulmuş olmamdı.

Ay Sarayı, Paul AusterAy Sarayı, Paul Auster
Esra Cıga 
27 Haz 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Yaşamını rüzgarın esintisine bıraktığın zaman, daha önce hiç bilmediğin, başka koşullarda öğrenilemeyecek şeyleri keşfediyorsun.

Ay Sarayı, Paul Auster (Sayfa 67 - can yayınları)Ay Sarayı, Paul Auster (Sayfa 67 - can yayınları)