Şans Müziği

Paul Auster
Çevirmen:
Seçkin Selvi
Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 21 dk.
Sayfa Sayısı:
224
Basım Tarihi:
9 Kasım 2017
İlk Yayın Tarihi:
15 Mart 2011
Yayınevi:
Can Yayınları
Orijinal Adı:
The Music of Chance
ISBN:
9789755104430
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·224 syf.··
2021 32. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2021 23:40
Merhaba! Paul Auster 'Şans Müziği' eserini iyi bir okuyucunun öneri sıralamasında bana sunuşuyla tanıştım, ve okumak için yola koyuldum. Kitabı ele aldığımda kendimi tipik bir Amerika filminde gibi hissettim, sever miyim sevmez miyim tarzında zihnimde çalkalanan düşünceler cereyan ederken;çok enteresandır kitap bitiverdi. Oldukça akıcı bir üslüp, su gibi ilerleyen kendini okutturan bir kurguya sahip bir eser oluşu; okunabilirliğinin kanıtı. Kaderin; iskambil kağıtlarına mı, yazgıya mı, iradeye mi, bağlı olduğunu sorgulatan varoluşa farklı bir izlenim katan bir roman. "Duvar Örmekle hayatın katmanlarını sorgulatan bir farklılık silsilesi..." İyi okumalar...
Şans MüziğiPaul Auster · Can Yayınları · 2017574 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2026 43. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 00:22
Yine bir tesadüf yine bir Paul Auster kitabı. Bakalım bu tesadüfler bizi hangi yolculuğa çıkaracak? Jim Nash sorumlu bir baba, insanların hayatını kurtaran bir itfaiyecidir ta ki tanımadığı babasından yüklü bir miras kalana kadar. Nash bu miras ile herkesin yapacağı şeyleri yapmak yerine yollara düşmeye karar verir. Yaşadığını sadece yol yaparken hissediyordur kahramanımız. Ve bu yollarda tamamen tesadüf sonucu gezgin kumarbaz Pozzi ile tanışır. Pozzi Nash'in hayatında farklı bir sayfa açacak ve kaderlerini bir iskambil oyununa baglayacaktir. Sonrası mi ? Önce güzel bir yol hikayesi ardından hayatın gerçeklerini, şans ve tesadüflerin yaşamımızı nasıl şekillendirdiğini okuyoruz tam konu nereye gidiyor derken mükemmel bir psikolojik gerilim ile kendimize geliyoruz. Kahramanlarımızin yaşadığı bütün gerilimi bizde iliklerimize kadar hissediyoruz. Bu hissi kolay kolay her yazar veremez bence. Kitabı okursanız ne demek istediğimi anlayacaksınız eminim. Sonuç olarak ; klasik bir Paul Auster romanı. Başarılı bir olay örgüsü, dolu dolu cümleler, akıcı bir anlatım ve tesadüfler ile secimlerimizin yaşamımızdaki önemi üzerine güzel bir hikaye. Ölmeden önce okunması gereken 1001 kitaptan biriymiş Şans Müziği
Şans MüziğiPaul Auster · Can Yayınları · 2017574 okunma
7/10
·208 syf.··
2016 125. kitabı
Bu kitabın adını ilk kez çok uzun zaman önce bir gazetede görmüştüm. Haberde ise bir erkeğin mutlaka okuması gereken iki kitaptan biri olduğu yazıyordu. Neden özellikle erkekler okumalıymış diye merak ettim. Kitabı okuyunca bu cinsiyet ayrımının da yersiz olduğunu görmüş oldum. Bazı kitaplar vardır ve okuyunca bir daha hiç aklınıza gelmez, bir süre sonra da ne okuduğunuzu unutursunuz ancak bu kitap bir istisna. Kitapta anlatılan olaylar bir dereceye kadar aklımdan silinse de okuma esnasında bana hissettirdikleri hep ilk günkü gibi canlı kaldı. Kitabın ilginç bir büyüsü var sanırım bu büyü bana da sirayet etmiş. Sanırım bu sebepten dolayı zaman zaman aklıma geliyor. Kitap ne mi anlatıyor? Bir poker oyununun yol açtığı olaylar silsilesi. Okuması oldukça kolay olan bu kitabı zamanınız varsa okuyun. Pişman olmazsınız.
Şans MüziğiPaul Auster · Can Yayınları · 2017574 okunma
Auster ile varoluş sorgulaması
9/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2021 89. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 22 Kasım 2021 00:54
Muazzam bir roman “Şans Müziği”. Elimden bırakamayıp onca işimin arasında bir günde okuduğum bu roman, esrarengiz kurgusu ve sürükleyici akışının yanısıra, bir çok felsefi akıma yaptığı göndermeler ile de ilgi çekici. Auster bir yandan tümüyle Amerika kokan kahramanlar yaratırken olayları derin felsefi zeminler üzerine yerleştirmeyi çok iyi beceriyor. Kahramanımızın adı Nashe. Orta halli, standart bir Amerikalı; pek okumamış, birçok işe girip çıktıktan sonra itfaiyecilikte karar kılmış, kıt kanaat geçinen, daha iyi bir yaşam arzusundaki güzel karısı evi terkedince küçük kızını bakması için ablasına bırakan, mutsuz bir erkek. Hayatını değiştirmeyi istiyor, ancak bunu yapacak ne azmi, ne de imkanı var. Neredeyse hiç görmediği babasından kendisine miras kalınca, Nashe yıllardır o içini kavuran değişiklik arzusunu gerçekleştirmeyi istiyor. Ancak beklediğimiz -hatta kendisinin de zannettiği gibi- bu parayı kızı ile birlikte daha iyi bir yaşam kurmak için kullanacağı yere, kendi macerasına atılıyor. Amaçsızca Amerika’yı bir uçtan bir uca dolaşmak onun bu garip macerası; mümkün olduğunca az insanla karşılaşarak, hiçbir yeri gezmeden sadece kendisi ile baş başa kalmak; para kazanma kaygısı olmadan sadece kendini iç sesini dinlemek… Para suyunu çekmeye başlayınca yolda tanıştığı genç kumarbaz Pozzi ile birlikte, piyango ile zengin olmuş iki sonradan görmeyi, Flower ile Stone’u, pokerde “ütme” planları, hikayenin esas zeminini oluşturuyor. İkilimiz kendilerini önce esrarengiz bir malikanenin, sonra heyecanlı bir poker oyununun, akabinde ise varoluş sorgulamalarının içinde buluyorlar. “Varoluş sorgulaması” derken neyi kastettiğimi detaylı anlatmayacağım; zira bunu yaparsam romanın tüm esrarını kaçırmaktan korkarım. Ancak iki talihsiz kahramanımız ile Sifios arasındaki
Edebiyat
Şans MüziğiPaul Auster · Can Yayınları · 2017574 okunma
Puan vermedi
Sizi asla pişman etmeyecek bir roman. Okuduğum ikinci romanı olmakla birlikte, Auster artık diğer kitaplarını da tereddütsüz okuyacağım ve en sevdiğim yazarlar sıralamasında adından yine tereddütsüz olarak bahsedebileceğim bir yazar.
Şans MüziğiPaul Auster · Can Yayınları · 2017574 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
Beğendi
·
2019 19. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2019 21:58
Seçeneklerimiz neler? Hayatın karşımıza çıkardıklarını kabul etmekten başka ne yapabiliriz ki? Özgür müyüz tahmin ettiğimiz kadar, hissettiğimiz kadar? Peki özgür olduğumuzu hissediyor muyuz gerçekten? Spoiler olabilir bundan sonra, çok değil ama önemlidir belki sizin için. Şans var kitapta, iyi şans /kötü şans . Hayatlara yön veren, Jim Nashe’in hayatına daha doğrusu. Meslek seçimi tamamen şans eseri – bizimki normal mi sanki- 7 yıl sonunda karısı dipte terk ettikten bir ay sonra bir mirasa konuyor. Ama zamanlama hatası ailesini de düzeltemiyor, ne yapacağını da bilmiyor. Vuruyor kendisini yollara. Tutku, diyordu Gözlerindeki Sır filminde, bir erkeğin elindeki en önemli şeydir, erkeklerin tutkuları vardır. Nashe’inki özgürlük anladığım kadarıyla, çoğumuzun cesaret edemediği. O da dipten sıçrayınca, ne yapacağını bilemediğinde yaşıyor bu hayatı, zevk alıyor yaptığından. Küçük bir Yolda okuyoruz Keourac’dan ilk bölümde. Bir yılın sonunda Otostopçu filmine geliyor sıra, daha kansız ama. Evet Jack Pozzi giriyor hayatına ikinci bölümde Jim’in, kayıtsız genç pokerci. Nashe’in parası daha doğrusu özgürlüğü tükenmek üzere. Bir fırsat görüyor bu karşılaşmada – şans eseri elbette- Poker ağır basıyor bundan sonra ortalarına kadar kitabın. Poker şans mıdır peki? Göreceli. İki absürt karakter, loto milyonerleri , Flower ve Stone Jack’in rakibi Jim’in hayatına devam edebilmesi için bir fırsat. Parasını , zamanla her şeyini ortaya koyuyor Jim özgürlüğü için. Getirilerin farkında, götürülerin de. Kumar oynuyor hayatıyla, biz de yapmışızdır hayatımızın bir yerinde, bu kadar ağır olmasa da. Belki de bırakmışızdır kendimizi , kararları o zar veriyordur bizim yerimize. Ve ikinci kısım geliyor sonra, özgürlüğün kaybı, gözümüze sokuyor Auster
Şans MüziğiPaul Auster · Can Yayınları · 2017574 okunma
Paul Auster
9/10
·224 syf.··
2020 98. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2020 00:24
Bayıldım. Harika bir kitap. Olay örgüsü ve anlatım müthiş. Sonuna çok üzüldüm. Kesinlikle okuyun. Keyifli okumalar. Boston’lı Jim Nash, otuzlu yaşlarını süren sorumlu bir baba, insanların hayatını kur­ta­ran bir itfaiyecidir. Küçük bir mirasa konunca yaşamını sıradanlıktan kurtarıp bir çılgınlık yapmaya karar verir. Etrafa para saçarak ABD’nin dört bir yanını dolaşır durur. Bir süre sonra, Pozzi adında gezgin bir kumarbazla tanışır. Pozzi, Nash’in hayatında farklı bir sayfa açacak; onun kaderini iskambil kâğıtlarına bağlayacaktır.  Şans, kimi zaman rastlantıya, kimi zaman yazgıya, kimi zaman da iradeye yaslanan değişken ve güçlü bir kavram. Auster, şaşırtıcı bir düş gücüyle özgür olmanın ve kendini denetlemenin anlamlarını keşfederken insanoğlunun yaptığı her seçimin altında yatan sırları sorguluyor.
1000Kitap
Şans MüziğiPaul Auster · Can Yayınları · 2017574 okunma
8/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2022 134. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2022 18:22
Hayatta başına gelen iyi ve kötü olayların insanın kendi seçimleri sonucunda ortaya çıktığı sonucunu çıkardığımız bir kitap. Her ne kadar bir roman olsa da felsefi açıdan da zengin bir eser olmuş. Kitaptaki karakterin şans, para, emek ve kendi hayatı hakkındaki sorgulamaları ders verici nitelikte. Güzel, sade, akıcı bir kitaptı fakat sonu için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Yarım yamalak, her şeyin havada kaldığı bir son olmuş. Yine de okunmaya değer bir kitap.
Şans MüziğiPaul Auster · Can Yayınları · 2017574 okunma
9/10
·208 syf.··
2016 14. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2016 21:21
Okuduğum ilk Auster kitabıydı ve çok etkilendim diğer kitaplarını da okuyacağım. Auster'a başlamak için iyi bir kitap oldu. Kitaba gelirsem; dili çok güzel, anlatım çok akıcı bu yüzden kitap hızlı gidiyor hiç fark etmeden onlarca sayfa okuyabilirsiniz. Konu güzel adım adım yokluğa düşmeyi anlatıyor; hem maddi hem de manevi anlamda. Pozzi'den çok Nashe karakterinin Pozzi'ye bağlılığı etkileyiciydi diyebilirim.
Şans MüziğiPaul Auster · Can Yayınları · 2017574 okunma
7/10
·224 syf.·
2022 22. kitabı
Kitap kendini okutuyor, hızlı ilerleyen, merak uyandıran bir konusu var. Yalnızlık, çaresizlik, hırs, bağlanma ihtiyacı gibi şeyleri güzel bir şekilde işlemiş. Gelgelelim konunun aslının ne olduğunu tahmin etmede çok zorlandım. "Nashe'in mahvoluşu mu, Pozzi'nin geçmişi mi, ikisinin ortak bir noktası mı çıkacak, Stone'la Flower'da bir bit yeniği mi var, Murks neyin nesi? Her şeyi geç Pozzi'ye ne oldu? Sonunda her şey yoluna girecek mi yoksa çok daha karmaşık bir olayın içinde miyiz?" diye merak ede ede sonuna geldim ve sonu bir hiç. Gerçekten merak ettiğiniz hiçbir şeyin cevabı yok. Bitişler benim için romanda en önemli kısımdır, sonu iyi ya da kötü beni tatmin etmediyse okuduğum romandan zevk almadım sayarım. Şans müziği de öyle, okudum ama ne okudum ben de bilmiyorum.
Şans MüziğiPaul Auster · Can Yayınları · 2017574 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Paul AusterYazar · 37 kitap
Paul Auster (3 Şubat 1947, Newark, New Jersey - 30 Nisan 2024, Brooklyn, New York, ABD) ABD'li roman yazarı, şair ve senarist. Paul Auster, 3 Şubat 1947'de New Jersey'de, Polonya'dan ABD'ye göçmüş Yahudi bir ailede doğdu. Annesi bayan Queenie Auster, babası ise hukukçu bay Samuel Auster'dı. South Orange, New Jersey ve Newark'da büyüdü. Columbia Üniversitesi'nde İngiliz, Fransız ve İtalyan edebiyatı üzerine eğitim alan, 1971-1974 yılları arasında Fransa'da yaşadı. İlk evliliğini Amerikalı yazar Lydia Davis ile yapan Auster, 1981 yılında, bir başka tanınmış Amerikalı yazar Siri Hustvedt ile evlendi. Geleneksel kitap konularının dışına yüksek bir başarıyla çıkıp, yaratıcılığın sınırlarını genişletebilmiş olan Auster'in başlıca yapıtları arasında New York Üçlemesi, Yalnızlığın Keşfi, Yanılsamalar Kitabı, Kırmızı Defter, Leviathan, Kehanet Gecesi, Duman, Görünmeyen, Yükseklik Korkusu, Yazı Odasında Yolculuklar, Karanlıktaki Adam bulunuyor. Auster'in yazarlığa ilk başladığı yıllardaki sıkıntılı günlerinde Paul Benjamin imzasıyla yayınladığı bir de polisiye romanı vardır. Bu roman yazarın otobiyografik romanı 'Cebi Delik' in eki olarak yayınlanmıştır. Can Yayınları tarafından Seçkin Selvi 'nin çevirisiyle 'Köşeye Kıstırmak' adı ile 2000 yılında Türkçeye kazandırılmıştır. 2006 yılında İspanya'nın saygın ödüllerinden olan Asturias Ödülü'nü edebiyat dalında Paul Auster kazandı. 26'ncısı düzenlenen "Asturias Prensi" ödüllerinde, aralarında Orhan Pamuk 'un da yer aldığı 18 ülkeden 26 yazar edebiyat dalında aday gösterilmişti. Yazarın Duman (Smoke) ve Surat Mosmor (Blue in the Face) isimli senaryoları ünlü yönetmen Wayne Wang tarafından filme çekilmiştir. Daha sonra Lulu On The Bridge ( Lulu Köprüde) İsimli kitabını da kendisi filme çekmiş, hem senarist hem de yönetmen olarak yapıtın tüm aşamalarında bulunmuştur. Film hakkında yaptığı bir söyleşide kendi yazma biçimi üzerine konuşurken Peter Brook'un bir röportajından alıntı yaparak işlerinde mitlerin uzaklığıyla gündelik yaşamın sadeliğini kaynaştırmaya çalıştığını söylemiştir. Ödülleri 2006 - 26. Asturias Ödülü - Edebiyat