Son Şeyler Ülkesinde

8,3/10  (20 Oy) · 
55 okunma  · 
16 beğeni  · 
1.132 gösterim
"Paul Auster"in yarattığı "Son Şeyler Ülkesi", geniş yığınların evsiz barksız yaşadıkları, hırsızlığın suç sayılmayacak kadar yaygınlaştığı, kendi canına kıymak ya da başkalarınca öldürmek yoluyla ölümün tek kurtuluş yolu durumuna geldiği kent. Anna Blume, bu adsız kente ağabeyini aramak için gelmiştir...
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2012
  • Sayfa Sayısı:
    211
  • ISBN:
    9789755103617
  • Çeviri:
    Armağan İlkin
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Dila. 
28 Nis 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bazı kitaplar o kadar iyidir ki bitmesin istersin ama anlatılan da o kadar zor, ağır ve acıdır ki hikaye bir an önce bitsin, mümkünse mutlu bitsin istersin....
İşte bu Auster kitabını bu hislerle, düşüncelerle okudum. Gerçekten inanılmaz etkileyiciydi. Çoğu yerde soluksuz okudum, sayfaları nasıl geçtiğimi bilemedim.

Kendinizi karakterin yerine koyamıyorsunuz bu romanda; çünkü o kadar acı olaylar yaşanmadı bizim neslimizin yaşamında, karakterle empatiden belki bu sebepten yoksunuz.
Ama yaşadığınız yere ucundan kıyısından benzetebilirsiniz hikayede geçen "kent"i. Belki de şimdilerde toplumsal yaşamda gördüğümüz, düzeni bozan ufak tefek aksaklıklar böyle bir "kente dönüşüm" ün minik adımlarıdır. Bu da benim felaket yaklaşımım.

Özetle; okuduğum ve bayıldığım 2. Auster kitabıydı, külliyatını okumak konusunda cesaretimi oldukça arttırdı diyebilirim.

Humphrey Bogart 
 03 Mar 13:32 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

İntihar etmeye cesaret edemeyen insanların suikast kulüplerine üye olarak, ne zaman nereden geleceği belli olmayan bir ölüme müşteri oldukları, işin ilginç yanı ise bazılarının bundan pişmanlık duyup tetikçisini haklaması gibi çok tuhaf, zekice, eğlenceli bir ayrıntıyı barındıran kitap.
Diğer Auster kitaplarına hiç benzemiyor. Müthiş bir anti-ütopya, içinde yaşadığımız kimin kimi öldürdüğü, niye öldürdüğü, belli olmayan, kardeşlerin birbirini aradığı, annelerin çocukları aradığı, herkesin kayıp, herkesin fail, herkesin maktul olduğu, yokluk, açlık, gerilim, acı gibi trajedilerin beşiği Ortadoğu gerçekliğini anımsatacak bir distopya.
Ben çok sevdim, Jose Saramago distopyalarını sevenler bu romanı çok sevecekler.
Konusundan bahsetmeyeceğim, mutlaka okuyun pişman olmayacaksınız..

Hasan Basri Dane 
24 Ara 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · 8/10 puan

Kitabın konusu ve anlatımı gerçekten çok güzel. Kitap muhteşem başlıyor ve sizi hikayenin içine çekiyor fakat ilerleyen bölümlerde biraz sıkmaya ve basitleşmeye başlıyor. Bir şeyler olacak diye sayfaları çeviriyorsunuz fakat konu fazla ilerlemiyor veya birden her şey bambaşka bir hale dönüyor iki olay arasında ki bağlantıları kurmak güçsüzleşiyor. Severek okumaya başladığım ama sonunda hayal kırıklığına uğradığım bir kitap oldu benim için.

Socrates 
06 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 6/10 puan

Ben de biraz hayal kırıklığı yarattı, Paul Auster'ın kitabı olması dolayısıyla biraz daha güçlü, tutarlı ve açıkları olmayan bir hikaye beklerdim ama benim beklentimi karşılayamadı. Yine de farklı bir hikaye oluşu ve yazarını sevmemden dolayı okunmasını tavsiye ederim.

Kitaptan 16 Alıntı

Ayrıntıları sorma bana. Anlattıklarım yeter. Yeter de artar bile. Senin ne düşündüğünü bilmiyorum, ama gerçek sorun acımasızlık değil asla. Burada en kolay parçalanan şey insanın yüreğidir.

Son Şeyler Ülkesinde, Paul AusterSon Şeyler Ülkesinde, Paul Auster

Dünkü durum ne kadar kötüyse de bugünkünden iyiydi, diye düşünüyor herkes genel olarak. İki gün önceki durumsa dünkünden iyiydi. Ne kadar geriye gidersen, ne kadar eskiye dönersen dünya o kadar güzel ve çekici görünüyor.

Son Şeyler Ülkesinde, Paul AusterSon Şeyler Ülkesinde, Paul Auster

Birçoğumuz yeniden çocuklaştık. Bunu yapmakiçin herhangi bir çaba harcamadığımızı anlamalısın. Bilinçli olarak yapılan bir şey de değil. Ama umut yok olunca, herhangi bir şey umabilme umudu bile yitince, ortaya çıkan boşluğu doldurmak ve ayakta kalabilmek için insan düşlere, çocukça düşüncelere, olmayacak masallara sarılıyor.

Son Şeyler Ülkesinde, Paul AusterSon Şeyler Ülkesinde, Paul Auster

Bir an için gözünü yumsan, arkana dönüp başka bir yana baksan, önünde duran şeyin ansızın kaybolduğunu görüyorsun. Hiçbir şey kalıcı değil; kafalardaki düşünceler bile. Kaybolanı aramaya kalkışarak boşuna zaman harcamamak gerek. Herhangi bir şey bir kere kayboldu mu, gitti gider.

Son Şeyler Ülkesinde, Paul AusterSon Şeyler Ülkesinde, Paul Auster
bb med 
18 Nis 02:08 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Didn't you?...
"But you loved me, didn't you? You loved me until you were insane with it."

Son Şeyler Ülkesinde, Paul Auster (Anna Blume)Son Şeyler Ülkesinde, Paul Auster (Anna Blume)
Bengü 
30 Haz 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Şehirde yaşayınca hiçbir şeye garanti gözüyle bakamayacağını öğreniyorsun. Bir an gözünü yumsan, başka bir şeye bakmak için arkanı dönecek olsan, bir an önce karşında duran şey ansızın kayboluveriyor. Hiçbir şey kalıcı değil; kafandaki düşünceler bile. Kaybolanı aramaya kalkışarak boşuna zaman harcamamak gerek. Bir şey bir kere kayboldu mu, gitti gider.

Son Şeyler Ülkesinde, Paul AusterSon Şeyler Ülkesinde, Paul Auster
bb med 
18 Nis 02:06 · Kitabı okudu · Puan vermedi

When hope disappears...
"But when hope disappears, when you find that you have given up hoping even for the possibility of hope, you tend to fill the empty spaces with dreams, little childlike thoughts and stories to keep yourself going."

Son Şeyler Ülkesinde, Paul Auster (Anna Blume)Son Şeyler Ülkesinde, Paul Auster (Anna Blume)
2 /