Jo Nesbo’nun “Kıskanç Adam” adlı kitabı, Norveçli yazarın gençlik yıllarında yazdığı yedi kısa hikâyeden oluşuyor. Her biri, insana en çok acı çektiren duygulardan biri olan kıskançlığın farklı bir yüzünü gösteriyor: aşk, ihanet, intikam, gurur, hatta mesleki rekabet.
Ana hikâye olan kitaba ismini de veren “Kıskanç Adam”da, Yunan adasında yaşayan bir dedektif, kendi kıskançlığının pençesine düşerken bir cinayetin gizemini çözmeye çalışıyor. Nesbo, polisiye gerilimi sadece suçun kim tarafından işlendiğiyle sınırlamıyor; asıl suçun, insanın kendi içindeki karanlıkta gizli olduğunu anlatıyor.
Kitap genel olarak: akıcı, merak uyandırıcı, psikolojik ve zaman zaman ürkütücü derecede tanıdık. Nesbo’nun dili sade ama etkileyici; karakterlerin iç dünyasına ustaca dalıyor. Her öykü, “kıskanmanın” bir duygudan çok, insanın kendini tüketme biçimi olduğunu hissettiriyor.İlerde çok iyi yazar olacağının sinyallerini o zamandan vermiş gayet başarılı kısa polisiye gerilim hikayeleri diyebilirim Harry Hole serisinin devamıni sabırsızlıkla bekliyorum