Adı:
Kalpazanlar
Baskı tarihi:
Mart 2000
Sayfa sayısı:
408
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755101286
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Les Faux Monnayeurs
Çeviri:
Tahsin Yücel
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
"André Gide'in yirminci yüzyılımızın ilk yarısında, özellikle de iki büyük savaş arasında, kusursuz anlatımı, ilginç yapıtları, yazınsal, toplumsal, siyasal sorunlar karşısındaki özgür, önyargısız, değişik, değişken, ama hep aynı ölçüde derinden kavrayıcı bakışıyla Fransız yazınını giderek Fransız kamuoyunu etkisi altında tutmuş, büyük bir yazar ve düşünür olduğu bilinir."
-Tahsin Yücel-

Kalpazanlar, yazdıklarını anlatı ya da uzun öykü olarak nitelendiren André Gide'in roman olarak adlandırdığı tek eseridir ve edebiyat tarihçileri tarafından da yazarın en önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilir. Geleneksel roman anlayışının dışında kaleme alınan Kalpazanlar, bu türü neredeyse baştan tanımlamak istemesi ve bir roman arayışının romanı olarak da edebiyat tarihinin yapı taşlarından biri sayılır.
(Tanıtım Bülteninden)
Dünya Klasiklerini okuma serüvenim çok eskilere dayanmasa da; yaklaşık bir yıldır okuduğum kitaplar arasında yerlerini aldı.Önce tabii ki Fyodor Dostoyevski ,Suç ve Ceza ile başladım.Ne muazzam bir eserdir ki içimde tüm klasikleri okuma hevesi uyandırdı.Tolstoy, Kafka, Zola, Stendal, Sartre derken Andre Gide'nin Kalpazanlar romanını da bitirmiş oldum.

Andre Gide 19 yy Fransız edebiyatının kurucularından; aynı zamanda dönemin cesur sayılabilecek yazarları arasında yer almakta. Nobel Ödülü ile yazarlığı dikkat çeken Gide edebiyatın hemen hemen tüm dallarında eserler vermiş. Yaşamı boyunca toplumsal ve bireysel ahlakın en önemli ölçütünün, bireyin içtenliği ve kendisini tanıması olduğunu savunmuş. Genel ahlak anlayışına karşıt olarak bireysel özgürlüğü savunan Andre Gide eserlerinde de dönemin alışık olmadığı konuları eleştirel üslubuyla kitaplarında ele almıştır. Andre Gide ''Corydon'' adlı eserinde homoseksüelliği savunmuş; kitap o dönemde kınanmış ve bir dönem Katolik kilisesi eserlerini 1952 yılında yasak kitaplar listesine koymuş. Yine de fikirlerini özgürce ortaya koymaktan vazgeçmeyen Gide Kalpazanlar kitabında da eş cinsellik, gayri meşru çocuk, yasak aşk gibi konuları genel ahlak anlayışını eleştirerek sorgulamıştır. Kalpazanlar ifadesi de bize bu ahlakı dayatanlar ve onu uygulayanlara bir göndermedir.
Andre Gide birçok romanı olmasına rağmen sadece Kalpazanlar 'ı roman olarak nitelendirmiş ve farklı bir roman anlayışı ile birlikte ''Bach 'ın füg sanatıyla müzikte gerçekleştirdiğini, edebiyatta gerçekleştirmeyi amaçladığını söylemiştir. Ancak roman eleştirmenleri eserinin ustaca bir plan dahilinde kurulmadığını söylemişlerdir.

Kitaba dair yorumlarım:
Kalpazanlar sadece bir roman olmayıp; roman yazımı üzerine düşünme, yapıtın yazılma süreci ve kısa kısa roman kahramanlarının başından geçen olayların öyküsünden oluşuyor. Romanın en dikkat çeken tarafı yazılma sürecini Eduard 'ın günlüğü başlığı altında okuyuculara sunmasıdır. Kitabı okurken bu kısımların yoğunluğu olay örgüsünü aksatsa da bir müddet sonra kitabın üslubuna alışmış oluyorsunuz.
Roman Bernard 'ın annesine yazılmış aşk mektuplarını bulup gayri meşru olduğunu öğrendikten sonra evden kaçmasıyla başlar. Olivier, Bernard 'ın en yakın arkadaşı aynı zamanda babası sandığı adamın; yakın arkadaşının oğludur. Bernard Olivier 'in yanına sığınınır ve Olivier 'in abisinin evli bir kadını hamile bıraktığını öğrenir. Bu kadın Olivier 'in üvey dayısının eski aşkıdır. Olivier ise üvey dayısı Eduard 'a gördüğünden beri ilgi duymaya başlar. Eduard aynı zamanda yazardır ve sekreter olarak Olivier 'i yanına almak ister. Olaylar Eduard 'ın eski aşkının ona yazdığı yardım mektubu ile farklı bir boyut kazanır ve esas olayların başlangıcına temel atar.

Romanda kahramanların birbirleriyle ilintili yaşamlarına; karışık aşk ilişkilerine, aldatma, aldatmaca yani kalpazanlıklarına şahit oluyoruz.
Romanda Olivier'in üvey dayısına duyduğu aşk ise; dayısının korumacılığı ile masumca yansıtılmış. Aynı zamanda yazar bu konu ile eş cinselliği kendi üslubuyla ortaya koyuyor.
Bana göre, kitapta yer alan Eduard' ın günlüğünden alıntılar kitabın omurgasını oluşturmuş.Yazar çok kahramanlı ve karışık ilişkiler barındıran kitabına bu bölümlerle farklı bir soluk getirmiş.
Klasik severlere keyifli okumalar...
André Paul Guillaume Gide Fransız yazar. 1947 yılı Nobel Edebiyat Ödülü sahibi.
Bildik romanlardan farklı sarsıcı bir kitap.Çağdaş romancılığın en güzel eserlerinden biri.Roman 1920'li yıllarda Pariste geçer. Gide aile hayatını ve ahlak görüşlerini sorgular ve eleştir de.Kitaptaki homoseksüellik beni çok fazla rahatsız etmedi(ama tabi herkes için aynı şeyi söyleyemeyeceğim)
Romandaki kişilerin davranışlarını önceden kestiremiyorsunuz bana göre ikinci kez okunması gereken bir kitap.Onun bi sözüyle bitirirsek
Hayat en zalim öğretmendir, ilk önce sınav yapar sonra dersi verir.(Andre Gide)
”Bana gelince, ben insandan daha aşağılık, daha iğrenç bir şey varsa, bunun yine birçok başka insan olduğunu ileri sürüyorum. Hiçbir mantık, aşağılık birimlerin çok güzel bir toplam verebileceğine inandıramaz beni. Bir tramvaya ya da bir trene bindin mi bütün bu canlı çöplüğü bulamaca dönüştürecek güzel bir kaza dilerim hep; kendim de içinde olmak üzere, bir tiyatroya girip de avizenin düşmesini ya da bir bomba patlamasını dilemediğim olmaz; kendim de havaya uçacak olsam bile, daha iyi fırsatlar beklemesem, bu bombayı seve seve kendim getirirdim, ceketimin altında.”
Bu kitap başlangıçta alışılması güç olsa da sonrasında sizi insan davranışları üzerine düşünmeye itecek pasajlarla dolu. Sonunda küçük çaplı bir şok yaşadığımı söyleyebilirim. Ah Gide...
Değişik bir roman türü olan eser ilginç ve keyifli bir okuma serüveni vaadediyor. Yeni ve deneysel bir eser okuyacaginizi bilerek okumanızı tavsiye ederim.
Herkesin hile yaptığı bir dünyada, gerçek insan bir şarlatan gibi görünür.
André Gide
Sayfa 341 - Can Yayınları
Tanrı benimle alay etti. Eğleniyor. Kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyor bizimle, ben buna inanıyorum. Karşı koyamayacağımızı bildiği çekici şeyler yolluyor bize; gene de karşı koyduk mu daha fazla öç alıyor. Neden kızıyor bize? Sonra neden...
André Gide
Sayfa 124 - CAN YAYINLARI
Evlenebileceği kimse ne bakımdan kendisinden üstün olabilirdi, hiç mi hiç anlamıyordu. O da tıpkı bir erkek gibi, sınavlar vermemiş miydi? Onun da kendi kanıları, kendi görüşleri yok muydu? Hem de hangi konuda olursa olsun! Hele cinslerin eşitliği konusunda.
André Gide
Sayfa 293 - CAN YAYINLARI
- Başkaları ellerinde bulunanı duyarlar, dedi; ben yalnız eksiklerimi duyuyorum. Para eksikliği, güç eksikliği, kafa eksikliği, aşk eksikliği. Hep açık veriyorum; hep geride kalacağım.
André Gide
Sayfa 289 - CAN YAYINLARI
Yaşamda öyle kazalar olur ki, iyi atlatmak için biraz deli olmak gerekir.
LA ROCHEFOUCAULD
André Gide
Sayfa 130 - CAN YAYINLARI
İnsan ancak bu kadar beceriksiz olabilir içindekini anlatmakta; ama belki de duyguları içten olunca beceriksizleşiyor.
André Gide
Sayfa 32 - Can Yayınları
Dünyanın en iyi eğitimi bile kötü içgüdüleri yenemiyordu..
André Gide
Sayfa 19 - CAN Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kalpazanlar
Baskı tarihi:
Mart 2000
Sayfa sayısı:
408
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755101286
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Les Faux Monnayeurs
Çeviri:
Tahsin Yücel
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
"André Gide'in yirminci yüzyılımızın ilk yarısında, özellikle de iki büyük savaş arasında, kusursuz anlatımı, ilginç yapıtları, yazınsal, toplumsal, siyasal sorunlar karşısındaki özgür, önyargısız, değişik, değişken, ama hep aynı ölçüde derinden kavrayıcı bakışıyla Fransız yazınını giderek Fransız kamuoyunu etkisi altında tutmuş, büyük bir yazar ve düşünür olduğu bilinir."
-Tahsin Yücel-

Kalpazanlar, yazdıklarını anlatı ya da uzun öykü olarak nitelendiren André Gide'in roman olarak adlandırdığı tek eseridir ve edebiyat tarihçileri tarafından da yazarın en önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilir. Geleneksel roman anlayışının dışında kaleme alınan Kalpazanlar, bu türü neredeyse baştan tanımlamak istemesi ve bir roman arayışının romanı olarak da edebiyat tarihinin yapı taşlarından biri sayılır.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 52 okur

  • Duygu Ardal
  • Batuhan Güneş
  • Musa usta
  • Sena
  • Hasan Zeki Alp
  • Dünyasız Bir Kafa
  • Melek Işık
  • Ece Bekiroğlu
  • Furkan Yıldız
  • Dilara

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.7
14-17 Yaş
%3.7
18-24 Yaş
%29.6
25-34 Yaş
%18.5
35-44 Yaş
%22.2
45-54 Yaş
%14.8
55-64 Yaş
%7.4
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%57.8
Erkek
%42.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%21.4 (3)
9
%28.6 (4)
8
%14.3 (2)
7
%28.6 (4)
6
%7.1 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0