Kalpazanlar

André Gide
Çevirmen:
Tahsin Yücel
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Bu kitabı okuyan yol alır, okumayan yolda kalır.
Puan vermedi·408 syf.··
2024 109. kitabı
·
41 günde okudu
·
Okunma: 11 Ağustos 2024 12:13
Sahte Yaşamlar ve Toplum Maskeleri: André Gide’nin KalpazanlarRomanı Üzerine Bir İnceleme _________________________________________________________ Modern toplum, bireylerin kendilerini çeşitli maskeler arkasına sakladığı bir sahne gibidir. Bu maskeler, kişinin gerçek kimliğini gizlerken, sosyal kabul ve statü kazanma çabasının ürünüdür. Bu olgu, Fransız yazar André Gide'nin Kalpazanlar romanında derinlemesine işlenir. Gide, eseri aracılığıyla bireyin kendi benliğini keşfetme sürecinde karşılaştığı zorlukları ve toplumun dayattığı kalıpları sorgular. Toplumun Taktığı Maskeler Gide'nin Kalpazanları, sahte ilişkiler ve sahte yaşamlar üzerinde durur. Roman karakterleri, toplumsal beklentilere uymak için gerçek duygularını bastırır ve samimiyetsiz ilişkiler kurarlar. Bu sahte kimlikler, onları özgürlükten uzaklaştırırken, içsel bir boşluğa sürükler. İnsanlar, kendilerini sürekli başkalarının gözüyle değerlendirir ve bu da onları "lümpen" bir hayata mahkum eder. Bu hayat tarzı, bireylerin yüzeysel bir yaşam sürmelerine neden olurken, içsel huzuru elde etmelerini engeller. Doğal Olmamanın Getirdiği Yabancılaşma Doğal olamama durumu, bireyin kendisinden uzaklaşmasına neden olur. Gide'nin karakterleri, gerçek benliklerinden uzaklaştıkça, yalnızlık ve yabancılaşma duygusuyla karşılaşırlar. Toplumun onlara dayattığı roller, gerçek duygularını bastırmalarına yol açar. Bu durum, bireyin içsel bir çatışma yaşamasına ve kendi kimliğini bulma arayışına girmesine neden olur. Gide, bu süreci ustalıkla işler ve okuyucuya derin bir sorgulama fırsatı sunar. Kalpazanlar Romanı ve Bireysel Özgürlük Arayışı Gide’nin Kalpazanları, bireyin toplumsal maskelerden sıyrılarak kendi gerçeğini arama çabasını ele alır. Roman, bireysel özgürlüğün, toplumsal baskılara
Edebiyat
KalpazanlarAndré Gide · Can Yayınları · 2014858 okunma
7/10
·402 syf.··
Beğendi
·
2018 46. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2018 15:00
Dünya Klasiklerini okuma serüvenim çok eskilere dayanmasa da; yaklaşık bir yıldır okuduğum kitaplar arasında yerlerini aldı.Önce tabii ki Fyodor Dostoyevski ,Suç ve Ceza ile başladım.Ne muazzam bir eserdir ki içimde tüm klasikleri okuma hevesi uyandırdı.Tolstoy, Kafka, Zola, Stendal, Sartre derken Andre Gide'nin Kalpazanlar romanını da bitirmiş oldum. Andre Gide 19 yy Fransız edebiyatının kurucularından; aynı zamanda dönemin cesur sayılabilecek yazarları arasında yer almakta. Nobel Ödülü ile yazarlığı dikkat çeken Gide edebiyatın hemen hemen tüm dallarında eserler vermiş. Yaşamı boyunca toplumsal ve bireysel ahlakın en önemli ölçütünün, bireyin içtenliği ve kendisini tanıması olduğunu savunmuş. Genel ahlak anlayışına karşıt olarak bireysel özgürlüğü savunan Andre Gide eserlerinde de dönemin alışık olmadığı konuları eleştirel üslubuyla kitaplarında ele almıştır. Andre Gide ''Corydon'' adlı eserinde homoseksüelliği savunmuş; kitap o dönemde kınanmış ve bir dönem Katolik kilisesi eserlerini 1952 yılında yasak kitaplar listesine koymuş. Yine de fikirlerini özgürce ortaya koymaktan vazgeçmeyen Gide Kalpazanlar kitabında da eş cinsellik, gayri meşru çocuk, yasak aşk gibi konuları genel ahlak anlayışını eleştirerek sorgulamıştır. Kalpazanlar ifadesi de bize bu ahlakı dayatanlar ve onu uygulayanlara bir göndermedir. Andre Gide birçok romanı olmasına rağmen sadece Kalpazanlar 'ı roman olarak nitelendirmiş ve farklı bir roman anlayışı ile birlikte ''Bach 'ın füg sanatıyla müzikte gerçekleştirdiğini, edebiyatta gerçekleştirmeyi amaçladığını söylemiştir. Ancak roman eleştirmenleri eserinin ustaca bir plan dahilinde kurulmadığını söylemişlerdir. Kitaba dair yorumlarım: Kalpazanlar sadece bir roman olmayıp; roman yazımı üzerine düşünme, yapıtın yazılma süreci ve kısa kısa roman
KalpazanlarAndré Gide · Can Yayınları · 2014858 okunma
9/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2017 25. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2017 01:00
André Paul Guillaume Gide Fransız yazar. 1947 yılı Nobel Edebiyat Ödülü sahibi. Bildik romanlardan farklı sarsıcı bir kitap.Çağdaş romancılığın en güzel eserlerinden biri.Roman 1920'li yıllarda Pariste geçer. Gide aile hayatını ve ahlak görüşlerini sorgular ve eleştir de.Kitaptaki homoseksüellik beni çok fazla rahatsız etmedi(ama tabi herkes için aynı şeyi söyleyemeyeceğim) Romandaki kişilerin davranışlarını önceden kestiremiyorsunuz bana göre ikinci kez okunması gereken bir kitap.Onun bi sözüyle bitirirsek Hayat en zalim öğretmendir, ilk önce sınav yapar sonra dersi verir.(Andre Gide)
KalpazanlarAndré Gide · Can Yayınları · 2014858 okunma
6/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2020 12. kitabı
Birey, yeterince özgür olup dilediğini sakınmadan ne kadar yaşarsa toplumun da o derecede özgürleşeceğini savunan Gide’in ‘genel ahlak’a karşıt görüşleri gibi roman yazarlarına ve yazın sanatına dair yönelttiği eleştirileri de sıklıkla hissediliyor Kalpazanlar’da. Klasikleşmiş roman türünün çok dışında, postmodern bir ürün. Gide bir yandan romanın konusunu okuyucuya aktarırken diğer yandan yarattığı kahramanı Edouard’ın günlüğüyle, romanının yazılış sürecinin nasıl geliştiğini, adının neden Kalpazanlar olduğuna kadar anlatmış okuyucusuna. Bu günlük sayesinde olayların akış sürecinde belirsiz kalan yerler de açıklığa kavuşuyor ayrıca. İnsan ilişkileri ve ahlaki değerler hakkında farklı düşünceler geliştirilip üzerine tartışılacak bir kitaptı benim için. Yine bana göre en değerli sahnesi de “La Bourgogne” kazası idi. Bir yanını Bourgogne’la batıran Lilian’ın hissiz dünyasını bu kazada yaşananlarla bütünleştirip betimlemesi unutulmayan kitap kesitleri içinde yerini aldı bende.
KalpazanlarAndré Gide · Can Yayınları · 2014858 okunma
8/10
·408 syf.··
2021 53. kitabı
Nobel Edebiyat Ödüllü Fransız yazar Andre Gide Kalpazanlar’ı 1925 yılında kaleme almış. Eser, 20.yy Fransız edebiyatını oldukça etkilemiş hatta edebiyatçılar tarafından ‘roman içinde roman’ tekniğini kullanarak yeni bir dönem açtığı kabul ediliyor. Roman, kurgu, atmosfer ve karakterler açısından klasik tarzda başlıyor ancak bir süre sonra Kalpazanlar isimli romanını yazma sürecini anlatan, Gide’i temsil eden karakterle beraber modern romana geçişi haber veriyor adeta. Kitap, kendisini büyüten babasının gerçek babası olmadığını, aslında gayrimeşru bir çocuk olduğunu öğrenen bir lise öğrencisinin evi terk etmesiyle başlıyor ve bu gencin arkadaş çevresinin başından geçen olaylarla ilerliyor. Andre Gide, yazılı ve yazısız kuralları, ahlakı, inançları, Tanrı’yı ve bunların insan yaşamındaki etkilerini sorguluyor. Kimseye parmak sallamadan, karşı perspektifleri de irdeleyerek ahlaki erozyonu irdeliyor. Bildungsroman özelliğini de taşıyan Kalpazanlar, okuduğum kitaplar arasında kurgusuyla en sarsıcı sona sahip kitap oldu kesinlikle. Bunun dışında Gide’in son cümleleri de oldukça çarpıcıydı, kolay kolay unutacağımı sanmıyorum. Gide’in kurgusunu, anlatımını ve kitabın atmosferini çok sevdim. Kalpazanlar, etkilenerek okuduğum ve unutmayacağım kitaplardan biri oldu. Bu muazzam eserin mutlaka okunması gerektiğini düşünüyorum. Okuyacaklara tavsiyem karakter listesi oluşturmaları olur.
KalpazanlarAndré Gide · Can Yayınları · 2014858 okunma
9/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2020 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2020 20:26
"Bir romancı uyduruyorum, onu temel kişi olarak koyuyorum; kitabın konusu da, bir bakıma, gerçeğin ona sunduğu şey ile onun bu gerçekle yapmak istediği şey arasındaki çarpışmanın ta kendisi." diyor 197. sayfada Bay #andregide ki siz bana sorsanız #kalpazanlar bize ne anlatıyor diye, cevabım da tam olarak bu olur. Konusu özgün zaten ama ben yazarın seçtiği karakterleri de oldukça ilginç buldum. Söylemeye gerek var mı bilmiyorum, Nobel soslu... =)
KalpazanlarAndré Gide · Can Yayınları · 2014858 okunma
Kalpazanlar
9/10
·408 syf.··
2020 29. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2020 23:07
I. Dünya Savaşı ertesi, Paris, yazarlar, öğrenciler, sanat, edebi tartışmalar, salon adamları, kumar, kalpazanlık, sahtelik, aykırı kişilikler, ilişkiler, aileler, sırlar, adalet... Andre Gide’in 1925 yılında yayınladığı “Kalpazanlar” anlatı içinde anlatı, deneme içinde deneme, kitap içinde kitap, film içinde film. Sürekli birbirine dolanan olaylar sarmalını Gide günlükler ve mektuplar ile desteklemiş. Bir romanın yazılırken yaşanması, yaşanırken yazılması da denebilir. Kalpazanlar yoruyor insanı. Öyle ki kitabın yarısını geçmişken tekrar tekrar başa dönmeler, ara okumalar gerekebilir. İnsan sonlara doğru kimin kim olduğunu, kiminle neler yaşadığını unutuyor. Kitap ilerledikçe ortaya çıkan olay örgüsünde o kadar çok sayıda kesişme var ki, insanın hep bir şeyleri geride unutmuşçasına ardına bakmaması imkansız. 10/9
Edebiyat
KalpazanlarAndré Gide · Can Yayınları · 2014858 okunma
Kalpazanlar
Puan vermedi·408 syf.·
2021 7. kitabı
André Paul Guillaume Gide, 1869 yılında Paris’te doğmuş ve 1951 yılında yine Paris’te vefat etmiştir. Kaleme aldığı eserleri ve hür düşünce dünyasıyla 19.yüzyıl Fransız edebiyatının en büyük yazarlarından birisi kendisi. Gide, eserlerini kaleme alırken bir bakıma yaşadığı dönem için oldukça cesur sayılabilecek düşünce yapısına sahiptir. Kaleme aldığı eserlerinde olay örgüsü ve karakterlerinin duygu düşüncelerine muhakkak eşcinsellik olgusunu yansıtır. Her daim geleneksellikten uzaklaşmayı ve bireyi ancak bireyin kurtarabileceğini bunun da ancak ve ancak basmakalıp fikirlerden uzaklaşarak mümkün olacağını savunur. Zamanla toplumun özgürlüğünün bireyin kendini tanımasına ve özgürlüğünü sakınmadan yaşamasına bağlı olduğunu savunan görüşlerini ileri sürer. Genel ahlaka karşı çıkmaktan çekinmez ve her daim karşıt görüşte yer alır. Öyle ki bu nedenlerden ötürü Katolik kilisesi André Gide'in eserlerini 1952 yılında yasak kitaplar listesine alarak yazar’a karşı tepkisini ortaya koyar. Kendisinin birçok eseri roman kategorisinde yayımlanmış olsa da Gide, sadece Kalpazanlar’ı roman olarak nitelemiştir. Roman’ın ilk kez 1925 yılında La Nouvelle Revue Française dergisinde yayımlanmasının ardından kitap halinde basıldığını biliyoruz. Genel ahlak anlayışına karşıt olarak bireyi ve bireysel özgürlüğü savunan Andre Gide Kalpazanlar adlı eserinde de yaşadığı çağın alışık olmadığı konuları eleştirel üslubuyla ele alıyor. Kalpazanlar, gayri meşru bir çocuk olan Bernard’ın evinden ve üvey babasından koptuktan sonra tekrar eve dönme sürecinde yaşadıklarını konu alan pek çok dağınık öykünün ve konunun birleşmesinden oluşmuş bir romandır. Çok karakterli bir eser olmasının yanı sıra bir karakterle başlayan hikâye okura birçok hikâyenin kapısını aralar. Bernard’ın yaşadığı maceraları
Edebiyat
KalpazanlarAndré Gide · Can Yayınları · 2014858 okunma
10/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2023 41. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2023 12:04
Kalpazanlar romanının olay örgüsüne göre; Edouard isminde bir yazar, gerçek hayatından alma konularla kurguladığı ve olayların seyri gerçek kişilerin atacağı adıma göre yazılmakta olan, bu kitapla aynı isimi taşıyan bir roman yazmaktadır. Andre Gide de kurgu arasına girerek -sanki karakterlerin ve kurgunun yaratıcısı kendisi değilmiş gibi- okuruyla sohbet eder bir havada, karakterlerine ve kurgusuna yabancılaşarak onları çekiştirmekte ve gelişen olaylara şaşırması gibi ifadeler kullanmaktadır. Andre Gide bir makalede şu sözlerle bu üslubunu savunmuş: “Kötü romancı kişilerini oluşturur, onları idare eder ve konuşturur. Gerçek romancı ise onları dinler ve davranışlarına bakar, tanımadan önce konuşmalarını dinler, duyduğu şeylere göre onların kim olduklarını anlamaya çalışır.” Roman, anlatı, mektup ve günlük gibi farklı tarzlar bir araya getirilmiş; kurgu hem 1. hem de 3. tekil şahıs anlatıcılar tarafından aktarılmıştır. Normal roman kalıplarını bozmasından dolayı bu eser antiromanlar sınıfına dahil edilmektedir. Aynı sınıfta yer alan Italio Calvino’nun “Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu” adlı eserine göre; bu kitabın kurgusu son derece akıcı. Kurguda çocukların işlediği suçlar, aşkın farklı halleri, lgbt, kendinden olmayan çocukları sahiplenen babalar, çocukların özgürleşme çabaları ve bu çocukların karşısında çaresiz kalan anne babalar ve hatta torunlarına özlem duyan dedeler var. Zengin bir karakter ağı olduğu için isimler zaman zaman karışabilir. Başlangıçta karakterler hakkında not alarak okuyanlar daha rahat bir okuma yapacaktır. Yazar özellikle mi yaptı yoksa basım hatasından mı kaynaklandı bilemiyorum ama bazı yerlerde yanlış isimler kullanılmış. Karakter şemam elimde olmasaydı hikaye büsbütün karışabilirdi. Ben sadece aşağıdaki karakterlere ait notları aldım ve
KalpazanlarAndré Gide · Can Yayınları · 2014858 okunma
Üzgünüm Andre Gide
6/10
·408 syf.··
2019 40. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2019 23:30
Bu kitabı henüz okumadıysanız, bir süre daha beklemeniz yerinde olacaktır. Nobel ödüllü bir yazar, diyerek merak edip okumak isteyeceksiniz ama; Kimi eleştirmenlere göre yazarın kurgusundaki eksikliklerden midir? , İçine çeken bir olay örgüsü yerine, yer yer serpiştirilmiş bazı edebi söylevlerle ahengini sağlanmaya çalışılmasından mıdır?, Bilmem ama bana, okunuşu zor ve sonunda akılda kalan pek fazla şey bırakmayan bir kitap gibi geldi. Nobel ödüllü bir yazarın kitabına kötü diyecek cüreti kendimde bulamam ama; elinizde henüz okumadığınız dünya klasikleri varken, ya da Fransız, Alman, Rus vs. edebiyatlarını halletmeden okunmaması gereken bir kitap gibi duruyor.
Edebiyat
KalpazanlarAndré Gide · Can Yayınları · 2014858 okunma

Yazar Hakkında

André GideYazar · 40 kitap
André Paul Guillaume Gide (22 Kasım 1869 Paris - 19 Şubat 1951 Paris) Fransız yazar. 1947 yılı Nobel Edebiyat Ödülü sahibi. Gide, 22 Kasım 1869 tarihinde Paris, Fransa`da dünyaya geldi. Babası Protestan ve köylü kökenli, annesi Katolikti. 8 yaşında Paris'te Alsace Okulu'na gönderildi. Sık sık hastalandığı için öğrenimi kesintiye uğradı. Gide henüz 11 yaşındayken (1880) Paris Üniversitesi`nde hukuk profesörü olan babasını kaybetti. Ailedeki kadınların etkisi ve annesinin katı otoritesi altında büyüdü. 1889'da okuldan mezun oldu. Yaşamını yazarak geçirmeye karar verdi.Yazı hayatına 1891’de 21 yaşındayken yayımladığı André Walter'in Günlükleri(Les Cahiers d'André Walter) ve Narsis Üstüne İnceleme ile başladı. Ama ikisi de başarısız bulundu. 1893'te Kuzey Afrika gezisine çıktı. Arap dünyasının tümüyle farklı değerleriyle tanıştı. Fransa'ya döndüğünde oradaki katı Victorya dönemi yaşantısının olumsuzluklarından rahatsız oldu. 1894'te tekrar Kuzey Afrika'ya gitti. Burada Oscar Wilde ve Lord Alfred Douglas'la tanıştı. Onların yüreklendirmesiyle baskı altında tuttuğu eşcinselliğini kabul etti. Annesi hastalanınca Fransa'ya döndü. 1895'te kuzeniyle evlendi. 1896`da Normandiya`da bir komüne belediye başkanı oldu. 1908`de bazı seçkin yazarlarla birlikte Nouvelle Revue Française adında bir edebiyat dergisi kurdu. 1916`da 16 yaşındaki Marc Allégret ile sevgili oldu. Marc Allegret ile eşcinsel ilişkisi ailesinde huzursuzluk yarattı. Eşi Gide'nin kendisine yazdığı mektupları yok etti. I. Dünya Savaşı yıllarında Kızılhaç ile gönüllü insani kuruluşlarda çalıştı. 1923'te ilk feministlerden ünlü Elizabeth van Byyselberghe ile olan yasak ilişkisinden tek çocuğu kızı Catherine doğdu. 1924 yılında Corydon adlı homoseksüelliği savunan bir kitap yayımladı, fakat eser ilk etapta kınandı. 1925'te Fransız Ekvator Afrikası'na gitti. Burada gördüklerinden de etkilendi. Dönüşünde sömürgeciliği eleştiren yazılar yazdı. 1925 yılında yayımladığı Kalpazanlar Gide`nin en önemli eserlerinden biri olarak görülür. 1926`da otobiyografik eser olan "Si le grain ne meurt"u yayımladı. Komünizme ilgi duydu. 1936'da büyük umutlarla gittiği Sovyetler Birliği'nden hayal kırıklığı ile döndü. 1938'de eşini kaybetti. II. Dünya Savaşı'nın başlamasından sonra 1942'de tekrar Kuzey Afrika'ya gitti. Savaşın sonuna kadar burada yaşadı. 1947'de Oxford Üniversitesi'nden "Edebiyat Doktoru" unvanı aldı. Aynı yıl Kasım ayında da Nobel Edebiyat Ödülü'nün sahibi oldu. 19 Şubat 1951'de yaşamını yitirdi. Yaşamı boyunca toplumsal ve bireysel ahlakın en önemli ölçütünün, bireyin içtenliği ve kendisini tanıması olduğunu savundu. Edebi, siyasal ve toplumsal sorunlara karşı hoşgörülü bir tutum benimsedi. Genel ahlak anlayışının karşısında bireysel özgürlüklerin savunucusu oldu. Ama aynı zamanda 19'uncu Yüzyıl Fransız edebiyatının en önemli hümanist ve ahlakçı yazarı olarak tanındı. Düşüncelerindeki bütünlük ve soyluluk, üslubundaki arılık ve uyumla Fransız edebiyatının saygın isimleri arasında yer aldı. Katolik kilisesi André Gide'in eserlerini 1952 yılında Yasak kitaplar listesi'ne koymuştur.