Kalpazanlar

8,3/10  (6 Oy) · 
21 okunma  · 
5 beğeni  · 
1.138 gösterim
"André Gide'in yirminci yüzyılımızın ilk yarısında, özellikle de iki büyük savaş arasında, kusursuz anlatımı, ilginç yapıtları, yazınsal, toplumsal, siyasal sorunlar karşısındaki özgür, önyargısız, değişik, değişken, ama hep aynı ölçüde derinden kavrayıcı bakışıyla Fransız yazınını giderek Fransız kamuoyunu etkisi altında tutmuş, büyük bir yazar ve düşünür olduğu bilinir."
-Tahsin Yücel-

Kalpazanlar, yazdıklarını anlatı ya da uzun öykü olarak nitelendiren André Gide'in roman olarak adlandırdığı tek eseridir ve edebiyat tarihçileri tarafından da yazarın en önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilir. Geleneksel roman anlayışının dışında kaleme alınan Kalpazanlar, bu türü neredeyse baştan tanımlamak istemesi ve bir roman arayışının romanı olarak da edebiyat tarihinin yapı taşlarından biri sayılır.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2000
  • Sayfa Sayısı:
    408
  • ISBN:
    9789755101286
  • Orijinal Adı:
    Les Faux Monnayeurs
  • Çeviri:
    Tahsin Yücel
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Sidar Sadık 
12 Tem 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Bu kitap başlangıçta alışılması güç olsa da sonrasında sizi insan davranışları üzerine düşünmeye itecek pasajlarla dolu. Sonunda küçük çaplı bir şok yaşadığımı söyleyebilirim. Ah Gide...

Deliler Cumhuriyeti 
23 Mar 21:24 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Değişik bir roman türü olan eser ilginç ve keyifli bir okuma serüveni vaadediyor. Yeni ve deneysel bir eser okuyacaginizi bilerek okumanızı tavsiye ederim.

Kitaptan 4 Alıntı

İbrahim Ethem Erdoğdu 
28 Mar 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Hiçbir zaman sandığım gibi değilim. Kendim sandığım varlık bile durmadan değişiyor, öyle ki, çoğu zaman, ben birleştirmesem, sabahki varlığım akşamki varlığımı tanımayacak. Hiçbir şey benim kadar farklı olamaz benden. Ancak bazı bazı, yalnızken görünür derinlik gözlerime. Ancak o zaman köklü bir sürekliliğe ulaşırım; ama o zaman da yaşamım ağırlaşıyormuş, duruyormuş, varlığım sona erecekmiş gibime gelir. Ancak yakınlık duygusuyla çarpar yüreğim, ancak başkasıyla yaşarım; başkasının yerine geçmekle, birleşmeyle yaşarım hatta; hiçbir zaman da bir başkası olmak için kendimden sıyrıldığım zamanki kadar yoğun ve güçlü yaşadığımı duymam. Kökten kopmanın bu bencilliği -aykırı gücü o kadar fazladır ki- iyelik, bunun sonucu olarak da sorumluluk duygumu eritir. Böyle bir yaratık, evlenilebilecek bir yaratık değildir. Bunu nasıl anlatmalı Laura'ya?

Kalpazanlar, André GideKalpazanlar, André Gide

Benim zavallı giysiciklerimi pek çirkin buluyordu; bir zaman kendisiyle birlikte yaşayacağıma göre, gerektiği gibi, yani onun hoşlandığı gibi giyindiğimi görmeyecek olursa, fazlasıyla acı çekeceğimi yineleyip duruyordu.

Kalpazanlar, André GideKalpazanlar, André Gide

Bernard erkenden geldi o sabah. Olivier daha uyuyordu.
Bernard, önceki günlerde de yaptığı gibi, elinde bir kitapla dostunun
başucuna yerleşti, bu da Edouard’ın nöbete ara vermesini, sonra sözünü
yerine getirmek için, Passavant’ın evine gitmesini sağladı.
Bu erken saatte, evde bulunacağı kesindi.
Güneş parlıyordu; sert bir hava, ağaçları son yapraklarından da temizliyordu;
her şey duru, gök rengi görünüyordu. Edouard üç gündür dışarı çıkmamıştı.
Uçsuz bucaksız bir sevinçle genişliyordu yüreği;
hatta bütün varlığı, açılmış ve boşalmış bir zarf gibi, bölüntüsüz bir deniz,
tanrısal bir iyilik okyanusu üzerinde dalgalanıyormuş gibi geliyordu ona.
Aşk ve güzellik, varlığımızın çevrelerini böyle sınırsızlaştırır.

Kalpazanlar, André Gide (Sayfa 309 - Can Yayınları - Çevirmen: Tahsin Yücel)Kalpazanlar, André Gide (Sayfa 309 - Can Yayınları - Çevirmen: Tahsin Yücel)

- bu dünyada, tanrının hep sustuğunu fark ettiniz mi? bir şeytan var konuşan. ne kadar dikkat edersek edelim, ancak şeytanın sesini duyabiliyoruz...
- şeytan ile ulu tanrı aynı şey, anlaşıyorlar. yeryüzünde kötü olan ne varsa hepsinin şeytandan geldiğine inanmaya çalışıyoruz; ama başka türlü yapsak, tanrıyı bağışlamaya güç bulamazdık da ondan böyle yapıyoruz. eğleniyor bizimle, fareyle oynayan bir kedi gibi... bundan sonra da kendisine minnettar olmamızı istiyor. neden dolayı minnettar? neden?..

Kalpazanlar, André GideKalpazanlar, André Gide

Kitapla ilgili 1 Haber

Don Quijote, Son Dört Yüzyılın En Ciddi Kitabı
Don Quijote, Son Dört Yüzyılın En Ciddi Kitabı Cumartesi günü BİSAV’da, Entelektüeller Toplantı Dizisi’nin son oturumunda Dr. Mustafa Özel hocadan, çok önemli bir konuyu, “Aydınlar, Romanlar ve Hakikat” başlığı altında dinledik.