·
Okunma
·
Beğeni
·
3.733
Gösterim
Adı:
Isabelle
Baskı tarihi:
Eylül 2011
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750713682
Çeviri:
Aysel Bora
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Isabelle
Isabelle
Isabelle
Isabelle
XIX. yüzyılın sonlarına doğru, Gérard Lacase, Francis Jammes ile André Gide'i yakında yıkıntılarından başka bir şey kalmayacak olan Quartfourche Şatosu'nu ziyarete götürür. Orada, onlara başından geçen kısa ve yoğun aşk hikâyesini anlatmaya koyulur.

Gérard, kütüphanesinde Bossuet üzerine araştırmalar yapmak üzere davet edildiği Quartfourche'ta, Casimir adlı küçük bir çocukla tanışmıştır. Çocuk; kalın bir sır perdesiyle örtülü geçmişe açılan kapının anahtarıdır. Gérard, çocuğun sadece resmini gördüğü annesine, önleyemediği bir tutkuyla bağlanır. Ne var ki, Isabelle gerçekte tam bir "femme fatale"dir. En azından Gérard öyle olduğunu düşünür. 

André Gide, büyük bir ailenin parçalanmasını, ahlaki bir yıkılışı, bir şatonun çöküşünde simgeleştirirken, estetiğin sunduğu görünüm ile gerçeklik arasındaki uçuruma işaret ederek bu alçakgönüllü öyküye büyük bir derinlik kazandırıyor. Isabelle, büyük bir ailenin çöküşünü, bir şatonun çöküşüyle simgeleştiriyor
(Tanıtım Bülteninden)
120 syf.
İncecik, kolay okunabilir bir eser.
Kitapta Kürk Mantolu Madonna tadı var. Araştırdığım kadarıyla Isabelle 1957 yılında yayımlanmış. Kürk Mantolu Madonna ise 1943. Sabahattin Ali mi Andre Gide'i etkiledi yoksa tam tersi mi bilemiyorum. Çünkü Andre Gide'in vefat tarihi 1951. Acaba iki yazarın birbirleriyle bir teması var mıydı? Varsa birbirlerini etikelemeleri doğal. Ancak bu durum söz konusu değilse şu yorumu yapmak da garip karşılanmaz sanırım: Kökenleri farklı olsa da duygular benzeşebilir. Zira aşk kavramı milliyetsizdir.
Konuları çok yakın bu iki kitaptan biri tercih edilecek olsa bu kesinlikle Kürk Mantolu Madonna olurdu benim için. Ama Isabelle de okunmalı diye düşünüyorum...
Keyifli okumalar.
120 syf.
·2 günde·7/10 puan
Kitabın dili akıcı fakat karakter analizini hemen vermemiş yazar okuyunca anlıyorsunuz. Konu ise Gerard Lacase doktora teziyle ilgili bir araştırma için Quartforche șatosuna gelir ve belgelerin sahibi olan Mösyö Flache ile tanışır. Șatoda yaşayan bir de küçük çocuk vardır adı da Casimir. Casimir'in annesi olan İsabelle bazı geceler gelirmis satoya. İsabelle ye yavaş yavaş aşık olmaya başlar Gerard Lacase. Tabi
Gerard Lacase kendi yurduna döner ve aldığı mektupla seneler sonra satoyu ziyaret eder ve olaylar burda çözülür.
İyi okumalar dilerim
104 syf.
·1 günde·7/10 puan
Yazar'ın okuduğum ilk kitabı ve gayet başarılı buldum . Okuyucuyu sıkmayan , heyecanı sürekli artan ; romandan kısa , öyküden uzun bir eser . Kitap ilk başta bana SABAHATTİN ALİ'nin Kürk mantolu Madonna'sını hatırlattı. Onun kadar mükemmel bir kurgu ve yıkıcı bir son olmasa da kitap okumaya değer niteliktedir.
112 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Andre Gide'nin okuduğum üçüncü kitabı.bunu da büyük beğeniyle okudum.kitapta,gençlik yıllarında bir tez hazırlamak için bir süre misafir olduğu bir şato da yaşadıklarını anlatan bir kişinin hikayesini okuyoruz.bu kişi şato da gördüğü bir resimden etkilenerek,bu resimdeki kişinin gizemini çözmeye çalışıyor.İlk sayfasından son sayfasına kadar akıcılığından ve gizeminden hiçbir şey kaybetmeyen , yazarın büyük ustalığı sayesinde merak içinde ve kolay bir şekilde okunan harika bir kitap.okumanızı tavsiye ederim.
112 syf.
·1 günde·6/10 puan
Gérard Lacase, 1800'lü yıllarda eğitimini tamamlamak adına hazırlaması gereken tez için öğretmeninin aracılığıyla Floche ailesinin malikanesine konuk olur.
Burada ailenin konukseverliği ile kapılarını açtığı kütüphanelerinde araştırmalarını yaparken çok daha farklı birşey ilgisini çeker.
Ailenin gizemli sırrını Isabelle'in çizilmiş resmini görmesiyle çözmeye karar verir.

İnsan hiç tanımadığı birine sevgi, ilgi, merak besleyebilir mi? Sesini duymadan, hakkında hiç bir bilgiye sahip olmadan gecelerini onu düşünerek geçirebilir mi? Ve böyle bir yolun sonu sizce nereye varır.

Gérard'ın kısa öyküsünü yazar ancak bu denli güzel ve ilgi çekici anlatabilirdi. Anlatımı akıcı ve sade.
Okunmasını tavsiye ederim.
112 syf.
·2 günde·5/10 puan
Andre Gide'den okuduğum ikinci kitaptı. Theseus kitabını beğenmiştim, bu da kısa bir kitaptı. Ama diğerinin yanında tesiri zayıf kaldı. Kitaptaki olaylar bir şatonun çevresinde cereyan ediyor. Bulunan bir mektup üzerinden bir gizem açığa çıkarılmaya çalışılıyor. Isabelle'nin alıcısına ulaşmayan bir mektubu...
Andre Gide, Fransız entelektüellerinden biridir, kitabın bir derinlik boyutu da var ama ben gibi okuyucular henüz o seviyede değiller.
120 syf.
·4 günde·Beğendi·7/10 puan
Baş kahramanlardan Gérard Lacase, 1800'lü yıllarda eğitimini tamamlamak ve hazırlaması gereken tez için öğretmeninin aracılığıyla Floche ailesinin malikanesine konuk olur. Floche ailesi fazlasıyla konukseverdir ve kütüphanelerinin kapısını açarak araştırmasını tamamlaması için ellerinden geleni yaparlar. Ama araştırma dışında gördüğü resim Lacasenin daha çok dikkatini çeker. Ailenin gizemli sırlarla dolu olduğunu öğrenir ve gördüğü Isabelle'in çizilmiş resmiyle bu sırları çözmeye karar verir. Lacase hiç görmediği, tanımadığı bu kadına derin bir tutku ve aşkla bağlanmıştır. Araştırmasını bile ikinci plana atıp bu kadınla ilgili şeyler öğrenmeye çalışır. İsabelle’nin oğlu Casimir’i çok sever ve onunla vakit geçirir. İsabelle ile ilgili gerçekleri öğrenip onunla konuşunca çok da iyi bir kadın olmadığını, çocuğunu bırakıp gitmesini ve yaptıklarını düşündükten sonra Lacase ondan tiksinip uzaklaşır. Floche’ler ise batmıştır ve her şeyleri satılığa çıkmıştır. Biraz zaman geçtikçe Lacase’nin çiftliği aldığını, Casimir’le yazları orda vakit geçirdiğini, Grateinle kalmaları için onlara bıraktığını, çiftlikte geçirdiği ilk yaz biriyle tanışıp evlendiğini öğreniyoruz.
Akıcı, güzel bir kitap. Isabelle'in hikayesini daha farklı bekliyordum biraz şaşırdım ama Lacase'nin Casimir'i yalnız bırakmamasına sevindim.:)
112 syf.
İlk kez okuduğum bir yazardı. Dili sade, kolay anlaşılır. Okuyucuyu zorlamıyor. Zaten roman oldukça kısa. Uzun bir hikaye gibi..
Kısa bir roman olmasına rağmen kişi sayısı oldukça fazla, hepsini objektif olarak anlatıyor. Kahramanımız mösyö Lacase ise bastan tanıtılmamasına rağmen satır aralarında anlatılmış.
Romanın konusu kısaca tutkulu bir ask hikayesi.. Kurgu güzel yapılmış.
Ben beğendim... Diğer kıtaplarını da okumayı düşünüyorum.
"Önemli olan tasvir etmek değil, görünenin altındaki gerçeği keşfetmektir."

“Bağışlamak ile göz yummak arasında sadece bir adım vardır.”

Gérard Lacase, 1800'lü yıllarda eğitimini tamamlamak adına hazırlaması gereken tez için öğretmeninin aracılığıyla Floche ailesinin malikanesine konuk olur.Burada ailenin konukseverliği ile kapılarını açtığı kütüphanelerinde araştırmalarını yaparken çok daha farklı birşey ilgisini çeker.Quartfourche Şatosu, genç adamı romantik bir serüvene davet eder. Işte olaylarımız bundan sonra başlıyor Ailenin görüşmediği kızlarının vesikalık resmini gören Gerard o kadına tutku ile aşık olur. Artık ne tezi umurundadır ne de hiç birşey tek düşüncesi Isabelle yi görmek onunla konuşmaktır.

Dili sade, kolay anlaşılır. Okuyucuyu zorlamıyor. Zaten roman oldukça kısa ama kişi sayısı oldukça fazla, Gerard ise bastan tanıtılmadı siz onu satır aralarına sıkıştırılan bilgilerle tanıyorsunuz

Hazin bir aşk romanından ziyade gerçek ve düş arasındaki tezatlığı romanda kurgulayan yazar okuyucudan tam puan alırken benden maalesef geçer not alamadı Yazar ile ilk tanışma kitabım olan bu kitap beni hiç heyecanlandırmadı bir sonra ki sayfayı merak etmemi sağlamadı.
Ama tabi ki yazarın diğer kitaplarını da okumak istiyorum yazar hakkında karar verebilmem için...Ve ayrıca bu kitabı #kürkmantolumadonna kitabına benzeten okuyucular olmuş ona da okursaniz siz karar verirsiniz artık...
112 syf.
·1 günde·Beğendi
İzabel oldukça farklı bir o kadar da çekici bir roman olarak gördüm. Bununla beraber kitabın adı İzabel olmasına rağmen kim bu İzabel neyin nesi diye kendime onlarca soru sorarken en sonunda İzabelle karşılaştım ve Gérard Lacas'ın ona olan tutkusunu görmeye başladım. Bu gizemli kadına tutulan Gerard Lacas'ın anlatıları yer yer gizemli, bazen bunalımlı, bazen de heyecan verici olarak sürdü gitti. Küçük Kasimir kitapta en çok sevdiğim karakter oldu. Bazı karakterler ise olabildiğince nefretlikti. Buna papaz karakteri de dahil. Andre Gide'İn okuduğum ilk eseri olması nedeniyle ilk başlarda tutukluk yaşasam da sayfalar aktıkça bırakamadım ve bir solukta bitirdim. Andre Gide başlamak için iyi bir seçim olabileceğini düşünüyorum.
112 syf.
·1 günde·Beğendi·6/10 puan
Hikayemiz Gerard adında üniversitede tarih alanında doktora tezi yazan bir adamın, hocası vasıtasıyla Paris'ten uzakta, kırsalda Quartfourche adlı bir şatoda yaşayan bir ailenin elinde bulunan eski yazmalar ve belgelerden istifade etmek için Mösyö Floche ve ailesini ziyarete gelmesiyle başlıyor. Aile dünyadan o denli izole bir şekilde ,sıkıcı bir hayat sürmektedir ki Gerard büyük bir coşku ile karşılanır, izzet-i ikramlar havalarda uçuşur. Ancak Gerard için oradan bunalmak iki gün bile sürmemiştir. Zaten istediği belgeler de tezi açısından beklediği yararı vermemiştir.Hal böyleyken bir bahane ile oradan insanları kırmadan kaçmanın yolunu bulmuş iken başta da söylediğim olay gerçekleşir.Evin engelli çocuğu Casimir, ki Gerard'ı baya sevmiştir, gizliden annesininin resmini Gerard'a gösterir ve "bir resmine vuruldum, kalbimi Quartfourche'a bıraktım." dercesine Isabelle'e tutulur ve olaylar ortalarda görünmeyen Isabelle ve bu sıkıcı ailenin başından geçenleri araştırmaya başlayan Gerard için bir aksiyon olacaktır....
İncelemenin devamı için : https://sairlerloncasi.blogspot.com/...-andre-gide.html?m=1
“...Bir tren arıyordum. Gece, gündüz, saat kaçta olursa olsun, beni alıp götürecek bir tren. Burada boğuluyordum.”
Bu dayanılmaz kederi ifade etmekte "sıkıntı" kelimesi elbette çok zayıf kalıyor, o keder birdenbire çöker üstümüze, içinde bulunduğunuz âna bağlıdır, bir an her şey yüzünüze gülerken siz her şeye gülerken birden ruhun derinliğinden kapkara bir duman yükselir ve arzuyla ölüm arasına girer, soluk kurşuni bir perde oluşturur, bizi dünyanın geri kalanından ayırır, artık o dünyanın sıcaklığı, aşkı, rengi, ahengi, bize ancak soyut bir aktarım halinde kırılarak ulaşır: Sadece bakarsınız, artık heyecan duymazsınız.
André Gide
Sayfa 67 - Can Yayınları - 4. Baskı
İnsanın dünyadan ayrılması bu kadar yakınken, kendini yeni bir yaşama adayan her şeye memnuniyetle gülümsüyor.
André Gide
Bordo Siyah Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Isabelle
Baskı tarihi:
Eylül 2011
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750713682
Çeviri:
Aysel Bora
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Isabelle
Isabelle
Isabelle
Isabelle
XIX. yüzyılın sonlarına doğru, Gérard Lacase, Francis Jammes ile André Gide'i yakında yıkıntılarından başka bir şey kalmayacak olan Quartfourche Şatosu'nu ziyarete götürür. Orada, onlara başından geçen kısa ve yoğun aşk hikâyesini anlatmaya koyulur.

Gérard, kütüphanesinde Bossuet üzerine araştırmalar yapmak üzere davet edildiği Quartfourche'ta, Casimir adlı küçük bir çocukla tanışmıştır. Çocuk; kalın bir sır perdesiyle örtülü geçmişe açılan kapının anahtarıdır. Gérard, çocuğun sadece resmini gördüğü annesine, önleyemediği bir tutkuyla bağlanır. Ne var ki, Isabelle gerçekte tam bir "femme fatale"dir. En azından Gérard öyle olduğunu düşünür. 

André Gide, büyük bir ailenin parçalanmasını, ahlaki bir yıkılışı, bir şatonun çöküşünde simgeleştirirken, estetiğin sunduğu görünüm ile gerçeklik arasındaki uçuruma işaret ederek bu alçakgönüllü öyküye büyük bir derinlik kazandırıyor. Isabelle, büyük bir ailenin çöküşünü, bir şatonun çöküşüyle simgeleştiriyor
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 404 okur

  • Sinan
  • Edebiyat Sokağı
  • Pelin KORKMAZ
  • Gamze
  • Kübra Yıldırım
  • Selen Büke Sümer
  • Canan Ülkü
  • Muhammed Siyah
  • Gül
  • nagehan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%1.8
13-17 Yaş
%1.8
18-24 Yaş
%15.8
25-34 Yaş
%45.6
35-44 Yaş
%26.3
45-54 Yaş
%7
55-64 Yaş
%1.8
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%60
Erkek
%40

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%4.7 (6)
9
%6.3 (8)
8
%17.2 (22)
7
%18 (23)
6
%17.2 (22)
5
%4.7 (6)
4
%1.6 (2)
3
%0.8 (1)
2
%0
1
%0.8 (1)