Isabelle

André Gide
Çevirmen:
Aysel Bora
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2025 79. kitabı
Andre Gide / Isabelle Başlangıç biraz durağan gelse de sayfalar ilerledikçe, bir portrede görünen yüze duyulan aşkla hikaye derinlik kazandı. Kısa ama insanın ruhuna dokunan psikolojik bir eserdi. Gerard hikayenin anlatıcısı ve başkahramanı. Tez çalışması için gittiği Quart-Fourche Şatosu’nda, rutinlerle geçen günleri Isabelle’in portresini gördüğü anda değişti. Önce bir hayale aşık oldu. Ulaşılmaz oluşu büyülü bir güzelliği temsil ediyordu ama gerçekler hiçbir zaman büyülü olmazdı. Okurken beklediğim büyük buluşma o kadar sönük kaldı ki “Bu kadar mıydı?” demekten alamadım kendimi. Yazarın daha önce okuduğum kitabında da aynı duyguyu hissetmiştim. Hayal ve gerçek arasındaki çatışmayı yaşatıp, görünenin yanıltıcılığını ustalıkla gözler önüne seriyor. Bir hayalin yıkılışı, bir gerçeğin fark edilişi. İster istemez şunu düşünüyorsunuz: Gerçekle yüzleşmek mi zor olan, yoksa hayalin içinde kaybolmak mı? Keyifli okumalar…
IsabelleAndré Gide · Can Yayınları · 20111,683 okunma
6/10
·112 syf.··
2018 6. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2018 21:46
Gérard Lacase, 1800'lü yıllarda eğitimini tamamlamak adına hazırlaması gereken tez için öğretmeninin aracılığıyla Floche ailesinin malikanesine konuk olur. Burada ailenin konukseverliği ile kapılarını açtığı kütüphanelerinde araştırmalarını yaparken çok daha farklı birşey ilgisini çeker. Ailenin gizemli sırrını Isabelle'in çizilmiş resmini görmesiyle çözmeye karar verir. İnsan hiç tanımadığı birine sevgi, ilgi, merak besleyebilir mi? Sesini duymadan, hakkında hiç bir bilgiye sahip olmadan gecelerini onu düşünerek geçirebilir mi? Ve böyle bir yolun sonu sizce nereye varır. Gérard'ın kısa öyküsünü yazar ancak bu denli güzel ve ilgi çekici anlatabilirdi. Anlatımı akıcı ve sade. Okunmasını tavsiye ederim.
IsabelleAndré Gide · Can Yayınları · 20111,683 okunma
Puan vermedi·
Çoğu zaman insanların kalplerindeki çelişkiler hayatınıza engel olur.Kazanmak istiyorsanız ama kalbinizdeki öz telkin kazanamayacağınızı düşünüyorsa kazanma şansınız nedir sizce? Farklı olduğunuzu düşünüyorsanız, zihniyetiniz sizi hayat yolunda yürümekten çekinmemenizi sağlayacaktır.
1000Kitap
IsabelleAndré Gide · Can Yayınları · 20111,683 okunma
5/10
·112 syf.··
2025 42. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2025 00:00
Yağmurdan bir duvar beni her türlü tutkudan ve canlılıktan uzak bir biçimde dünyanın geri kalanından ayırıyor; karanlık bir kabusun içinde insan denilmeyecek, soğukkanlı, solgun tenli ve uzun zamandır kalbi atmayan acayip yaratıkların arasına hapsediyordu. .
IsabelleAndré Gide · Can Yayınları · 20111,683 okunma
Isabelle'nın mektubu
5/10
·112 syf.··
2020 55. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2020 09:20
Andre Gide'den okuduğum ikinci kitaptı. Theseus kitabını beğenmiştim, bu da kısa bir kitaptı. Ama diğerinin yanında tesiri zayıf kaldı. Kitaptaki olaylar bir şatonun çevresinde cereyan ediyor. Bulunan bir mektup üzerinden bir gizem açığa çıkarılmaya çalışılıyor. Isabelle'nin alıcısına ulaşmayan bir mektubu... Andre Gide, Fransız entelektüellerinden biridir, kitabın bir derinlik boyutu da var ama ben gibi okuyucular henüz o seviyede değiller.
Edebiyat
IsabelleAndré Gide · Can Yayınları · 20111,683 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2019 42. kitabı
Gerard Lacase bir araştırma için Quartforche şatosuna gidiyor ve duvardaki bir tabloya aşık oluyor. Tablodaki kişinin, şatoda yaşayan küçük bir çocuğun annesine ait olduğunu ve bu annenin de zaman zaman geceleri gizlice şatoya girip çocuğu ziyaret ettiğini öğreniyor. Sonra durumu merak ediyor ve araştırmaya başlıyor. Bakalım olayın özünde neler yatıyormuş. Yalın ve akıcı bir dille yazılmış olan bu kitap, incecik ve kolayca okunur türden.
IsabelleAndré Gide · Can Yayınları · 20111,683 okunma
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2017 56. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2017 11:34
Andre Gide'nin okuduğum üçüncü kitabı.bunu da büyük beğeniyle okudum.kitapta,gençlik yıllarında bir tez hazırlamak için bir süre misafir olduğu bir şato da yaşadıklarını anlatan bir kişinin hikayesini okuyoruz.bu kişi şato da gördüğü bir resimden etkilenerek,bu resimdeki kişinin gizemini çözmeye çalışıyor.İlk sayfasından son sayfasına kadar akıcılığından ve gizeminden hiçbir şey kaybetmeyen , yazarın büyük ustalığı sayesinde merak içinde ve kolay bir şekilde okunan harika bir kitap.okumanızı tavsiye ederim.
IsabelleAndré Gide · Can Yayınları · 20111,683 okunma
7/10
·112 syf.·
2019 60. kitabı
İlk kez okuduğum bir yazardı. Dili sade, kolay anlaşılır. Okuyucuyu zorlamıyor. Zaten roman oldukça kısa. Uzun bir hikaye gibi.. Kısa bir roman olmasına rağmen kişi sayısı oldukça fazla, hepsini objektif olarak anlatıyor. Kahramanımız mösyö Lacase ise bastan tanıtılmamasına rağmen satır aralarında anlatılmış. Romanın konusu kısaca tutkulu bir ask hikayesi.. Kurgu güzel yapılmış. Ben beğendim... Diğer kıtaplarını da okumayı düşünüyorum.
IsabelleAndré Gide · Can Yayınları · 20111,683 okunma
5/10
·112 syf.··
2018 14. kitabı
Isabelle gibi bi orospu görmedim ben abi , okumayın ya kitabı bırakın sinirleriniz bozulmasın bari. Biraz döneminin kadını ol kadını, olmaz ki böyle canım! Gérard Lacase , bırak anacım bırak delikanli adamsın sen sana karı mı yok.
IsabelleAndré Gide · Can Yayınları · 20111,683 okunma
8/10
·112 syf.··
2025 82. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 25 Ekim 2025 00:00
André Gide’in Isabelle adlı eseri, yüzeyde sade bir aşk hikâyesi gibi görünse de aslında insanın kendi duygularının derinliklerine inmeyi anlatan, sessiz ama etkileyici bir romandır. 1911’de
1000Kitap
IsabelleAndré Gide · Can Yayınları · 20111,683 okunma

Yazar Hakkında

André GideYazar · 40 kitap
André Paul Guillaume Gide (22 Kasım 1869 Paris - 19 Şubat 1951 Paris) Fransız yazar. 1947 yılı Nobel Edebiyat Ödülü sahibi. Gide, 22 Kasım 1869 tarihinde Paris, Fransa`da dünyaya geldi. Babası Protestan ve köylü kökenli, annesi Katolikti. 8 yaşında Paris'te Alsace Okulu'na gönderildi. Sık sık hastalandığı için öğrenimi kesintiye uğradı. Gide henüz 11 yaşındayken (1880) Paris Üniversitesi`nde hukuk profesörü olan babasını kaybetti. Ailedeki kadınların etkisi ve annesinin katı otoritesi altında büyüdü. 1889'da okuldan mezun oldu. Yaşamını yazarak geçirmeye karar verdi.Yazı hayatına 1891’de 21 yaşındayken yayımladığı André Walter'in Günlükleri(Les Cahiers d'André Walter) ve Narsis Üstüne İnceleme ile başladı. Ama ikisi de başarısız bulundu. 1893'te Kuzey Afrika gezisine çıktı. Arap dünyasının tümüyle farklı değerleriyle tanıştı. Fransa'ya döndüğünde oradaki katı Victorya dönemi yaşantısının olumsuzluklarından rahatsız oldu. 1894'te tekrar Kuzey Afrika'ya gitti. Burada Oscar Wilde ve Lord Alfred Douglas'la tanıştı. Onların yüreklendirmesiyle baskı altında tuttuğu eşcinselliğini kabul etti. Annesi hastalanınca Fransa'ya döndü. 1895'te kuzeniyle evlendi. 1896`da Normandiya`da bir komüne belediye başkanı oldu. 1908`de bazı seçkin yazarlarla birlikte Nouvelle Revue Française adında bir edebiyat dergisi kurdu. 1916`da 16 yaşındaki Marc Allégret ile sevgili oldu. Marc Allegret ile eşcinsel ilişkisi ailesinde huzursuzluk yarattı. Eşi Gide'nin kendisine yazdığı mektupları yok etti. I. Dünya Savaşı yıllarında Kızılhaç ile gönüllü insani kuruluşlarda çalıştı. 1923'te ilk feministlerden ünlü Elizabeth van Byyselberghe ile olan yasak ilişkisinden tek çocuğu kızı Catherine doğdu. 1924 yılında Corydon adlı homoseksüelliği savunan bir kitap yayımladı, fakat eser ilk etapta kınandı. 1925'te Fransız Ekvator Afrikası'na gitti. Burada gördüklerinden de etkilendi. Dönüşünde sömürgeciliği eleştiren yazılar yazdı. 1925 yılında yayımladığı Kalpazanlar Gide`nin en önemli eserlerinden biri olarak görülür. 1926`da otobiyografik eser olan "Si le grain ne meurt"u yayımladı. Komünizme ilgi duydu. 1936'da büyük umutlarla gittiği Sovyetler Birliği'nden hayal kırıklığı ile döndü. 1938'de eşini kaybetti. II. Dünya Savaşı'nın başlamasından sonra 1942'de tekrar Kuzey Afrika'ya gitti. Savaşın sonuna kadar burada yaşadı. 1947'de Oxford Üniversitesi'nden "Edebiyat Doktoru" unvanı aldı. Aynı yıl Kasım ayında da Nobel Edebiyat Ödülü'nün sahibi oldu. 19 Şubat 1951'de yaşamını yitirdi. Yaşamı boyunca toplumsal ve bireysel ahlakın en önemli ölçütünün, bireyin içtenliği ve kendisini tanıması olduğunu savundu. Edebi, siyasal ve toplumsal sorunlara karşı hoşgörülü bir tutum benimsedi. Genel ahlak anlayışının karşısında bireysel özgürlüklerin savunucusu oldu. Ama aynı zamanda 19'uncu Yüzyıl Fransız edebiyatının en önemli hümanist ve ahlakçı yazarı olarak tanındı. Düşüncelerindeki bütünlük ve soyluluk, üslubundaki arılık ve uyumla Fransız edebiyatının saygın isimleri arasında yer aldı. Katolik kilisesi André Gide'in eserlerini 1952 yılında Yasak kitaplar listesi'ne koymuştur.