Isabelle

André Gide
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Isabelle; Gizem Ve Tutku Üzerine Bir Kadın..
7/10
·96 syf.··
2025 7. kitabı
André Gide'in "Isabelle" eseri, psikolojik derinliği ve karmaşık karakterleriyle dikkat çeken bir novella.. Hikaye, aslında bana biraz Sabahattin Ali’nin “Kürk Mantolu Madonna” eserini
IsabelleAndré Gide · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20251,683 okunma
Güzel bir konu, yavan anlatım.
7/10
·96 syf.··
2026 23. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2026 12:31
Fransız elitinin yaşadığı malikane tarzı taşra hayatının içinde bir resim ve mektup ile başlayan aşk daha güzel bir olay örgüsü ile anlatılabilirdi. Konusu ve betimlemeler bakımından güzel olan bir kitap yavan bir anlatımla biraz askıda kalmış.
1000Kitap
IsabelleAndré Gide · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20251,683 okunma
6/10
·96 syf.··
2025 16. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2025 19:29
André GideAndré Gide IsabelleIsabelle André Gide’in Isabelle adlı eseri, ilk bakışta güçlü bir anlatım vaadiyle dikkat çekse de, bazı okuyucular için beklentilerin tam anlamıyla karşılanmadığı bir okuma deneyimine dönüşebilir. Kitap benim için tam olarak bu türden bir eserdi: beni derinden etkilemedi ama aynı zamanda sıkıcı da değildi. Özellikle hikâyenin durağan yapısı ve karakterlerin duygusal derinliklerinin sınırlı kalması, anlatının bir noktadan sonra daha çok entelektüel bir ilgiyi sürdürmek üzerine kurulu olduğunu gösteriyor. Yine de Isabelle, toplumsal eleştiriler açısından oldukça zengin bir metin. Özellikle aristokrat sınıfın yozlaşmış yapısı, çürüyen değerleri ve bunun bireyler üzerindeki etkisi, yazarın eleştirel bakışıyla başarılı bir şekilde aktarılmış. Quartfourche Şatosu'nun yavaş yavaş çöken atmosferi, aslında sadece bir mekân tasviri değil, bir sınıfın ve zihniyetin de metaforu. Gérard’ın Isabelle’e duyduğu tutku ise, gerçek bir aşktan çok zihinsel bir idealizmi temsil ediyor. Bu yönüyle kitap, romantik hayallerin gerçeklik karşısındaki kırılganlığını da ortaya koyuyor. Yazar, okuyucuyu hayal ile hakikat arasındaki çizgide yürütürken, aynı zamanda anlatım biçimiyle de (récit tarzı) olayların güvenilirliğini sorgulatıyor. Sonuç olarak, Isabelle benim için etkileyici bir edebi deneyim olmasa da, toplumsal çözümlemeleri ve eleştirel yaklaşımıyla düşünmeye değer bir eserdi. Gide’in üslubu ve karakter çözümlemeleri sayesinde, özellikle Fransız toplum yapısına ve bireysel yanılsamalara dair dikkat çekici bir bakış sunduğunu söyleyebilirim.
Duygu ve Düşünce
IsabelleAndré Gide · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20251,683 okunma
Ait olmak
8/10
·96 syf.··
2025 12. kitabı
André Gide'nin ilk kez bir kitabını okudum. 1800ler ve malikane yaşamı temalı hikayeler hoşunuza gidiyorsa bu kitabı beğenirsiniz. Kitap başkarakterimizin geçmişinde ziyarette bulunduğu bir malikane ve içerisindekilerinin hayatları anlatıyor. Zaten 87 sayfa olduğu için çok hızlı şekilde akıyor hatta kısalığına rağmen beklenmedik şekilde doyurucu ve tatmin edici bir hikaye. Keyifle okuyabileceğiniz özellikle dediğim gibi bu dönem ve bu tarz hikayeleri seven biriyseniz kesinlikle heyecanlanacağınız bir kitap. Kitabı okumadıysanız okuyunca keyif kaçıran kısım : Isabelle konusunda duygularım yazarın manipülasyonunun etkisinde kaldı çoğu zaman. Yazarın yönlendirmesiyle ona dair düşüncelerim oldu ancak sondaki sürprizi okuduktan sonra onun davranışlarını meşrulaştıracak nedenler aradım. İlk başta bencillik ile suçladım ancak tam olarak yeterli değildi bencillik vardı ama o kabın içerisini dolduramıyordu. Biraz daha düşünmeye zamanım olunca aslında Isabelle ait olmak istiyordu bunu fark ettim. Özgürlüğünün olmadığı yerde en çok özgür olma çabasındayken içten içe oraya ait olmayı seviyordu daha sonra gelişen olaylar onu hiçbir yere ait olamamaya itti. O yüzden İsabelle hem bencil hemde ait olma çabasında olan bir insandı. Sadece insandı.
IsabelleAndré Gide · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20251,683 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2025 74. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 26 Eylül 2025 12:10
Platonik bir aşk ve sonradan gerçeklerle yaşanan hayal kırıklığı... Kitabın Nobel Ödülü alması dikkatimi çekmişti... Okuduğumda yaşanan içsel çırpınışları ve hayal kırıklıklarını öyle güzel anlatmış ki hak etmiş dedim.... Okumanızı öneririm...
Edebiyat
IsabelleAndré Gide · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20251,683 okunma
9/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
Roman, genç bir adam olan Gérard’ın, taşrada bir şatoya yaptığı ziyaretle başlar. Bu şato, hem fiziksel hem de ruhsal olarak çürümeye yüz tutmuş bir mekândır. İçinde yaşayan aile de aynı şekilde dağılmış, içine kapanmış ve geçmişin gölgeleriyle yaşayan insanlardan oluşur. Gérard burada, hiç görmediği ama hakkında sürekli konuşulan bir kadına—Isabelle’e—takıntılı bir ilgi duymaya başlar. İlginç olan şu ki Isabelle, romanda neredeyse hiç “gerçek” haliyle var olmaz. O, daha çok: • başkalarının anlattığı, • mektuplardan çıkarılan, • hayal edilen bir figürdür. Gérard’ın zihninde Isabelle giderek bir ideale, hatta bir tür romantik yanılsamaya dönüşür.
IsabelleAndré Gide · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20251,683 okunma
7/10
·87 syf.··
2026 30. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 15 Mart 2026 20:49
Genç akademisyen Gerard Lacase, doktora tezinin araştırması için Quartfourche Şatosu'na gider. Orada bir müddet kalır. Oradaki kütüphanede eski bir mektup bulunur. O mektupta o şatoda görünmeyen bir kadından söz edilir, o kişi de İsabella'dır. Gerard, bu kadını merak eder ve ona sevdalanır. Kitap bir yerden sonra kafamı karıştırıyor ama hikayesi fena değil. O yüzden puanım 7/10 :)
IsabelleAndré Gide · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20251,683 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2025 40. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2025 20:34
Kitabın dili akıcı, betimlemeleri ise oldukça güzeldir. Ancak olay örgüsü çok yüzeysel işlenmiştir. Daha iyi işlenebilecek bir konunun, fazlasıyla yavan bir şekilde ele alındığını görüyoruz. Kitabın adını aldığı karakterin ismi ancak kitabın ortalarında duyulmaya başlanmaktadır. Bu noktadan sonra olaylar çok hızlı ve yüzeysel bir şekilde ilerlediğinden, okuyucuda beklenen heyecanı uyandırmamaktadır. Yine de kitap insanı sıkmayan, rahat okunabilen bir yapıdadır; fakat konusu bu kadar güzel olan bir eserin çok daha etkileyici şekilde işlenmesi beklenirdi. Konusuna gelecek olursak (spoiler içerir) Doktora tezi için gittiği evde, aile mensubu olmasına rağmen adı hiç anılmayan bir kadının fotoğrafını görmesiyle ona ilgi duymaya başlayan bir gencin yaşadıklarını anlatan bu kitapta, en dikkat çekici an; fotoğraf üzerinden kurulan beklentinin ve aşkın, fotoğraftaki kadınla tanışıldıktan sonra yaşanan hayal kırıklığıyla çökmesidir. Günümüzde de benzer olaylarla karşılaşılmaktadır. İnsanların başkalarının dış görünüşlerine ya da ilk izlenimlerine gereğinden fazla anlam yüklemesi, sıkça hayal kırıklıklarına yol açmaktadır. Kitap gerçek hayatta yaşanan duyguları da barındırdığı için okurun dikkatini çekmektedir.
Edebiyat
IsabelleAndré Gide · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20251,683 okunma
8/10
·96 syf.·
2025 212. kitabı
André Gide'den gizemli bir uzun öykü "Isabelle". Gérard Lacase, akademisyendir ve doktora tezini araştırması için hocasının arkadaşının kaldığı Quartfourche Şatosu'na gider. Kasvetli ve boğucu ortam nedeniyle araştırmasını tamamlamadan geri dönmek ister ancak fotoğrafını görüp aşık olduğu gizemli kadın Isabella nedeniyle dönmekten vazgeçer. Isabella, şatoda yaşayan engelli bir çocuk olan Casimir'in annesidir ve şatoya çok nadiren ve kısa süreli uğramaktadır. Merak duygusu ile akıcı bir şekilde okunan hikâyede yazarın edebi anlatımı da oldukça iyi. André Gide'in 1947 yılında Nobel Edebiyat Ödülü aldığını da hatırlayalım bu arada.
IsabelleAndré Gide · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20251,683 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2025 30. kitabı
André Gide, Isabelle adlı kısa romanında, bir resim karesine sığan idealin peşine düşen bir adamın hikâyesini anlatıyor. Genç bir akademisyen olan Gérard, araştırma için gittiği ıssız bir şatoda, duvarda asılı bir portreye gözlerini diker… Ve bir hayale tutulur. Gide, kelimeleriyle sadece bir aşkı değil; hayal ve gerçeklik arasındaki ince çizgiyi de irdeliyor. Isabelle’in kim olduğu kadar, Gérard’ın ona yüklediği anlamlar da önemli. Bu kitapta, görünmeyen karakterlerin bile derin izler bıraktığını göreceksiniz. Her detayın altında bir sorgulama, her cümlenin sonunda bir çelişki gizli. Isabelle, kısa ama güçlü bir metin. Gide’in ahlaki ikilemleri, psikolojik derinliği ve edebi zarafetiyle tanışmak için çok iyi bir başlangıç. Gide okurları bilir: Onun kitapları bir çırpıda okunur ama uzun süre zihinde yaşar.
IsabelleAndré Gide · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20251,683 okunma

Yazar Hakkında

André GideYazar · 40 kitap
André Paul Guillaume Gide (22 Kasım 1869 Paris - 19 Şubat 1951 Paris) Fransız yazar. 1947 yılı Nobel Edebiyat Ödülü sahibi. Gide, 22 Kasım 1869 tarihinde Paris, Fransa`da dünyaya geldi. Babası Protestan ve köylü kökenli, annesi Katolikti. 8 yaşında Paris'te Alsace Okulu'na gönderildi. Sık sık hastalandığı için öğrenimi kesintiye uğradı. Gide henüz 11 yaşındayken (1880) Paris Üniversitesi`nde hukuk profesörü olan babasını kaybetti. Ailedeki kadınların etkisi ve annesinin katı otoritesi altında büyüdü. 1889'da okuldan mezun oldu. Yaşamını yazarak geçirmeye karar verdi.Yazı hayatına 1891’de 21 yaşındayken yayımladığı André Walter'in Günlükleri(Les Cahiers d'André Walter) ve Narsis Üstüne İnceleme ile başladı. Ama ikisi de başarısız bulundu. 1893'te Kuzey Afrika gezisine çıktı. Arap dünyasının tümüyle farklı değerleriyle tanıştı. Fransa'ya döndüğünde oradaki katı Victorya dönemi yaşantısının olumsuzluklarından rahatsız oldu. 1894'te tekrar Kuzey Afrika'ya gitti. Burada Oscar Wilde ve Lord Alfred Douglas'la tanıştı. Onların yüreklendirmesiyle baskı altında tuttuğu eşcinselliğini kabul etti. Annesi hastalanınca Fransa'ya döndü. 1895'te kuzeniyle evlendi. 1896`da Normandiya`da bir komüne belediye başkanı oldu. 1908`de bazı seçkin yazarlarla birlikte Nouvelle Revue Française adında bir edebiyat dergisi kurdu. 1916`da 16 yaşındaki Marc Allégret ile sevgili oldu. Marc Allegret ile eşcinsel ilişkisi ailesinde huzursuzluk yarattı. Eşi Gide'nin kendisine yazdığı mektupları yok etti. I. Dünya Savaşı yıllarında Kızılhaç ile gönüllü insani kuruluşlarda çalıştı. 1923'te ilk feministlerden ünlü Elizabeth van Byyselberghe ile olan yasak ilişkisinden tek çocuğu kızı Catherine doğdu. 1924 yılında Corydon adlı homoseksüelliği savunan bir kitap yayımladı, fakat eser ilk etapta kınandı. 1925'te Fransız Ekvator Afrikası'na gitti. Burada gördüklerinden de etkilendi. Dönüşünde sömürgeciliği eleştiren yazılar yazdı. 1925 yılında yayımladığı Kalpazanlar Gide`nin en önemli eserlerinden biri olarak görülür. 1926`da otobiyografik eser olan "Si le grain ne meurt"u yayımladı. Komünizme ilgi duydu. 1936'da büyük umutlarla gittiği Sovyetler Birliği'nden hayal kırıklığı ile döndü. 1938'de eşini kaybetti. II. Dünya Savaşı'nın başlamasından sonra 1942'de tekrar Kuzey Afrika'ya gitti. Savaşın sonuna kadar burada yaşadı. 1947'de Oxford Üniversitesi'nden "Edebiyat Doktoru" unvanı aldı. Aynı yıl Kasım ayında da Nobel Edebiyat Ödülü'nün sahibi oldu. 19 Şubat 1951'de yaşamını yitirdi. Yaşamı boyunca toplumsal ve bireysel ahlakın en önemli ölçütünün, bireyin içtenliği ve kendisini tanıması olduğunu savundu. Edebi, siyasal ve toplumsal sorunlara karşı hoşgörülü bir tutum benimsedi. Genel ahlak anlayışının karşısında bireysel özgürlüklerin savunucusu oldu. Ama aynı zamanda 19'uncu Yüzyıl Fransız edebiyatının en önemli hümanist ve ahlakçı yazarı olarak tanındı. Düşüncelerindeki bütünlük ve soyluluk, üslubundaki arılık ve uyumla Fransız edebiyatının saygın isimleri arasında yer aldı. Katolik kilisesi André Gide'in eserlerini 1952 yılında Yasak kitaplar listesi'ne koymuştur.