Isabelle

André Gide
Çevirmen:
Aysel Bora
Editör:
Emrah Serdan
Tasarımcı:
Utku Lomlu
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·120 syf.··
2020 261. kitabı
İncecik, kolay okunabilir bir eser. Kitapta Kürk Mantolu Madonna tadı var. Araştırdığım kadarıyla Isabelle 1957 yılında yayımlanmış. Kürk Mantolu Madonna ise 1943. Sabahattin Ali mi Andre Gide'i etkiledi yoksa tam tersi mi bilemiyorum. Çünkü Andre Gide'in vefat tarihi 1951. Acaba iki yazarın birbirleriyle bir teması var mıydı? Varsa birbirlerini etikelemeleri doğal. Ancak bu durum söz konusu değilse şu yorumu yapmak da garip karşılanmaz sanırım: Kökenleri farklı olsa da duygular benzeşebilir. Zira aşk kavramı milliyetsizdir. Konuları çok yakın bu iki kitaptan biri tercih edilecek olsa bu kesinlikle Kürk Mantolu Madonna olurdu benim için. Ama Isabelle de okunmalı diye düşünüyorum... Keyifli okumalar.
IsabelleAndré Gide · Can Yayınları · 20201,687 okunma
Ne yazık ki çerçeve değil resim arıyorum...
6/10
·119 syf.··
Beğendi
·
2021 14. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 26 Temmuz 2021 23:44
İlginç ve bir o kadar da boğucu bir kitapla buluştum. Belki de ana karakter de öyle sıkılmıştı ki kaldığı malikaneden onu hissettim. Çünkü hikaye çok sonlara doğru bir heyecan duygusu uyandırabildi bende. Aslında sonunda vardığı fikir güzeldi. Spoiler'a kaçabilir belki ama, güzelliğe kanılmamasını, hikayenin hiç de göründüğü gibi olmadığını anlatan bir romandı. Ana karakter son ana kadar çok iyi çabaladı. Kendi hayal gücüne çok iyi sığındı ama gerçek her zamanki gibi yerle bir etti. Sabırlı olunursa hemen bitecek bir kitap. Benim ters zamanına geldi sadece. Okumanızı öneririm. Keyifli okumalar
Edebiyat
IsabelleAndré Gide · Can Yayınları · 20201,687 okunma
Andre Gide - İsabelle
6/10
·120 syf.·
2022 42. kitabı
Geçtiğimiz aylarda André Gıde'nin Pastoral Senfoni ve Dar Kapı adlı kitaplarını okumuştum ve çok beğenmiştim. Bunun üzerine yazarın bu kısa romanını da okumak istedim. Konusu kısaca şu şekilde: Gerard isimli bir adam araştırma yapmak için Quartfourche Şatosuna geliyor. Burada araştırma yaparken bir portreye rastlıyor ve portredeki bu kadına aşık oluyor. Bu kadın kitaba da ismini veren Isabelle. Isabelle adlı kadının çocuğu evde olmasına rağmen kendisi şatoda yaşamıyor, Gerard'da bunun nedenini araştırmaya başlıyor,İsabel'in neden buradan kovulduğunu çözmeye çalışıyor. Kitabın tanıtım bülteninde Gerardla ilgili "Görünüşe aldanan hayalperestlerin bazı perdeleri açmaması gerektiğini öğrenecektir" şeklinde bir açıklama var. Ben de bunu okuyunca heyecanlı bir hikaye beklemiştim ama beklediğim gibi olmadı. Kısa,basit ve yüzeysel bir hikaye ile karşılaştım,kitabın beni etkileyen bir noktası olmadı. Okunur mu evet okunur akıcı,kısa bir hikaye ama bittiğinde hiçbir şey hissedeceğinizi düşünmüyorum. Benim tavsiyelerim arasına girmez, ilk başta bahsettiğim iki eserini ise tavsiye ederim.
Edebiyat
IsabelleAndré Gide · Can Yayınları · 20201,687 okunma
7/10
·120 syf.·
2024 5. kitabı
Yazarın Isabelle karakteriyle buluşturması çok zaman alıyor ve o sürece kadar bağlantısız sayılan eğitim hayatı geçiyor ben bunu hatalı buldum bir platonik aşk kitabı neticede o yüzden buna daha çok değinebilirdi ama orası yavan ve daha kısa kalmıştı resmen onun dışında Isabelle'yi araması peşinden koşması ilk görüşünden itibaren içinde büyüyen merakı ve platonik aşkın getirdiği huyları okuyucu için sürükleyici bir şekilde ilerliyordu. Ama ben kitabı başta ara ara okuduğum için - çünkü Isabelle' ye gelmeden önceki 57 sayfa biraz alakasız bir olay örgüsüydü- hatırlayamadığım şeyler oldu. Acaba o yüzden son cümleyi anlatabilecek biri var mı? (Bir inceleme yazma kararı almam da sadece bunu sormak içindi aslında.)Çünkü Andre Gide'nin derin cümleleri gerçekten içimde merak duygusu uyandırdı.Duyguları gerçekten usta bir şekilde ve farklı bir açıdan yansıtması çok hoşuma gitti yine de, kitapta da beni yükselten buydu.
Edebiyat
IsabelleAndré Gide · Can Yayınları · 20201,687 okunma
7/10
·120 syf.··
2022 63. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Eylül 2022 23:00
Andre Gide’nin Dar Kapı romanından sonra okuduğum ikinci kitabı İsabelle, keyifle okudum ama finalini beğenmedim, daha sürprizli ve daha güzel bir final beklerdim. Andre Gide kasvetli bir yazar ve bu kitabında da kasvet hissediliyor. Bu sebeple her okuyucuya hitap etmeyecektir, kasvetli kitapları sevmeyenler kitabın içine girmekte zorlanabilirler.
IsabelleAndré Gide · Can Yayınları · 20201,687 okunma
5/10
·120 syf.··
2021 59. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2021 22:10
Gerard Lacase, doktora tezi üzerinde çalışmak için geldiği Quartfourche Şatosu'nda tanıştığı Casimir isimli çocuğun hiç görmediği annesi Isabelle'nin portresine aşık olur ve Isabelle tarafından yazılan gizemli bir mektubu bulmasıyla şatonun sırlarını çözmeye çalışır. Kitap okuması kolay ve kısaydı fakat beni pek sürüklediğini söyleyemeyeceğim. Karakterlerin ve olayların gelişiminin bir temele dayandırılmaması bende herhangi bir merak duygusu uyandırmadı, bundan kaynaklıdır ki kitabın sonunda da etkilenemedim. Kitabın alt metninde verilmek istenen hayallerin toz pembeliği ve gerçeklerin acımasızlığı mesajları net bir şekilde işlenmiş olmasına rağmen çok etkilenemedim. Boş bir vakti değerlendirmek için okunabilecek bir kitap.
IsabelleAndré Gide · Can Yayınları · 20201,687 okunma
8/10
·120 syf.··
2022 26. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2022 10:10
Herkese merhaba, Okumaktan çok keyif aldığım bir kitapla buradayım. Isabelle! Gizemli kadın! Kahramanımız Gérard, tezi için araştırma yapmak üzere öğretmeni tarafından, çok iyi kitap kaynakları olan Mösyö Floche ile tanıştırılıyor. Gérard araştırmalarını yapmak üzere Quartfourche Şatosu’nda sekiz gün kalıyor ve bu sırada malikanede yaşayan küçük çocuğun ortadan kaybolan annesi Isabelle’in resmini görüyor ve ona aşık oluyor. Isabelle’in belirli aralıklarla sessiz sedasız şatoya uğradığını öğrenince, onunla karşılaşmak için sabırla bekliyor. Kitap, kısa ve anlaşılır olarak kaleme alınmış. Kısa olmasına rağmen olaylar asla geçiştirilmemiş. Uzun soluklu bir roman okurcasına kendini merak ettirdi. André Gide ile tanışma kitabım oldu. Kalemini çok sevdim. Klasik bir Fransız edebiyatı eseri. Benim gibi Fransız edebiyatından keyif alıyorsanız okuyabilirsiniz. Kitapla kalın, hoşça kalın.
Edebiyat
IsabelleAndré Gide · Can Yayınları · 20201,687 okunma
7/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2022 10. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2022 16:47
Bu roman, oldukça yalın bir dille yazılmış ve çok fazla betimleme kullanılmamış. Karekterler kafanızda gayet net oluşuyor, çok fazla mekan ve zaman da değişmiyor, adeta bir tiyatro sahnesini izler gibi okuyorsunuz. Konu da çok fazla girift değil. Romandaki olaylar, büyük bir arazinin içinde yer alan büyük bir şato da geçiyor. Bu köklü şatonun içinde yaşayan köklü bir ailenin zamanla çöküşü, bu süreçteki ruh halleri, ölümler ve ailenin dağılışı ile şatonun elden çıkışı, buna parelel olarakta romanın başından sonuna kadar da şatoya araştırna yapnaya gelen baş kahramanın bir sır perdesini aralamaya çalışmasına tanık oluyoruz. Oldukça kısa bir roman. Hatta zaman ve mekanın çok fazla değişmemesi, kısa zaman aralığını içeriyor olması nedeniyle hikaye de diyebiliriz. Bir oturuşta rahatça okunur.
Roman
IsabelleAndré Gide · Can Yayınları · 20201,687 okunma
8/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2022 6. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2022 13:17
I S A B E L L E | andre gide #okudumbitti # kitapyorumu . bas karakterimiz gerard lacase bir arastirma icin ' quartfourche malikanesi ' gider. orada tanistigi casimir adli kucuk cocugun hic gormedigi annesi ' isabelle' nin portresine asik olur. gerard, isabelle tarafindan yazilan bir mektup ile satonun sirlarini cozmeye calisir. artık amaci tez yapmaktan ziyade geceleri gizlice satoya gelen isabelle 'i gorup onunla konusmaktir. eserin dili oldukca sade ve anlasilirdi. kolayca okunabilen bir gunde bitirebileceginiz bir kitap. yazardan okudugum ilk kitapti, diger kitaplarini da okumak istiyorum. ~ 8/10
1000Kitap
IsabelleAndré Gide · Can Yayınları · 20201,687 okunma
Bilmiyorum ama hiç sürükleyici bir kitap değildi pek tat almadım. Belki yaşıma gelmedim sonra tekrar okumayı denerim diye düşünüyorum. Umarım beğenirim
IsabelleAndré Gide · Can Yayınları · 20201,687 okunma

Yazar Hakkında

André GideYazar · 40 kitap
André Paul Guillaume Gide (22 Kasım 1869 Paris - 19 Şubat 1951 Paris) Fransız yazar. 1947 yılı Nobel Edebiyat Ödülü sahibi. Gide, 22 Kasım 1869 tarihinde Paris, Fransa`da dünyaya geldi. Babası Protestan ve köylü kökenli, annesi Katolikti. 8 yaşında Paris'te Alsace Okulu'na gönderildi. Sık sık hastalandığı için öğrenimi kesintiye uğradı. Gide henüz 11 yaşındayken (1880) Paris Üniversitesi`nde hukuk profesörü olan babasını kaybetti. Ailedeki kadınların etkisi ve annesinin katı otoritesi altında büyüdü. 1889'da okuldan mezun oldu. Yaşamını yazarak geçirmeye karar verdi.Yazı hayatına 1891’de 21 yaşındayken yayımladığı André Walter'in Günlükleri(Les Cahiers d'André Walter) ve Narsis Üstüne İnceleme ile başladı. Ama ikisi de başarısız bulundu. 1893'te Kuzey Afrika gezisine çıktı. Arap dünyasının tümüyle farklı değerleriyle tanıştı. Fransa'ya döndüğünde oradaki katı Victorya dönemi yaşantısının olumsuzluklarından rahatsız oldu. 1894'te tekrar Kuzey Afrika'ya gitti. Burada Oscar Wilde ve Lord Alfred Douglas'la tanıştı. Onların yüreklendirmesiyle baskı altında tuttuğu eşcinselliğini kabul etti. Annesi hastalanınca Fransa'ya döndü. 1895'te kuzeniyle evlendi. 1896`da Normandiya`da bir komüne belediye başkanı oldu. 1908`de bazı seçkin yazarlarla birlikte Nouvelle Revue Française adında bir edebiyat dergisi kurdu. 1916`da 16 yaşındaki Marc Allégret ile sevgili oldu. Marc Allegret ile eşcinsel ilişkisi ailesinde huzursuzluk yarattı. Eşi Gide'nin kendisine yazdığı mektupları yok etti. I. Dünya Savaşı yıllarında Kızılhaç ile gönüllü insani kuruluşlarda çalıştı. 1923'te ilk feministlerden ünlü Elizabeth van Byyselberghe ile olan yasak ilişkisinden tek çocuğu kızı Catherine doğdu. 1924 yılında Corydon adlı homoseksüelliği savunan bir kitap yayımladı, fakat eser ilk etapta kınandı. 1925'te Fransız Ekvator Afrikası'na gitti. Burada gördüklerinden de etkilendi. Dönüşünde sömürgeciliği eleştiren yazılar yazdı. 1925 yılında yayımladığı Kalpazanlar Gide`nin en önemli eserlerinden biri olarak görülür. 1926`da otobiyografik eser olan "Si le grain ne meurt"u yayımladı. Komünizme ilgi duydu. 1936'da büyük umutlarla gittiği Sovyetler Birliği'nden hayal kırıklığı ile döndü. 1938'de eşini kaybetti. II. Dünya Savaşı'nın başlamasından sonra 1942'de tekrar Kuzey Afrika'ya gitti. Savaşın sonuna kadar burada yaşadı. 1947'de Oxford Üniversitesi'nden "Edebiyat Doktoru" unvanı aldı. Aynı yıl Kasım ayında da Nobel Edebiyat Ödülü'nün sahibi oldu. 19 Şubat 1951'de yaşamını yitirdi. Yaşamı boyunca toplumsal ve bireysel ahlakın en önemli ölçütünün, bireyin içtenliği ve kendisini tanıması olduğunu savundu. Edebi, siyasal ve toplumsal sorunlara karşı hoşgörülü bir tutum benimsedi. Genel ahlak anlayışının karşısında bireysel özgürlüklerin savunucusu oldu. Ama aynı zamanda 19'uncu Yüzyıl Fransız edebiyatının en önemli hümanist ve ahlakçı yazarı olarak tanındı. Düşüncelerindeki bütünlük ve soyluluk, üslubundaki arılık ve uyumla Fransız edebiyatının saygın isimleri arasında yer aldı. Katolik kilisesi André Gide'in eserlerini 1952 yılında Yasak kitaplar listesi'ne koymuştur.