Isabelle

André Gide
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2023 21. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 05 Mart 2023 00:00
“O zamanlar beni hayatın içine atan sabırsızlığı anlamakta güçlük çekiyordum. Yirmi beş yaşındaydım, hayat hakkında kitaplardan öğrendiklerimden başka neredeyse hiçbir şey bilmiyordum ve bu sebeple şüphesiz bir romancı olduğuma inanıyordum…” . Güzellik iyiliği de beraberinde getirir mi? Yani şunu sormak istiyorum bir şeyi sırf güzel olarak adlandırmamız veya imgesini canlandırmamız onu kendiliğinden iyi kılar mı? Tez araştırması için Quartfourche Şatosu’na giden Gerard Lacase bu sorunun yanıtını yaşadıklarıyla öğreniyor. Araştırmasını yapıp Paris’e dönmeye hazırlanırken o şatoda biraz daha kalmasına sebep ise gördüğü bir portre oluyor.. . Isabelle, 19. yüzyıl atmosferinde geçen, oldukça kısa bir hikaye. Andre Gide kitaplığımda birkaç eseri daha olan bir yazar ve diğer kitaplarını da çok bekletmeden okumayı istiyorum:) . Ozan Kırıcı çevirisi, E.S Kibele Yarman çevirisiyle ~
IsabelleAndré Gide · Timaş Yayınları · 20231,684 okunma
4/10
·128 syf.··
2023 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2023 08:45
İnce bir kitap olmasa yarıda bırakırdım herhalde. Araştırma tezi için kütüphanesindeki elyazması eserleri incelemek amacıyla misafirliğe giden karakterimizin, evin kızına sadece portresini görerek aşık oluşunu anlatıyor. Hikaye bana sıradan geldi. Herhangi bir merak unsuru yok. Anlatımı da çok boşlukluydu, bir anda farklı bir konuya geçiyor, öncesinde bahsi geçmeyen bir şeyi bilmemiz gerekirmiş gibi anlatıyor. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. İlk izlenimim maalesef olumsuz yönde. Sırada aynı yazarın Dar KapıDar Kapı isimli romanı var. Onu da okuduğumda daha çok fikrim olur sanıyorum. Umarım düşüncelerim olumlu yönde evrilir de Nobel ödüllü bir yazarı beğenememiş olma gafletine düşmem.
IsabelleAndré Gide · Timaş Yayınları · 20231,684 okunma
8/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2025 79. kitabı
Andre Gide / Isabelle Başlangıç biraz durağan gelse de sayfalar ilerledikçe, bir portrede görünen yüze duyulan aşkla hikaye derinlik kazandı. Kısa ama insanın ruhuna dokunan psikolojik bir eserdi. Gerard hikayenin anlatıcısı ve başkahramanı. Tez çalışması için gittiği Quart-Fourche Şatosu’nda, rutinlerle geçen günleri Isabelle’in portresini gördüğü anda değişti. Önce bir hayale aşık oldu. Ulaşılmaz oluşu büyülü bir güzelliği temsil ediyordu ama gerçekler hiçbir zaman büyülü olmazdı. Okurken beklediğim büyük buluşma o kadar sönük kaldı ki “Bu kadar mıydı?” demekten alamadım kendimi. Yazarın daha önce okuduğum kitabında da aynı duyguyu hissetmiştim. Hayal ve gerçek arasındaki çatışmayı yaşatıp, görünenin yanıltıcılığını ustalıkla gözler önüne seriyor. Bir hayalin yıkılışı, bir gerçeğin fark edilişi. İster istemez şunu düşünüyorsunuz: Gerçekle yüzleşmek mi zor olan, yoksa hayalin içinde kaybolmak mı? Keyifli okumalar…
IsabelleAndré Gide · Can Yayınları · 20111,684 okunma
Isabelle; Gizem Ve Tutku Üzerine Bir Kadın..
7/10
·96 syf.··
2025 7. kitabı
André Gide'in "Isabelle" eseri, psikolojik derinliği ve karmaşık karakterleriyle dikkat çeken bir novella.. Hikaye, aslında bana biraz Sabahattin Ali’nin “Kürk Mantolu Madonna” eserini andırdı, her iki eserde de sadece bir mektuptan bir portreden yada bir anlatıdan etkilenme var. Gide aslında novella üzerinden bize birçok temayı işlemiş, aktarmış. Karakterler çok detay, yoğun. Gide, karakterlerin iç dünyalarını ve duygusal çatışmalarını detaylı bir şekilde analiz etmiş. Eserde, karakterlerin düşünceleri, hisleri ve davranışları arasındaki ilişki, bir ailenin çöküşü, ana karakterin bir fotoğraf ve bir mektup üzerinden umutlandığı genç kadına duygusu üzerinden anlatılıyor.. Tez çalışması için gittiği malikane Gerard Lacase için bambaşka boyutlar kazandırıyor. Normandiya'ya, Floche ve Saint-Auréol ailelerinin kaldığı Quartfourche Malikaneye gitmesiyle ailenin hüsranlı çöküşüne de şahit oluyor Lacase. Eserde, akademik gelişim, tutku, aile içi ilişkiler, ahlak ve bireysellik gibi temalar işlenir. Isabelle'in gizemli kişiliği ve çevresindeki insanların ona karşı hisleri, hikayenin temelini oluşturuyor. Isabelle, eserin merkezinde yer alan, anlaşılması zor bir karakterdir bence. Gide'in bakış açısıyla, Isabelle'in iç dünyası ve duygu durumu yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Diğer karakterler de, Isabelle ile olan ilişkileri üzerinden derinlemesine anlatmış. Eserde, karakterlerin düşünceleri, hisleri ve davranışları arasındaki ilişki, kısa görünen novella olsa dahi az ve öz bir şekilde anlatılmış. Gide'in sade ve akıcı bir dili var ve bu çok net görünüyor eserde, olay örgüsünden ziyade karakterlerin iç dünyasına odaklanmış, olayı anlatıyor ancak olaydan ziyade karakterlerin zaman içinde düşüşü, umutlu bir arayış, geçmişin açığa çıkması… Ailenin gizemli sırrını Isabelle'in çizilmiş
IsabelleAndré Gide · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20251,684 okunma
Güzel bir konu, yavan anlatım.
7/10
·96 syf.··
2026 23. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2026 12:31
Fransız elitinin yaşadığı malikane tarzı taşra hayatının içinde bir resim ve mektup ile başlayan aşk daha güzel bir olay örgüsü ile anlatılabilirdi. Konusu ve betimlemeler bakımından güzel olan bir kitap yavan bir anlatımla biraz askıda kalmış.
1000Kitap
IsabelleAndré Gide · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20251,684 okunma
6/10
·112 syf.··
2018 6. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2018 21:46
Gérard Lacase, 1800'lü yıllarda eğitimini tamamlamak adına hazırlaması gereken tez için öğretmeninin aracılığıyla Floche ailesinin malikanesine konuk olur. Burada ailenin konukseverliği ile kapılarını açtığı kütüphanelerinde araştırmalarını yaparken çok daha farklı birşey ilgisini çeker. Ailenin gizemli sırrını Isabelle'in çizilmiş resmini görmesiyle çözmeye karar verir. İnsan hiç tanımadığı birine sevgi, ilgi, merak besleyebilir mi? Sesini duymadan, hakkında hiç bir bilgiye sahip olmadan gecelerini onu düşünerek geçirebilir mi? Ve böyle bir yolun sonu sizce nereye varır. Gérard'ın kısa öyküsünü yazar ancak bu denli güzel ve ilgi çekici anlatabilirdi. Anlatımı akıcı ve sade. Okunmasını tavsiye ederim.
IsabelleAndré Gide · Can Yayınları · 20111,684 okunma
Puan vermedi·
Çoğu zaman insanların kalplerindeki çelişkiler hayatınıza engel olur.Kazanmak istiyorsanız ama kalbinizdeki öz telkin kazanamayacağınızı düşünüyorsa kazanma şansınız nedir sizce? Farklı olduğunuzu düşünüyorsanız, zihniyetiniz sizi hayat yolunda yürümekten çekinmemenizi sağlayacaktır.
1000Kitap
IsabelleAndré Gide · Can Yayınları · 20111,684 okunma
5/10
·112 syf.··
2025 42. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2025 00:00
Yağmurdan bir duvar beni her türlü tutkudan ve canlılıktan uzak bir biçimde dünyanın geri kalanından ayırıyor; karanlık bir kabusun içinde insan denilmeyecek, soğukkanlı, solgun tenli ve uzun zamandır kalbi atmayan acayip yaratıkların arasına hapsediyordu. .
IsabelleAndré Gide · Can Yayınları · 20111,684 okunma
Isabelle'nın mektubu
5/10
·112 syf.··
2020 55. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2020 09:20
Andre Gide'den okuduğum ikinci kitaptı. Theseus kitabını beğenmiştim, bu da kısa bir kitaptı. Ama diğerinin yanında tesiri zayıf kaldı. Kitaptaki olaylar bir şatonun çevresinde cereyan ediyor. Bulunan bir mektup üzerinden bir gizem açığa çıkarılmaya çalışılıyor. Isabelle'nin alıcısına ulaşmayan bir mektubu... Andre Gide, Fransız entelektüellerinden biridir, kitabın bir derinlik boyutu da var ama ben gibi okuyucular henüz o seviyede değiller.
Edebiyat
IsabelleAndré Gide · Can Yayınları · 20111,684 okunma
7/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2020 40. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Aralık 2020 10:32
Baş kahramanlardan Gérard Lacase, 1800'lü yıllarda eğitimini tamamlamak ve hazırlaması gereken tez için öğretmeninin aracılığıyla Floche ailesinin malikanesine konuk olur. Floche ailesi fazlasıyla konukseverdir ve kütüphanelerinin kapısını açarak araştırmasını tamamlaması için ellerinden geleni yaparlar. Ama araştırma dışında gördüğü resim Lacasenin daha çok dikkatini çeker. Ailenin gizemli sırlarla dolu olduğunu öğrenir ve gördüğü Isabelle'in çizilmiş resmiyle bu sırları çözmeye karar verir. Lacase hiç görmediği, tanımadığı bu kadına derin bir tutku ve aşkla bağlanmıştır. Araştırmasını bile ikinci plana atıp bu kadınla ilgili şeyler öğrenmeye çalışır. İsabelle’nin oğlu Casimir’i çok sever ve onunla vakit geçirir. İsabelle ile ilgili gerçekleri öğrenip onunla konuşunca çok da iyi bir kadın olmadığını, çocuğunu bırakıp gitmesini ve yaptıklarını düşündükten sonra Lacase ondan tiksinip uzaklaşır. Floche’ler ise batmıştır ve her şeyleri satılığa çıkmıştır. Biraz zaman geçtikçe Lacase’nin çiftliği aldığını, Casimir’le yazları orda vakit geçirdiğini, Grateinle kalmaları için onlara bıraktığını, çiftlikte geçirdiği ilk yaz biriyle tanışıp evlendiğini öğreniyoruz. Akıcı, güzel bir kitap. Isabelle'in hikayesini daha farklı bekliyordum biraz şaşırdım ama Lacase'nin Casimir'i yalnız bırakmamasına sevindim.:)
Edebiyat
IsabelleAndré Gide · Bordo Siyah Yayınları · 20031,684 okunma

Yazar Hakkında

André GideYazar · 40 kitap
André Paul Guillaume Gide (22 Kasım 1869 Paris - 19 Şubat 1951 Paris) Fransız yazar. 1947 yılı Nobel Edebiyat Ödülü sahibi. Gide, 22 Kasım 1869 tarihinde Paris, Fransa`da dünyaya geldi. Babası Protestan ve köylü kökenli, annesi Katolikti. 8 yaşında Paris'te Alsace Okulu'na gönderildi. Sık sık hastalandığı için öğrenimi kesintiye uğradı. Gide henüz 11 yaşındayken (1880) Paris Üniversitesi`nde hukuk profesörü olan babasını kaybetti. Ailedeki kadınların etkisi ve annesinin katı otoritesi altında büyüdü. 1889'da okuldan mezun oldu. Yaşamını yazarak geçirmeye karar verdi.Yazı hayatına 1891’de 21 yaşındayken yayımladığı André Walter'in Günlükleri(Les Cahiers d'André Walter) ve Narsis Üstüne İnceleme ile başladı. Ama ikisi de başarısız bulundu. 1893'te Kuzey Afrika gezisine çıktı. Arap dünyasının tümüyle farklı değerleriyle tanıştı. Fransa'ya döndüğünde oradaki katı Victorya dönemi yaşantısının olumsuzluklarından rahatsız oldu. 1894'te tekrar Kuzey Afrika'ya gitti. Burada Oscar Wilde ve Lord Alfred Douglas'la tanıştı. Onların yüreklendirmesiyle baskı altında tuttuğu eşcinselliğini kabul etti. Annesi hastalanınca Fransa'ya döndü. 1895'te kuzeniyle evlendi. 1896`da Normandiya`da bir komüne belediye başkanı oldu. 1908`de bazı seçkin yazarlarla birlikte Nouvelle Revue Française adında bir edebiyat dergisi kurdu. 1916`da 16 yaşındaki Marc Allégret ile sevgili oldu. Marc Allegret ile eşcinsel ilişkisi ailesinde huzursuzluk yarattı. Eşi Gide'nin kendisine yazdığı mektupları yok etti. I. Dünya Savaşı yıllarında Kızılhaç ile gönüllü insani kuruluşlarda çalıştı. 1923'te ilk feministlerden ünlü Elizabeth van Byyselberghe ile olan yasak ilişkisinden tek çocuğu kızı Catherine doğdu. 1924 yılında Corydon adlı homoseksüelliği savunan bir kitap yayımladı, fakat eser ilk etapta kınandı. 1925'te Fransız Ekvator Afrikası'na gitti. Burada gördüklerinden de etkilendi. Dönüşünde sömürgeciliği eleştiren yazılar yazdı. 1925 yılında yayımladığı Kalpazanlar Gide`nin en önemli eserlerinden biri olarak görülür. 1926`da otobiyografik eser olan "Si le grain ne meurt"u yayımladı. Komünizme ilgi duydu. 1936'da büyük umutlarla gittiği Sovyetler Birliği'nden hayal kırıklığı ile döndü. 1938'de eşini kaybetti. II. Dünya Savaşı'nın başlamasından sonra 1942'de tekrar Kuzey Afrika'ya gitti. Savaşın sonuna kadar burada yaşadı. 1947'de Oxford Üniversitesi'nden "Edebiyat Doktoru" unvanı aldı. Aynı yıl Kasım ayında da Nobel Edebiyat Ödülü'nün sahibi oldu. 19 Şubat 1951'de yaşamını yitirdi. Yaşamı boyunca toplumsal ve bireysel ahlakın en önemli ölçütünün, bireyin içtenliği ve kendisini tanıması olduğunu savundu. Edebi, siyasal ve toplumsal sorunlara karşı hoşgörülü bir tutum benimsedi. Genel ahlak anlayışının karşısında bireysel özgürlüklerin savunucusu oldu. Ama aynı zamanda 19'uncu Yüzyıl Fransız edebiyatının en önemli hümanist ve ahlakçı yazarı olarak tanındı. Düşüncelerindeki bütünlük ve soyluluk, üslubundaki arılık ve uyumla Fransız edebiyatının saygın isimleri arasında yer aldı. Katolik kilisesi André Gide'in eserlerini 1952 yılında Yasak kitaplar listesi'ne koymuştur.