André Gide

André GidePastoral Senfoni yazarı
Yazar
Derleyen
7.7/10
2.530 Kişi
12,5bin
Okunma
960
Beğeni
42,1bin
Görüntülenme

Hakkında

André Paul Guillaume Gide (22 Kasım 1869 Paris - 19 Şubat 1951 Paris) Fransız yazar. 1947 yılı Nobel Edebiyat Ödülü sahibi. Gide, 22 Kasım 1869 tarihinde Paris, Fransa`da dünyaya geldi. Babası Protestan ve köylü kökenli, annesi Katolikti. 8 yaşında Paris'te Alsace Okulu'na gönderildi. Sık sık hastalandığı için öğrenimi kesintiye uğradı. Gide henüz 11 yaşındayken (1880) Paris Üniversitesi`nde hukuk profesörü olan babasını kaybetti. Ailedeki kadınların etkisi ve annesinin katı otoritesi altında büyüdü. 1889'da okuldan mezun oldu. Yaşamını yazarak geçirmeye karar verdi.Yazı hayatına 1891’de 21 yaşındayken yayımladığı André Walter'in Günlükleri(Les Cahiers d'André Walter) ve Narsis Üstüne İnceleme ile başladı. Ama ikisi de başarısız bulundu. 1893'te Kuzey Afrika gezisine çıktı. Arap dünyasının tümüyle farklı değerleriyle tanıştı. Fransa'ya döndüğünde oradaki katı Victorya dönemi yaşantısının olumsuzluklarından rahatsız oldu. 1894'te tekrar Kuzey Afrika'ya gitti. Burada Oscar Wilde ve Lord Alfred Douglas'la tanıştı. Onların yüreklendirmesiyle baskı altında tuttuğu eşcinselliğini kabul etti. Annesi hastalanınca Fransa'ya döndü. 1895'te kuzeniyle evlendi. 1896`da Normandiya`da bir komüne belediye başkanı oldu. 1908`de bazı seçkin yazarlarla birlikte Nouvelle Revue Française adında bir edebiyat dergisi kurdu. 1916`da 16 yaşındaki Marc Allégret ile sevgili oldu. Marc Allegret ile eşcinsel ilişkisi ailesinde huzursuzluk yarattı. Eşi Gide'nin kendisine yazdığı mektupları yok etti. I. Dünya Savaşı yıllarında Kızılhaç ile gönüllü insani kuruluşlarda çalıştı. 1923'te ilk feministlerden ünlü Elizabeth van Byyselberghe ile olan yasak ilişkisinden tek çocuğu kızı Catherine doğdu. 1924 yılında Corydon adlı homoseksüelliği savunan bir kitap yayımladı, fakat eser ilk etapta kınandı. 1925'te Fransız Ekvator Afrikası'na gitti. Burada gördüklerinden de etkilendi. Dönüşünde sömürgeciliği eleştiren yazılar yazdı. 1925 yılında yayımladığı Kalpazanlar Gide`nin en önemli eserlerinden biri olarak görülür. 1926`da otobiyografik eser olan "Si le grain ne meurt"u yayımladı. Komünizme ilgi duydu. 1936'da büyük umutlarla gittiği Sovyetler Birliği'nden hayal kırıklığı ile döndü. 1938'de eşini kaybetti. II. Dünya Savaşı'nın başlamasından sonra 1942'de tekrar Kuzey Afrika'ya gitti. Savaşın sonuna kadar burada yaşadı. 1947'de Oxford Üniversitesi'nden "Edebiyat Doktoru" unvanı aldı. Aynı yıl Kasım ayında da Nobel Edebiyat Ödülü'nün sahibi oldu. 19 Şubat 1951'de yaşamını yitirdi. Yaşamı boyunca toplumsal ve bireysel ahlakın en önemli ölçütünün, bireyin içtenliği ve kendisini tanıması olduğunu savundu. Edebi, siyasal ve toplumsal sorunlara karşı hoşgörülü bir tutum benimsedi. Genel ahlak anlayışının karşısında bireysel özgürlüklerin savunucusu oldu. Ama aynı zamanda 19'uncu Yüzyıl Fransız edebiyatının en önemli hümanist ve ahlakçı yazarı olarak tanındı. Düşüncelerindeki bütünlük ve soyluluk, üslubundaki arılık ve uyumla Fransız edebiyatının saygın isimleri arasında yer aldı. Katolik kilisesi André Gide'in eserlerini 1952 yılında Yasak kitaplar listesi'ne koymuştur.
Tam adı:
André Paul Guillaume Gide
Unvan:
Nobel Ödüllü Fransız Yazar
Doğum:
Paris, Fransa, 22 Kasım 1869
Ölüm:
Paris, Fransa, 19 Şubat 1951

Okurlar

960 okur beğendi.
12,5bin okur okudu.
223 okur okuyor.
5,8bin okur okuyacak.
158 okur yarım bıraktı.
Reklam

Sözler ve Alıntılar

Tümünü Gör
Senin bağlılığını seviyor (..) seni değil
Sayfa 41 - Kuzey Yayınları
Reklam
_ İnsanları hayatlarının yalnızca bir anına dayanarak yargılamaktan sakınalım. _
TİMAŞ YAYINLARI (epub)Kitabı okudu
Anılar mutsuzluğun icat ettiği şeylerdir.
Kitaptan kitaba geçip kaçıyorum ondan ve yine karşıma çıkıyor.
Reklam
“İnsana güvenen insanın vay haline.”
André Gide
André Gide

Yorumlar ve İncelemeler

Tümünü Gör
96 syf.
·
Puan vermedi
·
211 günde okudu
Fransız Edebiyatının içli sesi Andre Gide’nin daha önce Kadınlar Okulu kitabını okumuş ve açıkçası Pastoral Senfoni’ye nazaran daha çok sevmiştim fakat yazarın bu kitabında da hayatından esintiler barındırması ve yine günlük şeklinde kaleme alması okumayı keyifli kılan yanı. Roman tadında bir günlük. Fiziksel körleşmenin ötesinde ruhsal körleşmeyi muhteşem bir biçimde anlatan Andre Gide huzuru bulmak için çırpınan ruhları, iç çatışmaları, ikilemleri, karmaşa ve zıtlıkları senfonik bir dille aktarırken, arka fonda #Beethoven Pastoral Senfoni’si duyuluyor. Hayatını inançlarıyla temelini sevgi ve iyilik üzerine kuran, kalbin hiçbir kötü duyguya yer vermediğine inanan bir rahibin, toplum nezdinde yasak aşk olarak görülen bir aşkla inançları arasında kalışı, yıllarca iyilik ve güzellikten başka bir şey öğretmediği o kör kızın gözlerinin önünde yaşadığı değişim ve harika sonu ile değişik bir güzeldi. Nobel ödülü almış bir kitap, kitabın gidişatı her ne kadar rahatsız etsede kafada oluşan yasak düşünceler, sanırım gördüğüm son beni tatmin etti. Kabullenmekte zorlansakta “Gerçeğin rengi gridir.” Bu kısa klasiği okuma listelerinize almanızı söyleyebilirim. 3’ü bir arada :)) Pastoral Senfoni, André Gide Darya Kalashnikova, Evening Beethoven
Pastoral Senfoni
Pastoral SenfoniAndré Gide · Timaş Yayınları · 20214,298 okunma
160 syf.
10/10 puan verdi
Aşk ile tasavvuf yolculuğu...
Merak ettiğim ve uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı, oldukça kısa ve akıcı yazılmış. Anlatılan aşk hikayesi fiziki bir aşktan ziyade bir metafor olarak "ilahi.." bir aşka yönelerek orda ölümsüzlüğü yakalaması ve ayrıca sürekli vurgu yapılan "dar kapı.." tanımlaması yönüyle sanki bizim geleneğimizde ki "vahdet-i vücud.." ve "tasavvuf.." düşüncelerini anımsattı. Dünyada yaşanması hele günümüzde böylesi aşkların olabilmesi ihtimali epey uzak gibi görünse de okuması keyifli bir kitap tavsiye ederim.
Dar Kapı
Dar KapıAndré Gide · Timaş Yayınları · 20212,664 okunma
Reklam
160 syf.
8/10 puan verdi
Yazılma süreci yaklaşık üç yılda tamamlanan Dar Kapı, ilk defa 1909 yılında yayımlanmış. Andre Gide‘nin eleştirmenler tarafından en yaratıcı dönemleri olarak nitelenen süreçte yazdığı ve yayımladığında büyük kitlelere ulaşan ilk romanlarından biri. Bir aşk hikayesi bekliyor okuru kitapta fakat sanılanın dışında zor ve sınayıcı bir aşk bu. Beşeri aşk üzerinden ilahi aşkı irdeleyen romantik, hüzünlü bir kitap. Jerome’nin Alisaa’nın erdem arayışına ortak olmaya çalışırken yalnızlaşması okurken beni çileden çıkartan bir durumdu fakat Alissa’nın gitgelli tavırları Jerome’yi etkilediği kadar beni de etkiledi ve birçok noktada haksız bulup kızsam da yer yer hak vermeye devam ettim. Sürükleyici ve bir tarafı gerçekten süründüren bir aşk hikayesiydi okuduğum, yazarın dili ve üslubunu sevdim özellikle Jerome’nın vazgeçme ihtimalini hiç göz önünde bulundurmadan devam etmesi de hikayeyi etkileyici kılan taraflardan biriydi, her ne kadar her seferinde benim bu aşkı sorgulamama sebep olsa da.. Ve sona geldiğimizde Alissa’nın günlüğünden birkaç kesit okuma fırsatı buluyoruz, bu bölümün kitaba eklenmiş olması Alissa’yı anlama açısından çok iyi düşünülmüş bir hamle..Okumadıysanız kalp kırıklıklarıyla dolu bir hikaye sizi bekliyor.
Dar Kapı
Dar KapıAndré Gide · Timaş Yayınları · 20212,664 okunma