Adı:
Isabelle
Baskı tarihi:
2003
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758688432
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bordo Siyah Yayınları
Baskılar:
Isabelle
Isabelle
Gerard, araştırmalar yapmak üzere davet edildiği Quartfourche malikânesinde, küçük bir çocukla tanışır. Çocuk, kalın bir sır perdesiyle örtülü geçmişe açılan kapının anahtarıdır. Gérard çocuğun sadece resmini gördüğü annesine, önleyemediği bir tutkuyla bağlanır. Ne var ki, Isabelle gerçekte tam bir "şeytan kadın"dır. André Gide, büyük bir ailenin parçalanmasını, ahlaki bir yıkılışı, bir malikânenin çöküşünde simgeleştirirken, para hırsının tarumar ettiği doğa karşısında, neredeyse çevreci bir duyarlılığın öncülüğünü yapıyor. Ama asıl, estetiğin sunduğu görünüm ile gerçeklik arasındaki uçuruma işaret ederek, bu alçakgönüllü öyküye büyük bir derinlik kazandırıyor.

Isabelle: Büyük bir ailenin çöküşünü, bir malikânenin çöküşüyle simgeleştiriyor.
112 syf.
·1 günde·6/10
Gérard Lacase, 1800'lü yıllarda eğitimini tamamlamak adına hazırlaması gereken tez için öğretmeninin aracılığıyla Floche ailesinin malikanesine konuk olur.
Burada ailenin konukseverliği ile kapılarını açtığı kütüphanelerinde araştırmalarını yaparken çok daha farklı birşey ilgisini çeker.
Ailenin gizemli sırrını Isabelle'in çizilmiş resmini görmesiyle çözmeye karar verir.

İnsan hiç tanımadığı birine sevgi, ilgi, merak besleyebilir mi? Sesini duymadan, hakkında hiç bir bilgiye sahip olmadan gecelerini onu düşünerek geçirebilir mi? Ve böyle bir yolun sonu sizce nereye varır.

Gérard'ın kısa öyküsünü yazar ancak bu denli güzel ve ilgi çekici anlatabilirdi. Anlatımı akıcı ve sade.
Okunmasını tavsiye ederim.
112 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Andre Gide'nin okuduğum üçüncü kitabı.bunu da büyük beğeniyle okudum.kitapta,gençlik yıllarında bir tez hazırlamak için bir süre misafir olduğu bir şato da yaşadıklarını anlatan bir kişinin hikayesini okuyoruz.bu kişi şato da gördüğü bir resimden etkilenerek,bu resimdeki kişinin gizemini çözmeye çalışıyor.İlk sayfasından son sayfasına kadar akıcılığından ve gizeminden hiçbir şey kaybetmeyen , yazarın büyük ustalığı sayesinde merak içinde ve kolay bir şekilde okunan harika bir kitap.okumanızı tavsiye ederim.
112 syf.
İlk kez okuduğum bir yazardı. Dili sade, kolay anlaşılır. Okuyucuyu zorlamıyor. Zaten roman oldukça kısa. Uzun bir hikaye gibi..
Kısa bir roman olmasına rağmen kişi sayısı oldukça fazla, hepsini objektif olarak anlatıyor. Kahramanımız mösyö Lacase ise bastan tanıtılmamasına rağmen satır aralarında anlatılmış.
Romanın konusu kısaca tutkulu bir ask hikayesi.. Kurgu güzel yapılmış.
Ben beğendim... Diğer kıtaplarını da okumayı düşünüyorum.
112 syf.
·1 günde·Beğendi
İzabel oldukça farklı bir o kadar da çekici bir roman olarak gördüm. Bununla beraber kitabın adı İzabel olmasına rağmen kim bu İzabel neyin nesi diye kendime onlarca soru sorarken en sonunda İzabelle karşılaştım ve Gérard Lacas'ın ona olan tutkusunu görmeye başladım. Bu gizemli kadına tutulan Gerard Lacas'ın anlatıları yer yer gizemli, bazen bunalımlı, bazen de heyecan verici olarak sürdü gitti. Küçük Kasimir kitapta en çok sevdiğim karakter oldu. Bazı karakterler ise olabildiğince nefretlikti. Buna papaz karakteri de dahil. Andre Gide'İn okuduğum ilk eseri olması nedeniyle ilk başlarda tutukluk yaşasam da sayfalar aktıkça bırakamadım ve bir solukta bitirdim. Andre Gide başlamak için iyi bir seçim olabileceğini düşünüyorum.
112 syf.
·5/10
Isabelle gibi bi orospu görmedim ben abi , okumayın ya kitabı bırakın sinirleriniz bozulmasın bari. Biraz döneminin kadını ol kadını, olmaz ki böyle canım! Gérard Lacase , bırak anacım bırak delikanli adamsın sen sana karı mı yok.
112 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Herkese merhaba,
yazardan okuduğum ilk kitap ‘İsabelle’ oldu. Dili oldukça yalın, duygu aktarımı çok iyi ve konu akıp gidiyor. Görünen ile görünmeyen arasındaki farkı ustaca ortaya çıkaran yazar, bir insanın duygu dünyasında yaşadığı sarsıntılara, aşklara ve ihanetlere ışık tutarak bir ailenin çöküşünü bir şatonun çöküşü ile simgeleştiriyor.
Kitabın konusuna gelecek olursak;
XIX. yüzyılın sonlarına doğru, Gerard Lacase, Francis Jammes ile Andre Gide’i harabeye dönmüş Quartfourche Şatosu’nu ziyarete götürür ve başından geçen kısa ve yoğun aşk hikayesini anlatır. Bir insanın sadece fotoğrafını görüp derin bir tutkuyla bağlanıp aşık olmasını çok güzel anlatan bu kitabı okuyun.
Kitapla kalın
112 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Gerard araştırma yapmak için bir malikaneye davet edilir. Gittiği yerde saklanan şeyler ilgisini çeker ve onları öğrenmeye çalışır. Öğrendikçe Isabelle adlı bir kadına ulaşır. Bu kadın asla yalnız kalmak istemeyen kendi çıkarları için herşeyi yapan biri.

Yazar malikanenin çöküşünü bir ailenin çöküşüyle özdeşleştirerek kurguladığı bu kitap bir çırpıda okunacak türden.

Keyifli okumalar.
118 syf.
Kitapla ilgili genel düşüncem şöyle; oldukça akıcı ve usta bir dil ile yazılmış uzun öykü.. Karakterlerin tasvir edilişi ve diyaloglar öyle hoş öyle naif ki.. Ancak sonuna geldiğimde bu kısa romanın biraz havada kaldığını hissettim. Örneğin, Casimir neden sakat doğdu? Isabelle aslında sevgilisinin vurulmasını gerçekten istememiş miydi? Tüm bunlar koca bir merak öğesi ile kafamı bulandırdı durdu. Yine de sevdiğim kitaplar arasında olacak...
112 syf.
·31 günde·Beğendi·8/10
Etkileyici dokunaklı kalemden güzel bir eser..Bir çırpıda ya yakın bir zamanda yani bir günde okuyarak sevdiğim bir yazar olan Andre Gide bu kitabında da olağanüstü yazmış..
112 syf.
·1 günde·10/10
Spoi içerebilir.Garrer,araştırma yapmak için gittigi malikanede bir cocukla tanışır ve çocugun annesi ile tanişmamasina ragmen derin bir tutku ile bağlanır.Issabelle ise paraya düskun ve hırslarina tutkun biri.Bir ailenin parcalanmasını,çöküsü ve kaybedisleri anlatan bir kitap.Keyifli okumalar.
112 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Romanımızın kahramalarından Lazarın merakı sayesinde Kartfurş şatosunda İzabelin geçmiçine dair sırları öğrene öğrene ilerliyoruz... Ben sonlara geldim sayılır. 90. Sayfadayım. Açıkçası Lazarın tezi için yaptığı araştırma tamamen havada kaldı. Yazar bu İzabelin öyküsünü gizemli bir kurguyla okura verebilmek için Lazarı tez araştırması bahanesiyle Floşların yaşadığı şatoya yönlendirmiş... Çok süper bir eser diyemesemde, merak unsuru ve Andre Gidenin usralığı sayesinde okunur diyorum. Bakalım son sayfalarda sıradışı bir şeyler olacakmı? Onuda yarın okumak ümidiyle herkese keyifli okumalar...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Isabelle
Baskı tarihi:
2003
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758688432
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bordo Siyah Yayınları
Baskılar:
Isabelle
Isabelle
Gerard, araştırmalar yapmak üzere davet edildiği Quartfourche malikânesinde, küçük bir çocukla tanışır. Çocuk, kalın bir sır perdesiyle örtülü geçmişe açılan kapının anahtarıdır. Gérard çocuğun sadece resmini gördüğü annesine, önleyemediği bir tutkuyla bağlanır. Ne var ki, Isabelle gerçekte tam bir "şeytan kadın"dır. André Gide, büyük bir ailenin parçalanmasını, ahlaki bir yıkılışı, bir malikânenin çöküşünde simgeleştirirken, para hırsının tarumar ettiği doğa karşısında, neredeyse çevreci bir duyarlılığın öncülüğünü yapıyor. Ama asıl, estetiğin sunduğu görünüm ile gerçeklik arasındaki uçuruma işaret ederek, bu alçakgönüllü öyküye büyük bir derinlik kazandırıyor.

Isabelle: Büyük bir ailenin çöküşünü, bir malikânenin çöküşüyle simgeleştiriyor.

Kitabı okuyanlar 186 okur

  • Muhammet ayrım
  • Ebru Ince
  • Çelik

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0