Isabelle

André Gide
Çevirmen:
Semih Atayman
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2020 40. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Aralık 2020 10:32
Baş kahramanlardan Gérard Lacase, 1800'lü yıllarda eğitimini tamamlamak ve hazırlaması gereken tez için öğretmeninin aracılığıyla Floche ailesinin malikanesine konuk olur. Floche ailesi fazlasıyla konukseverdir ve kütüphanelerinin kapısını açarak araştırmasını tamamlaması için ellerinden geleni yaparlar. Ama araştırma dışında gördüğü resim Lacasenin daha çok dikkatini çeker. Ailenin gizemli sırlarla dolu olduğunu öğrenir ve gördüğü Isabelle'in çizilmiş resmiyle bu sırları çözmeye karar verir. Lacase hiç görmediği, tanımadığı bu kadına derin bir tutku ve aşkla bağlanmıştır. Araştırmasını bile ikinci plana atıp bu kadınla ilgili şeyler öğrenmeye çalışır. İsabelle’nin oğlu Casimir’i çok sever ve onunla vakit geçirir. İsabelle ile ilgili gerçekleri öğrenip onunla konuşunca çok da iyi bir kadın olmadığını, çocuğunu bırakıp gitmesini ve yaptıklarını düşündükten sonra Lacase ondan tiksinip uzaklaşır. Floche’ler ise batmıştır ve her şeyleri satılığa çıkmıştır. Biraz zaman geçtikçe Lacase’nin çiftliği aldığını, Casimir’le yazları orda vakit geçirdiğini, Grateinle kalmaları için onlara bıraktığını, çiftlikte geçirdiği ilk yaz biriyle tanışıp evlendiğini öğreniyoruz. Akıcı, güzel bir kitap. Isabelle'in hikayesini daha farklı bekliyordum biraz şaşırdım ama Lacase'nin Casimir'i yalnız bırakmamasına sevindim.:)
Edebiyat
IsabelleAndré Gide · Bordo Siyah Yayınları · 20031,685 okunma
7/10
·112 syf.··
2020 67. kitabı
Herkes 1 #andregide kitabı muhakkak okumalı bence, insanin ruh halinin dışa yansımasını (ruhsal tahliller açısından) çok güzel anlatıyor, Gerard, araştırmalar yapmak üzere davet edildiği Quartfourche malikânesinde, küçük bir çocukla tanışır. Çocuk, sırlarla dolu bu yerde geçmişin kapısını aralıyor. Gerard çocuğun sadece resmini gördüğü annesine, 1tutkuyla bağlanır ki bu kişi Isabelle'dir. André Gide, büyük 1ailenin parçalanmasını, ahlaki 1 yıkılışı, 1 malikânenin çöküşünde gösterirken, para hırsının tarumar ettiği aileyi çok güzel anlatıyor. Herşeyin satıldığı malikanede çok kıymetli kitapların 1 hiçmiş gibi çok ucuza satılıyor olmasi istem dışı içimi cız ettirdi Yine severek okudum... Ben Andre Gide okumayı çok seviyorum kitaplarındaki derin anlamlardan...
IsabelleAndré Gide · Bordo Siyah Yayınları · 20031,685 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
Beğendi
·
2022 44. kitabı
Isabelle gerçekte tam bir “şeytan kadındır” Isabelle “büyük bir ailenin çöküşünü, bir malikanenin çöküşüyle simgeleştiriyor”. Okurken aşırı keyif aldığım bir kitap oldu ve sonunda beklemediğim bir ters köşe ile acayip şok oldum. Tek nefeste bitirebileceğiniz bir kitap kesinlikle tavsiye ediyorum.
IsabelleAndré Gide · Bordo Siyah Yayınları · 20031,685 okunma
6/10
·120 syf.··
2025 8. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Ağustos 2025 14:28
Sessizliğin ve geri kalınmışlığın içinde yaşanılan Quartfourche malikanesine bir araştırma sonucu yolu düşen Gerard’ın bakış açısından ; İnsanın hayalleriyle gerçeklerin karşılaşması... Bazen yanılgılarla sonuçlanan duygular. Sıradışı bir öykü, okunmaya değer kitap. “Bir yüzü, iyilik maskesi kadar anlaşılmaz , çözülmez yapan hiçbir şey yoktur.”
IsabelleAndré Gide · Bordo Siyah Yayınları · 20031,685 okunma
9/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2022 81. kitabı
Gérard’ın araştırma yapmak için geldiği Quartfourche Şatosu, genç adamı romantik bir serüvene davet eder. Şatonun küçük sakini Casimir, geçmişe açılan bir kapının anahtarıdır. Gérard, çocuğun annesinin portresine tutkuyla âşık olur ve bu kadının evden ayrılışının ardındaki sır perdesini aralamaya girişir. Görünüşe aldanan hayalperestlerin bazı perdeleri açmaması gerektiğini öğrenecektir. Isabelle, köklü bir ailenin ve köklü bir şatonun çöküşlerini paralel olarak anlatan bir kısa roman.
IsabelleAndré Gide · Bordo Siyah Yayınları · 20031,685 okunma
9/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2022 27. kitabı
Isabelle- 118 sayfa Andre Gide Gerard Lacase, hocasının önerisiyle araştırmalar yapmak üzere davet edildiği çiftlikte, sahipleri kendisine gerekli ilgiyi gösterse de çok sıkılır. Çiftlikten ayrılmayı düşünürken oradaki tek çocuk olan Casimir'in annesinin resmini gördüğünde ona platonik bir aşk duyar. Çiftlikte kalmaya devam edip onunla tanışmak için yollar aramaya başlar. Casimir'in annesi Isabelle, hakkında duyduğu tüm olumsuzluklara rağmen ona olan sevgisinden vazgeçmeyecektir. Ta ki onunla tanışıncaya kadar... Isabelle; büyük bir ailenin yıkımını, doğanın katliamını, ahlaki çöküşü çok güzel anlatıyor. Kitabın arka kapağında yorum çok iyiydi. 118 sayfaya o kadar çok şey sığdırılmış ki... Ben kitabı çok severek okudum. İlk başta duyguları yansıtması bana Zweig'ı hatırlattıysada tamamen farklı olduğunu sonradan anladım. Andre Gide'den okuduğum ilk kitaptı. Yazar üç kadın tarafından büyütülmüş, aşık olduğu kuzeniyle evlenmiş. En önemlisi ise Nobel ödüllü yazarlardan. Kesinlikle okunmaya değer.
IsabelleAndré Gide · Bordo Siyah Yayınları · 20031,685 okunma
9/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2022 54. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2022 11:39
-İçini görmek için kırdığı oyuncağın karşısında duran bir çocuk gibiydim- Hayatı sadece kitaplardan tanıyan Gerard, araştırmaları için Quartfourche malikanesine davet edilir. Burada ailenin artık orada yaşamayan kızları İsabelle'in minyatür bir tablosunu görür. Hiç tanımadığı bu güzel kadına platonik bir aşkla bağlanır. Malikaneye ait eski bir binada İsabelle'in yıllar önce bir başkasına yazdığı bir mektubu bulur. Geçmişin sırlarını ortaya çıkarmak için araştırmaya başlar. Bir süre sonra İsabelle'in hayal ettiği gibi biri olmayabileceğini fark eder. Paris doğumlu Fransız Andre Gide, 1947 yılında Nobel edebiyat ödülü almış bir yazar. Tam anlamıyla klasik bir eser okuduğumu hissettim. Okuma sırasında adeta bir edebi sanat eseri hissi uyandıran böyle kitapları çok seviyorum. Gerard gibi ben de İsabelle'i merak etmeden duramadım. Acaba sonunda karşılaşacaklar mı diye düşündüm. İsabelle aslında Gerard'ın düşündüğü gibi bir melek olmayabilir miydi? Güzel yüzünün ardında nasıl bir karanlık gizliydi. Yıkılan bir aile, yok olan bir malikane ve baltalarla devrilen ağaçlarla acı yüklü bir hikaye. Kitabın tadı damağımda kaldı. *Her şeyini yitirmiş bir çocuk gibi ağlıyordum. *"Düşünceler çiçeklere benzer, bozulmadan en çok dayananlar sabah derilenlerdir." *Sevgi nedir, daha bilmediğimden, onu sevdiğimi sanıyor; sevdiğim için mutlu; sevinç içinde kendimi dinliyordum.
IsabelleAndré Gide · Bordo Siyah Yayınları · 20031,685 okunma
İsabella
Puan vermedi·120 syf.··
2025 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2025 02:15
Hikayenin tek güzel tarafı Gérard Lacase`nin Casimir'i yalnız bırakmaması. Onun dışında olay örgüsünün zayıf kalışı, betimlemeler ve karekter tahlillerinin yetersizliği okuyucuyunun hikayenin içine girememesine neden oluyor. Tasvir ettiği yerlere ayak basmıyorsan, o yerleri karış karış geziyorsan, karakterlerle sohbet etmiyorsan bu eserin zayıflığını gösterir. Yer yer slogan olabilecek cümleler olsa da okuyucu hikayenin içine giremiyorsa o kitap başarılı değildir.
IsabelleAndré Gide · Bordo Siyah Yayınları · 20031,685 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2020 29. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2020 15:20
Bir yazarı edebi olarak tam manasıyla kavrayabilmek için tüm bir külliyatını okumanin gerekli olduğunu düşünüyorum. Bu roman, akıcı olmakla birlikte sade ve yalın bir anlatıma sahip. Yazarın okumuş olduğum ilk romanlarından biri kısa ve akışkan. Hazin bir aşk romanından ziyade gerçek ve düş arasındaki tezat romanda başarılı bir şekilde kurgulanmış. Bu roman sayesinde yazarın dili ve onu kullanış biçime az da olsa yakınlaşmış oldum.
IsabelleAndré Gide · Bordo Siyah Yayınları · 20031,685 okunma
8/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2025 79. kitabı
Andre Gide / Isabelle Başlangıç biraz durağan gelse de sayfalar ilerledikçe, bir portrede görünen yüze duyulan aşkla hikaye derinlik kazandı. Kısa ama insanın ruhuna dokunan psikolojik bir eserdi. Gerard hikayenin anlatıcısı ve başkahramanı. Tez çalışması için gittiği Quart-Fourche Şatosu’nda, rutinlerle geçen günleri Isabelle’in portresini gördüğü anda değişti. Önce bir hayale aşık oldu. Ulaşılmaz oluşu büyülü bir güzelliği temsil ediyordu ama gerçekler hiçbir zaman büyülü olmazdı. Okurken beklediğim büyük buluşma o kadar sönük kaldı ki “Bu kadar mıydı?” demekten alamadım kendimi. Yazarın daha önce okuduğum kitabında da aynı duyguyu hissetmiştim. Hayal ve gerçek arasındaki çatışmayı yaşatıp, görünenin yanıltıcılığını ustalıkla gözler önüne seriyor. Bir hayalin yıkılışı, bir gerçeğin fark edilişi. İster istemez şunu düşünüyorsunuz: Gerçekle yüzleşmek mi zor olan, yoksa hayalin içinde kaybolmak mı? Keyifli okumalar…
IsabelleAndré Gide · Can Yayınları · 20111,685 okunma

Yazar Hakkında

André GideYazar · 40 kitap
André Paul Guillaume Gide (22 Kasım 1869 Paris - 19 Şubat 1951 Paris) Fransız yazar. 1947 yılı Nobel Edebiyat Ödülü sahibi. Gide, 22 Kasım 1869 tarihinde Paris, Fransa`da dünyaya geldi. Babası Protestan ve köylü kökenli, annesi Katolikti. 8 yaşında Paris'te Alsace Okulu'na gönderildi. Sık sık hastalandığı için öğrenimi kesintiye uğradı. Gide henüz 11 yaşındayken (1880) Paris Üniversitesi`nde hukuk profesörü olan babasını kaybetti. Ailedeki kadınların etkisi ve annesinin katı otoritesi altında büyüdü. 1889'da okuldan mezun oldu. Yaşamını yazarak geçirmeye karar verdi.Yazı hayatına 1891’de 21 yaşındayken yayımladığı André Walter'in Günlükleri(Les Cahiers d'André Walter) ve Narsis Üstüne İnceleme ile başladı. Ama ikisi de başarısız bulundu. 1893'te Kuzey Afrika gezisine çıktı. Arap dünyasının tümüyle farklı değerleriyle tanıştı. Fransa'ya döndüğünde oradaki katı Victorya dönemi yaşantısının olumsuzluklarından rahatsız oldu. 1894'te tekrar Kuzey Afrika'ya gitti. Burada Oscar Wilde ve Lord Alfred Douglas'la tanıştı. Onların yüreklendirmesiyle baskı altında tuttuğu eşcinselliğini kabul etti. Annesi hastalanınca Fransa'ya döndü. 1895'te kuzeniyle evlendi. 1896`da Normandiya`da bir komüne belediye başkanı oldu. 1908`de bazı seçkin yazarlarla birlikte Nouvelle Revue Française adında bir edebiyat dergisi kurdu. 1916`da 16 yaşındaki Marc Allégret ile sevgili oldu. Marc Allegret ile eşcinsel ilişkisi ailesinde huzursuzluk yarattı. Eşi Gide'nin kendisine yazdığı mektupları yok etti. I. Dünya Savaşı yıllarında Kızılhaç ile gönüllü insani kuruluşlarda çalıştı. 1923'te ilk feministlerden ünlü Elizabeth van Byyselberghe ile olan yasak ilişkisinden tek çocuğu kızı Catherine doğdu. 1924 yılında Corydon adlı homoseksüelliği savunan bir kitap yayımladı, fakat eser ilk etapta kınandı. 1925'te Fransız Ekvator Afrikası'na gitti. Burada gördüklerinden de etkilendi. Dönüşünde sömürgeciliği eleştiren yazılar yazdı. 1925 yılında yayımladığı Kalpazanlar Gide`nin en önemli eserlerinden biri olarak görülür. 1926`da otobiyografik eser olan "Si le grain ne meurt"u yayımladı. Komünizme ilgi duydu. 1936'da büyük umutlarla gittiği Sovyetler Birliği'nden hayal kırıklığı ile döndü. 1938'de eşini kaybetti. II. Dünya Savaşı'nın başlamasından sonra 1942'de tekrar Kuzey Afrika'ya gitti. Savaşın sonuna kadar burada yaşadı. 1947'de Oxford Üniversitesi'nden "Edebiyat Doktoru" unvanı aldı. Aynı yıl Kasım ayında da Nobel Edebiyat Ödülü'nün sahibi oldu. 19 Şubat 1951'de yaşamını yitirdi. Yaşamı boyunca toplumsal ve bireysel ahlakın en önemli ölçütünün, bireyin içtenliği ve kendisini tanıması olduğunu savundu. Edebi, siyasal ve toplumsal sorunlara karşı hoşgörülü bir tutum benimsedi. Genel ahlak anlayışının karşısında bireysel özgürlüklerin savunucusu oldu. Ama aynı zamanda 19'uncu Yüzyıl Fransız edebiyatının en önemli hümanist ve ahlakçı yazarı olarak tanındı. Düşüncelerindeki bütünlük ve soyluluk, üslubundaki arılık ve uyumla Fransız edebiyatının saygın isimleri arasında yer aldı. Katolik kilisesi André Gide'in eserlerini 1952 yılında Yasak kitaplar listesi'ne koymuştur.