Adı:
Boyalı Peçe
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053327677
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Painted Veil
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Boyalı Peçe
Boyalı Duvaq
1920'li yıllarda Londra ve Hong Kong'da geçen Boyalı Peçe, bir kadının ruhani uyanışının hikâyesidir. Kitty, annesi tarafından sosyal merdivende yükselmesini sağlayacak bir evlilik yapmak üzere yetiştirilmiştir. Ancak yaşı ilerlerken ufukta böyle bir evlilik belirmeyince panik halinde sevmediği bir adamla; Hong Kong'da bakteriyolog olarak görev yapan Walter'la evlenir. Walter'ın Kitty'nin ihanetini öğrenmesiyle başlayan süreçte, genç kadın kendi sığlığını ve insani zaaflarını fark edecek, hayatında ilk kez anlam aramaya başlayacaktır. Boyalı Peçe 1924 yılında Cosmopolitan dergisinde tefrika olarak yayımlanmaya başladığında, romandaki kişi ve olaylarla kendi hayatları arasında paralellik kuran bazı kişiler dergiye dava açmışlardı.
240 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Kitabın dili ve anlatımı oldukça akıcı. Kitap bir aldatma kurmacası üzerine kuruluyor. Bir aldatma kurmacası Zweig'den sonra ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Zweigin 'Korku' öyküsünde kocasını aldatan kadının eşinin yasak aşkını öğrenmesinden duyduğu korku anlatılıyor. Ve bu korkunun cazibesinin onu tutsak etmesi anlatılırken "Boyalı Peçe"deyse korkudan çok vicdan mukayyesesi ve yüzleşme var. Tavsiye ederim.
240 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Öncelikle kitap beni çok etkiledi ve her kadının okuması gerektiğini düşünüyorum.
Kitaptan bahsedecek olursak, Kitty adındaki güzel ve gösterişli bir kadının evlenme çağına geldiğinde hem kardeşinin evlenmeye karar vermesi hem de annesinin baskısı üzerine yanlış bir evlilik yapmasını konu ediniyor. Kitty evlenmeye karar verme aşamasında erkeklerin güzelliğinin farkında olmasıyla kibirlenip seçmekte zorlanıyor. Bu süreçte annesinin otoriter bir kadın olmasının baskısı da ekleniyor en son karşısına çıkan adamda karar kılıp evleniyor. Bir genç kızın hayatının şekillenme süreci her şeyden önce aile yapısından başlıyor. Bu kitapta babalarına bile baskı kuran, babalarının hayatını kendi istek ve doğrularına göre şekillendiren otoriter bir anne var. Bu anne yüzünden kızları da babalarını sadece para kaynağı olarak görüyorlar ve aralarında sevgi yok. Genelde genç kızların yanlış bir erkekte sevgi arayışına geçmesini bu olaya bağlıyorum. Kitty de her erkeğe kibirle yaklaşıyor, kimseyi sevemiyor, karşısına çıkan Walter ile de evlenmek için evleniyor. Evliliklerinin daha ilk dönemlerinde Walter'ın sevilecek bir yanı olmadığını, ortak hiçbir yönlerinin olmadığını düşünüyor. Sonrasında her şeyiyle Walter'dan üstün gördüğü bir adamla tanışıyor ve aralarında aşk başlıyor. Kitty bu adam için yeni bir heyecandan başka bir şey değil. Ancak Kitty'nin bunu anlaması birçok zorluk ve acı çektikten sonra gerçekleşiyor. Bu arada kitap çok akıcı elinizden bırakamıyorsunuz. Keyifli okumalar :)
"Boyalı Peçe istemli körlügün simgesidir.
İstemli körlük ise insanin görebilecekken
kendini gerçeklere kapamasıdır."
Somerset Maugham bu eserinde aslinda basit bir aşk hikayesinden yola çıkmış.1920 li yıllarda sınıf atlamanın tek yolu varlıklı biriyle evlenmektir.Kitty de sırf bu yüzden hiç yakınlık duymadığı biriyle evlenir.Eşini aldatır.Hayatı Hong Kong a gitmesiyle değişir.Hayatının ne kadar boş ve anlamsız olduğunu fark eder.Kendini koleraya karşı savaşa ve kimsesiz insanlara adar.Bu da Kitty nin peçesinden kurtulmasına yol açar.Yalan bir aşkın peşinde koşması ve zenginlikle sınıf atlama çabasıyla boyanan peçe artık yoktur.Kitty artık hayatına anlam katmayı öğrenmiştir.
Kitapta anlatılanlar günümüzde de geçerli maalesef.Özellikle genç kızların okuması gereken bir kitap.
240 syf.
·Beğendi·9/10
Duvak 2006 yılı yapımı film... Film kaynağını boyalı peçe kitabından almış. Filmde sonu bizlere farklı anlatılmış olsa da boyalı peçe'de Kitty kızımız lüks düşkünü evde kalmamak uğruna sevmediği Dr. Walter ile evlenir üstüne adamı aldatır! vay sen misin beni aldatan diyip koleranın kol gezdiği Çin 'e sürükler ve macera başlar. İkili ilişker için okunması gereken ders niteliğinde bir roman olmuş
240 syf.
·8/10
Modern Klasiklerden olan "Boyalı Peçe" okunması oldukça kolay bir kitap. Akıl ve Tutku da olduğu gibi, bunun da filmini izleyerek geldim. Genelde ben eserin orjinalini daha fazla sevmişsem de diğerinde de olduğu gibi "Boyalı Peçe" de de filmini daha fazla sevdim. Modern Klasiklerde kurgu daha baskın bir şekilde vurgulanıp duyguların gölgelenmiş hissine düşmekteyim şu ara. Tabi bu sözüm Stefan Zweig için değil. O istisna... Neyse kitabımıza gelecek olursak şayet; Baş Kahramanımız Kity'nin uyanış hikâyesidir Boyalı Peçe. Ailesi tarafından iyi bir evlilik yapması gerektiği bilinci empoze edilerek yetiştirilmiş bir kızdır Kity. Etrafındaki herkes özellikle kız kardeşi de evlenmek üzereyken; bu görünmez baskının etkisiyle sevmediği halde Bakteriyolog olan Walter'le evlenir. Ama kendini hiç bu evliliğe ait hissetmez. Bu süreçte ortak arkadaşları vasıtası ile katıldıkları bir davette Konsolos olan Charlie ile tanışır ve olmadık bir şekilde genç adamın flörtöz hallerine kapılıp yasak bir ilişki yaşamaya başlar. Taa ki eşi Walter'e yakalanıp onun şantajıyla yüzleşene kadar. Bundan sonrası yaşamı, Kitty için farklı bir şekilde kıvrım alır ve ruhani uyanışı başlar. "Boyalı Peçe" ne ola ki neden böyle bir isim almış diye soracak olursanız, şöyle ki; kitabın başında " ... adına yaşam denilen boya peçe" dizeleriyle başlamakta. Romanda Kity ve Walter birbirlerini tanımadan evlenirler ve bu yüzden ikisi de aklında çizdiği karakterle evli olduklarının kanaatindeler. Hal böyle olunca her biri muahatabının üzerindeki örtüye yani peçeye kanmış ve ona istinaden evlenmiş olurlar. Aslında şöyle de bir gerçek var; kitap 1920 leri anlatsa da yıl 2018 ve ne yazık ki böyle evlilikler var hâlâ etrafımızda. Neyse, toparlayalım hemen, işte kitabında tam olarak anlatmak istediği budur Sevgili Maugham'ın... Yaşam denilen boyalı peçe... Hisse alınabilecek detaylar saklı bir eserdi.
Hayatı her daim olması gereken gerçeklikte görme ümidi ile...
240 syf.
Evlenememe korkusu pek çok genç kızın alelacele bir kararla kendisine cazip gelen ilk evlenme teklifini karşısındaki insanı -sevmediği, anlaşamayacağını bildiği halde- kabul etmesine bu da karmaşık ve mutsuz bir hayatın başlangıcına yol açıyor. Öykümüz 1920'ler Londra'sında eşi bakteriyolog Walter ile tanışıp Hong Kong'ta yaşamaya başlayan Kitty, Sömürge Bakanlığına aday Charles ile eşini aldatır. Kitabın ilk yarısında aşktan, erkeklerden medet ummaktan başka gayesi olmayan Kitty'yi, kitabın ikinci yarısında Indiana Jones filmlerini andıran egzotik bir ortamdaki kolera salgınına, dünyadaki gerçek sorunlara duyarlılık gösterirken buluyoruz.
Işte size kitaptan tadımlık bir kuple:

""Herşey geçip gidiyordu, bu akıştan geriye kalan neydi? Bütün insanlar, insan ırkı, o nehirde birer su damlasıymış ve herbiri birbirine hem çok yakın hem çok uzak, isimsiz bir sel gibi, denize akmaya devam ediyormuş gibi geldi Kitty'ye. Herşey çok kısa sürerken ve hiçbirşey çok önem taşımazken, insanların saçma nesnelere saçma anlamlar yükleyip kendilerini ve etrafındakileri üzmeleri acınası bir durumdu "
240 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Kalbim çok kırık. Bu kitabın beni bu kadar üzeceğini tahmin etmeliydim fakat kitabı okurken bir de filmi olduğunu öğrendim ve filmde olanların kitapta da olacağını düşündüğümden kendimi teselli ettim. Meğer film, kitaptan çok daha farklı bir şekilde ilerliyormuş. Kitabın her şeyi en acı şekilde işlemesi, beklediğim hiçbir sahnenin kitapta olmaması beni paramparça etti.

Kitty karakterini sevmedim. Bütün hayatı boyunca iyi bir koca bulmak için yetiştirilen, sırf kardeşinden güzel diye annesi tarafından tüm ilgiyi üzerine çeken bir kadın karakterin yapabilmesi mümkün olan hatalar yaptı. Bu yüzden kendisini anlamaya, empati kurmaya çalıştım gel gelelim Kitty beni her seferinde hayal kırıklığına uğrattı. Nasıl yetiştirilmiş olursa olsun kocasını aldatması, işin en kötü kısmıysa aldatmanın çok da önemli bir şey olmadığını sık sık dile getirmesi kendisini sevmem için en büyük engeldi. Pişman olduğuna bir an bile inanmadım ki pişman olmadı da bence. Hatalar yaptım, ders aldım, artık sığ biri değilim dese de, Kitty'i hiç sevmememe rağmen artık sığ biri olmadığına ben de inansam da, kitabın sonunda yaptıklarıyla aslında sanıldığı kadar değişmediğini göstermiş oldu.

Walter karakteriyse... Kalbimin kırıklığının büyük kısmı Walter ile ilgili. O kadar üzgünüm ki. Sizi sevmediği için bir insana kızabilir misiniz? Walter, Kitty'e hiç kızmadı. Hakkım yok ama ben kızdım. İnsan seveceği kişiyi seçemiyor ama Kitty'nin Walter'ı sevmesini çok isterdim. Walter'ın “...kendimi hiçbir zaman sevilebilecek biri olarak görmedim.” dediği kısım hâlâ gözlerimi dolduruyor. Walter için her şeyin farklı olmasını çok isterdim.

Olayların gidişatı yüzünden yazara kızmak istesem de bunun doğru olmayacağını biliyorum. Zira filmi çok sevsem de kitabın daha gerçekçi olduğunu inkar edemem. Tüm güzel erdemlere sahip olmanın sevgi için yeterli olmadığı, aşkın her zaman hikâyeleri peri masalına döndüremediği, bazı hataların affının olmadığı bir gerçek. Kaldı ki yazarın dilini çok sevdim. Kitapta birçok alıntı işaretledim. Ayrıca yazarın o dönemi çok başarılı bir şekilde işlendiğini de belirtmeliyim.

Sevginin, sadakatin, aldatmanın, ölümün, yaşamın daha birçok kavramın en gerçekçi hâliyle işlendiği Boyalı Peçe'yi okumanızı öneririm. Fakat olayların sizi memnun etmemesi çok mümkün. Çok kereler hayal kırıklığı yaşamaya hazır olarak okumalısınız bu kitabı. Tamamen kalbim kırık bir şekilde bitiriyorum yorumumu. Ve evet Walter, asıl ölen köpekti.
228 syf.
Üzerinden bir hafta geçti hemen yorum yapmak istemedim ve bugün bir arkadaşa önerdiysem size neden önermeyeyim değil mi? Kitap kadın erkek farketmez eğer birine aşık olmadan evlendiniz ve sonrasında başka birine aşık olduysanız sizi de ilgilendiriyor demektir. Olaya aldatan kişi tarafından da bakıyorsunuz ama bazen aşk gibi görünen duygu yoğunluğunu gözlerimize inen perde kalksa da sevginin yerini alamayacağını görebilsek. Ama bazen kitaptaki gibi önyargı mı kendimize inatlaşma mı dersiniz bilmem ama seveceğimiz varsa da şans vermiyoruz. Fazla detay vermeyeyim okuyun ve filmini izleyin.

Bugün arkadaşıma bahsederken şu cümleyi kullandım: “Beni böyle biri sevseydi hiç bırakmazdım.” ama o an geldiğinde belki de öyle olmuyordur yaşamadan kim bilir?

Not: Asla asla deme!
240 syf.
·Puan vermedi
Kitabın tefrikası 1924 yılında yayınlanmış ve romandaki kişi ve olaylarla ilgili kendi hayatları arasında paralellik kuran bazı kişiler dergiye dava açmışlar.

Kitapta paniğe kapılıp sevmediği bir bakteriyologla evlenen kadının kocasını aldatması ve açığa çıktıktan sonra kendi içsel, (daha çok vicdan) muhasebesinin mücadelesi anlatılıyor.

Psikolojik tahlilleri bana Zweig tadı verdi, akıcı ve merak uyandıran bir anlatıma sahip çok beğendiğim bir klasik daha girdi kitaplığıma.

Mutlaka tavsiye ederim.
240 syf.
·Puan vermedi
Evliliğin sosyal statüyü de beraberinde getirdiği düşüncesiyle yetiştirilen Kitty, sırf annesinin baskısından kurtulabilmek için hiç sevmediği bir adamla evlenir. Mutsuz bir evlilikten gizli bir ilişkiye yol alan Kitty, ihanetinin açığa çıkmasıyla bir anda kendini gerçeklerin acımasızlığının ortasında bulur ve hayatını etkileyecek bir tercih yapmak zorunda kalır.. Gerçek sevgi ve sadakatin karşısında ihanetin, rahibelerin kendine özgü yaşayış tarzının ve can alan koleranın ortasında Kitty'nin kendini ve hayatını anlamlandırmaya çalışmasının hikayesi Boyalı Peçe.. Olayların akışında Kitty'i sevmek ve anlamak pek mümkün değil.. Charles'ı da öyle.. Walter ise bu hikayenin bile bile ölüme giden ve sevgisi uğruna kendini feda eden tarafı..
240 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Genelde okuduğum kitaplar hakkında inceleme yazmıyorum/ yazamıyorum zaman azlığından. Burada tesadüfen keşfettiğim, karantina günlerinde okuyup cok beğendiğim ve 1000k da okunma sayısının oldukca az olduğunu gördüğüm bu kitaba inceleme yazmak istedim özellikle. 1920'li yıllarda londra ve hong kong'da geçen boyalı peçe, aşkın olgunlaştırıcı gücünü ve bir kadının icsel yolculuğunu etkileyici bir dille anlatan dünya klasiğidir. Romanın ana kahramanı kitty’nin, aile ve toplum baskısı nedeniyle aşık olmadığı ve görev yeri Hon Kong olan genç doktor/bakteriyolog walter’ın, evlilik teklifini kabul etmesi ve sonrasında, eşini bir başka erkekle aldatmasını ve sadakatsizliğini sorgulayarak, aldatan ve aldatılanın derinlikli bir şekilde dramını konu alıyor.
Okurken cok keyif aldım ve bir cok vurucu olduğunu düşündüğüm cümlenin altını cizdim. Yazarın aşk icin kadını eğip bükmediği, kendisiyle ve gercekleriyle yüzleştirdiği enfes romandan özellikle güclü kadın profili okumak isteyenlerin keyif alacağından eminim.
Keyifli okumalar dilerim.
Bence kadınlar, hiçbir zaman erkeklerin takındığı tavırları çok iyi anlayamıyor.
Somerset Maugham
Sayfa 118 - TÜRKİYE İŞ BANKASI Kültür Yayınları
"O kadar acı çekiyordu ki, avazı çıktığı kadar bağırabilirdi; bir insanın bu kadar acı çekebileceği hiç aklına gelmemişti."
"Çok aptalım," dedi Walter. "Seni dünyadaki her şeyden daha fazla sevdiğimi söylemek istiyorum, ama bunu söylemek çok zor geliyor."
Somerset Maugham
Sayfa 25 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
"Aptal, uçarı ve boş kafalı olduğunu biliyordum. Ama seni sevdim. Amaçlarının ve ideallerinin bayağı ve sıradan olduğunu biliyordum. Ama seni sevdim. Vasat biri olduğunu biliyordum. Ama seni sevdim."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Boyalı Peçe
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053327677
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Painted Veil
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Boyalı Peçe
Boyalı Duvaq
1920'li yıllarda Londra ve Hong Kong'da geçen Boyalı Peçe, bir kadının ruhani uyanışının hikâyesidir. Kitty, annesi tarafından sosyal merdivende yükselmesini sağlayacak bir evlilik yapmak üzere yetiştirilmiştir. Ancak yaşı ilerlerken ufukta böyle bir evlilik belirmeyince panik halinde sevmediği bir adamla; Hong Kong'da bakteriyolog olarak görev yapan Walter'la evlenir. Walter'ın Kitty'nin ihanetini öğrenmesiyle başlayan süreçte, genç kadın kendi sığlığını ve insani zaaflarını fark edecek, hayatında ilk kez anlam aramaya başlayacaktır. Boyalı Peçe 1924 yılında Cosmopolitan dergisinde tefrika olarak yayımlanmaya başladığında, romandaki kişi ve olaylarla kendi hayatları arasında paralellik kuran bazı kişiler dergiye dava açmışlardı.

Kitabı okuyanlar 629 okur

  • Şevval Arslan
  • Elif
  • erdemuslu
  • Serkan
  • Gizem Doğan
  • rocknzey
  • Sultan
  • Ceren Gencosman
  • fatih oğhan
  • Güldemir

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.2
14-17 Yaş
%12.5
18-24 Yaş
%18.8
25-34 Yaş
%31.3
35-44 Yaş
%18.8
45-54 Yaş
%12.5
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%2.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%86.4
Erkek
%13.6

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%19.1 (48)
9
%23.5 (59)
8
%30.7 (77)
7
%18.7 (47)
6
%4.8 (12)
5
%1.2 (3)
4
%0.4 (1)
3
%0
2
%0.4 (1)
1
%0