Merhaba arkadaşlar;
Kitap okumaya biraz geç başlamışım. Böyle kitapları çoktan okumuş olmam gerekiyor diye düşünüyorum. Kitap çok iyi herkese şiddetle tavsiye ederim. Sizin de bu tarz önerileriniz varsa lütfen benimle paylaşın.
Bu arada filmi olan efsane bir yapıt. Lakin ben filmini hatırlamıyorum izlemiş olabilirim. Her zamanki tavsiyem önce okuyun sonra izleyin.
Kitapla Kalın...
The Godfather filmi en çok sevdiğim filmdir,filmi izledikten uzun süre sonra kitabını da okumak(filmi,kitaptan uyarlanma) benim için mutluluk kaynağı oldu.
Her şeyden önce şunu belirtmekte fayda duyuyorum;Baba kitabı edebi bir eser değildir,karşımızda bir Dostoyevski-Tolstoy-Proust...yok.Bu yüzden kitabı okumadan önce derin karakter analizleri-büyülü tasvirler-psikolojik betimlemeler -gerçek hayattaki gibi duygusal yönden inişli-çıkışlı karakterler-perspektif-hümanist ve evrensel bir tema- kitaplarda geçen dönemin sosyal ve siyasal yapısına geniş bir bakış ....gibi dünya klasiklerine özgü olan artıların bu kitapta olamayacağını biliyordum.Sonuçta popüler ve çok satanlar kitaplar ayrı değerlendirilmeli,dünya klasikleri ise bambaşka bir bakış açısıyla yorumlanmalı.Yoksa dünya üzerinde edebiyat romanlarına kafa tutacak başka tür romanlar yok bana göre !
Baba,kitabında Sicilya'dan Amerika'ya yerleşmiş ve orada kendine ait güçlü bir imparatorluk kurmuş mafya dünyasını anlatmaktadır,ama bu güçler kendilerine 'mafya' kelimesi yerine 'aile ' kelimesini tercih etmektedir.Çetelerden başlayıp şirketleşene kadar bu güçlerin eylemlerine şahit oluyoruz.Mafya savaşlarının aslında tüm amacının 'iş ' için olduğu yani sahip olduğu güçleri kaybetmemek ve yeni alanlar kazanmak,rakiplerini alt etmek...gibi amaçlarının aslında günümüz kapitalist dünyasındaki ticari savaşlar gibi yürütüldüğü,adeta rakipleri ile mücadele ederken bir SATRANÇ OYUNU OYNUYORMUŞ gibi stratejik hamleler yapıldığını öğreniyoruz.
Mafya nedir ? Mafya neden kuruldu ? Kime tepki için ya da hangi koşullar yüzünden ? Devletler ile mafyalar arasındaki karanlık bağlantılar neler ? İnsanlar neden adaleti sağlaması için mafyaya gider ve sıradan halk adalet için neden mafyaya muhtaç halde bırakılır ?.....bir
Edebi bir eser mi diyebilirmiyiz tartışılir ama harika bir kitap mı evet kesinlikle özellikle sinema kitap iyimi hiç bir kitapta bu kadar iyi olmamıştı
Filmleri daha önce izlediğim için kitabı da okumak istedim. Kitabı okuduktan sonra dün ilk filmi pekiştirmek için tekrar izledim. İzlerken şunu anladım. Bu rolleri Marlon Brando ile Al Pacino dışında kimse oynayamazmış. Hakikaten kitap da film de muhteşem. Zaten Abd'nin sinema tarihini değiştirdiğini söylüyorlar kitabın uyarlanmasından sonra.
Michel foucault Sosyal İktidar,Biyoiktidar,Mikro-Makro iktidar,Panoptikon Kavramları Üzerinden Mario Puzo’nun Edebi Şaheseri ve Francis Coppola’nın Sinematografik Şaheseri ‘’Godfather’’Üzerinde Sosyal İktidar Analizi- Beyza Nur Eminoğlu
Sosyal İktidar
Godfather çoğu sinema severler için dünyanın en iyi yapımlarından biridir. Gerek sinematografi gerek müzikal gerek hikayesi gerekse enfes oyunculuklar bağlamında çağının çok ötesinde bir eserdir. Film/ kitap yalnızca bir mafya filmi olmaktan çok daha fazlasıdır. Görünende mafya, aile, sadakat ve güç ilişkileri olsa da derinliklerinde modern dünyanın makro içindeki mikronun sosyal iktidar ilişkiler ağı ve bu ağların en kılcal bölgelere kadar intikal ettiği kendi yarattıkları küçük bir devlet sistemi gibi işleyen SOSYAL İKTİDAR’IN DEVLETİ gibi analiz edilebilir.
Siyaset felsefesi bağlamında analize geçecek olursak tahminimce Foucault’un sosyal iktidar kavramının vücut bulmuş ve seyirciyle buluşmuş halidir. Öncelikle sosyal iktidar kavramını açıklamak yerinde bir hareket olur. Sosyal iktidar;siyasal iktidardan farklıdır. Foucault bu açıdan bize geniş bir perspektif sunar. Onun felsefesinde ‘’iktidar yoktur, iktidar ilişkileri vardır''. iktidar tıpkı vücuttaki kılcal damarlar gibi hayatın her yerine intikal eder Sadece siyasal alanda değil günlük hayatta bile en mikro düzeyde iktidar ilişkileri vardır. Bu şu anlama gelmektedir. Devletin olmadığı yerde bile tahakküm ilişkileri vardır. Makro iktidar yerine mikro iktidarı görürüz yani iktidarın hiyerarşinin her yerdeliği.
GODFATHER filmi Foucault'nun bu tanımına birebir uymaktadır. Filmde gördüğümüz ‘’BABA’’Don Vito Corleone o mikro alandaki makro güçtür. Onun gücünün kaynağı para ya da şöhretten değil kazanılmış saygı ve ona karşı duyulan korkudan ileri gelmektedir.
Panaptikon
Size okumakta reddedemeyeceğiniz bir inceleme yazacağım. :) Neyse bu kült haline gelmiş filmin; mükemmel bir repliğiyle incelemeye başlamak çok güzel oldu. Çünkü incelemeye başlarken nasıl başlayacağım bilemiyorum. Öncelikle kendi ön yargımı kırdığım için çok mutluyum. Bir filmi izledikten sonra onun kitabını okumakta çok zorluk çekiyordum. Ama bu romanı okuyunca anladım ki filmini izlesen de o replikler ve anlatılmamış detaylar çok daha fazla bir roman ediyor.
Hemen alttan müziği de verelim. :) Okurken açarsanız çok sevinirim...
André Rieu - The Godfather Main Title Theme (Live in Italy) : youtube.com/watch?v=qSxxQcV...
Baba’yı sanırım izlemeyen yada duymayan yoktur diye düşünüyorum. En iyi filmler listesinde ilk 5 de, Oscar ödüllü eserin metnini okudum dostlarım. Roman tamamen filmle öylesine uygun ki anlatamam ya. Bir yandan saniye saniye filmi izliyorum; diğer yandan da romanı okuyorum. Tabi önce okuyorum… Elinizden bırakamayacağınız kadar sürükleyici ve heyecanlı. Böylesine güzel kurguyu düşünüp yazdığı için Mario Puzo’ya; bu romanı böylesine güzel uyarladığı için de Francis Ford Coppola’ ya teşekkürler ve minnetler sunuyorum.
Kitabı öylesine eski bir baskıdan okudum ki saklamayı düşünüyorum. 1976 basım bir eser. Kitap farklı farklı bölümlerden ve kendi içinde de kitaplar olarak yedi kitaptan oluşuyor. Filme uyarlanan bölüm ilk iki film. Üçüncü filme dair bir konu yok.
Konu demişken konuya geçelim artık. Bir babamız var Don Carloone. Onun yaşamını anlatıyor eser. Nasıl büyüyüp neler yaptığını. Nerede doğup yaşamına nasıl devam ettiğini anlatıyor. Doğumunda başlayan cinayetler ölümüne kadar devam ediyor. Büyük bir İtalyan hikâyesi. Sicilya bölgesinin tasviri. Gayet de gerçek bir kurgu bence. Cinayetler ve faili meçhuller bölge olan Sicilya’dan
Baba.
Başlı başına bir sinema şaheseri. Kimileri eleştirse de oyunculuk ve kurgu bakımında müthiş bir başyapıt. Senaryosunda bulunan altın replikler, çoğumuzun hafızasındaki yerini ilk günkü gibi korur.
Gelelim kitabına.
Kitabın girişinde Balzac'ın "Her büyük servetin arkasında bir suç gizlidir" yazar. Sanırım kitabın tüm özeti burada saklı.
Ben bu kitabı ortaokul birde iken- tahminen 2002- yılında ilçe halk kütüphanesinden almıştım. Zaten filmini daha önceden izlediğim için bu kitap benim için cevher niteliği taşıyordu. Kış günleri annem babam ben aynı odada kalırdık. Ben kitabı çok merak ediyordum. Akşam altıda okuldan gelince ödevdi falan derken, okumak için geriye sadece gece saatleri kalıyordu. Ben de el feneri ile bu kitabı yatağımda, yorganın atında 2 gecede bitirmiştim. Bugün bu yazıyı yazıyorum çünkü o günkü duygular taptaze.
Kitapta, filimde olmayan pek çok ayrıntı var. Farklı olaylar ve sözler.
Hep yinelerim, Puzo'yu dünya edebiyat sahnesinde, ön sıralara koyamayız. Çünkü Puzo, hayatında yaşadıklarını yazar kurmaca yaparken. Güzel bir anlatıcı ve hikayecidir. Gelgelelim edebi yönden veya düşünsel olarak klasikler ile kıyaslayamayız. Modern klasikler ile de değerlendiremeyiz. Puzo başlıbaşına bir türdür bence. Onun kitaplarında, Amerika'ya göçen İtalyanların yaşadıkları, kayıpları,acıları vardır. Bunları da müthiş yansıtır. Bu kitapta Don Corleone'nin Sonny'nin Michael'in Key'in ve diğer karakterlerin betimlenmesi gayet yerindedir. Karakterleri oluştururken sanki kendi çevresinden kaynak almıştır.( Bence mutlak böyle yaptı).
Kendisi de İtalyan göçmen bir ailenin çocuğu olduğu içindir muhtemelen, karakterlerin duygusunu güzel anlatmıştır.
Genel kanı "mafya, silah,suç" anlattığı için Puzo çoğu kesim tarafından sevilmez. Ama ben çocukluğumdan beri severim.
Yıllar önce okumuştum. Mafya mensubu bir İtalyan ailenin hikayesi. Aile içindeki kadınların ilişkileri ve kahve eşliğinde yenen tereyağlı ekmekler aklımda kalmış. O günün şartlarındaki mafya hakkında bilgiler de içeren güzel bir kitap.
Mario Puzo'nun kült eseri Baba, sadece bir mafya romanı olmaktan çok öte bir yapıta dönüşmüştür. Kitap, 1969'da yayınlandığı günden beri hem edebiyat dünyasında hem de sinema tarihinde önemli bir yer edinmiştir.
Konu ve Karakterler
Roman, ABD'ye göç etmiş Sicilyalı bir mafya ailesinin başındaki Don Vito Corleone'nin hayatını ve ailesini anlatır. Corleone, hem aile babası hem de acımasız bir suç örgütü lideridir. Kitap, Corleone ailesinin yükselişini, iç çatışmalarını ve güç mücadelelerini detaylı bir şekilde ele alır.
Vito Corleone: Ailenin saygı duyulan ve korkulan lideri. Adalet ve aile kavramlarına büyük önem verir.
Michael Corleone: Vito'nun en küçük oğlu. Başlangıçta aile işlerinden uzak durmak istese de, zorunlu olarak babasının yerine geçer.
Sonny Corleone: Vito'nun en büyük oğlu. Ateşli ve aceleci bir kişiliğe sahiptir.
Fredo Corleone: Vito'nun ortanca oğlu. Zayıf ve güvenilmez bir karakterdir.
Aile Bağları: Roman, aile kavramını merkezine alır. Aile sadakati, ihanet, sevgi ve nefret gibi evrensel temaları işler.
Amerikan Rüyası ve Güç: Kitap, Amerikan Rüyası'nın karanlık yüzünü ve gücün elde edilmesinin bedellerini sorgular.
Gerçekçi Dille Yazarlık: Puzo, mafya dünyasını ve karakterlerin psikolojisini o kadar gerçekçi bir dille anlatır ki, okuyucu sanki olayların içindeymiş gibi hisseder.
Neden Okumalısınız?
Edebiyat Severler İçin: Baba, sadece bir polisiye roman değil, aynı zamanda psikolojik bir derinliğe sahip bir eserdir.
Neden Baba Bir Klasik?
Güçlü Karakterler: Puzo, karakterlerini o kadar gerçekçi ve derinlikli bir şekilde yaratır ki, okuyucu onlarla özdeşleşir ve onların hayatlarına ortak olur.
Sinema Severler İçin: Ünlü film üçlemesinden önce kitabı okuyarak karakterleri daha iyi tanıyabilirsiniz.
Toplum ve İnsan İlişkileri Hakkında Düşünmek
Baba...
En iyi filmler listesinde daima yer alan filmin kitabı. Ben filmi izlemedim. Kitabı okuduktan sonra izlerim demiştim de galiba izlemeyeceğim. Pek bir kayıp olacağını düşünmüyorum açıkçası.
Sicilyalı Carlione ailesinin hikayesini anlatıyor. İnsanlara iyilik yaparak (daha doğrusu isteklerini gerçekleştirerek) onları kendine bağlayan baba Don Carlione, New York'ta zeytinyağı işi yapan güçlü bir konumda. Her şey yolunda giderken babaya uyuştucu işi teklifi gelir. Bu teklifi reddeden baba suikaste uğrar ve düzeni alt üst eden olaylar zinciri başlar. Büyük aileler kayıplar verir. Bu savaş halini bitirmek için baba tavizler verir. Babanın yerine geçen Michael Carlione düzeni sağlar.
Çoğu insan tarafından beğenilen bu kitabı ben beğenemedim. Basit bir mafya dizisi olarak gördüm.
Özellikle Baba (The Godfather) adlı romanı ve filmiyle tanınmış, suç ve mafya filmleri tarihine damgasını vurmuştur.
1969'a değin çeşitli riskler alarak kitaplar yazan Puzo, geniş kitlelere ulaşamadı. Bu dönem maddi bir sıkıntı da çeken Puzo büyük bir kumar oynayarak Godfather'ı yazıp varını yoğunu bu projeye yatırdı. Şans kendisine güldü ve Godfather tüm Amerika ve dünyada bestseller oldu. 1972'de Paramount film stüdyosuyla anlaşan Puzo, yönetmen Francis Ford Coppola ile senaryoyu yeniden uyarlayarak Bölüm I'i oluşturdu. Tüm dünya üzerinde olay yaratan film Hollywood'un son yıllarda çizdiği kötü imajı sildi ve bir anlamda prestijini kurtardı. Puzo Bölüm II ve III'te de ustalık işi çıkararak servetini artırdı.
Yazar ayrıca Sicilyalı, Last Don, Omerta, Dördüncü K, Ana gibi önemli yapıtlara imza atmış yeni başarılar elde etmişti. 1999'da ölmeden önce Godfather Bölüm IV üzerinde çalışmalarını sürdürmekteydi. Yazar ölünce proje iptal edildi. Ayrıca Mark Winegardner tarafından Godfather Returns (Baba Döndü) ve Godfather Revenges (Baba'nın intikamı) adıyla Baba serisine devam edildi.