Kalpazanlar

André Gide
Çevirmen:
Tahsin Yücel
Editör:
Emrah Serdan
Tasarımcı:
Bilal Sarıteke
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·408 syf.·
2024 68. kitabı
Ciddi anlamda, hiç abartısız ağır, zor ve karışık tabii bir o kadar da takibi gerçekten güç bir eser diyebilirim. Sakin ortamda, sabırla, sakin bir kafayla okunması gereken bir kitap. İlk kez böylesi bir beyin jimnastiği yaptıran bir kitap okudum. Hikaye içinde hikaye anlatımı olan roman ( üç ana karakter) üzerinde ilerliyor. Annesine yazılı gizli bir aşk mektubu bulan Bernard babasının aslında gerçek babası olmadığını, gayrimeşru çocuk olduğunu öğrenir. Lise öğrencisi Bernard babası olduğu sandığı kişiye sarsıcı bir mektup yazarak evi terk eder. Ve olaylar bundan sonra gelişir. Farklı bir roman türünü denemek isterseniz kesinlikle okuyun
KalpazanlarAndré Gide · Can Yayınları · 2020858 okunma
Puan vermedi
#AndreGide #Kalpazanlar 402 sy "Herkesin hile yaptığı bir dünyada, gerçek insan bir şarlatan gibi görünür." _________________________ Merhaba arkadaşlar 🪽 Bu kez sizlere Nobel Edebiyat Ödüllü Fransız yazar Andre Gide'nin 1925 yılında kaleme aldığı ; Aile kavramını- bağlarını- hayatını ,düzenbazlığı, yalanı, dolanı, kalpazanlığı, ahlaki değerleri, dini, inanışı, gençlerin baş kaldırışını, özgürlük arayışını, kendi içlerinde kayboluşlarını, kendilerini bulma çabalarını, eşcinselliği, heteroseksüelliği , çarpık ilişkileri ve fazlasını karakterler üzerinden cesurca ele aldığı “KALPAZANLAR” romanı ile geldim _____________________________ GİDE, bildiklerinizi ve alışık olduklarınızı unutturacak, tahminlerinizi çöpe attıracak ''KALPAZANLAR'' ile zirveyi yaşattıracak bir eserle karşımıza çıkıyor İlk kez böylesi yapı taşı ağır, farklı, değişik ve de her bir sayfasının her bir satırında en bolundan beyin jimnastiği yaptırırken aynı zamanda beyin de yakan bir eser okudum desem yalan olmaz Eser hiç abartısız, ciddi anlamda zor, ağır ve de karışıkken, bir o kadar da takibi güç diyebilirim.. Sabırla, sakin ortamda, sakin bir kafayla okunması gerekiyor Hikaye içinde hikaye, kitap içine kitap anlatım içinde anlatım olan roman, (edebiyatçılar tarafından ‘'roman içinde roman’' tekniğini olarak kabul ediliyor) üç ana karakter üzerinden ilerliyor. Giderek karakter sayısının artması ,takibi güç ve ayrı bir karışıklık oluştururken , adım adım karakterlerin birbirleri ile harmanlanışı, bir bağın ortaya çıkışı da ayrı bir beyin fırtınası yarattı.. ''Hadi buyur , buradan yak'' dedirten.. _____________________________ “KALPAZANLAR” Tesadüfen annesine yazılı gizli bir aşk mektubu bulan Bernard, babasının aslında gerçek babası olmadığını, gayrimeşru bir çocuk olduğunu
KalpazanlarAndré Gide · Can Yayınları · 2020858 okunma
İYİ MİSİN YOKSA KÖTÜ MÜ?;
10/10
·402 syf.··
Beğendi
·
2022 12. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2022 01:18
Ayağımın tozuyla Fransız Edebiyatı getirdim size.Çok eskilerden 20.yy gideceğiz bu kez o zamanla günümüzü karşılaştırma fırsatı bulabilecek hadi canım yazar bunları o dönemde nasıl yazmış,günümüzde yaşadıklarımızın hepsi buna benzer diyeceğiniz bir metin eşlik edecek. Tabii ki zamanını doğru seçtiğiniz ve kitap da okunmayı seçtiği vakit... Neden doğru zaman da okumak önemli çünkü yoğun bir metin bekliyor sizi.Fazlaca da karakter.Hep diyorlar ki karakterleri not alın öneride bulunuyor kitabı okuyan arkadaşlar var olsunlar. Bende size bırakıyorum okuyucuya, çünkü ben karakterleri not alma gereği duymadım. Roman içinde roman tekniği ile yazılmış bu eser ilk bu teknikle yazıldığı için diğer romanları da etkilemiş o yüzden önemli,eserin bir diğer önemli noktası ise yazarın ilk romanının ilgi görmesi ve ödüle layık görülmesi. Topluma uymayan,ahlak dışı davranışları karakterler üzerinde sorguluyor yazar.Öyle bir hale getiriyor ki,içindeki kötülüğü kimi zaman gösteriyor kimi zamanda melek gibi bir insan olabiliyor o karakter.İki yüzlü diyelim.Çıkarına göre içindeki kötülüğü gösteren insanlar üzerinde roman içinde öykü olarak da nitelendirebileceğimiz(çünkü hikayeler biraz kopuk) bu hikayeyi okurken çok net göreceğinizi düşünüyorum günümüz insanını. Kalpazanlara kara para ticaretine yer verilmiş ancak biraz daha üzerinde durulsaymış daha iyi olurmuş eser onu düşündürttü bana. Doğru zamanda okumanızı tavsiye ederim. Mutlu Kalın.
Edebiyat
KalpazanlarAndré Gide · Can Yayınları · 2020858 okunma
Puan vermedi·408 syf.··
2023 67. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 03 Aralık 2023 15:47
Babası bildiği adamın öz babası olmadığını öğrenen bir genç, edebiyata gönül vermiş arkadaşı ve bu arkadaşın yazar olan üvey dayısının kesen hayatları… Üçünün yaşadıkları ile paralel ilerleyen, dayının yazdığı günlüklerden oluşan bir roman denemesi… Su gibi akan sayfalar, edebiyatla iç içe olaylar, yazarlar, şairler, yaşlılar, enteresan aşklar… Ben kitaba bayıldım. Kurgudaki üstü kapalı eşcinsellik anlatımı oldukça hoşuma gitti. Kitaptaki merak unsuru daima yüksekti ve her sayfasıyla kendine bağladı. Ufaktan bir başlayayım diye elime alıp birkaç günde bitiriverdim. Öyle güzel bir kitap.
1000Kitap
KalpazanlarAndré Gide · Can Yayınları · 2020858 okunma
8/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2023 30. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2023 01:38
Kitap oldukça klasik bir eser gibi başlıyor; Bernard, yaşadığı evde gerçek babasının aslında bir başkası olduğunu öğrenir ve bir mektup ile evi terk eder. En yakın arkadaşı Oliver'ın evinde geceyi geçirir. Ardından Bernard, (Oliver'ın yazar olan dayısının) Edouard'in çantasını ele geçirir ve bu noktadan sonra farklı bir okuma deneyimine şahit oluruz. Edouard'in günlüğü icerisinden olaylar ve durumlar hakkında bilgilere ulaşırız. Bernard buradan edindiği bilgilerle Eduard'ın yoluna çıkar ve yakın temas kurarak kendi geleceğinde bazı değişikliklere sebep olur. Günlük dışında kalan olaylar içerisinde diğer karakterlerin birbirleri ile olan bağlantılarını okuruz. Benim için doğru zamanlama ile okuduğum bir eser oldu. Farklı bir deneyim, takip etmesi zor gelebilir. Ben oldukça keyif aldım olayların akışına bıraktım kendimi. Bir anti roman deneyimi olarak bende pozitif bir etki bıraktı. Her okuyucuya hitap etmeyebilir farklı deneyim arayanlara önerimdir.
KalpazanlarAndré Gide · Can Yayınları · 2020858 okunma
Puan vermedi·408 syf.··
2022 14. kitabı
#okudumbitti #AndreGide #Kalpazanlar #402sayfa #ŞubatAyı1ciKitap Selam canlar. 400 sayfalık kitabı 8 günde bitirmişsem bu o kitabın ne kadar beyin yakan bir kitap olduğunun en birincil kanıtıdır. Ben ne okudum böyle bilmiyorum. Bir kere şunu söylemek isterim bu kitabı okuyacaksanız ciddi anlamda çok kitap okuyan biri olmanız şart. Neden derseniz kitapta bahsedilen birçok eser var ve onları okumadıysanız bazı şeyler havada kalacaktır. Bende de öyle oldu. İlerde tekrar okuyacağım ama önce not aldığım kitapları okumam lazım. Kitap özelinde bu yüzden yorumumu kısa tutacağım ve beni kalbimden yakalayan alıntıları paylaşacağım yalnızca. Oldukça uzun olacak ama inanın bir o kadar da altını çizdiğim ama çok uzun olduğu içim paylaşmadığım alıntı kaldı kitapta. "Öyle ya, önlenemeyecek olanı yasaklamak neye yarar? Bir kitabı yasak edersin, çocuk gizli gizli okur. " Peki o kitapları okumasını nasıl önlersiniz. Cevabı kitapta. Gerekliliği tartışılır tabi. "Kocasının istediği bu erdem içinde kendini tutsak gibi gördüğünü, boğulduğunu, şimdi işlediği suça değil de buna pişman olduğuna üzüldüğünü nasıl söyleyebilirdi ona" kitapta en çok irdelenen konu başlığı "erdem". "Bir yazarda bulunması gereken bütün nitelikler var sizde. Kendinizi beğenmişsiniz, ikiyüzlüsünüz, hırslısınız, değişkensiniz, bencilsiniz" evet evet bu niteliklere sahipseniz hemen yazmaya başlayın ben demiyorum Andte Gide demiş ‍️ "Düşünceleri ne kadar yoldan saparsa o kadar fazla sarılırlar ahlaka, o kadar ki, kimi özgür düşünceleri sofulukta herkesi gölgede bırakır" nasıl da gündeme dair bir söylem demeden geçemiycem "Ya kadınları sevmeyi seçmeli ya onları tanımayı, ikisinin ortası yoktur" buna yorum yapmayacağım, çünkü ikisinin ortası yok "On beş yirmi yıllık evlilik sonunda, eşlerin gittikçe artan karşılıklı
KalpazanlarAndré Gide · Can Yayınları · 2020858 okunma
9/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
Kalpazanlar / André Gide 1947 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Fransız yazar André Gide'ın bildik romanlardan çok farklı ve oldukça sarsıcı olan bu eseri yazarın en güzel eseri niteliğindedir. Ciddi anlamda beyin jimnastiği yaptıran, ağır, zor ve sakin kafayla okunması gereken bir klasik. Benim ilk 10 eser listemde yerini aldı ama kolay bir kitap olmadığını söylemeliyim. 19. Yüzyıl Fransız edebiyatının kurucularından sayılan yazar eserinde; sahte yaşamlar, toplumsal maskeler ve toplumun dayattığı kalıplar konusunu derinlemesine işlerken aynı zaman samimi ve gerçek bir yaşamın da önemini anlatır. 1920'li yılların Fransa'sında geçen hikayede, bireyin toplumsal maskelerden sıyrılarak kendi gerçeğini arama çabası eşsiz bir şekilde ele alınmış. Yazar gerçek özgürlüğün; bireyin kendi değerlerini ve duygularını samimiyetle yaşayabilmesi ile elde edildiği olgusunu hikaye içinde hikaye ile okuyucuya aktarıyor. Yazarın aslında tam olarak anlatmak istediği; toplumdaki sahte ilişkiler ve sahte kimliklerin insanı kendisinden uzaklaştırdığı ve bunun neticesinde de insanların kendilerini sürekli başkalarının gözünden değerlendirerek kendilerini sefil bir hayata mahkum ettikleri. 1947 yılında Nobel Edebiyat Ödülü alan ve 1951 yılında hayata veda eden yazarın bu eseri kesinlikle okuması gereken klasikler arasında...
KalpazanlarAndré Gide · Can Yayınları · 2020858 okunma
Puan vermedi·408 syf.··
2024 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2024 14:15
"İçimde bulanık bir biçimde, olağanüstü eğilimler duyuyorum, dip dalgalarına benzer şeyler, deviniler, anlaşılmaz çırpınışlar ki anlamaya çalışmak istemiyorum, gözetlemek bile istemiyorum, oluşmalarına engel olmaktan korkuyorum. Pek yakın zamanlara kadar, durmamacasına çözümlerdim kendimi. Sürekli olarak kendi kendimle konuşmak alışkanlığındaydım. Artık, istesem bile yapamıyorum. Birdenbire, ben farkına bile varmadan sona erdi bu hastalık. Bu iç konuşmanın bir tür ikilenme gerektirdiğini düşünüyorum, kendimden başka birini kendimden fazla sevmeye başladığım günden sonra bunu yapamaz oldum."(281)
KalpazanlarAndré Gide · Can Yayınları · 2020858 okunma
6/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2025 13. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 03 Temmuz 2025 10:56
Roman çok farklı bir teknikle yazılmış, okuması bence oldukça zor ve sabır isteyen bir yapıda; bir anlatıcı bulunmakta, ayrıca başlıca üç karakterinden biri olan Edouard planladığı 'Kalpazanlar' kitabının yazılış sürecini anlatmakta; yani bir nevi roman içinde roman hüviyetinde. Bernard, annesine yazılmış bir aşk mektubunu bulup babasının bir başkası olduğunu öğrenerek evi terk eder. En yakın arkadaşı Olivier'e gider, oradan da onun üvey dayısı Edouard'ın asistanı olur. Bu üç kişinin, arkadaş ve aile çevresi içinde olaylar çok ayrı patikalardan gelişir. Kitapta bir hayli fazla sayıda karakter bulunmakta, bence çoğu derinlemesine tasvir edilmemekte. Eşcinsellik teması satır aralarına yedirilmiş, toplumsal değerlerin zaman zaman sorgulanmasını görüyoruz. Ama bu sorgulama görüş belirtmekten uzak ve muğlak. Çok abartılan ancak doyurucu olmayan bir eser olduğu düşüncesindeyim. Kitaptaki bir cümleyi kitabın değerlendirilmesi için en uygun görüş olarak buraya kaydediyorum: " Herkes hayran kalıyor diye, güvenle hayran olunan ve sersemce şeyler olduklarını şimdiye kadar kimsenin söylemediği, söylemeyi göze alamadığı bir sürü yapıt var." syf 380
KalpazanlarAndré Gide · Can Yayınları · 2020858 okunma
Sıkıcı ötesi bir kitap
1/10
·408 syf.··
2022 38. kitabı
Bu kitabın Nobel kazanmasının ilk sebebi sıkiciligi olmalı. Muhtemelen seçici kurul sonuna kadar okumaya tahammül edemedi. Hikayenin gidişi, ne anlattığı öyle belirsiz ve saçma sapan ki okurken sıkıntıdan patlamak çok kolay. Kimseye bu bataklığı tavsiye etmem.
Edebiyat
KalpazanlarAndré Gide · Can Yayınları · 2020858 okunma

Yazar Hakkında

André GideYazar · 40 kitap
André Paul Guillaume Gide (22 Kasım 1869 Paris - 19 Şubat 1951 Paris) Fransız yazar. 1947 yılı Nobel Edebiyat Ödülü sahibi. Gide, 22 Kasım 1869 tarihinde Paris, Fransa`da dünyaya geldi. Babası Protestan ve köylü kökenli, annesi Katolikti. 8 yaşında Paris'te Alsace Okulu'na gönderildi. Sık sık hastalandığı için öğrenimi kesintiye uğradı. Gide henüz 11 yaşındayken (1880) Paris Üniversitesi`nde hukuk profesörü olan babasını kaybetti. Ailedeki kadınların etkisi ve annesinin katı otoritesi altında büyüdü. 1889'da okuldan mezun oldu. Yaşamını yazarak geçirmeye karar verdi.Yazı hayatına 1891’de 21 yaşındayken yayımladığı André Walter'in Günlükleri(Les Cahiers d'André Walter) ve Narsis Üstüne İnceleme ile başladı. Ama ikisi de başarısız bulundu. 1893'te Kuzey Afrika gezisine çıktı. Arap dünyasının tümüyle farklı değerleriyle tanıştı. Fransa'ya döndüğünde oradaki katı Victorya dönemi yaşantısının olumsuzluklarından rahatsız oldu. 1894'te tekrar Kuzey Afrika'ya gitti. Burada Oscar Wilde ve Lord Alfred Douglas'la tanıştı. Onların yüreklendirmesiyle baskı altında tuttuğu eşcinselliğini kabul etti. Annesi hastalanınca Fransa'ya döndü. 1895'te kuzeniyle evlendi. 1896`da Normandiya`da bir komüne belediye başkanı oldu. 1908`de bazı seçkin yazarlarla birlikte Nouvelle Revue Française adında bir edebiyat dergisi kurdu. 1916`da 16 yaşındaki Marc Allégret ile sevgili oldu. Marc Allegret ile eşcinsel ilişkisi ailesinde huzursuzluk yarattı. Eşi Gide'nin kendisine yazdığı mektupları yok etti. I. Dünya Savaşı yıllarında Kızılhaç ile gönüllü insani kuruluşlarda çalıştı. 1923'te ilk feministlerden ünlü Elizabeth van Byyselberghe ile olan yasak ilişkisinden tek çocuğu kızı Catherine doğdu. 1924 yılında Corydon adlı homoseksüelliği savunan bir kitap yayımladı, fakat eser ilk etapta kınandı. 1925'te Fransız Ekvator Afrikası'na gitti. Burada gördüklerinden de etkilendi. Dönüşünde sömürgeciliği eleştiren yazılar yazdı. 1925 yılında yayımladığı Kalpazanlar Gide`nin en önemli eserlerinden biri olarak görülür. 1926`da otobiyografik eser olan "Si le grain ne meurt"u yayımladı. Komünizme ilgi duydu. 1936'da büyük umutlarla gittiği Sovyetler Birliği'nden hayal kırıklığı ile döndü. 1938'de eşini kaybetti. II. Dünya Savaşı'nın başlamasından sonra 1942'de tekrar Kuzey Afrika'ya gitti. Savaşın sonuna kadar burada yaşadı. 1947'de Oxford Üniversitesi'nden "Edebiyat Doktoru" unvanı aldı. Aynı yıl Kasım ayında da Nobel Edebiyat Ödülü'nün sahibi oldu. 19 Şubat 1951'de yaşamını yitirdi. Yaşamı boyunca toplumsal ve bireysel ahlakın en önemli ölçütünün, bireyin içtenliği ve kendisini tanıması olduğunu savundu. Edebi, siyasal ve toplumsal sorunlara karşı hoşgörülü bir tutum benimsedi. Genel ahlak anlayışının karşısında bireysel özgürlüklerin savunucusu oldu. Ama aynı zamanda 19'uncu Yüzyıl Fransız edebiyatının en önemli hümanist ve ahlakçı yazarı olarak tanındı. Düşüncelerindeki bütünlük ve soyluluk, üslubundaki arılık ve uyumla Fransız edebiyatının saygın isimleri arasında yer aldı. Katolik kilisesi André Gide'in eserlerini 1952 yılında Yasak kitaplar listesi'ne koymuştur.