Bilal Sarıteke

Bilal Sarıteke

Tasarımcı
8.0/10
469 Kişi
·
67
Okunma
·
0
Beğeni
·
28
Gösterim
Adı:
Bilal Sarıteke
Unvan:
Grafik Tasarımcı
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
176 syf.
·2 günde·Beğendi
Kitap yazarın 1949 yılında bir haber için gittiği manastırda yaşadığı bir olayın anlatımıyla başlıyor.
Muhabirlik yaptığı dönemde manastırın altındaki mezarlığın açılacağını öğrenen yazarımız buraya gider ve bu kazı esnasında 22 metre 11 cm saçı bulunan bir kız çocuğu iskeleti bulunur.
Bundan etkilenen yazar anneannesinden dinlediği hikayeyle bu gerçek olayı bir araya getirerek bu eseri yazar.
Kitapta köpek tarafından ısırılması sonucu kuduz olan bir kızın kilise tarafından içinde cin olduğu şüphesiyle kilisiye kapatılmasını anlatıyor.
Eski dönemin İspanyasında kilisideki bağnazlığı ve dönemdeki ırkçlığıda eleştiriyor.
Kitabın başları biraz sıkıcı geliyor. Fakat azcık dayanır ve okumaya devam ederseniz sonrasında elinizden bırakamıyorsunuz.
Keyifli okumalar dilerim.
64 syf.
·3 günde·8/10 puan
Merhaba öncelikle..

Öncelikle Üvercinka şiirinin hikayesini öğrenelim..

Cemal Süreya eşi Seniha Hanım hamileyken “Üvercinka” adını taktığı genç bir kızla tanışır. Cemal Süreya ile bu kız arasında tutkulu bir aşk başlar. Ancak Cemal Süreya’nın 58 yıllık hayatında Üvercinka şiirini yazdığı bu genç kızın adını bilen ve yüzünü gören kimse olmamıştır. Şairin hayatında bir giz olarak kalan bu sır, Süreya'ya Üvercinka şiirini yazdıracaktır. Üvercinka şiiri aynı zamanda Cemal Süreya’ya da şöhreti getirecektir. Çalkantılı günlerde olan Cemal Süreya bir karar vermek zorunda kalmıştır. Eşi Seniha Hanım çocuklarını doğurmak üzeredir ve şair kararını verir.
Cemal Süreya Üvercinka ile ayrılık kararı alırken bir Ağustos günü şu satırlar dökülür dizelere:
“Acıların adını, ağustos koymalılar…”
Cemal Süreya'nın soyadındaki y harfini de Üvercinka'nın anısına çıkarttığı rivayet edilmektedir.
Cemal Süreya eşi Seniha Hanım’a dönmüştür. Geride ise bu aşkın izlerini taşıyan Üvercinka şiiri kalmıştır.

Şimdi bu eseri incelmeye alayım :)

Bu kitabı çok öven okuyuculara anlam veremedim. Ben beğenmedim hatta 30 sayfada bırakacaktım neredeyse... bir kadına salt beden üzerinde yaklasılıp vücudu üzerinden bunu dizelere dökmek bana günümüz aşklarının samimiyetsizliğini hatırlatıyor. “Üvercinka”yı cinsel çağrışımlarla yüklü dizeleri içeriyor kitap. Kadını adeta cinsel obje gibi görmesine hem şaşırdım hem üzüldüm hayal kırıklığı diyorum sadece...

“Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
Sonrası iyilik güzellik.”

İşte tam da bundan rahatsız olmaktan söz ediyorum. Bu tarz şeyleri okurken gerçekten irite oldum. Şimdi aşkın bu olduğunu düşünmüyorum... Aşk bu olmamalı.. Aşk cinselikten ibaret değildir.. Sadece aşkı yüreğiniz de kalbiniz de ruhunuzda hatta vücudunuzda dolaşan kanda hissedin.. Gerçek aşkı bulmak dileğiyle sevgiyle kalın..
374 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
``Şimdi diyorum. Şimdi; bir deniz, denizde vapur, gökyüzünde martı, semaverde çay olmalı. Birde çaya yaren...´´

Cemal Süreya'yı bu sözüyle tanımıştım ve en sevdiğim şairdir kendisi. Uzun süredir kitaplarını çok okumak istiyordum ama bir türlü fırsat yaratmıyordum kendime diyeyim.
Özellikle hayatına kadar bir çok şeyi araştırmıştım. Büyük bir Fenerbahçe taraftarı olduğunu gözden kaçırmadım ve kız çocuğu hayranı olduğunu :)
Kitapla ilgili sözlerime gelecek olursak; akışı olsun, içine sürükleyiciliği olsun gayet güzeldi. Cemal Süreya' nın şiirlerini okurken onun gözünden bakmalısınız dünyaya ya da düşüncelerinden. Yoksa sadece okuyup geçersiniz anlaması güç olur. Ben okurken adeta yaşadım şiirlerini, sözlerini, mektuplarını.
Şairimiz Cemal Süreya şiirlerinde bir çok unsurlar kullanmıştır. Sigara ve alkol. Sigarayı ne kadar çok sevdiğini biliyorum, şiirlerine bunu fazlasıyla yansıtmış. Sözünde de dediği gibi: ``Bilirsin, sigarayı da kalem tuttuğum gibi tutarım. Ondan tüter sevda sözleri.´´
Diğer bir unsura gelecek olursak bunlar hayvanlar. At kelimesini özellikle çok duydum şiirlerinde. Benim direk aklımda şu 3 mitoloji canlandı ``At, avrat, silah´´ Nedenine gelecek olursak, şairimizin sevdiği kadınlara yazmış olduğu şiirler. Silah olarak çok kullandığı bir bölüm yok ama bir şiirinde yani ``İntihar´´ şiirinde bu unsuru kullanmış. Söz konusu hayvanlardan açıldı haydi gelelim kuş, güvercinle olan
bağlarına. ``Hayat kısa, kuşlar uçuyor´´ sözünden de anlaşıldığı üzere ömrünü uçan kuşlara benzetmiş.
``Güvercin curnatasında yan yana akan iki güverciniz.´´ sevdiğini güvercin olarak benimsetmiş. Ömrünü uçan kuşlara benzetmiş derken; diğer bir unsur ise ölüm. Şairimiz ölüm konusunu yine bir o kadar çok işlemiş şiirlerinde. ``Özgürlüğün geldiği gün, o gün ölmek yasak!´´ demiş; ama ölümün üvey annesinin elinden değil de oğlunun Memo tarafından gelmesi çok üzücü bir durum.
Diğer bir unsurumuz olan erotizm. Şairimiz bu unsuru da yine
çok kullanmış şiirlerinde. Ben olaya kesinlikle şu gözle bakmadım, ya işte bu nasıl şair işte sevişmek olsun edepsiz şeyler yazmış.
Daha çok aşkını romantizm üzerinden yaşamış. Naif ve zarif bir düşünceyle dökmüş düşüncelerini şiirlerine benim fikrimce.
``Güz Bitiği`` son kitabıdır, ama ah yaşasaydı, Cemal Süreya’ nın yeni çağının ilk kitabı olarak anacaktık. 1 düzyazı, 20 şiir, 1 şarkı, 11 beyit, 16 dizelik harika bir eser.

Kitapla ilgili düşüncelerimi burada kapatırken sizle en sevdiğim şiirini paylaşmak isterim.

Biliyorum sana giden yollar kapalı
Üstelik sen de hiçbir zaman sevmedin beni

Ne kadar yakından ve arada uçurum;
İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi

Uyandım uyandım, hep seni düşündüm
Yalnız seni, yalnız senin gözlerini

Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım
Ben artık adam olmam bu derde düşeli

Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum oradan oraya
Yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki

Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi
Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği

Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda;
Hangi şarkıyı duysam, bizim için söylenmiş sanki

Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor
Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini

Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu;
Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri

Rastlaşmamak için elimden geleni yaparım
Bu böyle pek de kolay değil gerçi...

Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;
Bunun verdiği mutluluk da az değil ki

Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki

İnan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem,
Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi:

Bir gece yarısı yazıyorum bu mektubu
Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri. 🕊

Daha 59 yaşında hayata gözlerini yuman şairimizi saygı ve özlemle anıyorum. Keyifli okumalar diliyorum okuyacak herkese şimdiden.
320 syf.
·4 günde·8/10 puan
2008 Nobel Edebiyat Ödülü’nün sahibi Fransız yazar Jean-Marie Gustave Le Clezio’dan okuduğum ilk eser Göçmen Yıldız ve yazarla tanışmış olmaktan dolayı çok mutluyum. Le Clezio, Nijerya, Fransa ve İngiltere’de geçen çocukluğunun ve seyahat tutkusunun da etkisiyle farklı kültürlere oldukça aşina bir yazar. Youtube’ta bir ropörtajını izlediğimde birikimine hayran kalmıştım, kitabını okuduğumda hayranlığım daha da arttı. Göçmen Yıldız, 2. Dünya Savaşı patlak verdiği sırada Güney Fransa’da yaşayan Yahudi Esther’in hikayesini anlatıyor. Kurgu ilerleyince yazar bizi 1948 Arap-İsrail Savaşı’na da götürüyor. Oldukça tarafsız kalarak, olaylara sadece insani açıdan yaklaşan yazar, insanın duygularını sömürmeden, ders verme gayesinde olmadan, ve edebi bir eser yazdığını da unutmadan -ki bence böyle bir konuyu işleyip de tüm bunları barındıran eser enderdir- yazmış Göçmen Yıldızı’nı. Kitabın oldukça akıcı ama aynı zamanda şiirsel bir anlatımı var. Çok severek okudum. Çöl kitabı ile Le Clezio’ya devam edeceğim.
384 syf.
·2 günde·7/10 puan
Le Clezio ‘nun başyapıtı sayılan Çöl de iki öykü içiçe geçiyor. 2008 Nobel edebiyat ödülü alan Le CleZio kendisine 1980 de Fransız Akademisi ödülünü kazandıran bu kitap.

Derin,uzun betimlemelerle dolu bir kitap. Betimleme çok olunca kitabı sevemedim daha doğrusu sıkıcı geldi.Kitabın tuhaf bir dili ve üslubu var. Her ne kadar çeviri olsa da. Okumak pek kolay olmadı. Çoğu okuru sıkacağını tahmin ediyorum. iki farklı hikaye var. Biri Nur'un diğeri Lalla'nın. Çöl hayatında betimlemeleri abartırken, şehir hayatını gerçekçi yalın bir dille anlatmış.

Bu kitap nasıl Nobel ödülü almış bilemedim.
64 syf.
Herkese selam, uzun bir süre sonra kitap incelemesi yapıyorum. Aslına bakarsak üşendim yazmaya desem yeridir. Neyse uzatmadan kitaba geçelim. Ayrıca kitabı övüp duran, mutlaka oku diyenlere selam olsun. Gelelim kitaba Üvercinka' yı öve öve bitiremeyip sürekli oku diyenleri sonunda dinleyerek okudum. Okumasaydım hayatımdan bir şey eksik kalır mıydı? Sanmam. Kitabı beğenmediğimi açıkça dile getirmeliyim. Sanırım bana göre değildi. Yani ne bileyim ben beğenmedim, kitap o kadar çok övüldü ki dedim herhalde kitap çok güzel. Beklentilerimi karşılamadı açıkçası. Düşüncelerim aşağı yukarı böyle kitapla, sağlıkla kalın :)
376 syf.
·Beğendi
... Bir senin gözlerin var zaten daha yok

Okurken şiirleri ayrı ayrı sevdiğim adama göndermemek için kendimi zor tuttum, şiirlerin sizi götürdüğü yerde saatler harcayabiliyorsunuz mutlaka okumalısınız.
136 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10 puan
" Bir yanağı okşayan kader,
Diğerine bin tokat vurdu. " der Sezen Aksu
******
- Thomas More kurduğu Ütopya'sında düzenin böyles adaletsizliğine tokat vuruyor..
- Herkes, adil bir yaşam düzenini hak ediyor ve her şeyden eşit faydalanmalı diyor yazar..
- Ütopya, komunizm ilkeleriyle bağdaşıyor..
- Bu kitap, dönemin Rönesans akımına da ışık tutuyor aynı zamanda..
- Kitap 1500 lü yıllara dayanıyor.. Okuması çok keyifli.. Hemen içine dalıyorsunuz..
88 syf.
·1 günde·Puan vermedi
23 yaşındayım ve bu kitap okuduğum ilk şiir kitabıdır. Doğru bir tercih miydi  başlangıç için bilemiyorum ama severek incelemelerini takip ettiğim Ferah Hanım'ın bu kitaba yazdığı incelemeye denk gelince "ilk kitap hadi bu olsun" deyip aldım elime. 

Ben birçok insanın aksine şiirden pek etkilenemiyorum nedense.( duygusal bir insan olmama rağmen) Hele özellikle youtubeda denk geldiğim fon müzikli şiir seslendirmeleri beni hiç etkilemiyor. ( Genco Erkal hariç)  aksine onlar yüzünden soğudum biraz :) Belki yanlış zamanda yanlış kişilerden dinledim bilemiyorum ama bu kadar zaman beni şiirden uzak kalmaya zorladılar. Ha bi de her yerde ama her yerde paylaşılan Cemal Süreya, Özdemir Asaf, Atilla Ilhan şiirleri var. Mevzu bu kişilerin  şiirlerinin paylaşılması değil, sürekli aynı şiirlerin paylaşılması.. Nasıl ki Kürk Mantolu Madonna deyince aklımıza "tesadüf seni önüme çıkarmasaydı..." ya da Yabancı deyince " bugün annem öldü, belki de dün..." alıntıları geliyorsa ve bunlar bizi, en azından beni,  bu kitaplardan soğuttuysa bu şairler için de aynı durumu yaşıyorum ama ne hikmetse elime aldığım ilk şiir kitabı da Cemal Süreya' ya ait :) Büyük laflar etmenin bedeli olsa gerek.

Şiir okuma konusunda biraz odun olsam da ve belki doğru şekilde okuyamamış olsam da bu kitabı, okumayı devam ettirmek istiyorum. Belki ben de zamanı geldiğinde seveceğim insanın bana şiirler okumasını hayal ederim birçok kadın gibi. Ama şu an mümkünse kimse bana şiir okumasın çünkü hevesi kaçar muhtemelen :)

Neyse daha fazla uzatmayayım. Şiir konusunda pek yetkin olmadığım için kitap hakkında bir şeyler yazmak istemiyorum. Diğer arkadaşların bu kitaba ilişkin  incelemelerinden istifade edebileceğinizi düşünüyorum. Keyifli okumalar..

Çok da şiirden kopmamak adına şuraya bir  Genco Erkal seslendirmesi iliştireyim bari  :)

 https://youtu.be/PJFR3p7UwU0
64 syf.
Üvercinka, Cemal Süreya denilince akla gelen ilk eseri istisnasız. Bu yüzden şiirlerini okumaya Üvercinka ile başlamak istedim.
Üvercinka’nın hikayesi Cemal Süreya’nın halen kim olduğu bilinmediği gizliden sevdiği bir kadına verdiği isimdir. Ayrıca soyadındaki ‘y’ harfinin eksilmesi olayının sevdiği kadından ayrıldıktan sonra olduğu söyleniyor.
Kitap 29 şiirden oluşuyor. Özellikle “Sizin Hiç Babanız Öldü mü? “ çok etkili ve muhteşem bir şiir. Aynı şekilde “Üvercinka” şiirine kalbimi bıraktım.
Kısa olmasından dolayı tadı damağımda kaldı da diyebilirim. Cemal Süreya’ nın kalemini ve şiir okumayı seviyorsanız bu güzel şiir kitabını öneririm.

Yazarın biyografisi

Adı:
Bilal Sarıteke
Unvan:
Grafik Tasarımcı

Yazar istatistikleri

  • 67 okur okudu.
  • 10 okur okuyor.
  • 61 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.