Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Kendi Ütopyasının Şehidi
10/10
·249 syf.··
2026 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2026 19:01
UtopiaUtopia kelimesi hem “hiçbir yer” hem de “iyi yer” anlamına gelen bir kelime oyunu. Bu küçük ayrıntı, kitabın bütün ironisini taşıyor. Yazara baktığımızda bu oyun daha da anlam kazanıyor. Thomas MoreThomas More devletin tam içinde yer alan bir hukukçu, bir siyasetçi ve sonunda idam edilen bir adam. İktidarı içeriden tanıyan birinin böyle bir ada tasarlaması tesadüf gibi görünmüyor bana; bilinçli bir meydan okuma gibi duruyor. Hiçbir yerde olan o memleket, ada, kıyılar elbette kurgu. Ama eleştirilen zihniyet son derece gerçek. Edebiyatın sevdiğim tarafı tam da bu: Harita sahte ama insan doğası fazlasıyla tanıdık. Ütopya artık yalnızca bir kitap adı değil; bir yazın türünün adı. Thomas More’u değerli kılan şeylerden biri de bu kavramı literatüre kazandırmış olması. Eğer Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları baskısını okursanız, kitap bittikten sonra Mina UrganMina Urgan’ın kapsamlı incelemesiyle karşılaşıyorsunuz. More’dan sonra yazılan ütopyalar, daha önce Platon (Eflatun)Platon (Eflatun)’un DevletDevlet eseriyle yapılan karşılaştırmalar ve ilginç anekdotlar metni genişletiyor. O noktada şunu fark ediyorsunuz: Thomas More kolay çözümlenebilecek bir karakter değil. Ruhunda ve hayatında ütopyasını bir şekilde yaşamış bir adam. İnsanların inanmadıkları şeylere yalan yere yemin etmemeleri, vicdan özgürlüğü uğruna kendini feda etmiş biri. Kitabın bir yerinde, Ütopyalıların savaş sistemlerini, dinlerini, törenlerini, yasalarını ve törelerini düşündüğünü; çoğunun gerçekleşmesi zor şeyler gibi göründüğünü söyler. Asıl şaşırtıcı olanın ise bu garip devletin parasız ve ortak yaşam düzeni olduğunu belirtir. Bu fikir daha sonra farklı düşünürler tarafından genişletildi. Karl MarxKarl Marx’ın sistematikleştirdiği kolektif mülkiyet anlayışının 20. yüzyıldaki uygulamalarına, örneğin Sovyet deneyimine baktığımızda, ideal ile pratiğin ne kadar
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,6bin okunma
Hayal Gücünün Sınırlarını Zorlamak Ütopya ile Yeni Dünyalar Kurmak
10/10
·249 syf.··
2024 124. kitabı
Sayfalar arasında kaybolurken, yazarın ustalıklı kaleminden dökülen kelimelerle hayallerimizin sınırı olmayan bir dünyasına adım atıyoruz. Bu dünyada, ideal bir toplumun nasıl olması gerektiği üzerine düşünmeye ve var olan düzeni sorgulamaya davet ediliyoruz. Yazar, kusursuz bir toplum tasviri sunmak yerine, ideal bir toplum inşa etmenin ne kadar zor ve karmaşık bir süreç olduğunu gösteriyor. Ütopyalıların bazı geleneklerini ve inançlarını da eleştiriyor ve ideal bir toplumda bile bazı çelişkilerin ve kusurların olabileceğini vurguluyor. "Ütopya", sadece siyasi ve sosyal bir eleştiriden ibaret değil. Aynı zamanda, etik, felsefe ve din gibi konularda da derin tartışmalar barındırıyor. Yazar, din ve vicdan özgürlüğü, ötenazi, eutanazi gibi günümüzde de geçerliliğini koruyan etik problemlere değiniyor. Bu eser, yüzyıllar boyunca siyasetçileri, filozofları ve yazarları etkilemeye devam eden bir klasik olmuştur. Günümüzde de ideal toplum arayışlarına ışık tutan ve tartışmaları besleyen önemli bir eser olarak kabul edilmektedir. "Ütopya"yı okumanız için 5 neden * Hayal gücünüzü zorlayacak ve sizi yeni fikirlere yönlendirecek bir eser. * 16. yüzyıl Avrupa'sına dair eşsiz bir bakış açısı sunuyor. * Etik, felsefe ve din gibi konularda derin tartışmalara imkan tanıyor. * Günümüzde de geçerliliğini koruyan birçok sosyopolitik soruyu ele alıyor. * Klasik edebiyatın en önemli eserlerinden biri. Ütopya ideal bir toplum tasviri sunan kusursuz bir eser olmasa da, okurlarını düşünmeye ve sorgulamaya teşvik eden, ufuk açıcı bir klasiktir. Bu eseri okurken, yazarın ütopyacı vizyonunu sadece eleştirel bir bakış açısıyla değil, aynı zamanda hayal gücünüzü kullanarak da değerlendirmeniz önemlidir.
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,6bin okunma
10/10
·249 syf.··
Beğendi
·
2023 134. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Ekim 2023 22:04
Thomas More şaka mı yaptı, yoksa ciddi miydi? Ciddi ciddi bunu tartışmış insanlar. İnanılır gibi değil. Siyasi ve dini ortamın gergin olduğu, bilhassa More gibi adamların kelleleri koltukta gezdiği bir dönemde hem siyasi hem de dini düşüncelerini alenen 'Ben böyle düşünüyorum' demesi pek olası değil. Hem Sir olan hem de bir ermiş kabul edilen More'un zekası, yeteneği, ilkeli oluşu ve onlara sadakati, bir eğitmen olarak kıymeti tartışılamaz. İstemeyerek de olsa gücün bizzat kendisiyle sarmaş dolaş dansetmeye mecbur kalması ve buna rağmen ilkelerinden ve inancından taviz vermeyerek işi götürebildiği yere kadar götürebilmiş olması takdire şayan hakikaten. Sokrates vari tutuklanma ve idama mahkum edilmesi ve hatta yine Sokrates gibi ağırbaşlı ve üstelik şakalar yaparak korkusuzluğunu ortaya sermesi çok etkileyici. Beraati bir söze bakmasına rağmen üstelik. Ah erdem, sen nelere kadirsin.. Kitabimiz Utopia hala güncelliğini korumakta, çünkü kimse içinde yaşadığı ülke ve onun yönetiminden memnun değil. Hala bir tatminsizlik ve mevcut düzen icinde bir zorlanma sözkonusu insanların çoğu için. Ama arayış konusunda kafa patlatmak, zihin mesaisi yapmaktan ise malesef çok uzağız. More bu kitabıyla ebedileştigi gibi, bize de hala bir deniz feneri olmakta. Yol almak isteyen, sağlam gemiler için. Mine Urgan'ın Thomas More'un hayatı, More ve Utopia'sının yorumlanması, diğer Ütopyalar ve Distopyalara dair yazılar bu baskıyı ilgilileri için çok kıymetli kılıyor. Yer yer kitabın içeriği uzun uzun tekrarlansa da Mine Urgan'ın eklerinden bağımsız okumayın kesinlikle. Ve konu hakkında bolca düşünün. Kitapla kalin...
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,6bin okunma
Mükemmel Dünyanın Peşinde Ütopya'ya Yolculuk
9/10
·249 syf.··
2024 109. kitabı
Thomas More'un 1516 yılında kaleme aldığı Ütopya eseri, edebiyat ve felsefe dünyasında iz bırakan, ideal bir toplum tasviri sunan ütopik bir romandır. Eserin ismi, "iyi yer" ve "olmayan yer" anlamlarına gelen "ou-topos" kelimelerinden türemiştir. {Eserin Konusu} Ütopya, denizci Raphael Hythlodaeus'un, Utopia adası hakkındaki anılarını anlatmasıyla ilerler. Bu ada, ideal bir toplumun tüm özelliklerini barındırır. Ütopyalılar eşittir, özel mülkiyet yoktur, herkes ihtiyacı kadarını alır ve üretime katkıda bulunur. Eğitim ve sağlık ücretsizdir, din ve vicdan özgürlüğü vardır. Savaş ve suç oranları düşüktür. Hükümdarlar, halk tarafından seçilir ve bilgelikle yönetirler. {Eserin Etkisi} Ütopya, birçok yazar ve filozofu etkilemiştir. Modern ütopik ve distopik edebiyatın öncüsü olarak kabul edilir. Eserdeki fikirler, Fransız Devrimi ve Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi gibi birçok tarihi olaya ilham kaynağı olmuştur. {Kitabı Okuduktan Sonra} Ütopya'yı okuduktan sonra, insan ideal bir dünyanın nasıl olabileceğini düşünmeden edemiyor. Eserde tasvir edilen kusursuz toplum, insanlığın en temel ihtiyaçlarını ve özlemlerini yansıtıyor. Eşitlik, adalet, özgürlük ve barış gibi kavramlar, Ütopya'da somut bir şekilde karşımıza çıkıyor. {Eserin Eleştirisi} Ütopya'nın bazı eleştiriler de aldığını belirtmek gerekir. Gerçekçi olmamak ve pratikten uzak olmak en büyük eleştirilerden biridir. Ayrıca, eserdeki kadın ve kölelerin durumu da eleştirilere konu olmuştur. {Sonuç} Eleştirileri olsa da, Ütopya günümüzde de okunmaya ve tartışılmaya değer bir klasik olarak kabul edilir. Eser, ideal bir toplum tasviri sunarak, insanlığın en yüce ideallerini hatırlatıyor. {Kitabı Önerir miyim?} Eğer ideal toplumlar ve ütopik fikirler ilginizi çekiyorsa, Thomas More'un Ütopya'sını okumanızı
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,6bin okunma
Puan vermedi·250 syf.··
Beğendi
·
2015 137. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Ekim 2015 00:00
Dünya Düşünce Tarihinin en önemli eserlerinden biri olan Thomas More'un Utopia'sı; 1516'da kaleme alınmıştır, var olmayan,kurgusal bir adada geçmektedir. İnsanların eşit olduğu, toplumsal sınıfın ve özel mülkiyetin olmadığı; insanların refah içinde ve mutlu yaşadığı adada suçların da minimuma indiği gözlenmektedir. More kitabında ütopyalıları ve onların yaşam biçimlerini anlatarak, döneminin İngilteresi'ne de bir eleştiri getirmektedir. Kitaba odaklanarak okuduğunuzda zevk alacağınıza inanıyorum. Kesinlikle tavsiye ederim.
Edebiyat
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,6bin okunma
İdeal Düzenin İncelikleri Adaletin Mimarisi
10/10
·249 syf.··
2024 130. kitabı
İdeal bir toplum nasıl olurdu? Bu soru, 16. yüzyılın başında yazılmış olan bu eserle bir hayal gücü yolculuğuna çıkıyor. Hayali bir ada devleti olan Ütopya’da herkes eşit, özel mülkiyet yok ve herkes ortak bir iyilik için çalışıyor. Bu ada devleti, dönemin Avrupa’sındaki sosyal adaletsizliklere, sınıf farklılıklarına ve ekonomik eşitsizliklere radikal bir alternatif sunuyor. Ütopya'da yaşamın her yönü, adalet ve eşitlik üzerine kurulmuş. Eğitimden sağlığa, çalışma koşullarından hukuk sistemine kadar her şey toplumsal refahı maksimize etmeyi hedefliyor. Özel mülkiyetin olmayışı, açgözlülüğün ve bireysel hırsın önüne geçiyor; herkesin ihtiyaçları eşit bir şekilde karşılanıyor. Bu, toplumun genel mutluluğunu ve refahını bireysel zenginlikten çok daha önemli kılıyor. Kitabın en etkileyici yanlarından biri, sade ve akıcı diliyle bu ideal toplumun betimlemelerini okuyucunun zihninde canlandırabilmesi. Ütopya'da her birey toplumun değerli bir parçası olarak görülüyor ve herkes yeteneklerine göre değerlendirilip potansiyelini en üst düzeyde kullanabiliyor. Eğitim, sanat, bilim ve din gibi alanlarda Ütopya’nın ileri görüşlü yapısı, geleneksel anlayışlara meydan okuyan yenilikçi fikirlerle dolu. Bu ideal toplumda eğitim her bireyin hakkı ve toplumun gelişimi için vazgeçilmez bir unsur. Ütopyalılar, sanata ve bilime büyük önem veriyor ve sürekli yenilik peşinde koşuyorlar. Hukuk sistemi de suç ve ceza anlayışını rehabilitasyon ve topluma kazandırma üzerine kurmuş. Suçlular toplumdan dışlanmıyor, aksine onların yeniden topluma kazandırılması için çaba gösteriliyor. Bu anlayış, insan doğasına ve toplumun iyileştirici gücüne olan inancı yansıtıyor. Ütopya'da hayatın detaylı betimlemeleri, hayal gücünün ne kadar geniş olduğunu gösteriyor. Bu toplumda, herkesin eşit olarak
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,6bin okunma
Puan vermedi·249 syf.·
2025 80. kitabı
Thomas MoreThomas More un 1516 yılında kaleme aldığı " UtopiaUtopia ’sını yazdığından beşyüz yıldan fazla zaman geçmesine rağmen hala daha iyi bir dünya hayali ile güncelliğini koruyor. Yazar’ın Ütopya’sı da hiç var olmayan hayali bir adada geçiyor. Toplumunda zengin-fakir ayrımı yok, özel mülkiyetin yok, herkes eşit, kimse kimsenin malına göz dikmiyor. Ve suç oranı da neredeyse sıfıra inmiş durumda. Mahkumlar hep müspet geçen süreçten sonra topluma kazandırılıyor. Böyle bir ada ve herkes refah ve mutluluk içinde yaşıyor. Ütopya (hiç bir yer) ile daha adil bir dünya hayalini kurdurması düşünceleriyle yeni adalara yelken açtırıyor. Bu "Ütopya"yı okumanın en keyifli yanlarından biri olacaktır.
Düşünce
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,6bin okunma
Kolay kolay bulunmayan şey, doğrulukta, akıllıca düzenlemiş bir toplumdur.
8/10
·249 syf.··
Beğendi
·
2023 59. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2023 13:26
Ütopya 16. Yüzyılın başlarında, Rönesans, döneminde kaleme alınmıştır. Rönesans’ın More üzerindeki etkisi “yeryüzünde bir cennet yaratmak” şeklinde olmuştur. İki bölümden oluşan kitap Latince yazılmış ve iki yılda tamamlanmıştır. More önce Ütopya’nın ikinci bölümünü sonra birinci bölümünü yazmıştır. More düşlediği kusursuz düzeni ikinci bölümde anlattıktan sonra kendi ülkesindeki ve tüm Avrupa’daki durumu Ütopya’daki düzenle karşılaştırıp ne kadar berbat olduğunu da birinci bölümde anlatmıştır. Yani birinci bölüm daha çok var olan düzene, krala, soylulara bir eleştiri niteliği taşırken ikinci bölüm olması istenen düzeni anlatmaktadır. Böylece More, hem İngiltere’deki iktidarın mutlak olamayacağını belirtir, hem de aslında olması gerekenleri işaret eder. Siyasi ve ekonomik hayatı yeniden kurgular. İkinci bölümde detaylı bir şekilde anlatılan Ütopya’ya biraz değinelim. Ütopya bilindiği üzere hiçbir yer demektir fakat More eserinde Ütopya’yı öyle bir yer varmış gibi kitabın baş kahramanlarından Raphael’in ağzından anlatır. Kimdir bu Raphael? More, Anters kentine gittiğinde orada Peter Giles ile tanışır. Daha sonra Notre Dame’da Peter Giles, More’u bir gemiciyle tanıştırır. Bu gemici, Portekizli, Latince ve Yunanca’yı çok iyi bilen gençliğinde varını yoğunu kardeşine bırakıp dünyayı dolaşma sevdasına kapılan, America Vespuci gibi Amerika kıtasını keşfeden bir denizciyle kader birliği yapan Rapheal Hythoday’dır. Rapheal bütün dünyayı gezmiştir ancak Ütopia adasında kusursuz bir devlet görmüştür. Ütopya, Güney yarım küresinde bir adadır. Ütopya’da; her şey herkese aittir ve bütün ihtiyaçları karşılanmaktadır. Orada zengin ya da fakir yoktur. Herkes eşit şartlara sahiptir. Kişisel olarak kimsenin mülkü yoktur ama herkes refah içinde yaşamaktadır. Kitabın sonunda Mine
Klasikler
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,6bin okunma
9/10
·217 syf.··
Beğendi
·
2019 101. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2019 00:05
•Thomas More, İngiliz tarihinin büyük isimleri arasında sayılırken bir devlet adamı, bir hukukçu ve Katolik Kilisesi’nin bir savunucusu ünvanlarını ve aynı zamanda da dünya tarihinin ilk sosyalisti ünvanını almıştır. •Thomas More, istemese de Kral’ın en yakınındaki kilit adam konumuna yükselmiş, görev bilinciyle devletine hizmet etmeye fazlasıyla emek vermiştir. •Ülkesinin ve Hristiyanların birlik ve düzeninin bozulmaması adına Reformasyona karşı çıkmış ve idam edilmiştir. •Orta çağda Yunanlılardan sonra tekrar yeşeren Hümanist akımının öncülerinden olmuş, Hümanist bilim adamlarıyla hep iletişim halinde olmuş, insan odaklı ideal bir devleti yani Ütopya’yı hayal etmiştir. •Thomas More, insanların içinde bulundukları ekonomik koşullardan bağımsız olamayacaklarını; insanları kurtarmak ve yüceltmek için, bu koşulların değişmesi gerektiğini ifade etmişti aslında. •Ütopya’da herkes mutlu, yiyecekler ve giyecekler bol; herkes, her şeyi ortaklaşa paylaşıyor, savaş ve kavgaya yer verilmiyor, öfke yer almıyor, kadın ve erkek eşitliği her yerde kendini gösteriyor, dinler özgürlüğü arttırıyor ve birleştirici bir nitelik kazanıyor, para ve altına değer verilmiyor, zenginlerin yoksulları sömürmesine izin verilmiyor, çalışma saatleri ciddi ölçüde kısalıyor, eğitim sorun olmaktan çıkıp parasız ve zorunlu oluyor, geçinemeyen eşler boşanabiliyor, insanların sağlık ihtiyaçları ücretsiz karşılanıyor... •Ütopya, adeta yeryüzünde cennet özleminin ifade edilmiş hali; nerdeyse cennetten hiçbir farkı kalmamış. •Ütopya iki bölümden oluşuyor; ilk bölümü bir hikaye niteliği taşırken ikinci bölümü yazarın artık Ütopya’nın tüm özelliklerini anlattığı bir monoloğa dönüşmektedir. •Ütopya’nın üslubu gayet samimi ve akıcı; eser okuyucuyu hayal aleminde gezdirirken düşündürüyor ve adeta Ütopya’nın
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,6bin okunma
Bir umuttan çok bir dilektir bu ...
8/10
·249 syf.·
2024 16. kitabı
Thomas More'in "Ütopya" adlı eseri, ideal bir toplumun nasıl olabileceği üzerine düşündürücü bir kurgu ve burada sınıf farkının gözetilmediği insanların eşit haklara sahip olduğu hayali bir ütopik toplum yaratılmış . More , hayali bir ada olan Ütopya'da yaşayan insanların eşitlikçi ve adaletli bir düzende yaşadıklarını , gercek olmayan ama gerçekleşmesi arzu edilen bir toplumu anlatıyor . Kitap , mükemmel bir toplumun nasıl olabileceği ve yaşadığımız dünyadaki eksikliklerini görmemizi sağlayan bir ayna olmuş . Utopia devletinin birçok özelliklerini şehirlerimizde görmeyi isterdim . Bir umuttan çok bir dilektir bu :) Thomas MoreThomas More
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,6bin okunma

Yazar Hakkında

Thomas MoreYazar · 4 kitap
Thomas More, (7 Şubat 1478 - 6 Temmuz 1535) İngiliz yazar, devlet adamı ve hukukçu. Yaşamında önde gelen bir hümanist bilgin ünvanına kavuşup bir çok kamu görevi üstlendi. Eseri Ütopya ile edebiyatta yeni bir nesil yarattı. 1516'da yazdığı Ütopya'da ideal hayali bir ada ülkenin siyasi sistemini tarif ediyordu. More'un Kral Henry VIII'in İngiliz kilisesinin başına geçme niyetine ilke olarak karşı çıkması, kendi siyasi kariyerinin sonunu hazırlayıp hain olarak idam edilmesine sebep oldu. Ölümünden 400 yıl sonra, 1935'de Papa Pius XI tarafından aziz ilan edildi. 7 Şubat 1478'de, Londra'da doğmuştur. Babası dönemin önemli bir yargıcı olan Sir John More'dur. Eğitim için Oxford Üniversitesi'ne girdi. Oxford'da geçirdiği 2 yılda yazmaya başladı. Antik Yunan ve Latin edebiyatına ilgisi de bu dönemde oldu. Daha sonra Londra'ya geri döndü ve 1496 yılında hukuk öğrenimi görmeye başladı. 1501 yılında avukat oldu. Hukuk öğrenimi gördüğü yıllarda manastır yaşamı yaşamakta ve bir rahip olmak isteğiyle yanıp tutuşmaktaydı. Yine de zamanla bu duygusu söndü ve ruhu ülkesine hizmet etmek isteğiyle doldu. Bunun üzerine 1504 yılında parlementoya girdi. Bu sıralarda ünlü Hollandalı yazar Erasmus ile olan arkadaşlığı iyice gelişti ve Erasmus 1509'da basılan ünlü eseri Encomium Moriae`yi (Deliliğe Övgü) Thomas More'a adadı. 1517'de Kral'ın hizmetine girdi. Giriştiği başarılı bir diplomatik görev ardından şövalye unvanı verildi ve yardımcı veznedar ilan edildi. Kralın kişisel danışmanı olarak kariyeri parlamaya devam etti. 1525'de Lancaster Düklüğü'nün bakanı oldu. Kral Henry VIII'in evlilikleriyle ilgili konularda ona yeterince yardım edemeyen Lordlar Kamarası başkanı Kardinal Wolsey'i istifaya zorladıktan sonra yerine Thomas More'u Lordlar Kamarası başkanı ilan etti. Başlarda Kralın düşüncelerini paylaşan More, zamanla Kralın protestanlığa olan artan ilgisi ve kiliseye olan negatif düşüncelerinden rahatsız oldu. Kişisel olarak protestanlığı sevmiyor ve doğru bulmuyor, dönemin katolik kilisesini benimsiyor ve önemsiyordu. Protestanlığı eleştiren kitaplarıyla Kral ile olan ilişkisini gerdikten sonra 1531'de Krala bağlılık yemini etmeyi reddetti. Daha sonra hastalığı bahane ederek 1532'de görevlerinden ayrıldı. 1533'de Anne Boleyn'in İngiltere Kraliçesi olarak ilan edildiği taç giydirme törenine katılmayı reddedince şimşekleri üzerine çekti. Yalan davalar ve dedikodular başladı. Parlementonun Anne Boleyn'i İngiltere'nin kraliçesi olarak ilan edebileceğini kabul etmesine rağmen, bağlılık yemini etmeyi reddetti zira bu Papa'ya karşı bir davranış olurdu. Bu yüzden tutuklandı. Daha sonraları Kralı kilisenin başı olarak görmediği için ölüm cezasına çarptırıldı. 6 Temmuz 1535'de idam edildi.