Adı:
Devlet
Yazar:
Baskı tarihi:
Nisan 2017
Sayfa sayısı:
392
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754587173
Çeviri:
Sabahattin Eyüboğlu, M. Ali Cimcoz
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Devlet
Devlet
Platon (Eflatun, İÖ yaklaşık 428/7-İÖ yaklaşık 348/7): Bugünkü üniversitenin atası sayılan Akademia'nın kurucusu (İÖ 387) ve hocası Sokrates'i konuşturduğu "diyaloglar"la felsefeyi yazıya en iyi aktarmış olan ustalardan biridir.

Sokrates'in Savunması (Apologia) ile birlikte diyaloglarının en tanınmışı olan Devlet (Politeia)'te ise Platon, "iyilik", "eşitlik", "güçlülük" ve "haklılık" gibi "insanlık durumları"nı irdeleyerek düşlediği en iyi devletti anlatmış, ve bu temel yapıt, ister yanında ister karşısında olsunlar, 2000 yılı aşkın süredir ortaya konan bütün devlet kuramı ya da toplum düzenlerinin başvuru kaynakları arasında yer almıştır.

Sabahattin Eyüboğlu (1908-1973); Hasan Ali Yücel'in kurduğu Tercüme Bürosu'nun başkan yardımcısı ve Cumhuriyet döneminin en önemli kültür insanlarından biriydi. Tek başına ya da "imece" birlikteliğiyle yaptığı çeviriler, HayyamX'dan Montaigne'e, Platon'dan Shakespeare'e hep, dünya kültürünün doruk adlarındandı.

M. Ali Cimcoz: Çevirmen, seslendirme sanatçısı ve Türkiye'nin ilk özel galerisi Maya'nın kurucu yönetici olan Adalet Cimcoz'un iş ve hayat ortağıdır. Sabahattin Eyüboğlu ile yaptıkları Devlet çevirisi ise, 1959'da Türk Dil Kurumu'nun ilk çeviri ödülüne değer bulunmuştur.
İnsanlarin 3 bin yıl evvel tartıştığı,sorguladığı şeyleri biz hala sorgulayamıyor,sorgulamayı akıl edemiyoruz. Sorgulamayı teşvik etmeyi bırak,sorgulamaya engel bir eğitim sistemiyle bunlardan haberdar olmak bile iyi bir sey.
Aynı toprak parçası üstünde yaşadığımız insanlar bir dünyaya yetecek kadar filozof yetistirirken, bizde felsefe yapanlara deli gözüyle bakılıyor ki zaten düşünen adam heykelinin akıl ve ruh hastalıkları hastanesinin önünde bulunması da buna en büyük kanıt.
Neyse, sevgili deli arkadaşlarım bu kitaplari okuyun, okutun bu ülkeyi belki de biz deliler kurtaracağız...
Siyaset felsefesinin en önemli eserlerinden biri.Felsefeye ilgisi olanlar kesinlikle okumalı.Hatta bir kere değil bir kaç defa okunması hem keyif hem de bir ayrıcalık olur. Sorgulamalı ve düşünmeliyiz.Eğitim sistemimiz buna engel olsa da bunu kendi imkanlarımızla başarmalıyız.
  • Böyle Söyledi Zerdüşt
    8.4/10 (1.054 Oy)1.141 beğeni3.725 okunma3.170 alıntı50.561 gösterim
  • Ütopya
    8.3/10 (600 Oy)567 beğeni2.030 okunma620 alıntı13.206 gösterim
  • Savaş ve Barış
    8.7/10 (658 Oy)696 beğeni2.706 okunma586 alıntı20.728 gösterim
  • Karamazov Kardeşler
    9.0/10 (875 Oy)897 beğeni2.707 okunma1.630 alıntı23.105 gösterim
  • Budala
    8.4/10 (634 Oy)641 beğeni2.324 okunma779 alıntı20.789 gösterim
  • Ölü Canlar
    7.7/10 (684 Oy)617 beğeni2.680 okunma589 alıntı14.459 gösterim
  • Hamlet
    8.9/10 (767 Oy)770 beğeni2.703 okunma740 alıntı24.465 gösterim
  • Denemeler
    8.5/10 (1.447 Oy)1.384 beğeni5.693 okunma2.420 alıntı23.753 gösterim
  • Notre Dame'ın Kamburu
    8.7/10 (709 Oy)719 beğeni2.767 okunma577 alıntı21.138 gösterim
  • Faust
    8.0/10 (483 Oy)399 beğeni1.824 okunma934 alıntı16.024 gösterim
Bu kitabı yarım bırakıyor olmak utanç verici. Fakat belki yaşım ve felsefeye bu eserle giriş yapışım kitabı gözümde çok büyüttü. Herkesin okuması gereken bir eser. Kitabı okurken çok zorlanıyorum. Zorlandığım kitaplar zaten en değerlileri ama 2 haftalık bir sınav maratonuna gireceğim. O maratonda uykumdan çaldığım vakitleri, sınav sonrası zili beklerken biraz sakin geçirmek istiyorum. Bedenimin kitabı okurken yorulduğunu hissedebiliyorum. Bu yüzden şu sınav maratonundan sonra tekrar başlayacağım ve yorumumu değiştireceğim. Yorum yapma nedenim kitabın kötü olmadığını, saçma gelmediğini anlatmak. Saydığım nedenler yüzünden kitabı yarım bırakmadım. Yanlış bir izlenim oluşturmak istemediğinden yorum yapıyorum.
Sanırım artık devam edemeyeceğim. İlk başlarda gerçekten güzeldi.
Sokrates ve arkadaşları ideal bir devlet nasıl olmalı diye düşünüp hayallerinde ideal devleti tasarlıyorlar.
Okurken bazı yerleri anlamayıp tekrar tekrar okuduğum oldu, ve kavrayıp devam ediyordum. Ta ki son 50 yaprağa gelinceye kadar. Birden konudan koptum ve bir türlü odaklanamadım. Belki de bana fazla karmaşık geldi.
Güzel mi derseniz, okunması gereken bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Ancak felsefeye yani başlayanlar için biraz ağır olabilir. Benim için öyleydi.
İleriki yıllarda tekrar okumayı düşünüyorum, o zaman daha iyi kavrayabilirim.
İyi Okumalar... :)
Kitapta, Tanrılar konusu hariç gerisinde muazzam bir dehalık söz konusu. Devlet yapılanmasının inceliklerini ve devlet yapılanmasının temelini konu alan eser okunması gereken baş yapıtlar arasında olduğunu düşünüyorum. Dil, oldukça sade ve nerdeyse kitabın tamamı diyalog şeklinde. Felsefik bir eser olmasına rağmen kuru sözler içeren ifadeler yok. Oldukça akıcı ve gerçek olgulardan bahsedilmektedir. Okunmasını kesinlikle tavsiye ederim. Keyifli okumalar...
Kitap 10 bölümden oluşuyor. Doğruluk, eğrilik, güç, para gibi kavramlar tartışılıyor ve tabi ki ideal devletin nasıl olması gerektiği konuşuluyor. Diyaloglar halinde ilerlediği için insan sanki orada sohbetin içindeymiş gibi güzel bir hisse kapılıyor. Bir çok kavramı ve soruyu düşünmenize hatta yeni sorular sormanıza neden açıyor. Yinede Felsefeye başlangıç için pek iyi bir seçim değil bence açıkçası ağır bir kitap. Hatta Üniversite hocam kitap okuma ödevi verdiği zaman bu kitabı 2 kitaptan saydı ama sayfa sayısından dolayı değil içeriğinden dolayı. Ben okurken zorlandım ve ne yazık ki yarıda bıraktım. Ama bunun benim eksikliğim olduğunu düşünüyorum bu yüzden ileride tekrar okumayı planlıyorum. Daha güzel bir okuma gerçekleştirmek için öncesinde seviyenin biraz daha aşağıda olduğu kitapları okumak gerek sanırım.
Kitabı yarım bırakmak zorunda kaldım. Çünkü elimde ilerlemedi.
Hakkını vererek okumak adına, daha iyi bir çeviriyi, daha uygun bir zamanda elime alabilmek dileği ile...
Kitapça kalın:)
Bir ütopya içinde yaşadığım bu kitabı okuma sürem boyunca, böyle bir devletin düşünülmüş olma ihtimali dahi beni mutlu etti. Eğri insanla doğrunun farkını, hangisinin nereye vardığını, insanların işleyişteki yerini, herkesin kendine uygun işlerde yer almasının önemini, başa geleceklerin koltuk aşkıyla değil aksine istemeyerek, sırf iyiliklerinden yapmaları gereğini ve daha birçok önemli devlet detayını okuyoruz bu kitapta. Ve bütün bu devlet detaylarını Sokrates'le samimi bir ortamda oturup konuştuğunuzu, konuyu size indirgediğini ve uzun uzun anlattığını hayal edin. Şimdi kitabı elinize alın, kitap bitene kadar da olsa öyle bir yerde yaşama hayaliyle mutlu olun :)
Daha ilk sayfalarda doğru ve iyi insanla yanlış ve kötü insan ayrımında aklımın karıştığı daha nice düşündüren fikirlerin olduğu satırlar. Asla bir kere okunacak bir kitap değil tekrar tekrar elime almam gereken ve her okuduğumda farklı bir şey bulduğum tek kitap.
Yüzyıllardır üzerine bunca söz söylenmiş bir mihenk taşını incelemeye yetecek birirkimim yok ancak benim üzerimde nasıl bir etki uyandırdığını not almak istiyorum. Aslında bunu da tek bir cümle ile bile yapabilirim ki o da "Bu kitap benim imanımı arttırdı." Belki tam tersi bir etki beklenir ya da bilemiyorum ama ciddi anlamda imanıma sebat kazandıran günümü de aydınlatan bir eser olarak kalbime kazıdım kendisini. Vefakar Platon'a selam olsun.
Kitapta bir takım insanlarla Platon, Sokratesin ağzından, doğruluk nedir tartışırlarken Thasymakhos’a göre doğru ortalığı karıştırır, Platonun aklına bütünden bireye gelmek gelir ve ideal devleti oluşmaya başlar.

Yalnız bence bu işte bir tuhaflık var. Platonun ideal devleti olabilir ancak benim ideal devletim kesinlikle değil. Bir yerde Spartayı örnek aldığı yazılıydı sanırım. Spartalılar daha çocuk iken annelerinden alınıp acımasız bir savaş makinesine dönüştürülür ve büyük başarılar kazanırlardı. Ancak bunlar devleti yaşatmaktan başka bir şeyi düşünmezlerdi. Mesela sakat doğan bir bebek kurban edilirdi. İşte bu yüzden bence Platon tüme varım metodunu kullanmalıydı. İnsanlar her şeyden önce bir birey olarak varlar devletlerin işine yaramak için değil. Onlar devlet için değil devlet onlar için olmalı.

Platon: "Çocuklarda bile görülebilir; daha doğar doğmaz öfkeyle dolup
taşarlar; ama hiç olmazsa benim düşünceme göre, bazılarının akıldan hiçbir zaman nasipleri olmaz, halk
kitlesinin de pek geç olur." derken de felsefecilerin en büyük sorununu açık açık görmüş oluyoruz: "kibir".

Çağını aşmış milyonları etkilemiş bu kitapta bu gibi ilgi çekici noktalar da olacak elbet. Gerçi Marx ve Hitler'i de etkilemişti ama o sayılmaz herhalde.
Platon, bütün eserlerinde olduğu gibi yine Sokrates'i konuşmacı yapmış. Diyaloglar üzerinden ilerliyor düşünceler. Sokrates'in gençlerle felsefe yapması, onlara sorular sorarak düşüncelerini aktarması. Yani Platon'un düşüncelerini. Bu bakımdan bir nevi Platon'la konuşmak, sohbet etmek gibi bu kitabı okumak.
İnsanları tarafsız gözlemle.
Her zaman konuşmaktan çok dinle.
Gerektiği yerde sus.
Bilmediğini bilen gibi yapandan uzak dur.
Sen bilirken susma,
bilmezken konuşma.
Bilgiyi elde etmek seni mutlu edecektir.
Asil insan bunu uygular.
"Doğruluk herkese borçlu olduğumuz şeyi ödemektir."
Platon
Sayfa 6 - Türkiye iş bankası kültür yayınları
-Bir insanın içinde güzel huylar varsa, dış görünüşü de bu huylara uyuyorsa, gören göz için dünyada bundan daha güzel şey olur mu?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Devlet
Yazar:
Baskı tarihi:
Nisan 2017
Sayfa sayısı:
392
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754587173
Çeviri:
Sabahattin Eyüboğlu, M. Ali Cimcoz
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Devlet
Devlet
Platon (Eflatun, İÖ yaklaşık 428/7-İÖ yaklaşık 348/7): Bugünkü üniversitenin atası sayılan Akademia'nın kurucusu (İÖ 387) ve hocası Sokrates'i konuşturduğu "diyaloglar"la felsefeyi yazıya en iyi aktarmış olan ustalardan biridir.

Sokrates'in Savunması (Apologia) ile birlikte diyaloglarının en tanınmışı olan Devlet (Politeia)'te ise Platon, "iyilik", "eşitlik", "güçlülük" ve "haklılık" gibi "insanlık durumları"nı irdeleyerek düşlediği en iyi devletti anlatmış, ve bu temel yapıt, ister yanında ister karşısında olsunlar, 2000 yılı aşkın süredir ortaya konan bütün devlet kuramı ya da toplum düzenlerinin başvuru kaynakları arasında yer almıştır.

Sabahattin Eyüboğlu (1908-1973); Hasan Ali Yücel'in kurduğu Tercüme Bürosu'nun başkan yardımcısı ve Cumhuriyet döneminin en önemli kültür insanlarından biriydi. Tek başına ya da "imece" birlikteliğiyle yaptığı çeviriler, HayyamX'dan Montaigne'e, Platon'dan Shakespeare'e hep, dünya kültürünün doruk adlarındandı.

M. Ali Cimcoz: Çevirmen, seslendirme sanatçısı ve Türkiye'nin ilk özel galerisi Maya'nın kurucu yönetici olan Adalet Cimcoz'un iş ve hayat ortağıdır. Sabahattin Eyüboğlu ile yaptıkları Devlet çevirisi ise, 1959'da Türk Dil Kurumu'nun ilk çeviri ödülüne değer bulunmuştur.

Kitabı okuyanlar 2.336 okur

  • Yasin Aydın
  • Minerva'nın Baykuşu
  • Semin D.
  • BistîNisîbîs
  • Albina Yilmaz
  • Dilara Kara
  • Burak
  • Ümit Şahin
  • Derek VİNYARD 
  • Zeynep Demircan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.8
14-17 Yaş
%4.9
18-24 Yaş
%24.5
25-34 Yaş
%33.9
35-44 Yaş
%19.3
45-54 Yaş
%7.5
55-64 Yaş
%1
65+ Yaş
%2.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%44
Erkek
%56

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30.2 (187)
9
%23.2 (144)
8
%24 (149)
7
%12.7 (79)
6
%4.2 (26)
5
%4 (25)
4
%1 (6)
3
%0.3 (2)
2
%0.2 (1)
1
%0.2 (1)

Kitabın sıralamaları