Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·129 syf.·
2017 89. kitabı
Yine bir dost meclisi, ve retorik uzerine bir diyalog... Sokrates, ünlü bir hatip olarak kabul gören Gorgias ve genç Polos ile Kallikles arasında hararetli ama müthiş saygı ve hoşgörü çerçevesinde ve karşıdakilerin kaba ve hatta saygısız görüşlerine bile büyük bir saygı çerçevesinde geçen diyaloglar. "SOKRATES - Çok güzel, değerli Kallikles. Sözlerini başladığın gibi sürdür ve sahte çekingenlikten sakın. Öte yandan, aynı şeyden ben de uzak durmalıyım. Ama her şeyden önce, sen bana söyler misin: İnsan uyuza yakalanıp da kaşınmak isteyince, bütün ömrünü istediği gibi kaşınmakla geçirirse, mutlu mu yaşamış sayılır? KALLİKLES - Saçmalıyorsun Sokrates; herkes seni gerçek bir halk hatibi sanacak. SOKRATES - Polos ve Gorgias'ı da böyle şaşırtıp ürküttüm, Kallikles; ama, senin de şaşırıp ürkmende hiçbir sakınca yok; çünkü sen oldukça cesursun. Yalnız yanıt ver. KALLİKLES - Öyleyse, insan kaşınarak, hoş bir biçimde yaşayabilir, diyorum. SOKRATES - Hoş bir biçimde yaşanıyorsa, mutlu yaşanıyor demektir. KALLİKLES - Elbette. SOKRATES - İnsanın yalnızca başındaki kaşıntılar mı hoştur, yoksa sorularımı daha da ileriye götüreyim mi?" Kitapta Sokrates, Gorgias'a; retoriklerin nabza göre şerbet vermeye yaradığını söylemiş oluyor ve diğer diyaloglarda da olduğu gibi konuşa konuşa karşıdakileri çözümlemeye ve herkesin görüşünü aldıktan sonra onları, bazen de kendi görüşlerini çürütüyor... Bu kitapta Sokrates, aslında Giorgias'ı ve ona destek verenleri alt ederken onların yöntemini yani retorikleri kullanıyor. Özellikle Kallikles ile girdikleri söz düellosu okunmaya değer. Serinkanlı, sabırlı ve yöntem kullanarak kullanılan bilginin ne kadar değerli olduğunu önümüze seriyor... Yani yönelttiği sorularla gerçeği karşısındakine buldurtuyor.
GorgiasPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20241,875 okunma
Puan vermedi·129 syf.··
Beğendi
·
2020 45. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2020 23:24
Sokrates, kendini insanı tatsız biçimde ısıran bir at sineği olarak görüyordu.Zararsız ancak sinir bozucu... Gorgias ,Sokrates'in Savunması'nın ardından okuduğum ikinci "Platon-Sokrates" kitabı.Platon,yazmış olduğu diyaloglarla beraber Sokrates'in ağzından "retorik" sanatı(!) ile ilgili fikirleri çarpıştırıyor.Her çevrilen sayfada ,gözünüzün önünden akan her kelimede bu "at sineğinin" etrafındakilerin sabrını zorlayan ama aslında paha biçilemez olan argümanlarını şaşkınlık ve zevkle okuyacağınıza eminim.Kendine has karizması ve zekasıyla taşlanan meyve ağacı olma onuruna erişmiş Sokrates'in karşısındakilere sorduğu zorlu sorularla diyaloğa kattığı dinamizm kesinlikle üstün bir akıl yürütme becerisi istiyor okuyucudan.Adeta o ortamda diyalogları izlerken buluyorsunuz kendinizi.
GorgiasPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20241,875 okunma
8/10
·129 syf.··
2020 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2020 19:31
Sokrates'in Gorgias ve Polos ile retorik üzerine konuşmasıyla başlayan eserde; Sokrates'in aşçılık sanat değildir hekimlik sanattır demesi ilk bakışta size de şaşırtıcı gelebilir. Tabii Sokrates kısa cevapları elinden geldiğince (belki de okura ve dinleyene asıl soru ne idi unutturacak kadar) uzatarak, zaman zaman ilgisiz analojiler kurarak karşısındakileri ikna etmeye çalışıyor. Konuşarak ikna etme sanatını dalkavukça bulduğunu ve bunun siyasetin yargı ayağının taklidi olduğunu söyleyen Sokrates ilerleyen kısımlarda en iyi-en kötü insan hakkında Kallikles ile tartışırken öyle çok örneklerden bahsediyor ki sonunda sabrı tükenen Kallikles "Tartıştığımız konu sanki kunduracılar, çırpıcılar, aşçılar ve hekimlermiş gibi hep bunlardan konuşup duruyorsun." ve başka bir yanıtı esnasında "Sıradan bir hatip gibi davranan sensin." diyor. Karşısında her sözünü alkışlamayan dişli ve bilgili birisinin olduğunu kabullenen Sokrates bu kez ise bu durumu fark ettiğini ve hatta memnun olduğunu söylüyor ve ekliyor: "Eğer içinizden biri, söylediklerimin tersini ileri sürdüğünde, doğruyu konuşuyor gibi görünürse, onun sözlerini herkesten önce ben kabul ederim." Sohbetin kalanını Kallikles ile sürdürmesinin diyalogları daha verimli ve akıcı hale geldiğini düşünüyorum. Sonraki bölümlerde "En büyük kötülük nedir?", "Haksızlığa uğrayan mı haksızlık yapan mı daha mutsuzdur?" gibi sorular üzerine konuşmuş ve sonra tekrar retorik ve siyaset konusuna gelmişlerdir. Oldukça zevkli ve akıcı bir kitap. İyi okumalar.
Felsefe
GorgiasPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20241,875 okunma
8/10
·129 syf.··
2021 189. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2021 10:36
Diyaloglar halinde yazılmış eserde; edebiyatın büyük münazara ustası Sokrates doğruyu, iyiyi, mutluluğu öğretiyor ve öğütlüyor. Pek ilgisi, bilgisi olmayan biri bile bu felsefi metinden keyif alır görüşündeyim.
Felsefe
GorgiasPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20241,875 okunma
4/10
·129 syf.··
2020 8. kitabı
Sokratik diyaloglardan biri olan kabul edilen Gorgias, Platon'un gençlik dönemi eserlerindendir, yani şahsi kanaatimce eserde Platon'un değil, Sokrates'in görüşleri yansıtılmaktadır. Retorik, yani hitabet (söylev) konusunun sorunsallaştırıldığı diyalogda yine Sokrates, kendine has üslubuyla hatiplerin tümünü genelleştirip "kötü, ahlâksız" kategoriye indirgemekte ve hem hatipleri hem de parayla öğretmenlik yapan sofistleri güya yerden yere vurmaktadır. Hitabeti bir sanat olarak değil, kötü niyetle ve yalancılıkla halkı kandırıp manipüle etmekle bir tutan Sokrates'in (siyaset felsefesi) şiire de aynı sebeple karşı çıkıyor olsa gerek. İlginç ve ironik olan şu ki, ikna kabiliyeti olan hatip ve sofistlere verip veriştiren, ancak allem kallem edip kendi çapında "zekice" (!) sorularla karşısında konuşan kişiyi kendi dediğine getirmeyi/alt etmeyi başaran şark kurnazı Sokrates, gençleri yoldan çıkardığı gerekçesiyle yargılandığında mahkemede dişe dokunur bir laf edip de kendisini savunamamış, bilakis döktürdüğü bir kamyon dolusu absürt ve lüzumsuz lafügüzafla yargıçları daha da sinirlendirmiş ve bir nevi kendi ölüm fermanını imzalamıştır. O burun kıvırdığı sofistlerden hitabet dersi alsaydı belki de idama mahkûm edilmeyecekti, kim bilir... Ayrıca bu diyalogda ahlâk felsefesine konu olabilecek suç ve ceza ile haksızlık yapmak ve haksızlığa uğramak kavramları sorunsallaştırılmakta ve Sokrates, haksızlık yapmanın haksızlığa uğramaktan daha kötü olduğunu, haksızlık yapanın ruhunun kirlendiğini ve ruhunu temizlemek/mutlu olmak için ceza çekmesi gerektiğini savunmaktadır. Diyaloğu genel olarak değerlendirecek olursam, son derece yüzeysel, derinlikten yoksun, incir çekirdeğini doldurmayan bir ton lakırtı. Ayrıca bu diyaloğu okumak bana göre zaman kaybı ancak Sokrates'in nasıl
Felsefe
GorgiasPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20241,875 okunma
Puan vermedi·129 syf.··
2020 125. kitabı
Retorik ustası Platon'un, retoriği itin kaba etine ittirip ittirip geri çektiği bir eser. Yalnızca retoriği değil; siyaseti, aşçılığı, süslenmeyi, şiiri, şarkıyı yekten dalkavukluk ilan ediyor Platon. Ya da Sokrates. neyse işte. Sokrates’e göre en mutlu insan önce ruhunda kötülük olmayandır, sonra işlediği kötülüğün cezasını çekendir. Mutsuz olan da kötülüğü içinde saklayandır. Polos’u kolaylıkla alt eden Sokrates’in karşısına Kallikles çıkınca başta dostluk naraları atıyor ama sonradan “seni dost sanmışım, ama yanılmışım” diye kalbinden çıt sesi çıkarıyor. Sokrates (sürekli Platon diyesim geliyor, hatta Platon yazıp düzeltiyorum hep), “Allah’ından bul, yeter artık bitir şu tartışmayı. Konu neydi sen neler diyorsun be adam” isyanlarından sonra “tamam tamam ben tek başıma konuşarak bitireyim bari” diyor. Ona da yazık tabii, kocaman adam. Bilal’e anlatır gibi anlatmaya çalışıyor, ama ipin ucunu kaçırıyor hep. Sigara zararlıdır demek için başlıyor, “bak şimdi, hekim iyileştirir değil mi” demeye. Kallikles o kadar sıkılıyor ki saçma sözleri bile artık tartışma bitsin diye kabul etmeye başlıyor. Sokrates, kimse kimseye isteyerek haksızlık etmez diyor, ona bile tamam diyor. Sokrates’in bu safsatasına mı kafa yorayım, yoksa karşısındakinin “yav he he” seviyesinde olmasına mı kafa yorayım bilemedim. Sonlarda çok yakından tanıdığımız birinden bahsediyor gibi. Haksızlığa uğramamanın en iyi yolu ya iktidar olmak ya da iktidarla dost olmaktır diyor. İktidardaki kişi de kendisinden daha iyi ve daha kötü birisini de ne sevebilir ne kabul edebilir diyor. Bak sen şu işe. Ne kadar da tanıyoruz bahsettiği kişiyi. Bu iktidarla dost olabilmek için onunla aynı şeyleri övüp aynı şeylere sövmeliyiz, ona boyun eğmeliyiz diyor. Böyle bir ülkede insanlar haksızlıktan korunmak için iktidardaki
Felsefe
GorgiasPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20241,875 okunma
9/10
·129 syf.··
Beğendi
·
2020 62. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2020 12:19
Eser Sokrates, Gorgias, Polos ve Kallikles'in, söz söyleme sanatı olarak tanımlanan retorik konusu üzerinde tartıştığı uzun bir diyalogdan oluşuyor. Gorgias ve yandaşları mutlu olmanın yolunu insanları ikna etme sanatında görüyorlar. Yöneticileri, kralları örnek göstererek, bakın onlar ne kadar mutlu diyorlar. Fakat Sokrates esas mutluluğun, iyiliğin, kötünün ne olduğu üzerinde durarak konuyu ahlaki yönden ele alıyor. Güzel ve etkili konuşan bir hatipin her zaman haklı olup olmadığı, doğruyu konuşup konuşmadığı, bahsettiği şeyi bilip bilmediği üzerinde duruyor. Toplum içerisinde siyasi çıkar gözeterek konuşma yapan insanlara yönelik eleştirel bir bakış açısı var. Neticede konuyu öyle bir mantık örgüsüyle bağlıyor ki, retorik sanatının dalkavukluk ve pohpohlama sanatı olduğunu savunuyor. Eserde sadece retorik konusunun işlendiğini söylersek bir şeyler eksik kalır; mutluluk, erdem, iyilik, kötülük, insan ruhu, özgürlük, doğa hali, düzen, yasa ve bir çok insani değer üzerinde de duruluyor. Ayrıca Sokrates diyalektik nedir ve nasıl yapılır dersini de veriyor okurlara. İyi okumalar...
GorgiasPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20241,875 okunma
8/10
·161 syf.··
2022 9. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2022 23:35
Sokrates'in ölümüne doğruluğu savunduğu bir kitap. Aslında herkesce bilinen fakat birçoğumuzun yapmadığı yada yapamadığı doğruluk kavramını bir çok yönden ele almış. İnsan olmanın gereksinimlerinden bahsetmiş. Kitap bir yemek masasında 4 kişinin birbirlerinin fikirlerini kabul ettirmek ile geçiyor.
Felsefe
GorgiasPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20241,875 okunma
10/10
·129 syf.··
2020 10. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2020 13:11
Sokrates’i seviyorum :) Sokratesin sabrını seviyorum, adil oluşunu seviyorum , saygılı oluşunu seviyorum , eğitimci oluşunu seviyorum.. ...tutkularının isteğini yerine getiremeyenler, bu konuda becerikli olanları, sırf utançlarını ve güçsüzlüklerini örtbas etmek için suçlarlar. Bu tür insanlar aşırılığın çirkin bir şey olduğunu söyleyerek doğanın daha zengin niteliklerle yarattığı kimseleri kul köle etmek isterler ve kendi tutkularını hoşnut edebilecek bir biçimde dindiremedikleri için de, kendi korkaklıkları yüzünden ılımlılığı ve doğruluğu överler. Platon'un hocası Sokrates'i anlattığı diyaloglardan biri... konu ; Retorik , söz söyleme sanatı, söz sanatlarını Sokrates , gorgias ile karışt fikirlere sahip olmasına rağmen söylediklerine güzel be düzgün bir üslupla cevap veriyor Polos genç, toy ve değişken oluşundan dolayı sürekli fikirlerini değişen Tanrı’na da Sokrates anlayış ile yaklaşıyor . Ve kitapta en çok Diyaloga katılan Kallikles’e bile, zaman zaman hakaret varı söylemleri olsa da sabrını bozmuyor Sokrates “Kim bilir belki de yaşamak ölmektir Ölmek de yasamak."
Felsefe
GorgiasPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20241,875 okunma
4/10
·129 syf.··
2021 9. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 28 Aralık 2021 01:06
Açıkçası çok beğendiğim bir kitap değildi. Yarısına kadar çok akıcı ve ilgi çekici geldi. Yarısından sonrasını da sırf bitsin diye okudum. Sokrates'in bana hissettirdiği şey ise kendini sürekli onaylatmaya çalışan bir taraf oluşu ve ona karşıt olan fikirleri sürekli kendi tarafına çekerek ikna etme çabası. Cümlelerin kullanılış tarzı kitabın tam olarak anlatmak istediği şeyi sunuyor burasını da gözardı edemem
GorgiasPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20241,875 okunma

Yazar Hakkında

Platon (Eflatun)Yazar · 59 kitap
Antik/klasik Yunan Filozofu, Matematikçi, Felsefi Diyaloglar Yazarı ve Batı Dünyasındaki İlk Yüksek Öğretim Kurumu Olan Atina Akademisinin Kurucusu Eski Yunan filozofu (Atina İ.Ö. 428-ay.y.İ.Ö. 348/347). Soylu bir ailenin oğlu olan Eflatun (ya da Platon), parlak bir Öğrenim görerek, sanatın her dalında kendini gösterdi (çok genç yaşta şiirler, trajediler yazdı); Kratilos'tan bilim dersleri aldı. Sokrates'le tanışınca (İ.Ö. 407) felsefeye yönelip, gerek beden, gerek kafa yapısı bakımından siyasete yatkın olmadığından, o karışık yıllarda siyasetten uzak kaldı. Demokrasiyi küçümserken, Otuzlar Meclisi'yle iktidara gelen dostlarının yönetimini daha da beter buldu. Sokrates'in Ölümünden sonra Megara'da Eukleides'in yanına çekildi; sonra yolculuklar yaparak Kyrene'de matematikçi Theodoros'la tanıştı. Mısır'a bir yolculuk yapıp, İtalya'ya giderek Tarento ve Lokroi'deki pyhthagorasçı çevrelerle ilişki kurdu. İ.Ö. 388'e doğru Dionysos'un kaynı Dion tarafından, Syrasos'u pek etkileyemedi. Atina'ya dönerek, Akademi Gymnasionu'nda Yunanistan'ın dört bir yanından gelen Öğrencilere ders verdi. İ.Ö. 367 ve İ.Ö. 361'de iki kez daha Sicilya'ya gittiyse de, Genç Dionysos'u da etkilemeyi başaramadı ve felsefe ile tiranlığı bağdaştırmaktan vazgeçti. Atina'ya dönüp, Akademi'de ders vermeyi sürdürerek, söylentiye göre bir şölen sırasında öldürüldü. Eflatun'un bütün yapıtları günümüze kalmıştır: Felsefe ve felsefeyle bağlantılı konularda yazılmış 26 diyalog. Karşılıklı konuşmalar biçiminde yazıldıkları için bunlara "diyalog" denirse de, tümünü diyalog diye adlandırmak belki doğru olmaz; çünkü, sözgelimi Sokrates'in mahkemede yaptığı konuşmayı içeren Savunma ve daha birkaç yapıtı, temelde monologdur. Gene de, tarihsel kişilere dayansın ya da dayanmasın, bütün yapıtlarını kişilerin ağzından yapılan konuşmalar biçiminde yazdığı için, tümü bu anlamda tiyatrovaridir. Birkaçı dışında, diyalogların tümünde, Sokrates odak kişidir. Platon olan isminin neden Türkçede "Eflatun" olduğu: - Arapçada [p] sesi yoktur. Yabancı dillerden alınan [p] Arapçada daima [f] oluyor. - Arapçada [o] sesi de yok. Bu da daima [u]ya dönüşüyor. - Arapçada kelime başında çift sessizi telaffuz etmek imkânsız. Türkçe ispor veya siteyşın gibi, ya başına ya arasına mutlaka bir sesli katıyorlar. Dolayısıyla filozofun Arapça adı "Felâtûn" veya "Eflâtûn". Türkçeye Arapçadan Eflatun olarak aktarılmış.