Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·135 syf.··
Beğendi
·
2021 319. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2021 23:37
Merhaba dostlar. Elimde hem yeni baskı hem de eski MEB baskısı olan bir eserle beraberiz. Kim, hangisini isterse göndermekten memnun olurum. Bu diyalog, bir akşam yemeğinde geçer. Sokrates ile küçük bir grup arasında geçen bu diyalogda, Retorik yani ‘Söz Söyleme Sanatı’ üzerine geçer konuşma. Gerçek bir tanım, bir öz saptaması, hitabetin kusurları üzerine konuşulur. O dönemde bile politik avantaj için çok çalışma yapıldığına şahit olmakla beraber şu malum söz söyleme sanatının inceliklerini gerçekten sevdiğimi belirtmek istiyorum. Yani dostlar, üslup o kadar önemli, o kadar mühim bir konu ki bence üzerine eğilmeli bu konunun. Yani her şeyi geride bıraktım, bir insanla konuşuyorsunuz. Hepiniz birileriyle bir merhaba etmiştir. Bu konuşmadan gülerek ayrılmakla sinirli ayrılmak nedir? Karşınızdaki kişinin konuşması. Belli bir tarzınız, bir naifliğiniz varsa sorun yaşamazsınız. Karşınızdaki bu kadar iyi değilse yani seviyenizin altındaysa zaten konuşamazsınız ama belli bir seviyeyi hissetmek de hep bu üslüp ile ilgilidir. Önemli ve ilgimi çeken bir konuydu. İyi okumalar dilerim..
GorgiasPlaton (Eflatun) · MİLLİ EĞİTİM BASIMEVİ · 19891,876 okunma
8/10
·136 syf.··
2022 179. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2022 19:46
"Hiçbir şey yoktur, varsa bile kavranılamaz, kavranılır olsa da öteki insanlara bildirilemez ve anlatılamaz. Gorgias Sokrates'in retorik sanatını savunan Gorgias, Polos ve Kallikles ile yaptığı diyaloglardan oluşan bir kitap. Gorgias retorik dersleri verir ve bundan da para kazanır. Polos ve Kallikles ise onun öğrencileridir. Sokrates retorik konusunda farklı düşüncelere sahip ve kendi fikirlerini öne sürerek, karşıt görüşü alaşağı etmek için elinden geleni yapıyor. Peki nedir retorik? Hitap etme sanatı. Kökeni Antik Yunan dönemine dayanır. Sofistler siteleri dolaşarak retorik eğitimi verirler. Aristo retoriği inandırma yollarını kullanma yetisi olarak tanımlamıştır. Kimine göre de iyi yalan söyleyebilmek için bir yoldur. Sokrates için retorik: Bir sanat değildir, görenektir, Güvenilir bilgi vermez, Amacı sadece tartışmada galip çıkmaktır, Dalkavukluktur. Sokrates'in sabrını, ahlakını ve adilliğini okumak oldukça zevkli. Platon'un illa okunması gereken eserlerinden değilse de okuduğunuzda iyi ki okudum diyeceğiniz eserlerinden. İyi okumalar.
GorgiasPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20211,876 okunma
10/10
·129 syf.·
2017 89. kitabı
Yine bir dost meclisi, ve retorik uzerine bir diyalog... Sokrates, ünlü bir hatip olarak kabul gören Gorgias ve genç Polos ile Kallikles arasında hararetli ama müthiş saygı ve hoşgörü çerçevesinde ve karşıdakilerin kaba ve hatta saygısız görüşlerine bile büyük bir saygı çerçevesinde geçen diyaloglar. "SOKRATES - Çok güzel, değerli Kallikles. Sözlerini başladığın gibi sürdür ve sahte çekingenlikten sakın. Öte yandan, aynı şeyden ben de uzak durmalıyım. Ama her şeyden önce, sen bana söyler misin: İnsan uyuza yakalanıp da kaşınmak isteyince, bütün ömrünü istediği gibi kaşınmakla geçirirse, mutlu mu yaşamış sayılır? KALLİKLES - Saçmalıyorsun Sokrates; herkes seni gerçek bir halk hatibi sanacak. SOKRATES - Polos ve Gorgias'ı da böyle şaşırtıp ürküttüm, Kallikles; ama, senin de şaşırıp ürkmende hiçbir sakınca yok; çünkü sen oldukça cesursun. Yalnız yanıt ver. KALLİKLES - Öyleyse, insan kaşınarak, hoş bir biçimde yaşayabilir, diyorum. SOKRATES - Hoş bir biçimde yaşanıyorsa, mutlu yaşanıyor demektir. KALLİKLES - Elbette. SOKRATES - İnsanın yalnızca başındaki kaşıntılar mı hoştur, yoksa sorularımı daha da ileriye götüreyim mi?" Kitapta Sokrates, Gorgias'a; retoriklerin nabza göre şerbet vermeye yaradığını söylemiş oluyor ve diğer diyaloglarda da olduğu gibi konuşa konuşa karşıdakileri çözümlemeye ve herkesin görüşünü aldıktan sonra onları, bazen de kendi görüşlerini çürütüyor... Bu kitapta Sokrates, aslında Giorgias'ı ve ona destek verenleri alt ederken onların yöntemini yani retorikleri kullanıyor. Özellikle Kallikles ile girdikleri söz düellosu okunmaya değer. Serinkanlı, sabırlı ve yöntem kullanarak kullanılan bilginin ne kadar değerli olduğunu önümüze seriyor... Yani yönelttiği sorularla gerçeği karşısındakine buldurtuyor.
GorgiasPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20241,876 okunma
Puan vermedi·129 syf.··
Beğendi
·
2020 45. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2020 23:24
Sokrates, kendini insanı tatsız biçimde ısıran bir at sineği olarak görüyordu.Zararsız ancak sinir bozucu... Gorgias ,Sokrates'in Savunması'nın ardından okuduğum ikinci "Platon-Sokrates" kitabı.Platon,yazmış olduğu diyaloglarla beraber Sokrates'in ağzından "retorik" sanatı(!) ile ilgili fikirleri çarpıştırıyor.Her çevrilen sayfada ,gözünüzün önünden akan her kelimede bu "at sineğinin" etrafındakilerin sabrını zorlayan ama aslında paha biçilemez olan argümanlarını şaşkınlık ve zevkle okuyacağınıza eminim.Kendine has karizması ve zekasıyla taşlanan meyve ağacı olma onuruna erişmiş Sokrates'in karşısındakilere sorduğu zorlu sorularla diyaloğa kattığı dinamizm kesinlikle üstün bir akıl yürütme becerisi istiyor okuyucudan.Adeta o ortamda diyalogları izlerken buluyorsunuz kendinizi.
GorgiasPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20241,876 okunma
8/10
·129 syf.··
2020 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2020 19:31
Sokrates'in Gorgias ve Polos ile retorik üzerine konuşmasıyla başlayan eserde; Sokrates'in aşçılık sanat değildir hekimlik sanattır demesi ilk bakışta size de şaşırtıcı gelebilir. Tabii Sokrates kısa cevapları elinden geldiğince (belki de okura ve dinleyene asıl soru ne idi unutturacak kadar) uzatarak, zaman zaman ilgisiz analojiler kurarak karşısındakileri ikna etmeye çalışıyor. Konuşarak ikna etme sanatını dalkavukça bulduğunu ve bunun siyasetin yargı ayağının taklidi olduğunu söyleyen Sokrates ilerleyen kısımlarda en iyi-en kötü insan hakkında Kallikles ile tartışırken öyle çok örneklerden bahsediyor ki sonunda sabrı tükenen Kallikles "Tartıştığımız konu sanki kunduracılar, çırpıcılar, aşçılar ve hekimlermiş gibi hep bunlardan konuşup duruyorsun." ve başka bir yanıtı esnasında "Sıradan bir hatip gibi davranan sensin." diyor. Karşısında her sözünü alkışlamayan dişli ve bilgili birisinin olduğunu kabullenen Sokrates bu kez ise bu durumu fark ettiğini ve hatta memnun olduğunu söylüyor ve ekliyor: "Eğer içinizden biri, söylediklerimin tersini ileri sürdüğünde, doğruyu konuşuyor gibi görünürse, onun sözlerini herkesten önce ben kabul ederim." Sohbetin kalanını Kallikles ile sürdürmesinin diyalogları daha verimli ve akıcı hale geldiğini düşünüyorum. Sonraki bölümlerde "En büyük kötülük nedir?", "Haksızlığa uğrayan mı haksızlık yapan mı daha mutsuzdur?" gibi sorular üzerine konuşmuş ve sonra tekrar retorik ve siyaset konusuna gelmişlerdir. Oldukça zevkli ve akıcı bir kitap. İyi okumalar.
Felsefe
GorgiasPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20241,876 okunma
8/10
·129 syf.··
2021 189. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2021 10:36
Diyaloglar halinde yazılmış eserde; edebiyatın büyük münazara ustası Sokrates doğruyu, iyiyi, mutluluğu öğretiyor ve öğütlüyor. Pek ilgisi, bilgisi olmayan biri bile bu felsefi metinden keyif alır görüşündeyim.
Felsefe
GorgiasPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20241,876 okunma
4/10
·129 syf.··
2020 8. kitabı
Sokratik diyaloglardan biri olan kabul edilen Gorgias, Platon'un gençlik dönemi eserlerindendir, yani şahsi kanaatimce eserde Platon'un değil, Sokrates'in görüşleri yansıtılmaktadır. Retorik, yani hitabet (söylev) konusunun sorunsallaştırıldığı diyalogda yine Sokrates, kendine has üslubuyla hatiplerin tümünü genelleştirip "kötü, ahlâksız" kategoriye indirgemekte ve hem hatipleri hem de parayla öğretmenlik yapan sofistleri güya yerden yere vurmaktadır. Hitabeti bir sanat olarak değil, kötü niyetle ve yalancılıkla halkı kandırıp manipüle etmekle bir tutan Sokrates'in (siyaset felsefesi) şiire de aynı sebeple karşı çıkıyor olsa gerek. İlginç ve ironik olan şu ki, ikna kabiliyeti olan hatip ve sofistlere verip veriştiren, ancak allem kallem edip kendi çapında "zekice" (!) sorularla karşısında konuşan kişiyi kendi dediğine getirmeyi/alt etmeyi başaran şark kurnazı Sokrates, gençleri yoldan çıkardığı gerekçesiyle yargılandığında mahkemede dişe dokunur bir laf edip de kendisini savunamamış, bilakis döktürdüğü bir kamyon dolusu absürt ve lüzumsuz lafügüzafla yargıçları daha da sinirlendirmiş ve bir nevi kendi ölüm fermanını imzalamıştır. O burun kıvırdığı sofistlerden hitabet dersi alsaydı belki de idama mahkûm edilmeyecekti, kim bilir... Ayrıca bu diyalogda ahlâk felsefesine konu olabilecek suç ve ceza ile haksızlık yapmak ve haksızlığa uğramak kavramları sorunsallaştırılmakta ve Sokrates, haksızlık yapmanın haksızlığa uğramaktan daha kötü olduğunu, haksızlık yapanın ruhunun kirlendiğini ve ruhunu temizlemek/mutlu olmak için ceza çekmesi gerektiğini savunmaktadır. Diyaloğu genel olarak değerlendirecek olursam, son derece yüzeysel, derinlikten yoksun, incir çekirdeğini doldurmayan bir ton lakırtı. Ayrıca bu diyaloğu okumak bana göre zaman kaybı ancak Sokrates'in nasıl
Felsefe
GorgiasPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20241,876 okunma
Puan vermedi·129 syf.··
2020 125. kitabı
Retorik ustası Platon'un, retoriği itin kaba etine ittirip ittirip geri çektiği bir eser. Yalnızca retoriği değil; siyaseti, aşçılığı, süslenmeyi, şiiri, şarkıyı yekten dalkavukluk ilan ediyor Platon. Ya da Sokrates. neyse işte. Sokrates’e göre en mutlu insan önce ruhunda kötülük olmayandır, sonra işlediği kötülüğün cezasını çekendir. Mutsuz olan da kötülüğü içinde saklayandır. Polos’u kolaylıkla alt eden Sokrates’in karşısına Kallikles çıkınca başta dostluk naraları atıyor ama sonradan “seni dost sanmışım, ama yanılmışım” diye kalbinden çıt sesi çıkarıyor. Sokrates (sürekli Platon diyesim geliyor, hatta Platon yazıp düzeltiyorum hep), “Allah’ından bul, yeter artık bitir şu tartışmayı. Konu neydi sen neler diyorsun be adam” isyanlarından sonra “tamam tamam ben tek başıma konuşarak bitireyim bari” diyor. Ona da yazık tabii, kocaman adam. Bilal’e anlatır gibi anlatmaya çalışıyor, ama ipin ucunu kaçırıyor hep. Sigara zararlıdır demek için başlıyor, “bak şimdi, hekim iyileştirir değil mi” demeye. Kallikles o kadar sıkılıyor ki saçma sözleri bile artık tartışma bitsin diye kabul etmeye başlıyor. Sokrates, kimse kimseye isteyerek haksızlık etmez diyor, ona bile tamam diyor. Sokrates’in bu safsatasına mı kafa yorayım, yoksa karşısındakinin “yav he he” seviyesinde olmasına mı kafa yorayım bilemedim. Sonlarda çok yakından tanıdığımız birinden bahsediyor gibi. Haksızlığa uğramamanın en iyi yolu ya iktidar olmak ya da iktidarla dost olmaktır diyor. İktidardaki kişi de kendisinden daha iyi ve daha kötü birisini de ne sevebilir ne kabul edebilir diyor. Bak sen şu işe. Ne kadar da tanıyoruz bahsettiği kişiyi. Bu iktidarla dost olabilmek için onunla aynı şeyleri övüp aynı şeylere sövmeliyiz, ona boyun eğmeliyiz diyor. Böyle bir ülkede insanlar haksızlıktan korunmak için iktidardaki
Felsefe
GorgiasPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20241,876 okunma
9/10
·129 syf.··
Beğendi
·
2020 62. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2020 12:19
Eser Sokrates, Gorgias, Polos ve Kallikles'in, söz söyleme sanatı olarak tanımlanan retorik konusu üzerinde tartıştığı uzun bir diyalogdan oluşuyor. Gorgias ve yandaşları mutlu olmanın yolunu insanları ikna etme sanatında görüyorlar. Yöneticileri, kralları örnek göstererek, bakın onlar ne kadar mutlu diyorlar. Fakat Sokrates esas mutluluğun, iyiliğin, kötünün ne olduğu üzerinde durarak konuyu ahlaki yönden ele alıyor. Güzel ve etkili konuşan bir hatipin her zaman haklı olup olmadığı, doğruyu konuşup konuşmadığı, bahsettiği şeyi bilip bilmediği üzerinde duruyor. Toplum içerisinde siyasi çıkar gözeterek konuşma yapan insanlara yönelik eleştirel bir bakış açısı var. Neticede konuyu öyle bir mantık örgüsüyle bağlıyor ki, retorik sanatının dalkavukluk ve pohpohlama sanatı olduğunu savunuyor. Eserde sadece retorik konusunun işlendiğini söylersek bir şeyler eksik kalır; mutluluk, erdem, iyilik, kötülük, insan ruhu, özgürlük, doğa hali, düzen, yasa ve bir çok insani değer üzerinde de duruluyor. Ayrıca Sokrates diyalektik nedir ve nasıl yapılır dersini de veriyor okurlara. İyi okumalar...
GorgiasPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20241,876 okunma
Puan vermedi·135 syf.··
2019 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2019 13:50
Önyargınız varsa felsefeye karşı ,buyuk harflerle gosterilen Gorgias ve Platon'a takilmayin. Kitap çok zevkli bir tiyatro oyunu. Ve yaşlı bilge(Sokrates) içeri girer. Bu bilge karşısinda kim Gorgias ve Polos'un yerinde olmak ister ki. Platon'un daha çok retorik uzerine bir elestirisi olan kitabı , ve bu eleştiriyi bana kalırsa Sokrates kılıfında dile getirmiş. Retorigin topluma,devlete,kulture ve bireye olan etkisi ve bu etkilerin sebeplerini ,yaşadıgıniz toplum ve tarihle karsilastirdiginiz zaman kitabin degeri paha biçilemez oluyor. Gorgias'ın ezbere bildigim -belkide ezbere bildigim tek cümle- şu sozleri kitabi özetler nitelikte : "Logos'un gücü, insan us'unun zayıflığı yüzünden büyüktür."
Felsefe
GorgiasPlaton (Eflatun) · Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları · 19971,876 okunma

Yazar Hakkında

Platon (Eflatun)Yazar · 59 kitap
Antik/klasik Yunan Filozofu, Matematikçi, Felsefi Diyaloglar Yazarı ve Batı Dünyasındaki İlk Yüksek Öğretim Kurumu Olan Atina Akademisinin Kurucusu Eski Yunan filozofu (Atina İ.Ö. 428-ay.y.İ.Ö. 348/347). Soylu bir ailenin oğlu olan Eflatun (ya da Platon), parlak bir Öğrenim görerek, sanatın her dalında kendini gösterdi (çok genç yaşta şiirler, trajediler yazdı); Kratilos'tan bilim dersleri aldı. Sokrates'le tanışınca (İ.Ö. 407) felsefeye yönelip, gerek beden, gerek kafa yapısı bakımından siyasete yatkın olmadığından, o karışık yıllarda siyasetten uzak kaldı. Demokrasiyi küçümserken, Otuzlar Meclisi'yle iktidara gelen dostlarının yönetimini daha da beter buldu. Sokrates'in Ölümünden sonra Megara'da Eukleides'in yanına çekildi; sonra yolculuklar yaparak Kyrene'de matematikçi Theodoros'la tanıştı. Mısır'a bir yolculuk yapıp, İtalya'ya giderek Tarento ve Lokroi'deki pyhthagorasçı çevrelerle ilişki kurdu. İ.Ö. 388'e doğru Dionysos'un kaynı Dion tarafından, Syrasos'u pek etkileyemedi. Atina'ya dönerek, Akademi Gymnasionu'nda Yunanistan'ın dört bir yanından gelen Öğrencilere ders verdi. İ.Ö. 367 ve İ.Ö. 361'de iki kez daha Sicilya'ya gittiyse de, Genç Dionysos'u da etkilemeyi başaramadı ve felsefe ile tiranlığı bağdaştırmaktan vazgeçti. Atina'ya dönüp, Akademi'de ders vermeyi sürdürerek, söylentiye göre bir şölen sırasında öldürüldü. Eflatun'un bütün yapıtları günümüze kalmıştır: Felsefe ve felsefeyle bağlantılı konularda yazılmış 26 diyalog. Karşılıklı konuşmalar biçiminde yazıldıkları için bunlara "diyalog" denirse de, tümünü diyalog diye adlandırmak belki doğru olmaz; çünkü, sözgelimi Sokrates'in mahkemede yaptığı konuşmayı içeren Savunma ve daha birkaç yapıtı, temelde monologdur. Gene de, tarihsel kişilere dayansın ya da dayanmasın, bütün yapıtlarını kişilerin ağzından yapılan konuşmalar biçiminde yazdığı için, tümü bu anlamda tiyatrovaridir. Birkaçı dışında, diyalogların tümünde, Sokrates odak kişidir. Platon olan isminin neden Türkçede "Eflatun" olduğu: - Arapçada [p] sesi yoktur. Yabancı dillerden alınan [p] Arapçada daima [f] oluyor. - Arapçada [o] sesi de yok. Bu da daima [u]ya dönüşüyor. - Arapçada kelime başında çift sessizi telaffuz etmek imkânsız. Türkçe ispor veya siteyşın gibi, ya başına ya arasına mutlaka bir sesli katıyorlar. Dolayısıyla filozofun Arapça adı "Felâtûn" veya "Eflâtûn". Türkçeye Arapçadan Eflatun olarak aktarılmış.