Euthyphron (Dindarlık Üzerine)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.107
Gösterim
Adı:
Euthyphron
Alt başlık:
Dindarlık Üzerine
Baskı tarihi:
Mayıs 2011
Sayfa sayısı:
104
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759971762
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kabalcı Yayınevi
Baskılar:
Euthyphron
Euthyphron
Euthyphron Platonun gençlik dönemi diyalogları arasında sayılır ve konu itibariyle Sokratesin Savunması Kriton ve Phaidon diyaloglarıyla bir bütünlük oluşturur. Diyalogta İÖ 399 yılında dinsizlik ve gençlerin ahlakını bozma suçla malarıyla yargılanıp idama mahkum edilen Sokratesin yar gılanmasından hemen önceki süreç anlatılmaktadır. 
104 syf.
·10/10
Sokrates'in yargılanması, dört adet birbirini tamamlayan diyalogtan oluşuyor. Euthyphrõn bu diyaloglardan ilkidir ve yargılanmadan önce Sokratesin dinle ilgili görüşlerini bize aktarır denilebilir. Ama kesin bir yargıya varması söz konusu değildir.

Sokrates gençleri yoldan çıkardığı ve dinsizliği sebebiyle yargılanacaktır. Basileus sarayında beklerken Euthyphrõn ile karşılaşırlar. O da babası hakkında, bir ırgatı öldürmesi dolayısıyla dava açmıştır. İnsanlar ise bunun dine aykırı olduğunu söylemişlerdir. Oysa o bunun dinsizlik olmadığına inanmaktadır. Dine uygun eylemin ne olduğunu iyi bildiğini söylemektedir ve ayrıca kahindir, gelecekten haber de vermektedir ve bu zamanlarda da tepki gösterilmektedir kendisine. Sokrates, onun kendisine hocalık yapmasını ister. Böylelikle yargılanması sırasında bunu ileri sürecektir.

İki dava arasında karşıtlıklar vardır ve konuşmalar bitiminde bir sonuca ulaşamayacaklardır.

Dindarlık nedir? Dinsizlik nedir? Dine uygun eylem ve dine aykırı eylem nedir? sorularına birlikte cevap ararlar. Sokrates hiçbir şey bilmediğini söyler ve Euthyphrõn'un da kendine fazlaca güvenmesinden dolayı bolca ironiyle sorular sormaya ve bunlara cevap aramaya başlar. Ona her fırsatta bir bilge olduğunu söylemektedir. Onun zorlanacağını, köşeye sıkışacağını bilmekte ve özellikle üzerine gitmektedir.

Sokrates, insanlara bilgi öğretmeyi değil onları düşünmeye sevk etmeyi hedefliyor ve bu amaçla sorular soruyor. Genelde insanları çelişkiye düşürecek şekilde seyrediyor soru ve cevaplar. Euthyphrõn'a karşı ise fazlaca ironide bulunuyor ancak o bunları anlayamıyor. Mesela Sokrates şöyle diyor: " Elbette bunu da bilirsin sen, ne de olsa tanrısal konuları sıradan bir insandan çok daha iyi bildiğini söylüyorsun." Bu nispette sürekli Euthyphrõn'u övüyor, kendine yardım etmesi onunla düşüncelerini paylaşması için adeta yalvarıyor.

Sorduğu sorulara cevapları da kendisi veriyor ve aslında ona sadece cevabı onaylayıp onaylamadığını soruyor. Genelde onay cevabı alıyor. Ancak her geriye dönüşte cevaplarda çelişkiler olduğunu ortaya koyuyor Sokrates. Sonunda dayanamayan Euthyphrõn: " Başka zaman Sokrates. Şimdi acelem var, gitmeliyim artık. " diyor ve gidiyor. Artık Sokrates Meletos'a karşı hocasını ileri süremeyecektir.

Sokrates sorduğu sorularla ne kadar bilge olduğunu bizlere gösterse de hiçbir zaman net bir bilgiye ulaşamamaktadır. " Bilmek, hiçbir şey bilmediğini bilmektir. Gerçek bilginin anlamı budur. " der. " Bana gelince bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir. " diyor bir diğer konuşmasında. Bu cümlelere bakıldığında Sokrates gerçek bilginin anlamını mı bulmuştur hiçbir şey bilmeyerek, yoksa gerçek bilgi biliyorum diyememek mi hiçbir zaman?
104 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Euthyphron, Platon'un dindarlık üzerine bir diyalogudur, diyalog iki kişinin konuşmasını içerir, babasını dava etmeye Basileus'a gelen Euthyphron ve Sokrates arasında. Sokrates ise mahkemeye, kendisine açılan davaya katılmak için gitmiştir ve orada meşhur savunusunu yapacaktır.

Platon dindarlık terimini incelerken hocası Sokrates ağzından bir konuşmayı anlatım biçimi olarak tercih eder. Dindarlık kavramı, Antik Yunan içinde günümüzden daha farklı ele alınır, bir dine karşı sıkı bir inanç ve hareketlerde dine uygunluktan, ibadetlerden daha çok dine uygun şeylerin neden dine uygun oldukları üzerine şekillenen bir diyalog vardır. Dine uygunluk, Tanrıların sevdikleri hareketler şeklinde açıklanmaya çalışılır Euthyphron tarafından. Ancak Sokrates bunun da alt nedenlerini araştırma yoluna gider, daha sonra ise Euthyphron acelesi olduğunu söyleyerek konuşmayı sona erdirir.

Sokrates'in, Platon diyaloglarından okuduğum kadarıyla, en çok sevdiğim yönü mitlerden çok pratik yaşam ilkelerine ve basit mantıki çözümlemelere başvurarak olayları anlamaya çalışması oldu. Kitabın içeriğindeki dipnotlardan bir tanesi Sokrates'i çok güzel açıklıyor, "Sokrates'in şeylerin ne olduğundan başka bir konusu yoktur." ve benim için de şeylerin ne olduğu konusu çok ilgi çekici.

Son olarak kitabı okuduğum baskıdan bahsetmek istiyorum, Kabalcı Yayınevi'nin Humanitas Dizisi'nden 24. sırada çıkan, Güvenç Şar çevirisi eser olarak sunuluyor bizlere, kitap bir sayfa Yunanca metin, karşısında Türkçe metin olarak basılmış. Kitabın önünde Platon, Sokrates ve genel olarak metinden, çeviri yönteminden bahseden güzel bir yazı var. Ayrıca kitabın sonunda, notlar, kaynakça, yer ve kişi adları dizini, Yunanca kavram ve sözlük dizini de eklenerek özenli bir bası çalışması yapılmış. Kitap hazırlanırken bir çok eserden faydalanılmış ve bu eserlere atıflarda bulunulmuş, gerçekten böyle özenli ve titiz hazırlanmış bir kitabı okumak benim için zevkti.
72 syf.
·Beğendi·8/10
Din felsefesine giriş yaparken merak edip okuduğum fakat okuduktan sonra " neden okudum ki?" Diye kendimi sorguladığım açıkçası çokta dolu olmayan ama Platon'u sevdiğim için okumanızı önerebileceğim bir kitap.
Kitapta dindarlık üzerine söyleşiler yapılır .
Konuşan kişiler sokrates ve rahip euthypron'dur.
Platon burada din konusunda doğru/yanlış , yapılabilecek/yapılamayacak , uygunluk/uygunsuzluk değerleri yorumlanır ama sonuca bağlanmaz..
72 syf.
·Puan vermedi
Diyaloğun esas konusu dindarlıktır.Sokrates insanlarla tanrılar arasındaki bir alışveriş olarak gösteren dindarlık tanımını reddedip, dindarlığın ölçüsünü tanrıların iradesinden bağımsız hale getirir.Dindarlığın doğruluk veya adaletin bir parçası olduğunu söylemek suretiyle, söz konusu standart ya da ölçütün ahlaki bir standart olarak anlaşılması gerektiğini ileri sürer.
104 syf.
·10/10
Platon'un Dindarlık Üzerine adlı bu kitabı Sokrates ve Euthyphron arasında geçer. Euthyphron'un isminin kitabın önsözünde bilinçli olarak koyulduğu söyleniyor çünkü bu kelime Yunanca'da düz,doğru düşünceli anlamına gelir. Euthyphron'un karşısındaki Sokrates ise kendisinin de söylediği gibi Daidalos'un eserleri gibi hareketli değişken sözlere sahip.Elbette bu bir ironi. Sokrates Euthyphron isimli babasının cinayet işlediği için onu dava eden bir gençtir. Euthyphron, Sokrates'e diğer insanların onu dine aykırı davrandığını söylediklerinden yakınır ve yaptığından son derece emindir,haklı olduğunu düşünür. Sokrates'ten de haliyle destek bekler.Fakat Sokrates destek vermek yerine sorgulama yapmaya başlar Euthyphron'un bu kendinden emin tavrından da cesaret alarak sorar ona dindarlık nedir ?,dinsizlik nedir ?,din tanrılar sevdiği için mi dindir yoksa din olduğu için mi tanrılar sever ?,...Euthyphron'dan bunları ona öğretmesini söyler.Euthyphron ise cevaplamaya çalışırken boğulur,kendinden emin tavrı kaybolur.Sonra da daha konuşma bile bitmeden Sokrates'in sorularını yarım bırakarak yanından ayrılır.

Bu olay gerçekten yaşanmıştır bilinmez çünkü kimileri Platon'un Sokrates'e olduğundan fazla şey yüklediği söylenir.Nitekim bu diyolog Platon'un gençlik dönem Sokratik eserlerinden yani Platon'un bolca Sokrates'in etkisinde kaldığı eserlerden belki bu olay da belki diğerleri gibi Platon'un Sokrates'e yakıştırdığı eserlerden fakat biz bunu boş verelim de asıl önemli meseleye gelelim. Sokrates'in sorularını biz cevaplayabilir miyiz ? Bu kitabın varlığından haberdar olma sebebim olan Genel Kamu Hukuku dersinde hocamız bize bir şeyi iyi olduğu için mi seçeriz yoksa seçtiğimiz için mi iyi olur ? diye sorduğunda hatırlıyorum da kimse bir cevap verememişti bu soruya.Fakat her soru gibi bu sorunun da cevaplanmaya ihtiyacı var.Çünkü bu soruyu ve Sokrates'in sorusunu cevaplayamadığızda ya da en azından cevaplamak adına uğraş dahi sarf etmediğimizde toplumu inşa eden kavramların içi boş kalıyor.Zaten Sokrates'in de böyle sürekli ve sürekli olarak aynı şeylerin cevabının peşinden koşmasının amacı kavramları anlamlandırmakmış. Çünkü bu kavramlar örf adet,din ,adalet gibi toplumu en derinden etkileyen belki de toplumu inşa eden kavramlar.İşte bu soruların asıl karmaşalıklığının sebebi,aradığı asıl soru da bu zaten bunları toplum mu inşa ediyor yoksa bu kavramlar mı toplumu inşa ediyor ?

Sanırım bende bunlara cevap ararken tembelliğimden ve kafamın fazla bulanık olmasından dolayı Euthyphron gibi yapacağım.Kaçacağım...
104 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
İnsana çoğu şeyi sorgulatan, daha kafasındaki sorulara cevap veremeden yeni soruların beyne batan kıymıkları arasında bırakan bir eser. Sokrates Euthyphron'a birçok, delice, sorgucu, ilginç, mantıklı, bazen anlaşılması zor, bazen okunması zor olan sorular soruyor. "Her şeye de bir cevabı var" tabirine en uygun durumlardan biri de budur bence. Euthyphron ile Sokrates'in yolda karşılaşması üzerine yürüyen münakaşa (belki de sohbet?) nerelere kadar varıyor... Soru-cevap şeklinde ilerleyen diyaloglardan oluşan üstelik de ince olan bu kitabı okumak normalde kolay görünüyor öyle değil mi? Ama hayır. Sokrates'in sorduğu sorular, gerçekten anlaşılması zor, insanı düşünmeye iten, "aaa evet doğru ya, hiç de düşünememişim" dedirten cümleler. Genelde bu şekildeki ince kitaplar bizi yanıltır. Bazen çok kalın kitapların anlatmak istediklerini tek cümlede ve daha iyi anlatıyorlar. "İnce kitaptır bu çerezliktir" deyip geçmek doğru değildir. Zira çoklu bakış açısı gerektiriyor. Yani bir noktadan bakan insanlar "yahu bu adam ne zırvalıyor böyle?" diyebilir.
Demem o ki, ince kitapları küçümsemeyin, her gördüğünüz ince kitaba "kolay okunur bu" demeyin, bazen bir cümlede dahi hayatınız değişebiliyor bunu unutmayın...
Öldürülen kişinin yabancı mı yoksa yakın birisi mi olduğunu sorman, katilin öldürmeye hakkı olup olmadığını sorgulaman bana komik geliyor. Katil bizim evimizde yaşayıp aynı sofraya oturduğumuz biri bile olsa şikayet edilmelidir.
Tanrılar dine uygun olanı, dine uygun olduğundan dolayı mı severler, yoksa sevdikleri için mi dine uygun bulurlar?
İşledikleri onca suça rağmen insanların cezadan kaçmak için söylemeyecekleri, yapmayacakları şey yoktur.
Sevgili dostum, insan ya da tanrı fark etmez, yapılan haksızlığın cezalandırılmaması gerektiğini söyleyen hiç kimseyi bulamazsın.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Euthyphron
Alt başlık:
Dindarlık Üzerine
Baskı tarihi:
Mayıs 2011
Sayfa sayısı:
104
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759971762
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kabalcı Yayınevi
Baskılar:
Euthyphron
Euthyphron
Euthyphron Platonun gençlik dönemi diyalogları arasında sayılır ve konu itibariyle Sokratesin Savunması Kriton ve Phaidon diyaloglarıyla bir bütünlük oluşturur. Diyalogta İÖ 399 yılında dinsizlik ve gençlerin ahlakını bozma suçla malarıyla yargılanıp idama mahkum edilen Sokratesin yar gılanmasından hemen önceki süreç anlatılmaktadır. 

Kitabı okuyanlar 108 okur

  • sude
  • furkan yıldız
  • Adar Koç
  • seda
  • Simge Narman
  • Ali Kemal Evren AYDEMİR
  • deniz
  • alp kurtcebe
  • Erol Kıbrıs
  • Mert Can Kıyak

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%23.5 (8)
9
%20.6 (7)
8
%14.7 (5)
7
%8.8 (3)
6
%0
5
%0
4
%5.9 (2)
3
%0
2
%0
1
%0