Dindarlık Üzerine

Euthyphron

Platon (Eflatun)
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Euthyphron - Platon
8/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2025 101. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 11 Ağustos 2025 23:23
Günümüzden yaklaşık 2400 yıl önce yaşamış olan Platon (Eflatun)Platon (Eflatun)’un kaleme aldığı EuthyphronEuthyphron, hocası Sokrates’in Euthyphron ismindeki bir din adamıyla yaptığı diyaloglardan oluşur. Sokrates, Tanrılara inanmadığı ve Atinalı gençleri yozlaştırdığı gerekçesiyle yargılanmak üzere mahkemeye gelirken, Euthyphron da kendi babasını mahkemeye vermek için oradadır. Bir adamın kendi öz babasını dini gerekçelerle mahkemeye vermesi ilginç bir durum. Sokrates bu olayı öğrenince, Euthyphron’un dini ve ahlaki konular hakkında bilgi sahibi olup olmadığını öğrenmek için ona şu soruyu sorar: "Dindarlık nedir?" Ölüm cezasıyla yargılanan Sokrates'in kendi derdini unutup adama din ve ahlak dersi vermesi ne kadar bilgece. Platon'un hocası Sokrates hakkında bir çok kitap yazması hem kendi düşünceleri hakkında hem de hiç kitap yazmamış Sokrates hakkında bilgi edinmemizi sağlıyor. İnsanlık ve felsefe tarihi açısından günümüzden 2400 sene öncesi hakkında bizlere bilgiler veren Platon ve Aristoteles bu açıdan çok değerli iki filozoftur. Kitap oldukça kısa ama buna rağmen ciddi felsefi sorular içeriyor. Kitabın bir sayfası Türkçe bir sayfası orijinal dili olan Yunancaydı bu yüzden bir çırpıda bitti(2 saat). Sorgulamayı seven, ahlakın ve dinin temelleri üzerine düşünen herkesin okuması gereken bir eser. Kitabın en dikkat çekici yönlerinden biri, Sokrates’in sadece düşünerek ve sorgulayarak karşısındakinin neyi bilip bilmediğini ortaya koyabilmesiydi. Buna kısa Retorik deniyor ve hiç kimse bunu Sokrates'ten daha iyi yapamamıştır. Dolayısıyla diyaloglar sırasında bazen Euthyphron adına üzülmemek elde değildi :) Dindarlık nedir, doğru nedir, Tanrılarla ilişkimizde ahlakın yeri ne olmalıdır gibi sorularla ilgileniyorsanız
EuthyphronPlaton (Eflatun) · Kabalcı Yayınevi · 20111,213 okunma
7/10
·104 syf.··
2023 9. kitabı
Kitap yine Platon'un eseri olmasından anlayacağınız üzere bol bol Sokrates içeriyor. İki kişinin diyaloğu halinde ilerliyor. Kahramanlardan biri Sokrates diğeri ise yanlışlıkla bir hizmetkarı öldüren babasını dava etmeye gelen koca yürekli dindar adamımız Euthphron. Konusu Dine uygun olan nedir? Sorusundan türemiş genelde ortaya atılan cümlelerin Sokrates tarafından yine soru sorularak çürütülmesini içeriyor. İçinde o kadar çok ikilem yapılmış ki cidden beyin yakıyor. Eğlenceli ve bir oturuşta bitirilebilir. Sorular güzel, mesela Her doğru dine uygun mu? Aynı zamanda söylenilen bir cümlenin ardından iki satır sonra o cümlenin tam tersini görmek mümkün kitapta. "Korkunun olduğu yerde saygı da vardır. " İki satır sonra: "Saygı olan yerde korku da vardır ama korku olan yerde saygı olmaz. " Doğru bulduğum her cümleyi Sokrates'in 60 saniye içinde çürütmesi zaman zaman sinirimi bozuyor. Sonra hem kendi beğendiğim cümlenin altını çizmiş hem de beğenip altını çizdiğim o cümlenin çürütülmesinde rol oynayan cümlelerin altını çizmiş oluyorum. Klasik Sokrates. Beyin yakıyor. Şiddetle Tavsiye edilir.
Felsefe
EuthyphronPlaton (Eflatun) · Kabalcı Yayınevi · 20111,213 okunma
8/10
·104 syf.··
2021 4. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2021 05:33
Kitapta Sokratesin yargılanmadan önceki süreçte, onu yargılamaya götüren konuların neler olduğu anlatılıyor. Bu anlatım, Euthyphron ile yaptığı bir diyalog şeklinde aktarılmış. Genel olarak din ve dindarlık üzerine görüşlerinin yer aldığı bir metin. Özellikle dine uygun olan ve uygun olmayan konuların neler olduğunu kendi yaklaşımı olan sokratik tartışma şeklinde irdeliyor. Karşısında bulunan Euthyphronla bir gün Basileus denilen (anladığım kadarıyla bizim şimdiki adliye sarayı gibi bir yer) ve o dönemde davaların görüldüğü binanın önünde karşılaşıyorlar. İkisi de farklı konularla ilgili olarak oradadırlar. Sokrates, dini konularla ilgili görüşleri yüzünden gençleri zehirlediği yönünde suçlamalarla karşı karşıyayken, Euthyphron ise kendi babasını şikayet etmek için davacı olarak oradadır. Aralarında bir sohbet başlar... Kitap boyunca bu sohbeti okuyoruz aslında.. Sokrates'in zekasına bir kez daha hayran kaldığım bir metin oldu benim için. Ayrıca belirtmeden geçemeyeceğim. Kitapta beni çok şaşırtan bir alıntı vardı. M.Ö 700 de yaşamış Stasinus adlı bir şairin Kypria Epi (Kıbrıs) adlı eserinde Zeus için şöyle bir betimleme vardı; "Herşeyi yaratan ve yoktan var eden Zeus adına konuşmak istemezsin" şeklinde bu beni çok düşündürmüş ve ürkütmüştü açıkçası... Bir süre okumaya ara verip sakinleşince tekrar devam ettim... Okuyan arkadaşlar yada bu alıntıyı yorumlamak isteyen arkadaşlar varsa bununla ilgili düşüncelerini yazarsa sevinirim... Bu kitaptan sonra okunması gereken devam metni ise Sokratesin Savunmasıdır..
Felsefe
EuthyphronPlaton (Eflatun) · Kabalcı Yayınevi · 20111,213 okunma
Sokrates ve Euthyphron
Puan vermedi·104 syf.·
2019 52. kitabı
Sokrates, Meletos'un, onu dinsizlikle ve gençleri yoldan çıkarması suçlaması nedeniyle Basileus sarayına gider. Burada, babasının yaptığı şeyin dine aykırı olduğunu düşünüp babasına dava açan Euthyphron ile karşılaşır. Euthyphron'un dindarlığa ve dinsizliğe ilişkin yasaları çok iyi bildiğini ve kendini bu konuda üstün ve bilge olduğunu dile getirmesi nedeniyle Sokrates, onun öğrencisi olmak ve dindarlığın ne olduğunu, dindarlığı veya dinsizliği ona öğretmesini söyler ve diyalog bu doğrultuda ilerler. Sokrates'in ustaca ironi yapması diyaloğu çok ilgi çekici ve akıcı kıldı. Defalarca okunabilinecek bir eser... (Euthyphron adının Yunanca'da "düz, doğru düşünceli" anlamına gelmesi de esere daha bı ironi katıyor :) Aklıma takılan (kendimce türettiğim) soru şu oldu: Tanrı'ya minnet eylememiz ona ne gibi bir yarar sağlar, Ya da neyi sağlar?
Felsefe
EuthyphronPlaton (Eflatun) · Kabalcı Yayınevi · 20111,213 okunma
Euthyphron
10/10
·104 syf.··
2018 61. kitabı
Sokrates'in yargılanması, dört adet birbirini tamamlayan diyalogtan oluşuyor. Euthyphrõn bu diyaloglardan ilkidir ve yargılanmadan önce Sokratesin dinle ilgili görüşlerini bize aktarır denilebilir. Ama kesin bir yargıya varması söz konusu değildir. Sokrates gençleri yoldan çıkardığı ve dinsizliği sebebiyle yargılanacaktır. Basileus sarayında beklerken Euthyphrõn ile karşılaşırlar. O da babası hakkında, bir ırgatı öldürmesi dolayısıyla dava açmıştır. İnsanlar ise bunun dine aykırı olduğunu söylemişlerdir. Oysa o bunun dinsizlik olmadığına inanmaktadır. Dine uygun eylemin ne olduğunu iyi bildiğini söylemektedir ve ayrıca kahindir, gelecekten haber de vermektedir ve bu zamanlarda da tepki gösterilmektedir kendisine. Sokrates, onun kendisine hocalık yapmasını ister. Böylelikle yargılanması sırasında bunu ileri sürecektir. İki dava arasında karşıtlıklar vardır ve konuşmalar bitiminde bir sonuca ulaşamayacaklardır. Dindarlık nedir? Dinsizlik nedir? Dine uygun eylem ve dine aykırı eylem nedir? sorularına birlikte cevap ararlar. Sokrates hiçbir şey bilmediğini söyler ve Euthyphrõn'un da kendine fazlaca güvenmesinden dolayı bolca ironiyle sorular sormaya ve bunlara cevap aramaya başlar. Ona her fırsatta bir bilge olduğunu söylemektedir. Onun zorlanacağını, köşeye sıkışacağını bilmekte ve özellikle üzerine gitmektedir. Sokrates, insanlara bilgi öğretmeyi değil onları düşünmeye sevk etmeyi hedefliyor ve bu amaçla sorular soruyor. Genelde insanları çelişkiye düşürecek şekilde seyrediyor soru ve cevaplar. Euthyphrõn'a karşı ise fazlaca ironide bulunuyor ancak o bunları anlayamıyor. Mesela Sokrates şöyle diyor: " Elbette bunu da bilirsin sen, ne de olsa tanrısal konuları sıradan bir insandan çok daha iyi bildiğini söylüyorsun." Bu nispette sürekli Euthyphrõn'u övüyor, kendine
EuthyphronPlaton (Eflatun) · Kabalcı Yayınevi · 20111,213 okunma
Zeus Aşkina
8/10
·104 syf.··
2026 47. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2026 00:54
Isminden belli olduğu gibi Sokrates’in bu diyalogu, Euthyphron ile dindarlık konusu üzerine geçer. Şikayet edildiği için mahkemeye giden Sokrates, orada babasını mahkemeye veren Euthyphron ile karşılaşır ve saf görünerek (kendini bilmez gibi göstererek) hiçbir şey bilmiyormuş gibi ona ironi şeklinde, kendi felsefi yöntemiyle sorular sorar. (Genelde bu, Sokrates’in karşısındakine cevabı kendi ağzıyla itiraf ettirme yöntemidir; okurken anlayacaksınız.) Euthyphron aynı zamanda bir din adamıdır, bir rahip gibidir ve dini herkesten daha iyi bildiğini iddia eder. Sokrates ise ona “Bana da dini öğret ki mahkemede kendimi dini açıdan savunabileyim” der (tabii ki bu bir ironi olarak). Bu tartışmanın sonunda ise Euthyphron doğal olarak kaybeder; sorulara cevap veremez ve bahane uydurarak ortamdan uzaklaşır.
EuthyphronPlaton (Eflatun) · Kabalcı Yayınevi · 20111,213 okunma
4/10
·104 syf.··
2025 53. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Kasım 2025 14:46
Kitabı beğendim Euthyphron’nun ukala tavrı ve Sokrates’in ona gaz vermesi yani kısaca diyalog kitabı öğretmenimiz önermişti sonucunda hiçbir şey olmuyor bir sonuca varılmıyor. Güzel (sınavım olmasa okurmuyum tartışılır.)
EuthyphronPlaton (Eflatun) · Kabalcı Yayınevi · 20111,213 okunma
Spoiler özet artık ne derseniz
Puan vermedi·104 syf.··
Beğendi
·
2022 17. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 01 Ekim 2022 18:02
Lysisten sonra ikinci bir sonu gelmeyen eser desem yalan olmaz fazla spoier vermeden geçmek istiyorum. Sokratesin konuşmaları dine uygunluk açısından doğru bulmayan bir kişi tarafından dava açılır Sokratese Sokrates de dini iyi bilen birisinin yani Euthypron'un yanına gidip onun öğrencisi olmak ister dine uygun olan ve olmayanı bulmak isteyen Sokrates malesef hayal kırıklığına uğrar. Bu eseri okuyup Euthpron'a sinir olmayan var mı acaba?
Felsefe-Düşünce
EuthyphronPlaton (Eflatun) · Kabalcı Yayınevi · 20111,213 okunma
Euthyphron
Puan vermedi·104 syf.··
2018 139. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2018 18:57
Euthyphron, Platon'un dindarlık üzerine bir diyalogudur, diyalog iki kişinin konuşmasını içerir, babasını dava etmeye Basileus'a gelen Euthyphron ve Sokrates arasında. Sokrates ise mahkemeye, kendisine açılan davaya katılmak için gitmiştir ve orada meşhur savunusunu yapacaktır. Platon dindarlık terimini incelerken hocası Sokrates ağzından bir konuşmayı anlatım biçimi olarak tercih eder. Dindarlık kavramı, Antik Yunan içinde günümüzden daha farklı ele alınır, bir dine karşı sıkı bir inanç ve hareketlerde dine uygunluktan, ibadetlerden daha çok dine uygun şeylerin neden dine uygun oldukları üzerine şekillenen bir diyalog vardır. Dine uygunluk, Tanrıların sevdikleri hareketler şeklinde açıklanmaya çalışılır Euthyphron tarafından. Ancak Sokrates bunun da alt nedenlerini araştırma yoluna gider, daha sonra ise Euthyphron acelesi olduğunu söyleyerek konuşmayı sona erdirir. Sokrates'in, Platon diyaloglarından okuduğum kadarıyla, en çok sevdiğim yönü mitlerden çok pratik yaşam ilkelerine ve basit mantıki çözümlemelere başvurarak olayları anlamaya çalışması oldu. Kitabın içeriğindeki dipnotlardan bir tanesi Sokrates'i çok güzel açıklıyor, "Sokrates'in şeylerin ne olduğundan başka bir konusu yoktur." ve benim için de şeylerin ne olduğu konusu çok ilgi çekici. Son olarak kitabı okuduğum baskıdan bahsetmek istiyorum, Kabalcı Yayınevi'nin Humanitas Dizisi'nden 24. sırada çıkan, Güvenç Şar çevirisi eser olarak sunuluyor bizlere, kitap bir sayfa Yunanca metin, karşısında Türkçe metin olarak basılmış. Kitabın önünde Platon, Sokrates ve genel olarak metinden, çeviri yönteminden bahseden güzel bir yazı var. Ayrıca kitabın sonunda, notlar, kaynakça, yer ve kişi adları dizini, Yunanca kavram ve sözlük dizini de eklenerek özenli bir bası çalışması yapılmış. Kitap hazırlanırken bir çok
Din
EuthyphronPlaton (Eflatun) · Kabalcı Yayınevi · 20111,213 okunma
10/10
·104 syf.··
2021 23. kitabı
diyaloğun konusu, ‘dine uygun olan şeyin veya dindarlığın ne olduğu’dur. euthyphron, ilk olarak bu soruya, “tanrıların sevdikleri şey dine uygundur, sevmedikleri şey dine aykırıdır” şeklinde cevâp verir. ama sokrates’in bu cevâbı sorgulamasından evvel, euthyphron, babasına karşı açacağı cinayet davasını meşrulaştırmak için “zeus ve kronos*” ile “kronos ile uranos**” arasındaki mücâdeleden örnek verir. sokrates, bundan sonra şöyle bir sorgulamaya girişir: i- kavgalar ve düşmanlıklar, daha çok öznel şeylerden -etik veya estetik ile ilgili meselelerden- çıkar. çünkü nesnel konular, ölçerek, tartılarak vs. şeylerle kavgaya dönüşmeden çözülür. oysa ki neyin iyi neyin kötü, neyin doğru neyin yanlış, neyin güzel neyin çirkin olduğu hakkında net bir şey söyleyemeyeceğimiz için bu konulardan düşmanlık ve kavga çıkar. ii- eğer tanrılar arasında gerçekten düşmanlıklar ve kavgalar oluyorsa, bunlar iyilik-kötülük, doğruluk-yanlışlık, güzellik-çirkinlik gibi meselelerden kaynaklanır. iii- iyilik sevilirken, kötülük sevilmez; doğruluk sevilirken, yanlışlık sevilmez; güzellik sevilirken, çirkinlik sevilmez. tanrılar bu konular hakkında birbirlerine düşmanlıklar besliyorsa, o hâlde bir şeyin iyiliği veya kötülüğü, doğruluğu veya yanlışlığı, güzelliği veya çirkinliği konusunda uzlaşamadıkları için, o şeyi bazı tanrılar severken, bazı tanrılar sevmemektedir. bu durumda, o şeyin dine uygun olup olmadığı hakkında bir şey diyemeyiz. o hâlde, tanrıların sevdikleri şeyler dine uygundur şeklindeki tanım ayırt edici olmayacak ve hattâ bazı hâllerde açıkça yanlış olacaktır. daha sonra euthyphron, dine uygun şeyi “bütün tanrıların sevdiği şey olarak” tanımlar. bu durumda sokrates şöyle sorgulama yapar: i- tanrılar, dine uygun şeyi dine uyan şey olduğu için mi sever; yoksa tanrılar sevdiği
Felsefe
EuthyphronPlaton (Eflatun) · Kabalcı Yayınevi · 20111,213 okunma

Yazar Hakkında

Platon (Eflatun)Yazar · 59 kitap
Antik/klasik Yunan Filozofu, Matematikçi, Felsefi Diyaloglar Yazarı ve Batı Dünyasındaki İlk Yüksek Öğretim Kurumu Olan Atina Akademisinin Kurucusu Eski Yunan filozofu (Atina İ.Ö. 428-ay.y.İ.Ö. 348/347). Soylu bir ailenin oğlu olan Eflatun (ya da Platon), parlak bir Öğrenim görerek, sanatın her dalında kendini gösterdi (çok genç yaşta şiirler, trajediler yazdı); Kratilos'tan bilim dersleri aldı. Sokrates'le tanışınca (İ.Ö. 407) felsefeye yönelip, gerek beden, gerek kafa yapısı bakımından siyasete yatkın olmadığından, o karışık yıllarda siyasetten uzak kaldı. Demokrasiyi küçümserken, Otuzlar Meclisi'yle iktidara gelen dostlarının yönetimini daha da beter buldu. Sokrates'in Ölümünden sonra Megara'da Eukleides'in yanına çekildi; sonra yolculuklar yaparak Kyrene'de matematikçi Theodoros'la tanıştı. Mısır'a bir yolculuk yapıp, İtalya'ya giderek Tarento ve Lokroi'deki pyhthagorasçı çevrelerle ilişki kurdu. İ.Ö. 388'e doğru Dionysos'un kaynı Dion tarafından, Syrasos'u pek etkileyemedi. Atina'ya dönerek, Akademi Gymnasionu'nda Yunanistan'ın dört bir yanından gelen Öğrencilere ders verdi. İ.Ö. 367 ve İ.Ö. 361'de iki kez daha Sicilya'ya gittiyse de, Genç Dionysos'u da etkilemeyi başaramadı ve felsefe ile tiranlığı bağdaştırmaktan vazgeçti. Atina'ya dönüp, Akademi'de ders vermeyi sürdürerek, söylentiye göre bir şölen sırasında öldürüldü. Eflatun'un bütün yapıtları günümüze kalmıştır: Felsefe ve felsefeyle bağlantılı konularda yazılmış 26 diyalog. Karşılıklı konuşmalar biçiminde yazıldıkları için bunlara "diyalog" denirse de, tümünü diyalog diye adlandırmak belki doğru olmaz; çünkü, sözgelimi Sokrates'in mahkemede yaptığı konuşmayı içeren Savunma ve daha birkaç yapıtı, temelde monologdur. Gene de, tarihsel kişilere dayansın ya da dayanmasın, bütün yapıtlarını kişilerin ağzından yapılan konuşmalar biçiminde yazdığı için, tümü bu anlamda tiyatrovaridir. Birkaçı dışında, diyalogların tümünde, Sokrates odak kişidir. Platon olan isminin neden Türkçede "Eflatun" olduğu: - Arapçada [p] sesi yoktur. Yabancı dillerden alınan [p] Arapçada daima [f] oluyor. - Arapçada [o] sesi de yok. Bu da daima [u]ya dönüşüyor. - Arapçada kelime başında çift sessizi telaffuz etmek imkânsız. Türkçe ispor veya siteyşın gibi, ya başına ya arasına mutlaka bir sesli katıyorlar. Dolayısıyla filozofun Arapça adı "Felâtûn" veya "Eflâtûn". Türkçeye Arapçadan Eflatun olarak aktarılmış.