Phaidon (Ruh Üzerine)

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.683
Gösterim
Adı:
Phaidon
Alt başlık:
Ruh Üzerine
Baskı tarihi:
Kasım 2012
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055272111
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kabalcı Yayınevi
Baskılar:
Phaidon
Phaidon
Phaidon
Phaidon
Phaidon
Platonun ölümsüz eserleri arasında yer alan ve ilk kez Yunanca özgün metinden Türkçeye çevrilen Phaidon, Sokratesin ölümle yüzleşme anını konu ederken aslında hakiki bir filozofun ölümle karşı karşıya kaldığı anda takınması gereken tavrı dile getirir: son anlarını nasıl korkusuzca, nasıl kayıtsızca, nasıl ironiyle yaşaması gerektiğini. Bu yüzden bu eser yalnızca teori ve savlardan ibaret salt bir felsefe metni olarak değil, arka plandaki Sokrates ruhunu duyumsamak için de okunmalı.
136 syf.
·Puan vermedi
Platon'un okuduğum ilk kitabı. Okurken Platon'un Said Nursi'ye çok benzediğini fark ettim. Phaidon ruh ve ölüm üzerine kaleme alınmış. Ruhun ve ahiretin varlığını anlattığı şahane bir kitap.
136 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Eser yine platon tarafından sokrates'in düşünce ve tartışmalarını içeriyor. Sokrates'in ölümünden hemen once daha doğrusu idam edileceği zindanda geçen son anlar. Platon doğal olarak hocasının idam edilmesinden çok etkilenmiş ve düşünce evriminin bir dönümünü de bu olaydan sonra yaşamıştır. Ölümün anlamı ve ruhun ölümsüzlüğü ispatlamaya çalıştığı içind e sokratesin başka bir Öğrencisi olan phaidon un da bulunduğu bir eser. Dönüm noktası gerçekten. Platonun günümüzde bile kullanılan halk, devlet, yöneticiler hakkındaki fikirlerinin kaynakları bu yaşantılardan ortaya çıkmış.
  • Menon
    8.5/10 (89 Oy)99 beğeni393 okunma391 alıntı2.685 gösterim
  • Pratik Aklın Eleştirisi
    8.4/10 (56 Oy)85 beğeni285 okunma477 alıntı5,6bin gösterim
  • Nikomakhos'a Etik
    8.9/10 (99 Oy)129 beğeni387 okunma877 alıntı5,5bin gösterim
  • Kriton
    8.3/10 (232 Oy)274 beğeni835 okunma500 alıntı5,2bin gösterim
  • Sofist
    8.6/10 (46 Oy)66 beğeni259 okunma197 alıntı2.689 gösterim
  • Lysis
    8.1/10 (69 Oy)59 beğeni209 okunma248 alıntı1.769 gösterim
  • Etika
    8.9/10 (172 Oy)275 beğeni600 okunma1.429 alıntı12,6bin gösterim
  • Meditasyonlar
    8.3/10 (101 Oy)126 beğeni396 okunma242 alıntı4.484 gösterim
  • Kahkaha Benden Yana
    7.9/10 (62 Oy)98 beğeni256 okunma1.979 alıntı5,5bin gösterim
  • Timaios
    8.1/10 (37 Oy)40 beğeni149 okunma109 alıntı1.081 gösterim
129 syf.
·6 günde·10/10 puan
Kitaplar, hayatınız boyunca hiç muhatap olma şerefine ulaşamayacağınız insanlarla(üstatlarla) muhabbet etme imkanı sağlayan aracı dostlardır. Bu sebeple bir başkası ‘Kitaplar, binbir gözlü olmayı sağlar!’ demiştir. Onca seçilmiş insanın muhabbetini iştirak etmiş bir insan nasıl tek gözlü olurdu ki zaten. Hoş seçilmişlik de bundan ziyade açıklanabilir mi zaten!

...
Malum eser ‘Sokratesin savunması’ adlı eserin devamı hüviyetinde. Bazı dostlar “zamansal olarak öncesini anlatmasına rağmen nasıl devamı olabilir?” diye sorabilirler. Haklardır var ve haklılardır. Lakin anlamın sondan başa giderek oluştuğunu, insanın sonda olduğunu irfaniyet bilgisi ile tescillemiş olanlar, bu eseri neden ısrarla Sokrates’in savunmasının akabine yerleştirdiğimi idrak edeceklerdir.

Elde problem olmazsa, çözümde olmaz. Dolayısıyla ilk çözüm değil, problem vücut bulmalıdır ki; problem çözümünü yaratabilsin. (Bu mantıkta platoncu anlayışın bizatihi kendisidir.) Bu nedenle denebilir ki; Bu eserin devam olarak görülmesindeki görüşte platoncu anlayışa aittir.
...
Yunan antik edebiyatına aşina olmayan okuyucular için aleni olarak ifade etmemiz gerekir. Yunan klasik edebiyatı, dialoglar ile hakikati ifade etmekte mahirdir ve bu yön ile kaleme alınmış eserler revaçtadır. Dolayısıyla malum eserde aynı yöntem ile vücuda gelmiştir. Baş karakter Yaratıcısının üstadı olan Sokrates’tir. Lakin Sokrates bu eserdeki düşünce tarzı ve sonuca bağlayan nasihatçı yönüyle daha çok yazarın sözcülüğünü yapacaktır. Bu yönüyle de diyebiliriz ki; bu eser, Platon’un ustasından aldığı daimonlarıyla kendisini yarattığı ilk eser olma özelliği de taşır.
...
Say yayınevi diğer yayınevlerinden farklı olarak, klasik eserlere eserin 5’te 1’i oranında mukaddime (giriş yahut tanıtım) bölümü koyuyor. Bu; oluyucunun, konuyu, yazarı, yazarın düşünce dünyasını ve olayın gerçekleştiği dönemdeki fikriyat yapısını analiz ederek bir ön hazırlıkla okumaya başlamasını sağlıyor. Dolayısıyla bu mukaddime bölümünden sıkıldığını ifade eden arkadaşlarım bulunsada; biz özellikle ‘bu dönemden o dönem düşünülerek o dönemin anlaşılması engellenmemeli’ tarihi ilkesince, say yayınevinin mukaddimelerini taktir ediyor ve faideli buluyoruz.
...
Eserin dil yalınlığına gelince; bir çok klasik felsefe eserlerini tercüme eden yayınevlerine göre say yayınevi bunu en sade şekilde yapıyor. Belirli bir kitleye hitap etme muradından ziyade herkese hitap edebilme arzusu taşıdıklarını düşünmekteyim. Bu, platoncu felsefenin aristokratik felsefeci anlayışına ters olsada, mevcut dönemin felsefe anlayışına uymaktadır. Bu fırsatla Platonu aştığımızı değilde, kısmen de olsa şerh etmeyi bıraktığımızı ifade edelim.

Ayrıca eser, karşılıklı konuşma tarzında kaleme alınmasından sebep belki yıllardır en çok unuttuğumuz şeyi hatırlatıyor! ‘Soru sormayı!’ Artık eserler, soru olmaksızın cevap veriyor. Özellikle, en popüler ve akademide en çok değer gören felsefi eserlerinde bundan nasibini almış olması bir hayli üzücü. Hoş bu durum yıllardır felsefenin ölüp yalnızca temellendirmenin bulunduğu akademi için fazla şaşırtıcı olmasada, istisnaların dahi kaideye muhalefet etmeyişi bizleri ziyadesiyle üzüyor.
...
Platona gelince; Platon, Hz.Peygamber için Hz Ali ne ise, Şems için Mevlana ne ise Sokrates için odur. Yani Sokrates’in anlaşılıp anlatılmasında en yetkin öğrencisi olmakla beraber ondan sonra özgünleşerek üstadının elindeki bayrağı devralan ve onu dahada ileriye taşıyan en kıymetli talebedir.

Sokratesi aşmasını sağlayan sıfatı ise üstadı Sokrates’in aksine zihinlerde sadece soru işareti bırakmayıp muhatabını yeterince düşündürdükten sonra kesin olmadığını ifade ederek cevaplar vermesidir. (Bu cevaplarıyla bizdeki mutasavvıflarıda ziyadesiyle etkilemiştir.)

Dolayısıyla; bu eser ve Platon için ifade edebileceğimiz en net yorumu: ‘Platon’un üstadı Sokrates’in diliyle, yine Sokrates’in sorduğu sorulara cevap aradığı ve kısmen cevapladığı ve cevaplarıyla temellendirdiği felsefesinin temel eseridir!” yapabiliriz.
...
Bugünün temel sorularının temelini oluşturan problemleri temaşa ederek yeni fikirleri keşfedeceğiniz, belkide fikriyatınızı yeniden temellendirip en başından oluşturmanıza imkan sağlayacak bu eseri tüm kitap severlere kesinlikle öneriyorum.

Şahsen, bazı kitapların bitmesiyle elde ettiğimiz bittiğine dair o rahatlama, bu eser için bitmemesiyle kaim. O kadar yavaşlattım ki eseri, bir cümlesiyle saatlerce tefekkür edebiliyorum.

Umarım okuyarak kendinize, benliğinize, dimağınıza muazzam bir hediye armağan edersiniz.

Muhabbetle.
120 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10 puan
Platon'un yazdığı Sokrates'ın idamdan önceki son gününü anlatan diyaloğudur. Diyalog Phaidon ( Sokrates'ın öğrencisi) ve Ekhekrates arasında geçer. Phadion Sokrates'ın ölüm anında yanındadır. Phaidon, Sokrates'ın Simmias ve Kebes'le yaptığı diyalogları ve sonrasında ölümü anını Ekhekrates'e anlatır. Diyalogda ruhun ölümsüzlüğü ve ölümden sonraki yaşam sorgulanmaktadır. Kitap, günümüz ilahi dinlerine çok benzeyen açıklamalarla dolu. Örneğin öldükten sonra ruhların toplanacağı alan, bazı ruhların yaptıkları kötülüklerden dolayı cezalandırılacağı, bazılarının da ödüllendirileceği yazıyor. Cezasını çeken ruhlar yeniden bedenlenecektir ( burada ilahi dinlere ters düşmüş). Arınmış ruhlar ise özgür kalacaktır. Arınma ise bedenin isteklerinden kurtulmakla olacak ve bunu da felsefe sağlayacaktır. İşte bunun için gerçek bir filozof için ölmek güzel bir şeydir. Bu düşüncelerle Sokrates baldıran zehiri içerek ölüme gider.
136 syf.
·Puan vermedi
Platon’un en önemli ve en gözde diyaloglarından biri olan bu eser,insanı sorgulamaya ve düşünmeye itiyor.Kitapta Sokrates’in baldıran adlı zehiri içmeden önceki saatlerde,hayatını iyi bir şekilde yaşamış bir insanın içinin rahatlığını ve huzurunu biraz edebi bir dille biraz da felsefik bir dille anlatmış. Kitapta benim en çok dikkatimi çeken kısım ruhun ölümsüzlüğü hakkında konuşulduğu kısımdır. Bir de bu kitabın önsözünün çok uzun olduğunu gördüğümde genel olarak hiçbir kitabın önsözünü okumayı sevmedigimden bu kitapta da aynısını yapmayı düşünmüştüm.Fakat çok uzun yazıldığı için bir göz atmam gerektiğini düşündüm ve başlamamla bitirmem bir oldu. Zaten bu kitabı iyi bir şekilde anlamak için önsözün mutlaka okunması gerektiğini düşünüyorum. Normalde diyalog okumayı sevmeyen biri olarak ben bu kitabı beğendim sadece sonlarına doğru biraz sıkıldım,onun dışında güzeldi. Son olarak daha önce böyle bir kitap okumadığım için puan vermek istemiyorum.
136 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
İçeriğinin doluluğuyla bundan önceki diyaloglardan fark edilerek ayrılan Phaidon sonunda sizi hüzne gark eden bir eser olarak Savunma gibi bir nihai sona sürükler. Ruh ve onun ölümsüzlüğü, çarpıcı bir şekilde antik yunan coğrafyacılığının ileri tespitleri, değişim, oluşum, zıtlıklar antik cennet ve cehennem tasavvurları aklımda kalan yerleri.
272 syf.
Hayatımda inanılmaz paradokslar , çıkmazlar , bunalımlar yaşarken elime aldığım ölüme farklı bir telakki getirdikleri diyaloglarıyla, sonunu yutkunarak okuduğum ve inanılmaz büyülendiğim Platon kitaplarından bir tanesi .
136 syf.
·1 günde
Sokrates'ın öldürülmeden önceki son konuşmalarının yanı sıra Platon'un idealar kuramının da işlendiği önemli bir eser. Felsefenin sıradan bir bilgilenme ve malumatfuruşluk olmayıp, hayat ve ölüm karşısında bilgece bir tutum olduğu dramatik bir şekilde ortaya konuluyor. Bilge bir insanın ölümden korkmaması gerektiği ruh ve beden ikileminde etraflıca konu ediliyor. Platon ve kitap hakkında girişte verilen bilgiler de oldukça önemli.
272 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Platon'un bu diyaloğu Sokrates'in Savunması ile bağlantılıdır. Phaidon, Sokrates'in arkadaşı ve aynı zamanda öğrencisidir. Sokrates'in ölümünü anlatıyor Phaidon bizlere. Ve asıl güzel olan da ölümle burun buruna olan güzel insan Sokrates'in hâla daha insanlara öğüt vermesi, onları ölümüme üzülmemeleri için teselli etmesidir. Çok fazla ayrıntı vermek istemiyorum.Çünkü, kitabın büyüsü bozuluyor. :) Sokrates'i ve felsefeyi sevenlerin mutlaka okuması gerektiğini düşünüyorum. İyi okumalar...
123 syf.
·28 günde·Puan vermedi
Sokrates için hikayenin sonuna, Platon diyalektiği ile ulaşıyoruz. Sokrates' in idamını kaçırmış, ölümünden önce onu son kez görme arzusunu yerine getirememiş olan Ekhekrates, idam esnasında Sokratesin yanında bulunan Phaidon ile karşılaşır ve Sokratesin son gününü anlatmasını ister.
Phaidon aslında sadece son gün değil, son zamanlar da her gün Sokrates'in yanına gitmiş ve onu hiç yalnız bırakmamış çok sayıda insandan biri. Onu başkahraman yapan ise, Sokrates'e o gün idamının gerçekleşeceğinin söylendiğini an orada bulunması ve Sokrates ile son konuşmasını gerçekleştirebilmiş olmasıdır.
Konuları ise kısaca, Sokrates' in ölümden sonrası için ne düşündüğüdür. Arkadaşları, ölmek üzere olan Sokrates'e nasıl hissettiğini sorarlar ve Sokrates, Hades'e gideceği için mutlu olduğunu, orada onu çok daha huzurlu bir hayatın beklediğini dile getirir. Böylece Sokrates, önce ruhun varlığını, sonra beden işlevini yitirdiğinde ruhun varlığını devam ettirdiğini ve başka bir hayatı sürdürdüğünü ispata girişir.
Sokrates' e katılmadığımı söyleyeceğim aklıma gelmezdi:) Her ne kadar beni ikna edememiş olsa bile sonuç olarak sıkmayan uzunlukta, arada kendini tekrar etsede her zaman olduğu gibi ilginç örneklemeler ve katılmak zorunda olunduğu fikirlerin bulunduğu güzel bir eser.
136 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
FELSEFİ KİTAP YORUMU

Platon'un tüm eserleri diyalog şeklinde olduğu için okumak çok zevkli. Bu diyalogu ise Sokrates'in ölmeden önceki son diyalogudur. Sokrates'in idam edileceği gün öğrencileri onu son kez görmeye gelir. Bu öğrencileri Kebes ve Simmias 'dır. Öğrencileri Sokrates'in idam edilmesine rağmen çok mutlu ve cesur olduğunu görünce şaşırırlar. Sokrates'e bunu sorduklarında ise Sokrates öldükten sonra hayatın olduğunu, asıl gerçek alemin öldükten sonra olduğunu ve ruhun ölümsüz olduğunu dile getirir. Kebes ve Simmias buna inanmaz ve Sokrates onlara ruhun ölümsüz olduğunu işte bu diyaloğunda üç kanıt ile inandırmaya çalışır. Bu üç kanıtın sonunda ise Simmias ve Kebes ruhum ölümsüz olduğunu ve öldükten sonra hayatın olduğuna inanır.
Sizce Sokrates'in bu üç kanıtı ne olabilir?
Sokrates nasıl idam edilecek?
Öğrencileri Kebes ve Simmias'a son sözü ne olacak?
Benden bu kadar Kitabı tabii ki tavsiye ederim. Hatta sınavda hocamız Sokrates'in ruhun ölümsüzlüğünü kanıtlayan 3 maddesini yazın demişti. Bu kitap ile sorudan tam puan alarak neşeli bir şekilde okumanızı tavsiye ediyorum.
136 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10 puan
Sokrates dinlerken artık zırh giyip öyle okuyacağım. Bu nedir arkadaş, kral bir saat sonra ölecek bizi de yanında götürdü desem yeridir. Gençlik eserleriyle olgunluk eserleri arasında geçiş dönemi kitaplarından olan Phaidon, öğrenmek ansamadan ibarettirden başlayıp altın vuruşu ruhun ölümsüzlüğüyle yapıyor. Gördüğüm dünya ve evren üzerine kurulu temel prensibim bu kitap ile birlikte biraz daha ruha yöneldi. Sonlara doğru üç rakam kullanarak bile öyle bir yere bağlıyor ki konuyu ayağa kalkıp saygı göstermek istedim. Ben bazı temel kavramların tamamen bilinemeyeceğinden yanayım. Hayatın başlangıcı, sonu, ölüm ve sonrası gibi... Yine de sağlam örneklemelerle güzel sentezlenmiş bir fikir ile karşı karşıyasınız. Okuyun demek gelmiyor içimden, çünkü okuyan zaten kitabın kıymetini fazlasıyla anlar.
Ölümlerinin yaklaştığını sezince, kuğular şarkılarını o günlerde sık sık ve her zamankinden daha ahenkli söylerler.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Phaidon
Alt başlık:
Ruh Üzerine
Baskı tarihi:
Kasım 2012
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055272111
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kabalcı Yayınevi
Baskılar:
Phaidon
Phaidon
Phaidon
Phaidon
Phaidon
Platonun ölümsüz eserleri arasında yer alan ve ilk kez Yunanca özgün metinden Türkçeye çevrilen Phaidon, Sokratesin ölümle yüzleşme anını konu ederken aslında hakiki bir filozofun ölümle karşı karşıya kaldığı anda takınması gereken tavrı dile getirir: son anlarını nasıl korkusuzca, nasıl kayıtsızca, nasıl ironiyle yaşaması gerektiğini. Bu yüzden bu eser yalnızca teori ve savlardan ibaret salt bir felsefe metni olarak değil, arka plandaki Sokrates ruhunu duyumsamak için de okunmalı.

Kitabı okuyanlar 368 okur

  • Anahita
  • EZGİ ÜLKÜ AYKUT
  • Yunus emre artık
  • Elvan Duran
  • Yağmur Rosa Solak
  • Tamer Erşan
  • Bilgisever
  • Selva
  • Sinan Korkmaz
  • hande aşk

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%6.7
13-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%26.7
25-34 Yaş
%53.3
35-44 Yaş
%6.7
45-54 Yaş
%6.7
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%44.4
Erkek
%55.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%17.3 (13)
9
%5.3 (4)
8
%5.3 (4)
7
%5.3 (4)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0