Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine Schopenhauer Kitaplığı - 4

8,1/10  (18 Oy) · 
72 okunma  · 
14 beğeni  · 
1.160 gösterim
Akıllı insan her şeyden evvel ıstıraptan ve tacizden azâde olmak için çabalayacak, sessizliği ve boş vakti, dolayısıyla mümkün olan en az sayıda beklenmedik ve tehlikeli karşılaşma ile birlikte sakin, mütevazı bir hayatı arayacaktır; ve böylelikle sözüm ona hemcinsleriyle çok az bir ortak tecrübeyi paylaştıktan sonra, münzeviyane bir hayatı tercih edecektir, hatta eğer büyük bir ruha sahipse büsbütün yalnızlığı seçecektir.

Hayatta nasılsa edebiyatta da öyle: Her nereye dönseniz derhal kendinizi düzelmez, yola gelmez bir insan güruhuyla karşı karşıya buluyorsunuz, her tarafı her bir köşeyi doldurmuşlar, tıpkı yaz sinekleri gibi sürü halinde her yere doluşup her şeyi kirletiyorlar. Bir yığın berbat kitap, gıdasını buğday başaklarından alan ve sonunda onu boğup kurutan edebiyatın istilacı yabani otları da öyle. İnsanların zamanını, parasını, dikkatini -ki bunların meşru hak sahibi iyi kitaplar ve onların soylu hedefleridir- gasp etmektedirler.
(Tanıtım Yazısından)
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2013
  • Sayfa Sayısı:
    144
  • ISBN:
    9789754687002
  • Orijinal Adı:
    Parerga Und Paralipomena
  • Çeviri:
    Ahmet Aydoğan
  • Yayınevi:
    Say Yayınları
  • Kitabın Türü:
Barbaros Uzunköprü 
06 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Schopenhauer bu kitabında filozofları "kafaya alır". Onları eleştirir. Okumaya, yazmaya ve yaşamaya dair görüşlerini paylaşır ve bunların en doğru nasıl yapılacağına dair fikir beyan eder. Kitabın sonunda ufkunuzun açıldığını (eğer böyle bir şey mümkünse) gözlerinizle göreceksiniz.

Ümit güder 
18 Tem 2016 · Kitabı okudu · 6/10 puan

126 sayfa olduğu için çabuk bitti ,ilk önce schopenhauer in müthiş bir ego su ve kendini beğenmişliği tavan zirve boyutunda onu belirteyim ,üç bölümde kitabın adından da anlaşılacağı gibi çok rahat okunan bir felsefe kitabı ama bence daha çok yazarların okumasının gerektiği bir kitap Nasıl kitap yazılır konusunda

Kitaptan 37 Alıntı

''Çiçek yanıt verdi: Seni aptal! Görülmek için mi açtığımı sanıyorsun? Kendi zevkim için açılıyorum, başkaları için değil, çünkü hoşuma gidiyor. Aldığım zevk var olmaktan ve açmaktan ibaret''

Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine, Arthur SchopenhauerOkumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine, Arthur Schopenhauer
mustafa tamer akder 
16 Eyl 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Burada düşünen insan ile öğrenimden geçmiş olmaktan başka bir meziyeti olmayan insan arasındaki farka temas ediyoruz. Dolayısıyla kendi kendisine düşünmesini öğrenmiş bir insanın zihni kazanımları güzel bir resme benzer ki ışık ve gölge yerli yerinde, açıklık ve koyuluk yumuşak, renk uyumu mükenmmeldir; tek kelimeyle o hayata sadıktır. Halbuki bütün meziyeti öğrenim görmüş olmaktan ibaret olan adamın zihinsel kazanımları her türlü renkle kaplı, olsa olsa sistematik biçimde düzenlenmiş, fakat uyumdan, bağıntıdan ve anlamdan yoksun bir palete benzer.

Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine, Arthur SchopenhauerOkumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine, Arthur Schopenhauer

Okurken bir başka kimse bizim için düşünür: Biz sadece onun zihin sürecini takip etmekle yetiniriz. Nasıl ki yazmayı öğrenirken talebe öğretmen tarafından kalemle çizilmiş çizgileri takip eder; okurken de tıpkı bunun gibidir; düşünme işinin büyük bölümü zaten bizim için bitirilmiştir. Bunun içindir ki kendi düşüncelerimizle meşgul olduktan sonra elimize bir kitap almak her zaman bizi bir parça rahatlatır. Fakat okurken zihnimiz aslında başka birisinin düşüncelerinin oyun alanından başka bir şey değildir. Ve dolayısıyla öyle olur ki çok fazla —yani neredeyse bütün gün— okuyan ve arada düşünmeksizin geçirilen eğlence yahut meşgale ile kendisini eğlendiren kimse, yavaş yavaş kendi kendine düşünme yeteneğini kaybeder.

Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine, Arthur SchopenhauerOkumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine, Arthur Schopenhauer
Esra 
02 Eki 2015 · Kitabı okudu

Bütün budalaların başına gelen en büyük bela fikirlerle ilgilenmemeleridir ve can sıkıntısından kurtulmak için sürekli olarak gerçekliklere ihtiyaç duymalarıdır. Fakat gerçeklikler ya tatmin edicilikten uzak ya da tehlikelerle doludur; üstelik ilginç olmaktan çıktıklarında yorucu hale gelirler. Fakat düşünce dünyası sınırsız, zararsız ve sakindir.

Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine, Arthur Schopenhauer (Sayfa 59)Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine, Arthur Schopenhauer (Sayfa 59)

“Dünyada kitaplardan daha tuhaf satış metalarına rastlamak galiba imkansızdır: Anlamayan kimseler tarafından basılır, anlamayan kimseler tarafından satılır, anlamayan kimseler tarafından okunur, hatta tetkik ve tenkit edilirler ve şimdilerde artık onları anlamayan kimseler tarafından kaleme alınmaktadırlar."

Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine, Arthur Schopenhauer (Sayfa 23 - 24 / Georg Christoph Lichtenberg)Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine, Arthur Schopenhauer (Sayfa 23 - 24 / Georg Christoph Lichtenberg)

Hakikat
Sıradan insanlar sadece zamanlarını nasıl harcayacaklarını düşünürler; herhangi bir yeteneğe sahip insan zamanını nasıl kullanacağıyla meşgul olur. Sınırlı akla sahip insanların can sıkıntısıyla meyyal olmalarının nedeni akıllarını iradenin sevk edici gücünü harekete geçirmekten başka bir şey için kullanmamalarıdır

Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine, Arthur Schopenhauer (Sayfa 28)Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine, Arthur Schopenhauer (Sayfa 28)

Eğer bir kimse daha sonra üzerinde durup düşünmeksizin sürekli okursa okudukları kök salmaz. Büyük bölümü itibariyle kaybolur. Gerçekten de bedensel gıdalarımızla zihinsel gıdalarımız arasında durum hemen hemen aynıdır: İnsanın yediklerinin beşte biri ancak hazmedilir, geri kalan buharlaşmayla terlemeyle ve benzeri şekilde kaybolup gider.

Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine, Arthur SchopenhauerOkumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine, Arthur Schopenhauer
4 /