İyinin ve Kötünün ÖtesindeFriedrich Nietzsche

·
Okunma
·
Beğeni
·
5.626
Gösterim
Adı:
İyinin ve Kötünün Ötesinde
Baskı tarihi:
Şubat 2017
Sayfa sayısı:
256
ISBN:
9786053327578
Orijinal adı:
Jenseits von Gut und Böse
Çeviri:
Mustafa Tüzel
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Friedrich Wilhelm Nietzsche (1844-1900): Geleneksel din, ahlak ve felsefe anlayışlarını kendine özgü yoğun ve çarpıcı bir dille eleştiren en etkili çağdaş felsefecilerdendir. Bonn Üniversitesi'nde teoloji okumaya başlayan Nietzsche daha sonra filolojiye yöneldi. Leipzig Üniversitesi'nde öğrenimini sürdürdü, henüz öğrenci iken Basel Üniversitesi filoloji profesörlüğüne aday gösterildi. 1869'da sınav ve tez koşulu aranmadan, yalnızca yazılarına dayanarak doktor unvanı verilen Nietzsche profesörlüğü sırasında klasik filoloji çalışmalarından uzaklaştı ve felsefeyle uğraşmaya başladı. Tragedyanın Doğuşu, Zamana Aykırı Bakışlar, İnsanca Pek İnsanca (Karışık Kanılar ve Özdeyişler, Gezgin ve Gölgesi), Tan Kızıllığı, Şen Bilim, Böyle Söyledi Zerdüşt, İyinin ve Kötünün Ötesinde, Ahlakın Soykütüğü, Ecce Homo, Wagner Olayı, Dionysos Dithyrambosları, Putların Alacakaranlığı, Deccal, Nietzsche Wagner'e Karşı başlıca büyük eserleri arasında yer almaktadır.
Okumayi kesfettigimden bu yana okunmaya deger buldugum nadir kitaplardan biridir.Küçük bir insancik ozeti.Dünyadaki tum insanlara yalnizca 1kitap okutma imkanim olsa sececegim kitap.Yazik ki halen tamamini zihnen mulkiyetime gecirebildigimi sanmiyorum..Ömrum buna yetmeyecek gibi duruyor.
Ruhun dönüşümlerini anlatan bir hikaye ile başlar. Deve, ona ne yapacağı söylenen bir yük hayvanıdır. Hepimiz bize ne yapacağımızı söyleyen, şekil verilebilir beyinlerimizi, içinde yaşadığımız toplumla uyum içinde olan istekler ve korkularla koşullandırarak nasıl düşüneceğimizi söyleyen ebeveynlere, öğretmenlere, koçlara, din adamlarına ve dahasına sahibiz. Ancak, belli bir yerden sonra deve kendini aslana dönüşmüş bulur.
Özgür, güçlü ve maceraya aç aslan, bir ejderha ile karşılaşana kadar etrafta dolaşır. Bu ejderhanın adı ise Thou Shalt’dır [Yapmalısın]. Aslan, ejderha ile savaşmalıdır. Bu uzun ve zorlu bir mücadeledir. Kişi tüm potansiyeline ulaşmak için Thou Shalt Ejderhası’yla savaşırken en az deve aşamasında harcadığı kadar zaman harcamalıdır. Bu zorlu sınav vasıtasıyla, kendi değerlerini toplum tarafından üzerine yüklenen değerlerden ayırmayı öğrenir. Ejderha tamamen yok edildiğinde ise aslan son aşamaya gelir, yani bir çocuğa dönüşür.

Benzer kitaplar

(İyiyinin ve kötünün ne olduğunu kestirmek çok çok zor, kimin için iyi? Kimin için kötü? )

Her kitap her insana hitap etmez. Bu yüzden "kesinlikle okuyun" veya "okumayın" diyemem.
Bu kitabın da size hitap Edip etmediğini ancak okuyarak anlayabilirsiniz.

Kitabı ilk gördüğümde isminden dolayı Ezidilere hitap eden, Ezidileri anlatan bir kitap diye düşünmüştüm. Ondan okumak istemiştim. Öyle değilmiş, lakin okuduğum için hiç pişman değilim.

Altını çizmediğim sayfa sayısı çok az. Sizinle paylaşmak isteyipte paylaşamadığım sayfa sayısı ise çok. Hatta bana kalsa bütün kitabı yazabilirdim buraya :)

Oidipus'tan Sfenks'e, Copernicus'tan
Stoacılık'tan Hobbes'ten Bacon'a Hıristiyanlardan, Yahudilere, Fransızlardan, İngilizlere, Beethoven'dan Mozart'ta, Erkeğin doğasından, Kadının doğasına, İsteme arzusundan köleliğe, daha sayamadığım onlarca konuyu ele almış. İyiki de almış, Öğrenme-bilmek isteme arzularıma renkli renkli ışıklar yaktı.

Bi kitabı okurken, " bilmediğim ne çok şey var" farkındalığı, hem bilememenin eksikli, hemde öğrenmenin sevinci arasında mekik dokuyup durma hissi var ya işte o Muazzam bir olay.


Kitapta paylaşmak istediğim son Alıntı;
Nasıl ki yıldızlar Âleminde bir gezegenin yörüngesini belirleyen iki güneş varsa; nasıl ki belirli durumlarda farklı renklerdeki güneşler tek bir gezegeni aydınlatıyorsa, bazen kırmızı ışıkla, bazen yeşil ışıkla sonra da tekrar eş zamanlı olarak ona isabet ettirip rengarenk ışıklarla kaplıyorsa; biz insanlar da "yıldızlı gökyüzü" müzün karmaşık mekaniği sayesinde- farklı farklı ahlaklarla belirleniyoruz; eylemlerimiz dönüşümlü olarak farklı renklerde ışıldıyor, nadiren net oluyorlar-- rengârenk eylemlerde bulunduğumuz yeterince örnek var.
Friedrich Wilhelm Nietzsche Alman filolog, filozof, kültür eleştirmeni, şair ve bestecisidir. Felsefesi ironi ve metaforlarla doludur. Nietzsche’nin felsefe öğretisi, kendi çağına tümden bir karşı çıkış olarak görülmektedir. İnsanı akılcılıktan kurtarıp kendisi üzerinde düşünmeye yöneltmeye çalışır. Böylelikle üst insanı bulmayı hedefler. Tanrı'nın öldüğünü savunup insanları dünya hayatı üzerine düşünmeye sevk eder.

İyinin ve Kötünün Ötesinde eserinde kendi felsefesini özetlemeye çalışmıştır. Kitap dokuz bölümden oluşmakta. Her bölümde ayrı bir konuyu anlatmaya çalışır. Konuları; filozoflar, dinler, ülkeler, ahlak ilmi ve erdemlerdir.

Kitabın içeriğine gelecek olursak, Nietzsche Stoacıları aşağılar. Onları doğaya benzetir. Müsrif, amaçsız, düşüncesiz, belirsiz, kısır olarak niteler. Yaşamanın doğadan farklı olmaya çalışmak olduğunu söyler. Stoiklik en amiyane tabiriyle "kendini zorlamadır" der.

Vicdanı canavar olarak tanımlayan Nietzsche "Herkes özgür olamaz, özgürlük güçlülerin bir ayrıcalığıdır." der. Çünkü  güçlü insanların egemenliğinde, çoğunluktan ibaret olan ve sürü olarak nitelendirdiği insanlıkta ilerlemenin mümkün olduğunu düşünür.Kitapta fazlaca alt sınıf- üst sınıf çözümlemesi yapar. Üst sınıf yiyecek içecek gibi basit bir hizmeti alabilirken alt sınıfın alamayışını eleştirir. Köleliğin Avrupai tarzda medenileşmeden kaynaklı olduğunu savunur.

Mutluluğu ve erdemi tartışma konusu yapmayan Nietzsche herhangi bir şeye körü körüne bağlanmayı reddeder. Bunun ne olduğu farketmez. İster vatan, ister özgürlük, ister yarar sağlayacak herhangi bir bilim dalı...

Yahudiler ile ilgili düşünceleri de oldukça ilgi çekici. Ahlâkta ilk köle isyanını Yahudilerin çıkardığını düşünen Nietzsche onlara olan algıyı daima tersine çevirebildikleri için şu an bu konumdadırlar der. Medeniyetlerin onları " köle doğmuş insan" olarak yaftalamasına karşılık onların kendilerini"ulusların içinde seçilmiş halk" olarak tanımaları bu durumun en büyük örneğidir.

Kitapta dikkatimi çeken ve rahatsız eden bir diğer önemli konu ise kadınlar hakkındaki görüşleri. Kadınların aydınlanmasının doğru olmadığını, erkeklerin onları koruması gerektiğini savunur. Kadının erkekten korkması gerektiğini düşünen Nietzsche korkulmadığı takdirde en kadınsal içgüdüsünü kaybeder der.

Kitabın diline gelecek olursam konuşma havasında geçen kitapta çok fazla Latince kelime var ve çevirmen ne yazık ki hiçbirini açıklama gereği duymamış. Tutku Yayınevi'nin Enver Günsel çevirisi gerçekten çok çok yetersiz. Asla önermiyorum.

Kısacası benim için beyin yakan bir kitaptı diyebilirim.
"Her derin düşünür, yanlış anlaşılmaktan çok, doğru anlaşılmaktan korkar. Yanlış anlaşılmak belki kibrine acı verir: ama diğeri, sürekli: ah, neden siz de benim kadar zorluk çekmek istiyorsunuz ki? Diyen kalbine ve merhametine acı vermektedir."

Nietszche; depressif bir nihilist, hiçbir şeye inanmayan zor adam, gözlerimizle okumayı değil aklımızla okumamızı isteyen adam.
Güçlü! Güçlü! Güçlü ve deli.

Bireylerin gücü, tutku ve sevgisi hakkında derin bir kitap. Nietszche bu kitapta toplumun temel ilkelerin olduğu bir yaşam biçimi sunuyor. Şimdiye kadar ki her felsefeyi, varsayımsal bir ahlâk sistemi ya da azından ahlâkî bir amaçla aldatılmış olarak eleştiriyor. Batılı düşünce geleneği, hakikat ve Tanrı, iyi ve kötü kavramlarını çarpıcı bir şekilde reddediyor. Hristiyan dünyasının sahte dindarlıkla dolup taştığını ve bir köle ahlakı ile bulaştığını gösteriyor. Doğruya ulaşmayı değil, gerçekleri ahlâkî vaazlarını doğrulamak için yapıyor. İyinin ve kötünün ötesinde, hak eden şeyleri gerçekten sevebileceğini savunmaktadır. Nietszche'nin bizi sevmesi için birşeyleri haketmek kolay bir iş değil.

Kendiniz yaratmak size kalmiş. Hakikat ve bilginin doğasına dair anlayışlarından dolayı kulaklarınızı çekmeceden çıkartın, gözlerinizi açın ve onu okuyun, dinleyin.

''Sevgiyle yapılan her şey, iyiyle kötünün ötesinde yer alır.''
Öncelikle bu kitap sade bir nesir değil. Tek bir okuyuşla anlamakta zorlandığım yoğun ve şiirsel bir anlatımın çoğunlukta olduğu yerler esastı. İstisna olan ise, anlaşılması kolay olan ifadelerdi. Ayrıca çeviren yayınevi kitabın orijinalliğini bozmamak adına bazı noktalarda daha kolay anlaşılır bir çeviri yapmak yerine devrik ve şiirsel tarzda çevirerek yazarın üslubuna sadık kalmış. Bu incelemem içerikten daha ziyade şekil hakkında oldu. İçerik hususunda okuyucuya ön bir yargı vermek istemem.
İnsanın gemisi bu sulara sürüklenmişse, iyi! Çok iyi! Şimdi dişlerimizi sıkabildiğimiz kadar sıkalım bakalım! Gözlerimizi dört açalım ve ellerimizle dümene sıkı sıkı yapışalım! Gemimizle dosdoğru, ahlakın üzerine gidiyoruz, onu ezip geçiyoruz ve belki de bu şekilde oraya doğru yolculuğa çıkmaya cüret etmekle bizim kendi ahlakımızdan geriye kalanları da ortadan kaldırmış oluyoruz.
Aşiri karmaşik, Nietzsche ruhtan söz ederken, birden alakasiz bir yere getiriyor sözü. Yüksek konsantrasyon gerektiren bir kitap bende baş agrisi yapti. Almanlar Nietzsche'ye boşuna schwerkost demiyorlar yani zor anlaşilir...
Birçok açıdan niçe nin diline yaklaşmak insanı zorluyor. Her cümle okunduktan sonra bir süre aba istiyor. Tabi ki bu niçe nin zengin anlamlı düşüncelerinden. Güncel popüler roman ardına okurum diye düşünüyorsanız bi daha düşünün
Çok uzun yorumlar ile övmek istemiyorum kitabı standart bir okuyucu kitlesinin anlamasına imkan yok gerçek manada yabancı hissedeceğiniz su götürmez ağır bir kitap sadeleştirilmediği sürece çok kitap okumuş insanlar haricinde fazla kişinin anlayacağını sanmıyorum zaten tamamını anlayan kişinin nietzche den başkası olduğunu sanmıyorum. peki sen anladın mı derseniz inanın bayıldım ama çok fazla latince terime bulanmış ve özellikle yunan tarihinde olan şeyler üzerine yorumlarda bulunduğu ve bazı yerlerde konuyu bilmeyen kişi için anlamaya açık olmayan bir kitap olduğu için nietzche sadece kendisiyle aynı kitapları okumuş ve aynı bilgiyi paylaşan insanlara yönelik yazmış diyebilirim.
Şanslıyım ki çok büyük bölümü ile ilgili bilgim mevcuttu olmayan latince kelimelerle dolu yerler için de editör devreye girmişti bu kadar kitap okuyan ben bile bu kadarını anlıyorsam demek ki bu kitap gençler için ağır bir kitaptır 30 yaşını geçmiş insanlar daha rahat anlar.
Bu sene okuduğum en iyi kitaplar arasına girecek. Nietzsche zaten hayran olduğum bir yazar ve onun felsefesinin özeti niteliğindeki bu eser beni çok etkiledi. Çoğu cümleyi anlayabilmek için en az iki defa okumanız gerekiyor. Nietzsche'nin en ağır kitaplarından birini başarısız bir çeviride okuyorsanız kolay gelsin. Epey vaktinizi alacak, en yorucu eylem olan düşünmekle geçecek bu vakit. Ama sonunda dünyaya bakış açınız değişecek.

Nietzsche'nin genellemelerinden her zaman nefret etmişimdir. Yahudiler, çağdaş olduğu avrupa insanı ve kadınlar üzerine sayısız genellemesi canımı sıktı ama hak verdiklerim de oldu.

Hayırlı okumalar. İyinin ve kötünün ötesinde varlıklar olduğunuzu unutmayın!
Nietzche bu eserini 19 yy da yazmıştır bu kadar eski olmasına rağmen günümüz şartların da yaşayan bireyi de etkisi altına alır deyim yerindeyse bir ileri zaman kitabıdır.
Eserin her sayfasını araladığınızda her cümlesini okuduğunuzda bildiğiniz yoldan bile şaşırtıp belki de mutlak olan hakikate götürür niteliktedir.
Derinliği bilinmeyen okyanuslarda kulaç atmak isteyenler için fazlası ile ağır ve yoğundur.
Bugüne dek erkekler kadınlara hep,
Yollarını şaşırıp yükseklerden onlara doğru gelmiş olan kuşlar gibi davranmışlardır.

Kadınların,
daha narin,
daha kolay incinebilir,
daha yabani,
daha tuhaf,
daha tatlı,
daha fazla ruh dolu olan
ama aynı zamanda da

Kaçıp gitmemesi için kafese kapatılması gereken bir şey olduğuna inanmışlardır.
Bir şeye az değer biçildiğinde değil,
ancak eşit veya daha fazla değer biçildiği zaman nefret edilir.
"Bunu ben yaptım" diyor hafızam. "Bunu ben yapmış olamam" -diyor gururum ve amansız olmayı sürdürüyor. Nihayet -hafıza boyun eğiyor.
Neşelidir ama hiç sıkıntısı olmadığından değil, kendi sıkıntısına dokunacak parmakları ve tutamakları olmadığından.
Friedrich Nietzsche
Sayfa 127 - Türkiye İş Bankadı Kültür Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İyinin ve Kötünün Ötesinde
Baskı tarihi:
Şubat 2017
Sayfa sayısı:
256
ISBN:
9786053327578
Orijinal adı:
Jenseits von Gut und Böse
Çeviri:
Mustafa Tüzel
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Friedrich Wilhelm Nietzsche (1844-1900): Geleneksel din, ahlak ve felsefe anlayışlarını kendine özgü yoğun ve çarpıcı bir dille eleştiren en etkili çağdaş felsefecilerdendir. Bonn Üniversitesi'nde teoloji okumaya başlayan Nietzsche daha sonra filolojiye yöneldi. Leipzig Üniversitesi'nde öğrenimini sürdürdü, henüz öğrenci iken Basel Üniversitesi filoloji profesörlüğüne aday gösterildi. 1869'da sınav ve tez koşulu aranmadan, yalnızca yazılarına dayanarak doktor unvanı verilen Nietzsche profesörlüğü sırasında klasik filoloji çalışmalarından uzaklaştı ve felsefeyle uğraşmaya başladı. Tragedyanın Doğuşu, Zamana Aykırı Bakışlar, İnsanca Pek İnsanca (Karışık Kanılar ve Özdeyişler, Gezgin ve Gölgesi), Tan Kızıllığı, Şen Bilim, Böyle Söyledi Zerdüşt, İyinin ve Kötünün Ötesinde, Ahlakın Soykütüğü, Ecce Homo, Wagner Olayı, Dionysos Dithyrambosları, Putların Alacakaranlığı, Deccal, Nietzsche Wagner'e Karşı başlıca büyük eserleri arasında yer almaktadır.

Kitabı okuyanlar 238 okur

  • Nobody
  • Gizem Orhan
  • Emir
  • Batuhan
  • Harun Sarıpınar
  • Lililer
  • Umut
  • Okur yazar
  • Kadir Hacıfazlıoğlu
  • Gökhan Aktaş

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.1
14-17 Yaş
%7.2
18-24 Yaş
%28.9
25-34 Yaş
%30.9
35-44 Yaş
%21.6
45-54 Yaş
%5.2
55-64 Yaş
%2.1
65+ Yaş
%2.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%39.8
Erkek
%60.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%39.7 (25)
9
%22.2 (14)
8
%19 (12)
7
%11.1 (7)
6
%0
5
%6.3 (4)
4
%0
3
%0
2
%1.6 (1)
1
%0

Kitabın sıralamaları