Kitap
Cinsellik Üzerine

Cinsellik Üzerine

OKUYACAKLARIMA EKLE
8.0
484 Kişi
2.277
Okunma
564
Beğeni
45,2bin
Gösterim
152 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 4 sa. 18 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Say Yayınları · Temmuz 2017 · Karton kapak · 9789754680225
Diğer baskılar
İnsanın ve hayvanın cinsel gereksinimlerini açıklamak için biyolojide bir "cinsel dürtü"nün varlığı kabul edilir; aynı şekilde, açlığı anlatmak için bir beslenme karşılığı bir kelime yoktur. Halkın görüşü, cinsel dürtünün niteliği ve karakterleri üzerine bazı kesin düşünceler ileri sürer. Freud, bu noktada müdahale etme gereği duyar ve cinsel bastırmaların çocuk üzerinde nasıl evrildiğini sergiler. Freud'un anlaşılmasındaki kilit rolü oynayan ve büyük gürültüler koparan, sert tartışmalara yol açan Cinsiyet ÜZerine, denebilir ki her aynının, hatta her anne/babanın mutlaka okuması gereken temel yapıtlardan biridir. (Tanıtım Yazısından)
5 mağazanın 32 ürününün ortalama fiyatı: ₺15,04
8.0
10 üzerinden
484 Puan · 89 İnceleme
Oğuz Aktürk
Cinsellik Üzerine'yi inceledi.
152 syf.
·
2 günde
·
9/10 puan
Korkmuyorum, Susmuyorum, Öğreniyorum!
Bu kitabı okumaya başladığımdan beri 100den fazla kişi beni takipten çıktı. Demek ki bir şeyleri görmekten ve duymaktan hala korkuyoruz. Ama neden korkuyoruz? Kendi cinsel kökenlerimizi öğrenmekten mi? Artık Berlin Duvarı gibi olmuş tabularımızı bir bir devirmekten mi? Neden korkuyoruz?! Çocukluğumuzdan beri cinsellik konusu ne zaman geçerse geçsin bize hep "Şş, çok ayıp sus bakiyim" denilerek ayıplanıp susmak öğretildi. Cinsel eğitim verilip özel bölgelerimiz öğretileceği yerde bastırılıp içimize kapanmak öğretildi. Bu konuyla ilgili bir şey merak edip ailemize sorduğumuzda bize hiç cevap vermeyen duvarlara bakmak öğretildi... Bütün bunlar arasında kendi kendimizi nasıl eğitebilirdik? "Hadi göster amcalara bamyanı" dendi, cinsellik bir güç gösterisi olarak kodlandı. Lisedeki biyoloji derslerinde üreme sistemi anlatılırken herkes dersi kaynattı, cinsellik bir şaka malzemesi sanıldı. Üniversitede milli olup olmadığın üzerinden arkadaş ortamlarında yoklama alındı, cinsellik bir istatistiğe dönüştü. Bu muydu lan sizin anladığınız cinsellik? Bakın Freud bu kitabında hepinize ne diyor: "Çocuk, cinsel araştırmalarında her zaman yalnızdır; bu onun için dünyaya yönelmek amacıyla attığı bir ilk adımdır ve o zamana kadar tam bir güven beslemiş olduğu çevresindeki insanlara karşı kendisini yabancı hissedecektir." [s.96] Hangimiz yalnız ve yabancı hissetmedik ki kendimizi? Hangimiz ezilip büzülmedik ki bu konuda cahil bırakılışlarımızla? Hangimiz elimizdeki farkındalık balyozuyla o tabu tuğlalarından oluşan duvarları kırmak istemedik? Yaradılışımızı ve Adem ile Havva'yı hatırlasak yeterdi aslında. Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisinde ilk basamaktaki fizyolojik ihtiyaçlarda cinselliğin de olduğunu hatırlasak yeterdi. Sigmund Freud'un Cinsellik Üzerine kitabını okusak biraz olsun düzelebilmek için yeterdi bütün bunlar... Okudum ben de bu kitabı ve öğrendim aslında yetişkin cinselliğinin de kökeninin çocuklukta olduğunu. Öğrendim bir çocuğun yemek yemeyi öğrenmeye başladıktan sonra cinsel dürtüsünün yemek yemekten ayrıştığını. Öğrendim eski çağlardaki vurgunun cinsel dürtü, şimdiki vurgunun ise cinsel nesne üzerinde olduğunu. Öğrendim cinsel nesneyi tanımlamak için bilinçdışımız ile bilincin nasıl fazla mesaiyle çalıştığını. Sanırım bu kitabı okuyarak dünyadaki en büyük günahı işledim: Öğrenmeyi! Kendimizi bastırmakla hiçbir şey kazanamayız, insan bastırıldığı yerden patlar elbet. Kendimizi ne kadar bastırırsak bastıralım aslında farkında olmasak da narsistlik, cinsi sapıklık, nevrozlar ve klinik vakaların olma ihtimalini artırıyoruz kendi kendimize. Neden kendimize böyle bir kötülük yapmak yerine Freud'un bu kitabını okumayalım ki? Cinselliğimiz yıllarca toprağın altında saklı kalmış olan altın dolu bir define gibi bizim tarafımızdan keşfedilmeyi bekliyor. O toprağı bilinç ve cesaret adlı kazma küreklerimizle kazmak, defineyi bulmak ise sadece bizim elimizde. Defineyi bulma yolunda bu kazma küreklere yardımcı olarak yanımızda bazı ekstra teçhizatlar getirmemiz gerekebilir. Big Mouth gibi bir diziyi izleyerek ya da Cinsellik Üzerine, Yaşasın Orgazm, Cinselliğin Tarihi gibi bu konudaki kitapları okuyarak dünyadaki her insanın sadece kendisine özgü olan bu define haritasını bulmanın vakti gelmedi mi artık?
Cinsellik Üzerine
8.0/10
· 2.277 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
14
374
Kurdîka☭
Cinsiyet Üzerine'yi inceledi.
98 syf.
Spoiler şeysinden içermiyor..
Sigmund' Cuğumun okuduğum ilk kitabı. Kitabı 93 günde bittirmemin sebebi sınavdan sonra devam etmeyi düşünüyordum ama sonra vazgeçtim (vazgeçmem biraz zaman almış). Her neyse sevgili okur. Kitab gâyet güzeldi dili çok ağır değil eğer cinsellik, cinsiyet üzerine bilgi edinmek için okumak istiyorsanız ilk bu kitaptan başlamayın derim :-D .. • Sigmund' Cuğum bir çok saptamanın anne sütünü emmekten başladığı kanısında haklı tarafları var elbette ki ama bir çoğu 'yoğ artığ' dedirtti açıkçası. • LGBT bireyleri için birazcık sert davranmış diyebilirim çocukluktan gelen histerik düşüncelerin sonradan (tedavi edilebilir) bir hastalık olarak düşünüyor diyebiliriz açıkçası. • Cinsellik sırasında sadistçe davranından tut kendinisini kocasına (partnerine) karşı hep yetersiz gören hanımefendilere kadar her şeyden bahsetmiş. (Dipnot: Bu aralar denk geldiğim bir şey var. Sevgili okur cinsellik ayıp bir şey değil, kendiniz için korkulu bir şey olarak görmeyin hep okuyun hep araştırın.) Bilgiye Hepp Aç Olun ^.< Renkliiii, Keyifliii Okumalar Dileriiiimmm ♡..
Cinsiyet Üzerine
8.0/10
· 2.277 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
1
23
Adem
Cinsellik Üzerine'yi inceledi.
152 syf.
·
10/10 puan
Halen kitabı hazmetmeye çalışıyorum ama sıcağı sıcağına bir inceleme yapmak doğru olur diye düşünüyorum. Hazmedemeişim sanırım geleneksel bilgilerden kaynaklanıyor. Bunlar arasında benim yanlışlarım; 1) "cinsellik ile çocuk" aynı cümlede yer alamaz. 2) "İnversiyon" (dönüklük veya eşcinsellik) viladi (doğuştan) gelen bir özelliktir. 3) "ensest şevk" bir hastalıktır. 4) "pedofili" (sübyancılık) her zaman için bir hastalıktır. 5) "Hayvana" yahut herhangi uçuk bir materyale (örn: damacana) yönelik duyulan arzu Kesinlikle hastalıktır. Bunlar şu an aklıma gelen ve birçok ortamda hararetle savunduğum doğrularım (aslında yanlışlarımmış) ki eminim bu konularda çoğunuz benimle aynı fikirdesinizdir. En başından söyleyeyim; yazarın bunları normalleştirmek ya da gerekliliğini savunmak gibi bir niyeti yok. İlk hazzın incelenmesinde bebeğin emme faaliyetini yani oral dönemini şöyle tanımlıyor; "çocuğun dudaklarının erojen bölge rolü oynadığını ve sıcak süt akışının neden olduğu uyarmanın haz doğurduğunu söyleyeceğiz." Dikkat edin ağız erojen bölge olarak ifade ediliyor. Yani bu dönemde haz organı ağızdır ve doğal olan emme işlemini gerçekleştirmesini sağlayarak haz alması sağlanmazsa ilk libido (bastırılmış haz ) ortaya çıkmış oluyor. Libidoların bastırılması ise bizi ikinci yanlışı düzeltmeye götürüyor. Bazı İnversiyonlar viladi olsa da libidoların bastırılması da çoğunlukla cinsel tercihi yönlendiriyor. İnversiyon içerisinde ensest ile ilgili yanlışımız da var. Aslında çocuk ebeveyne karşı cinsel arzu duyar ama bunlar iğrenme, utanma, toplum baskısı, kültür gibi dış etkenler ile yönlendirildiğinden bastırılır ve bilinç altına itilir. Çocuk ile karşı cins ebeveyn arasındaki ilişkiler birey psikolojisinde çok etkili oluyor. Örneğin kadının cinsel arzusu karşılanmaz ve kadın bu hazzı istem dışı erkek çocuğa yönlendirirse çocuk tahrik olmuş oluyor ve bu yüzden bilinç altına itilmiş arzu derin utanma duygusu yaratarak kişilikte tahribatlara yol açıyor. (Bu konu için bakınız: Oedipus Kompleksi) Ve yine çağımızın bir getirisi olarak kadınların çalışması ve çalışırken de bakıcı olarak çocuk ile ortak cinsiyete sahip bakıcı seçmesi ilerde İnversiyona sebep oluyor. Çünkü bakıcı çocuğu temizlerken, onunla ilgilenirken dokunuşlar ile onu rahatlatır. Çocuk ile bakıcı arasındaki bağ ilerleyen zamanlardaki tercihlerini belirler. Çocuğun bakıcıya karşı bu hazzı yazar tarafından şöyle gözlemlenmiş; Çocuk gece karanlıkta yattığı odadan sesleniyor. “Teyzecim konuş benimle. Korkuyorum, çok karanlık. Teyzesi; “Ne faydası olacak” der, “beni görmüyorsun ki”. “Olsun” der çocuk, “biri konuşunca aydınlık oluyor”. 5. Yanlışım olarak saydığım yanlış ile ilgili ise cinsel nesne açıklaması yapılıyor. Özne kendine bir nesne yaratmak zorundadır. Burada da tercih değil zorunluluk devreye giriyor. Mesela hapishane, askeriye gibi yerlerde dönük olmayan bireylerin ortak cinsiyeti cinsel nesne olarak görmesi buna örnek olarak veriliyor. Köylerde hayvanlar ile yaşayan insanların nesne olarak görebileceği şey hayvanlardır, eğitim görevlisinin ise çocuklar. Elbette bu sonuçlar bizi tekrar tekrar libodonun bastırılmaması gerektiği sonucuna getiriyor. Cinsel Özne, cinsel nesne ve cinsel haz kendini tamamlama yolunda hiç bir engeli tanımıyor. Düzenli bir cinsel yaşantının varlığı sizin hayatınızda daha başarılı olmanızı sağlar. Çocuk eğitiminde ve cinsellik konusundaki yanlışların düzeltilmesinde çok faydalı olacağına inandığım bir kitap. Unutmayın ki doğrusunu bilmek yanlışları düzeltmenin ilk adımıdır. Kesinlikle okunmalı. . "Her şeyi yazdın, okumanın ne anlamı kaldı?" demeyin, on katı bilgi var bu kitapta. :-) İyi okumalar dilerim...
Cinsellik Üzerine
8.0/10
· 2.277 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
1
68
Selvok
Cinsellik Üzerine'yi inceledi.
152 syf.
·
4 günde
·
Beğendi
·
Puan vermedi
Uzun zamandır ertelediğim bir kitaptı şimdi bitirebildim ve her bireyin kadın-erkek okuması gerektiğini düşünüyorum cinsellik utanılacak bir şey asla değildir. Önce zihinlerimize bunu bir yerleştirelim. Türkiye'de cinsellik namus belası olarak biliniyor tabuları yıkın bu kitapla adım atabilirsiniz... Her neyse uzun inceleme sevmiyorum iyi okumalar
Cinsellik Üzerine
8.0/10
· 2.277 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
19