Cinsellik Üzerine

Sigmund Freud
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·192 syf.··
2021 54. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2021 00:56
Haftasonu yavaş yavaş okurum diye başladığım ve bir çırpıda okunan bitince ne ara okuyup bitirdiğimi anlamadığım bir kitap oldu. Öncelikle kitap Freud un düşünceleri aksine analizlerden bahsedilen bir kitap. Ve bu kitabı bence her anne baba ya da anne baba olmak isteyen olacak olan kişilerin okuması gerekiyor. Çocukluk yıllarından başlayıp aslında halk arasında doğru bildiğimiz yanlışların temel sebeplerini de açıklamış kendince. Eşcinselliğe, fetişizm, sadizm ve mazoşizm, oedipus gibi bir sürü kavrama açıklayıp aslında halk arasında “hastalık, sapkınlık vb.” Olarak adlandırılan davranışların sebeplerini açıklıyor. Çoğunluk olarak çocukluk Çağlarında yaşanan travma tarzı şeylere bağlasa da bu cinsel yönelimleri bence oldukça faydalı ve bir çok şey öğrenebileceğimiz bir kitap. Her eğitimci, anne babanın okuması irdelemesi gereken bir eser. Ben bir kez daha Notlar alarak okuyacağım bu eseri. Okumak isteyenlere bir çırpıda değil de yavaş yavaş sindirerek Notlar alıp düşünerek okumalarını tavsiye ederim.
Cinsellik ÜzerineSigmund Freud · Olimpos Yayınları · 20205,6bin okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 1. kitabı
Sigmund Freud’un Cinsellik Üzerine adlı eseri, psikanalitik kuramın en temel ve aynı zamanda en tartışmalı alanlarından birini ele alır: insan cinselliğinin kökeni, gelişimi ve psikolojik yapı ile ilişkisi. Bu eser yalnızca biyolojik bir cinsellik anlatısı sunmaz; aksine, cinselliği insan ruhsallığının merkezine yerleştirerek çocukluk deneyimlerinden yetişkin kişiliğine uzanan bir süreklilik içinde inceler. Okuma sürecim boyunca en dikkat çekici nokta, Freud’un yetişkin cinselliğini düşündüğümüzden çok daha erken dönem yaşantılarına dayandırması oldu. Kitap, içerdiği yoğun psikanalitik terminoloji nedeniyle akıcı bir okuma deneyimi sunmuyor. Libido, dürtü, bastırma, sapma, infantil cinsellik gibi kavramlar sürekli teorik bağlam içinde ele alındığı için metni sindirmek zaman aldı. Bu nedenle okurken birkaç kez uzun ara verme ihtiyacı hissettim. Freud’un yazım tarzı da günümüz bilimsel metinlerinden farklı olarak daha yorumlayıcı ve kuramsal olduğu için, metni anlamak yalnızca okumayı değil, kavramlar arasında zihinsel bağlantılar kurmayı gerektiriyor. Ancak bu zorluk, kitabın entelektüel değerini azaltmıyor; aksine, metnin derinliğini gösteriyor. Freud’un en çarpıcı iddialarından biri, cinselliğin ergenlikle başlamadığıdır. Ona göre cinsellik, doğumdan itibaren var olan bir dürtüsel enerjidir ve farklı gelişim evrelerinden geçerek biçim değiştirir. Oral, anal ve fallik dönemler aracılığıyla çocuklukta şekillenen deneyimler, yetişkinlikteki cinsel yönelimleri, tercihleri ve hatta kişilik yapısını etkileyebilir. Bu bakış açısı, günlük hayatta “cinsellik = yetişkinlik” şeklindeki basit anlayışı kökten sarsıyor. Özellikle yetişkin cinselliğinin temellerinin çocukluk yaşantılarına dayanması fikri benim için şaşırtıcı ve düşündürücüydü. Freud’un şu sözü kitabın temel
Cinsellik ÜzerineSigmund Freud · Olimpos Yayınları · 20205,6bin okunma
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
Çocuksu Nesneler Seçmenin Uzak Etkileri – Libidosunun yasak bir saplanımını önlemiş olan kimse, bununla bile, onun etkisinden kurtulmuş değildir. Bu, hiç kuşkusuz genç bir adamı ilk ciddi aşkları için olgun yaşta bir kadını seçmeye ve genç kızı, yaşlı bir adamı sevmeye götüren yansımadır. Cinsellik Üzerine
Cinsellik ÜzerineSigmund Freud · Olimpos Yayınları · 20205,6bin okunma
Cinsellik Üzerine
7/10
·192 syf.··
2023 21. kitabı
Freud kitabı yazarken o dönemi ve sahip oldukları bilgileri göz önünde bulundurmuş ve bunu da okuyucusuna sürekli belirtmiş. Haliyle 2023de okurken bunu görebiliyorsunuz. Ama bununla birlikte günümüzde de muallakta olan fikirlerde barındırıyor içerisinde.
Psikanaliz
Cinsellik ÜzerineSigmund Freud · Olimpos Yayınları · 20205,6bin okunma
Yanlış ve çokça eleştirilen bilgilere sahip kitap Freud okurunu epey üzmüştür. Doğru şeyler barındırsa da anne ve çocuk arasında ki bahsedilen meseleler hakkında yanlış olduğunu düşünüyorum.
Psikoloji
Cinsellik ÜzerineSigmund Freud · Olimpos Yayınları · 20205,6bin okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2021 42. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2021 23:47
Psikanalizin kurucusu Freud, bu eserinde cinselliğe dair yazdığı makaleleri bir araya getirmiş ve bu makalelerde bireyin psikoseksüel gelişimi üzerinde durmuş aynı zamanda bu gelişimin bireyin ruhsal ve toplumsal yaşamındaki etkilerine değinmiştir. Her bireyin özellikle de çocuk sahibi olan bireylerin çocuklarının psikoseksüel gelişimini nasıl tamamladıklarını takip etmeleri açısından okuması gerektiği bir kitap olduğunu düşünüyorum
Cinsellik ÜzerineSigmund Freud · Olimpos Yayınları · 20205,6bin okunma
Cinsellik
5/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2024 10. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2024 05:04
Psikanalizin kurucusu Freud, bu eserinde cinselliğe dair yazdığı makaleleri bir araya getirmiş ve bu makalelerde bireyin psikoseksüel gelişimi üzerinde durmuş aynı zamanda bu gelişimin bireyin ruhsal ve toplumsal yaşamındaki etkilerine değinmiştir. Çocukluk yıllarından başlayıp aslında halk arasında doğru bildiğimiz yanlışların temel sebeplerini de açıklamış kendince. Eşcinselliğe, fetişizm, sadizm ve mazoşizm, oedipus gibi bir sürü kavrama açıklayıp aslında halk arasında “hastalık, sapkınlık vb.” Olarak adlandırılan davranışların sebeplerini açıklıyor. Bunun yanında absürt olduğunu düşündüğüm bazı konular var …. parmak emmenin cinsel bir eylem olduğunu ve ya erkekler tarafından yetiştirilmiş erkeklerin eşcinsel olma ihtimalleri veya çocuk ile anne arasındaki meme emme olayları fazlaca abartılı olarak gördüm …
Psikoloji
Cinsellik ÜzerineSigmund Freud · Olimpos Yayınları · 20205,6bin okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2022 11. kitabı
Freudyen kuralların Freudin şahsı üzerine kuru olduğunu unutmamak daha doğru olur diye düşünüyorum... Baldızı ile yaşadığı ilişkiyide incelemek gerekiyor :))
1000k
Cinsellik ÜzerineSigmund Freud · Olimpos Yayınları · 20205,6bin okunma
Sigmund Freud Cinsellik Üzerine
Puan vermedi·192 syf.··
2024 1. kitabı
·
156 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2024 18:59
Bubtür kitaplar beğenilecek ve ya beğenilmeyecek kitaplar değiller ama yine de eski tarihlerden yazılmış bir kitap olarak bazı konuların absürt olduğunu düşünüyorum. Mesela parmak emmenin cinsel bir eylem olduğunu ve ya erkekler tarafından yetiştirilmiş erkeklerin eşcinsel olma ihtimallerinin daha yükske olduğunu yazan bir bölüm var. Ama biz çocuklar yıllardan beri dişi birey olan annelerimiz tarafından besleniyoruz, büyüyoruz. Bir kadın olarak o zaman tüm kadınların eşcinselliğe (meme emiyoruz birde o var) yatkınlığı daha yüksekte olmaz mı? Hep eril cinselliğinden bahsedilmiş ama bu soruyu cidden sormak isterim. Kadınlarında erilsel bir cinselliğe sahip olduğu ile alakalı garip bir tutumu var froyd'un, peki erkeksi cinsellik ne demek? Burada bir psikiyatr ve ya psikolog vsrsa cidden modern tıbba göre cevaplayabilirse çok çok sevibirim çünkü neden eril bir davranış olduğunu anlamadım. Evet, klitoris genel olarak penisin küçük verisyonu gibi ama neden eril cinselliği olarak advedilmiş anlamadım sadece. Birde anneye ve ya babaya düşkünlük muhabbeti, elektra ve oidipus kompleksinin gerçek olduğunu biliyorum ama en küçük ilginin bile aşka yorumlanması bana saçma geldi mesela. Karanlık olduğunda annenin elini tuttuğunda falan filan dediği yer var ya, ne bileyim çok absürt gelmişti. En basit cinsel iliskide bile cinsel sapma dediğimiz olayın bu kadar abartılarak anlatılması da çok çok çok garip. Cinsel fanteziler ve gerçek hayatın abartılı derecede yakın olduğunu düşünmüyorum. Mesela cinsellikte sertliği seven bir kadın gerçek hayatta kocanın ona uyguladığı şiddeti sevmek zorunda mı? Ve ya tam tersi.
Edebiyat
Cinsellik ÜzerineSigmund Freud · Olimpos Yayınları · 20205,6bin okunma
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2020 77. kitabı
Halen kitabı hazmetmeye çalışıyorum ama sıcağı sıcağına bir inceleme yapmak doğru olur diye düşünüyorum. Hazmedemeişim sanırım geleneksel bilgilerden kaynaklanıyor. Bunlar arasında benim yanlışlarım; 1) "cinsellik ile çocuk" aynı cümlede yer alamaz. 2) "İnversiyon" (dönüklük veya eşcinsellik) viladi (doğuştan) gelen bir özelliktir. 3) "ensest şevk" bir hastalıktır. 4) "pedofili" (sübyancılık) her zaman için bir hastalıktır. 5) "Hayvana" yahut herhangi uçuk bir materyale (örn: damacana) yönelik duyulan arzu Kesinlikle hastalıktır. Bunlar şu an aklıma gelen ve birçok ortamda hararetle savunduğum doğrularım (aslında yanlışlarımmış) ki eminim bu konularda çoğunuz benimle aynı fikirdesinizdir. En başından söyleyeyim; yazarın bunları normalleştirmek ya da gerekliliğini savunmak gibi bir niyeti yok. İlk hazzın incelenmesinde bebeğin emme faaliyetini yani oral dönemini şöyle tanımlıyor; "çocuğun dudaklarının erojen bölge rolü oynadığını ve sıcak süt akışının neden olduğu uyarmanın haz doğurduğunu söyleyeceğiz." Dikkat edin ağız erojen bölge olarak ifade ediliyor. Yani bu dönemde haz organı ağızdır ve doğal olan emme işlemini gerçekleştirmesini sağlayarak haz alması sağlanmazsa ilk libido (bastırılmış haz ) ortaya çıkmış oluyor. Libidoların bastırılması ise bizi ikinci yanlışı düzeltmeye götürüyor. Bazı İnversiyonlar viladi olsa da libidoların bastırılması da çoğunlukla cinsel tercihi yönlendiriyor. İnversiyon içerisinde ensest ile ilgili yanlışımız da var. Aslında çocuk ebeveyne karşı cinsel arzu duyar ama bunlar iğrenme, utanma, toplum baskısı, kültür gibi dış etkenler ile yönlendirildiğinden bastırılır ve bilinç altına itilir. Çocuk ile karşı cins ebeveyn arasındaki ilişkiler birey psikolojisinde çok etkili oluyor. Örneğin kadının cinsel arzusu karşılanmaz ve kadın bu
Eğitim
Cinsellik ÜzerineSigmund Freud · Say Yayınları · 20175,6bin okunma

Yazar Hakkında

Sigmund FreudYazar · 139 kitap
Sigmund Freud, 6 Mayıs 1856'da, Freiberg in Mähren, Moravya, Avusturya İmparatorluğu'nda (günümüzde Příbor, Çekya) doğdu. 23 Eylül 1939'da, Londra, Birleşik Krallık'da öldü. Psikanaliz öğretisini geliştirmiş olan Yahudi kökenli Avusturyalı bir nörologtur. Kişiliğin 5 farklı dönemden geçerek geliştiğini öne süren Psikoanalitik Kuram'ın kurucusudur. Orta seviye bir Yahudi yün tüccarının, kırk yaşındayken, kendisinden yirmi yaş küçük bir kadınla yaptığı ikinci evliliğinden dünyaya geldi. Ekonomik bunalımdan dolayı ailesi Viyana'ya yerleşmek zorunda kaldıklarında, Freud henüz 4 yaşındaydı. 1938 yılına kadar burada yaşadı. Lisede Latince, Fransızca ve İngilizce öğrenirken kendi çabalarıyla da İbranice, İspanyolca ve İtalyanca öğrendi. Başarılı bir öğrenciydi. Başlangıçta istemediği halde Goethe'nın yapıtlarından etkilenerek tıp okumaya karar verdi. Üniversite yıllarında Yahudi düşmanlığıyla karşılaştı, okuldaki arkadaş çevresinden dışlandı. 1876 yılında fizyolojist Brücke'nin laboratuvarına girdi, burada anatomopatoloji ve insan sinir sistemi üzerine araştırmalar yaptı. 1881'de tıp öğrenimini bitirdi. 1883'te dönemin ünlü beyin anatomisi ve nöropatoloji uzmanı Dr. Theodor Meynert'in yönetiminde psikiyatri kliniğinde asistan olarak çalışmaya başladı. 1884'de kokain üzerine bir inceleme yapmakla görevlendirildi. 1884'te kokainin analjezik özelliklerini keşfetti, anestezik niteliklerini ise sezinledi. (Yaşamım ve Psikanaliz adlı yapıtında kokainin anestezik niteliklerini aslında bildiğini, yalnız tıp çalışmalarını bıraktığından dolayı bunların başkaları tarafından ortaya çıkarıldığını ileri sürer.) Aldığı bir bursla 1885'te Paris'e gitti, Salpêtriê Hastanesi'nde, Jean Martin Charcot'nun yanında staja başladı. Burada histerinin belirtilerini, hipnotizma ve telkinin etkilerini gözlemledi. Charcot'dan çok etkilendi. (Yaşamım ve Psikanaliz 'de Charcot'ya ne kadar düşkün olduğu görülür) Charcot'nun konferanslarını Almancaya çevirdi ve 1886'da yayımladı. 1886'da Paris'ten ayrılarak Berlin'e gitti. Burada çocuk nöropatolojisiyle ilgilendi. Viyana'ya dönerek özel hekimliğe başladı. 1886 ekim ayında 4 yıldır nişanlı olduğu Martha Bernays ile evlendi. Sinir hastalıkları ve histeri şikayetiyle kendisine başvuranlar üzerinde dönemin ünlü tedavi yöntemlerini, elektroterapi ve hipnotizmayı uyguladı. 1887'de Dr. Bernheim'in Telkin ve Telkinin Tedavideki Uygulamaları Üstüne adlı kitabını çevirdi. Elizabet von R. adındaki bir kadın hasta kendisini serbest çağrışım yöntemine zorlayınca hipnozdan vazgeçti. 1892 - 1895 yılları arasında Charcot'nun Salı Günü Dersleri adlı kitabının çevirisini, savunma psikonevrozları üzerine bir makaleyi ve saplantılar ve fobiler üzerine başka bir makaleyi Breuer ile ortaklaşa hazırladı. Ancak tıp çevrelerince Histeri Üzerine İncelemeler hoş karşılanmadı. Bu yapıtta psikanalizin temel ilkelerine rastlanır. 1896 yılında babasının ölümü üzerine derin bir bunalıma girdi ve sistematik olarak kendini çözümlemeye başladı. Yine aynı yıl Breuer'le nevrozların cinsel açıdan açıklanması konusunda ters düşerek yollarını ayırdı. Histerinin cinsel etiyolojisi üzerine verdiği bir konferans skandala yol açtı. Bu dönemde W. Fliess'le yazışmaları, özçözümleme süreci, hayatı üzerinde önemli etkiler yarattı. (Bu yazışmaları Freud'un ölümünden sonra eşi ve kızı tarafından kamuoyuna duyurulmuştur. Freud psikanalize özel hayatını karıştırmak istemediğinden, kişisel kayıtlar bırakmamış, birçok yazışma ve mektubunu ölümünden önce yakmıştır.) Hayatının 10 yıl süren bu döneminde, Freud hem yandaş, hem öğrenci bakımından yalnız kaldı. Kendini hastaların tedavisine ve psikanalizin yaratılmasına yoğunlaştırdı. Bu sürecin sonucu olarak 1897'de Oedipus Kompleksi, 1900'de Düşlerin Yorumu (iki cilt) adlı eserler ortaya çıktı. 1908'te Viyana Psikanaliz Derneği kuruldu. Bu olay, Freud için bir dönüm noktasıydı, Yaşamım ve Psikanaliz kitabında buna büyük yer verdi. Ancak bu tarihten önce bile Freud'un çevresinde çözümlemenin giderek kurumlaştığı görülür. 1902'den sonra "Çarşamba Günleri Psikoloji Derneği", adı altında başta P. Federn, O. Rank, W. Stekel ve Alfred Adler olmak üzere, Freud'un ilk yandaşları bir araya toplandılar. 1904'de E. Bleuer'le yazışmaya başladı. 1907'de Bleuer'in asistanı Carl Gustav Jung tarafından ziyaret edilir. Jung aynı yıl Zürih'te Freud Derneği'ni kurdu. Bu Freud için büyük bir başarıydı, zira psikanaliz artık ülke sınırlarının dışına çıkmıştı. Takip eden yıllarda Jung, 1. Psikanaliz Kongresi'ne katıldı ve psikanaliz üzerine konferanslar vermek üzere Freud ile birlikte ABD'ye yolculuk etti. Freud, 1910 - 1920 yıllarında Psikanaliz Üzerine, Bir Paranoya Vakası Özyaşam Öyküsü Üzerine Psikoanalitik Gözlemler: Başkan Screber, Totem ve Tabu, Narsizmin İncelenmesine Giriş, Yas ve Melankoli adlı eserleri yayımladı. 1923'de kendisine üstçene ve damak kanseri tanısı kondu. İzleyen yıllarda 33 kez ameliyat oldu. Sürekli protez takması gerektiğinden dolayı uzun yıllar konuşma ve yemek yeme sıkıntısı çekti. 1938'de Naziler'in Viyana'ya girmesiyle birlikte en küçük çocuğu Anna ile birlikte Avusturya'yı terk etmek zorunda kalarak Londra'ya yerleşti. Ölümüne dek tedavi ve çalışmalarına burada devam etti. Freud, prensipleri gereği kişisel hiçbir özel belge, anı defteri, mektup bırakmamış, hepsini yakmıştır. Bu nedenle, Freud'a dair ilk ve en kapsamlı bilgiler ilk olarak yakın dostu İngiliz psikaytr Ernest Jones'un 1953'te yayımlanan üç ciltlik Sigmund Freud'un Yaşamı ve Yapıtları adlı kitabıyla ortaya çıkarıldı. Eserleri - Zur Psychopat­hologie des Alltagslebens (Günlük Yaşa­mın Psikopatolojisi) - Die Traumdeutung (Düşlerin Yorumu) - Über Psychoanaly­se (Psikanaliz Üzerine Beş Ders) - Totem und Tabu (Totem ve Tabu) - Zur Einführung des Narzissmus (Narsisizmin İncelenmesine Giriş) - Unbehagen in der Kultur (Uygarlı­ğın Huzursuzluğu) - Jenseits des Lustprinzips Das Ich und das Es (Haz İlkesinin Ötesinde Ben ve İd) - Der Mann Moses und die monotheistische Religion (Musa ve Tektanrıcılık) - Cinsellik Kuramı Üzerine Üç Deneme, 1905 - Der Witz und seine Beziehung zum Unbewussten, Nükte ve Bilinçdışı'yla İlişkisi, 1905 - Psikanalizin Tarihçesi, 1914 - Psikanalize Giriş Dersleri, 1917 - Yaşamım ve Psikanaliz, 1925 - Tutukluk, Semtom ve Korku, 1926 - Bir Yanılsamanın Geleceği, 1927 - Kültür İçindeki Huzursuzluk, 1930 - Psikanaliz ve Uygulama, - Psikanaliz Üzerine, - Olgu öyküleri - Histeri ile Mücadele